Takip Edin

EKONOMİ

Yabancıya konut satışında İranlı damgası

Türkiye’den en çok konut alan ülke vatandaşlarına göre istatistiklerin açıklanmaya başlandığı 2015’ten bu yana ilk sırayı genelde Iraklılar …

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye‘den en çok konut alan ülke vatandaşlarına göre istatistiklerin açıklanmaya başlandığı 2015’ten bu yana ilk sırayı genelde Iraklılar alırken, liderlik ilk kez 61 ay sonra şubat ve martta İranlılara geçti.

TÜİK verilerinden derlenen bilgilere göre, yılın ilk çeyreğinde yabancıya konut satışına İranlılar damga vurdu. 

Türkiye’den en çok konut alan ülke vatandaşlarına göre istatistiklerin açıklanmaya başladığı 2015’ten bu yana ilk sırayı 57 ay Iraklılar, 3 ay Suudi Arabistan vatandaşları aldı.

Bir ayda da Iraklılar ile Suudi Arabistan vatandaşlara satılan konut sayısı eşit olarak gerçekleşmişti. Liderlik, aradan geçen 61 aydan sonra ilk kez İranlıların oldu.

İranlılara satılan konut adedi yılın ilk çeyreğinde 2019’un aynı dönemine göre yüzde 97 artarak 946’dan 1.864’e ulaştı. Geçen yılın ilk 5 ayında ulaşılan rakam, bu sene üç ayda aşıldı. İranlıların 2019 boyunca aldığı ev sayısı 5 bin 423 şeklindeydi.

İlk çeyrekte yabancılara yapılan toplam konut satışı ise yüzde 13.9 artışla 11 bin 68’e ulaşmıştı.

‘Irak’ın hegemonyası kırıldı’

Nevita Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Akbal, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, şubatta yabancıya konut satışında bir ilk yaşandığını, İranlıların Iraklıları ilk kez geçtiğini belirterek, bunun martta da sürdüğünü söyledi.

İranlıların ocakta 678, şubatta 721, martta da 465 adet konut aldığını, ilk çeyrekte sayının 1.864’e yükseldiğini dile getiren Akbal, “İranlıların özellikle şubatta aldığı konut sayısı zirve yaptı. Şubatta her gün ortalama 24 ev aldılar. Şubatta artış yüzde 135 olarak gerçekleşti” dedi.

Akbal, İranlıların Iraklı hegemonyasını kırdığını kaydederek, şu ifadeleri kullandı:

“İran ve ABD arasındaki siyasi ve askeri gerginlik salgın dönemi öncesine kadar tavan yapmıştı. Söz konusu gerginlik İranlıların Türkiye’ye olan ilgisini pekiştirmiş durumda. Yaptığımız görüşmelerde bunu dile getiriyorlar. Onlar için Türkiye bölgedeki en önemli ve güvenli limanlardan. Kültürel olarak da Türkiye’yi kendilerine yakın hissediyorlar. Bu yüzden de yurt dışı yatırımlarında Türkiye’yi ilk sıraya koyuyorlar.”

‘Salgın sonrası rakamlar daha da artacaktır’

Babacan Holding Üst Yöneticisi (CEO) Mehmet Babacan, İranlıların özellikle bitmiş veya inşaat halindeki projelerine ciddi ilgi gösterdiğini belirterek, şu bilgileri verdi:

“Türkiye’de yatırım yapmanın ne kadar kazançlı olduğu bilinci hızla artıyor. Hem Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı fırsatını kullananlar hem de yatırım yapmak isteyenler için Türkiye çok önemli bir pazar ve güvenilirliğini de her geçen gün daha da çok kanıtlıyor. Şu anda yaşamakta olduğumuz küresel salgının etkileri azaldıkça ve sınır geçişlerine izin verilmeye başlandığında bunun etkisini daha da çok göreceğimize inanıyorum.”

Babacan, İranlılara yapılan konut satışının salgından sonra artarak sürmesini beklediklerini sözlerine ekledi.

‘İranlılar ikamet amaçlı konut alımında dikkati çekmeye başladı’

Coldwell Banker Türkiye Ülke Başkanı Gökhan Taş, yılın ilk çeyreğinde yabancılara yapılan toplam konut satışının 11 bin 68’e yükseldiğini belirterek, salgının etkisinin ilk çeyrekte görülmediğini söyledi.

İranlıların Türkiye’den genelde oturum amaçlı ev aldığını dile getiren Taş, son yıllarda farklı şehirlere de ilgi gösterdiklerini anlattı.

Taş, “İlk çeyrekte en çok konut alan İranlıları Irak, Rusya Federasyonu, Afganistan, Filistin, Yemen, Azerbaycan, Almanya, Libya ve Çin vatandaşları takip etti” dedi.

Kaynak: Sputnik TR   ©SputnikTR 

EKONOMİ

OECD’nin raporunda Türkiye ekonomisine ilişkin güzel haber

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Türkiye ekonomisine ilişkin 2020 daralma beklentisini yüzde 1,3’ten yüzde 0,2’ye revize etti.OECD …

Yayınlanma tarihi

-

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Türkiye ekonomisine ilişkin 2020 daralma beklentisini yüzde 1,3’ten yüzde 0,2’ye revize etti.

OECD’nin Türkiye hakkında her iki yılda bir hazırlanan “Ekonomik İnceleme Raporu” yayınlandı.

Türkiye’de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının ilk dalgasının ardından yaşanan toparlanmanın güçlü olduğuna ancak ekonominin ters rüzgarlarla karşı karşıya olduğuna işaret edilen raporda, salgının ekonomik faaliyet üzerindeki etkisinin bölgedeki diğer ülkelere göre daha sonra ortaya çıktığı ancak keskin olduğu aktarıldı.

Sağlık altyapısına övgü

Raporda, Türkiye’nin güçlü sağlık altyapısı ve hedefli kısıtlamalar sayesinde Kovid-19 salgınının ilk dalgasında vaka sayılarını etkili bir şekilde kontrol altına almayı başardığı kaydedildi.

Yetkililerin kurumsal likiditeyi, istihdamı ve hane halklarının gelirlerini korumak için bol miktarda mali destek sağladığının hatırlatıldığı raporda, mali politikaların büyük bir kredi genişlemesini teşvik ettiği ifade edildi.

Raporda, Türkiye’nin nispeten mütevazi sosyal güvenlik ağları ve artan kurumsal borçları göz önüne alındığında, Kovid-19 krizinden tam bir toparlanmanın sağlanmasının zaman alacağının beklendiği belirtildi.

Türkiye’nin Kovid-19 krizine sağlam kamu maliyesiyle girdiğine işaret edilen raporda, salgının para politikası zorluklarını artırdığı aktarıldı. Raporda, “Ekonominin girişimci gücü, zorlu makro ekonomik koşullar ve bölgesel jeopolitik gerilimler altında bile dikkati çekicidir.” değerlendirmesinde bulunuldu.

Salgının üretken sektörlerdeki finansal baskıları artırdığının altı çizilen raporda, Türk firmalarının ileri dijital teknolojileri benimsemede geride kaldığı uyarısında da bulunuldu.

Büyüme tahmini, 2021 için aşağı, 2022 için yukarı yönlü revize edildi

Raporda, Türk ekonomisine ilişkin beklentilere de yer verildi.

Buna göre, Türkiye ekonomisinin 2020’de yüzde 0,2 küçüleceği, 2021’de yüzde 2,6 ve 2022’de ise yüzde 3,5 büyüyeceği öngörüldü.

OECD, 1 Aralık’ta yayımlanan Geçici Dönem Ekonomik Görünüm Raporu’nda, Türk ekonomisinin 2020’de yüzde 1,3 daralacağını, 2021’de yüzde 2,9 ve 2022’de 3,2 büyüyeceği tahmininde bulunmuştu. Ülkedeki ortalama enflasyonun 2021’de yüzde 12 ve 2022’de ise yüzde 10 olacağı tahmin edildi.

Türkiye’deki işsizlik oranının da 2020’de yüzde 13,2, 2021’de yüzde 13,7 ve 2022’de yüzde 14,5 olacağı öngörüldü.

Kaynak: Yeni ŞAFAK

Devamını oku

EKONOMİ

Birlikte fiyat artırıyorlardı! Tek tek tespit edildiler

Rekabet Kurumu, buğday unu pazarında faaliyet gösteren şirketlere ‘birlikte fiyat artırdıkları’ gerekçesiyle yürütülen soruşturmada toplam 25 …

Yayınlanma tarihi

-

Rekabet Kurumu, buğday unu pazarında faaliyet gösteren şirketlere ‘birlikte fiyat artırdıkları’ gerekçesiyle yürütülen soruşturmada toplam 25 milyon liralık ceza kesti.

2019 yılında başlatılan soruşturmada toplanan delil ve savunmalar sonucu 34 firmanın, Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un ‘rekabeti engelleme ya da bozma amacını taşıyan teşebbüsler arası anlaşmalar ve uyumlu eylemler’ içerikli maddesini ihlal ettiği belirlendi.

BİRÇOK UN FİRMASINA CEZA

 

 

Oybirliği ile alınan kararla, kanunun idari para cezalarını belirleyen 16. maddesi uyarınca 1.240 liradan 8 milyon 256 bin liraya kadar cezalar verildi. Buna göre en yüksek ceza 8 milyon 256 bin 092 lira ile Ulusoy Un Sanayi ve Ticaret AŞ’ye kesildi. Ardından en yüksek cezalar Kozlu Gıda İmalat Sanayi AŞ’ye 5 milyon 629 bin 374 lira, Pak Petrol Ürünleri Gıda ve İnşaat’a 1 milyon 494 bin 48 lira, Unsan Un Sanayi ve Ticaret AŞ’ye 1 milyon 329 bin 406 lira ve Usta Un Gıda Motorlu Araçlar AŞ’ye 835 bin 62 lira olarak verildi.

Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara idare mahkemelerinde yargı yolu açık olan karara, Ulusoy Un önceki gün Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklama ile karşı dava açacağını da açıkladı. 2019 yılında yapılan açıklamalar ve fiyat verilerine göre ekmeklik buğday ununda yüzde 25 – 40 arasında fiyat artışı olduğu görülmüştü.

KAYNAK: SABAH

Kaynak: Haber7

Devamını oku

EKONOMİ

Su ürünleri sektöründe tarihin en yüksek ihracat rakamına ulaşıldı

Ege İhracatçı Birliklerinden (EİB) yapılan açıklamaya göre, 2019 yılında 1 milyar 11 milyon dolarlık ihracata ulaşan su ürünleri sektörü 2020 …

Yayınlanma tarihi

-

Ege İhracatçı Birliklerinden (EİB) yapılan açıklamaya göre, 2019 yılında 1 milyar 11 milyon dolarlık ihracata ulaşan su ürünleri sektörü 2020 yılının ikinci çeyreğinde ihracatta eksiye düşse de özellikle yılın son çeyreğindeki performansıyla yönünü artıya çevirdi. Sektörün ihracatı, yıl sonunda tarihinin en yüksek rakamı olan 1 milyar 53 milyon dolara ulaştı. 

Açıklamada görüşlerine yer verilen Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, Türkiye’nin su ürünleri ihracatında levreğin 355,6 milyon dolarla en çok ihraç edilen balık türü olduğunu kaydetti.

“Türk su ürünleri sektörü 1,5 milyar dolar ihracat hedefine emin adımlarla ilerliyor”

Kızıltan, “Levrek ihracatta yüzde 7’lik gelişim gösterdi. Çipura ihracatımız ise yüzde 8,6’lık artışla 311 milyon dolara ulaştı. Alabalık yüzde 3’lük artışla 120 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. Orkinos ihracatımız 65,3 milyon dolar olarak kayıtlara geçerken, en büyük artışı Karadeniz somonunda yakaladık. Karadeniz somonu yüzde 96’lık ihracat artış hızıyla 56,8 milyon dolar ihracata imza attı. Kaya levreğinden yüzde 7,5’lik artışla 6,3 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik.” ifadelerini kullandı.

Sektörün gelişimine dikkati çeken Kızıltan, “Türk su ürünleri sektörü 2023 yılında 1,5 milyar dolar ihracat hedefine emin adımlarla ilerliyor, salgın da bu yolculuğa engel olamadı.” değerlendirmesinde bulundu.

En çok ihracat Hollanda’ya

Türkiye’den yapılan su ürünleri ihracatında Hollanda 133 milyon dolarla ilk sırada yer aldı. Su ürünleri ihracatı Rusya’ya yüzde 49 artışla 132 milyon dolar, İtalya’ya ise yüzde 17’lik artışla 129 milyon dolara ulaştı.

Türk su ürünleri 93 ülkeye ihraç edildi.

KAYNAK: AA

Kaynak: Haber7

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR