Takip Edin

BİLİM TEKNOLOJİ

WhatsApp’ın ‘zorunlu değişikliği’ AB ülkelerindeki kullanıcıları kapsamayacak

Dünya çapında milyarlarca kullanıcısı bulunan Facebook bünyesinde faaliyet yürüten popüler mesajlaşma uygulaması WhatsApp’ın gizlilik …

Yayınlanma tarihi

-

Dünya çapında milyarlarca kullanıcısı bulunan Facebook bünyesinde faaliyet yürüten popüler mesajlaşma uygulaması WhatsApp’ın gizlilik sözleşmesinde değişikliğe gidildi.

Kabul etmeyenler WhatsApp’a erişemeyecek

WhatsApp kullanıcılarından, verilerinin doğrudan Facebook ile paylaşmaları istendi. Buna göre, WhatsApp’ı açan kullanıcıların karşısına çıkacak ekranda, yeni koşullar kullanıcılara sunulacak ve kabul edilmesi istenecek. Koşulları kabul eden kullanıcılar uygulamayı kullanmaya devam ederken, kabul etmeyenler ise WhatsApp hesaplarına erişim sağlayamayacak.

AB’yi kapsamayacak

WhatsApp sözcüsü tarafından yapılan açıklamada, 8 Şubat’a kadar onaylanması gereken yeni koşulların AB ülkelerindeki kullanıcıları kapsamadığı belirtildi. Belirtilen ülkelerdeki kullanıcıların verilerinin reklam ve benzeri amaçlarla Facebook’un şirketleriyle paylaşılmayacağı kaydedildi.

Türkiye’deki kullanıcılar kabul etmek zorunda

WhatsApp, güncellemeden etkilenmeyecek kullanıcılarının olduğu bölgeyi Avrupa Bölgesi olarak tanımlasa da belirtilen ülkeler arasında sadece AB ülkeleri yer alıyor. Bu nedenle Türkiye’deki kullanıcıların WhatsApp’ı kullanmaya devam etmek için 8 Şubat’a kadar güncellenen uygulama koşullarını kabul etmesi gerekiyor.

Kaynak: Yeni ŞAFAK

BİLİM TEKNOLOJİ

NASA bomba bir duyuru yapabilir! Flaş gelişme…

NASA’nın Perseverance isimli keşif aracını hatırladınız mı? Bazı sebeplerden dolayı Perseverance’ın fırlatılışı ertelenmişti ve ama 30 Temmuz’da …

Yayınlanma tarihi

-

NASA’nın Perseverance isimli keşif aracını hatırladınız mı? Bazı sebeplerden dolayı Perseverance’ın fırlatılışı ertelenmişti ve ama 30 Temmuz’da Mars’a doğru yola çıktı. Aradan aylar geçti ve sonunda Perseverance’ın Mars’a inişi için geri sayım da başladı.

Perseverance’ın 18 Şubat’ta Jezero Krateri’nin içine inmesi planlanıyor. Burada ilginç bir nokta daha var. Perseverance’ın inişi sismik sinyaller üretecek. NASA’nın Mars’ta bulunan InSight keşif aracı bu sinyalleri 3200 km’den tespit etmeye çalışacak. Eğer bu durum gerçekleşirse bir ilke imza atılacak. Çünkü InSight ekip üyeleri daha önce hiçbir uzay aracının inişini bu şekilde belirlemediklerini söyledi.



InSight, 2018’de Mars’ın Elysium Planitia bölgesine başarılı bir şekilde indi. İniş yaptığı bölgeye sismograf ve ısı sondası yerleştirdi. İnişinden bu yana yüzlerce sarsıntıyı tespit etti. Aslında temel görevi Mars’ın iç yapısını araştırmak.

Bununla birlikte InSight ekip üyesinden bir kişi yaptığı açıklamada, “Sismik bir kaynağın nerede, nasıl olduğunu bulmak için Dünya’da birçok istasyon bulunuyor. Bu şekilde sarsıntılar tespit edilebiliyor. Ancak Mars’ta ise tek bir istasyon var” dedi.

Tüm zorluklara rağmen Perseverance’ın inişi InSight ekibi için büyük bir fırsat. Bir çarpmanın oluşturduğu sismik veriler, bilim insanlarına birçok detay sunabilir.

PERSEVERANCE NELER YAPACAK?

Adı “sebat” anlamına gelen Perseverance, NASA’ya bağlı Jet İtki Laboratuvarı tarafından üretildi. Mars’a 2011’de gönderilen Curiosity gezginci keşif aracının tıpkısına yakın bir tasarıma sahip araç, Jezero Krateri yüzeyinde incelemeler yapacak.

Araç, 23 kamera ve 2 mikrofon donanımının yanı sıra “Ingenuity” adı verilen uzaktan kumandalı keşif helikopterini de içeriğinde barındırıyor.

Kaynak: Haber7

Devamını oku

BİLİM TEKNOLOJİ

“Teknolojiye sahip değilseniz güvenliğinden emin olamazsınız”

Sayan, Mobil İletişim Araçları ve Bilgi Teknolojileri İş Adamları Derneği’nin (MOBİSAD) çevrim içi olarak gerçekleştirdiği “İl Temsilcileri …

Yayınlanma tarihi

-

Sayan, Mobil İletişim Araçları ve Bilgi Teknolojileri İş Adamları Derneği’nin (MOBİSAD) çevrim içi olarak gerçekleştirdiği “İl Temsilcileri Yıllık Değerlendirme Toplantısı”nda yaptığı konuşmada, Türkiye bilgi ve iletişim teknolojileri sektörüne ilişkin bilgiler verdi.

 Haberleşme kavramının, son 10 yıla kadar insanların birbirleri ile iletişimini ifade ederken, yeni teknolojiler ile birlikte her geçen gün insanlardan daha çok makinelerin, cihazların, nesnelerin iletişimi için konuşulan bir kavram haline geldiğini belirten Sayan, “Rakamlara baktığımızda 2018 yılında 10 milyardan az olan internete bağlı cihaz sayısının, 5G ve sonraki nesil teknolojilerin de etkisi ile 2023 yılında 29,3 milyara, 2030 yılında ise yüzlerce milyara ulaşacağı tahmin ediliyor. Ülkemizde de halihazırda 6 milyonun üzerinde M2M abonesi var ve gün geçtikçe bu rakamlar artıyor.” diye konuştu.

Sayan, bağlantılı cihaz sayısı arttıkça daha güçlü altyapılara ihtiyacın da arttığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

 “Yeni dünya düzeninde en temel unsurlardan biri, öncelikle güçlü bir iletişim altyapısına sahip olmak. Zira bilgi ve iletişim altyapılarının çeşitliliği ve kapasitesi ülkeler için zenginlik ve refah meselesi. Karada, denizde, havada ve uzayda alternatif iletişim altyapıları ülkelerin gücüne güç katıyor. Ülkemiz uzay faaliyetlerindeki son yıllarda gerçekleştirdiği atılımlarla artık uydu sistemleri geliştiren ve üreten ülkeler arasında yer alıyor. Geçtiğimiz günlerde TURKSAT 5A uydumuzun uzaya başarıyla fırlatılmasının gururunu yaşadık. Uzay vatanımızda egemenlik haklarımıza sahip çıkıyor uzay teknolojileri alanında her geçen gün daha da güçlenerek yolumuza devam ediyoruz.

Mobil haberleşme alanında da çalışmalarımız hız kesmeden devam ediyor. Bugün, dünyada bir iddiası olan her ülkenin gündemi 5G teknolojisine sahip olmak veya bu teknolojiyi kullanırken güvenliğinden emin olmak. Ancak biz biliyoruz ki teknolojiye sahip değilseniz güvenliğinden emin olamazsınız. Bu açıdan bakıldığında, 5G’yi sadece bir iletişim teknolojisi olarak değil, ülkemizin ekonomik kalkınmasının itici gücü, milli güvenliğimiz açısından da kritik derecede öneme sahip bir teknoloji olarak görüyoruz.”

“ÖNCELİKLE YÜZDE 45’LİK YERLİLİK HEDEFİNİN İŞLETMECİLERCE YERİNE GETİRİLMESİ GEREKİYOR”

Sayan, elektronik haberleşme sektöründe yerli ve milli üretimin geliştirilmesinin bakanlığın stratejik öncelikleri arasında yer aldığını belirterek, yerlilik hedeflerine yönelik ilk adımları 4,5G ihalesinde belirlemiş oldukları yerlilik yükümlülükleri ile attıklarını söyledi.

4,5G’nin ilk yatırım döneminde yüzde 0,98 olan yerlilik oranının, 2018-2019 yatırım dönemi itibarıyla yüzde 23’leri geçtiğini aktaran Sayan, “Ancak bu oranı yeterli bulmuyoruz, öncelikle yüzde 45’lik yerlilik hedefinin işletmecilerce yerine getirilmesi gerekiyor. Bununla birlikte, tüm kritik bileşenlerin millileştirilmesini temel önceliğimiz olarak görüyorum, hepimizin de aynı hassasiyetle bu yönde çalışması gerektiğini ifade etmek istiyorum.” diye konuştu.

 “E-SIM YAZILIMLARINI KENDİ GELİŞTİREN ÜLKELER ARASINDA İLK SIRADA YERİMİZİ ALDIK”

Sayan, “Geçen günlerde yüzde 100 yerli ve milli olan eSIM uygulamasını kamuoyuna tanıtmanın haklı gururunu yaşadık. eSIM yazılımlarını kendi geliştiren ülkeler arasında ilk sırada yerimizi aldık.” ifadelerini kullanarak, şunları kaydetti:

“eSIM sadece bilgi ve iletişim sektörü için değil diğer tüm sektörler açısından pek çok faydayı ve avantajı da beraberinde getiriyor. Her zaman her yerde bağlantılı olduğumuz işlemlerde giderek artan oranda mobil teknolojiyi kullanıyoruz. Dolayısıyla, eSIM evimizdeki beyaz eşyadan tutun da işyerlerimizdeki cihazlara kadar her alanda hayatımızda büyük kolaylıklar sağlayacak. Bu teknolojinin sektörümüze de önemli bir dinamizm getireceğine inanıyorum. Yeni nesil teknoloji ve hizmetlerin vatandaşlarımıza sağlıklı ve güvenli olarak sunumunda hepimizin yapacağı çok şey var. Güçlü bir potansiyelimiz var. Özellikle değerli sektör temsilcilerimizin ülkemizin yerli ve milli kaynaklarını kullanarak teknolojik alanda daha çok katma değer üretebileceğini biliyoruz.”

ULUSAL SİBER GÜVENLİK STRATEJİSİ VE EYLEM PLANI YAYIMLANDI

Bağlantılı dünyada vatandaşların sayısal ekonominin sunabileceği imkanlardan faydalanırken işlemlerini güvenli ve güvenilir bir ortamda devam ettirebilmesine öncelik verdiklerini anlatan Sayan, Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi’nde (USOM) bu konuda faaliyetleri sürdürdüklerini söyledi.

Bakanlık olarak BTK ve ilgili paydaşlarla yaptığımız çalışmaların bir sonucu olan 2020-2023 yıllarını kapsayan Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı’nın geçen günlerde yayımladığını aktaran Sayan, “Siber güvenlik alanında bugüne kadar elde edilen kazanımların daha ileriye taşınması, siber tehditlerin etkilerinin azaltılması, ulusal kapasitemizin geliştirilmesi, güvenli bir siber ortamın oluşturulması ve ülkemizin siber güvenlik alanında uluslararası seviyede en üst sıralarda yer alan bir marka olması hedefi ile emin adımlarla ilerliyoruz.” diye konuştu.

“EN BÜYÜK HEDEFLERİMİZDEN BİRİ İMALATIN İTHALATI KARŞILAMA ORANINI YÜKSELTEBİLMEK”

Ömer Fatih Sayan, bugün her bir kişinin en az bir mobil cihaza sahip olduğunu belirterek, “Kullandığımız bu cihazların standartlara uygunluğu, sağlık ve güvenlik açısından bir risk içermemesi büyük önem arz ediyor. Bakanlık ve BTK olarak sektörümüzde kullanılan ürünlere yönelik gözetim ve denetim faaliyetleri öncelikli konularımız arasında yer alıyor.” ifadelerini kullandı.

BTK tarafından yürütülen piyasa gözetim ve denetim kapsamında rakamlara bakıldığında 2019 yılında; 658 firma, 346 marka ve 1897 model olmak üzere toplam 3 bin 240 denetim gerçekleştirildiğini aktaran Sayan, şu bilgileri verdi:

“2 bine yakın cihaza da EMC, RF, LVD ve SAT testleri uygulandı. Pandemi ile mücadele ettiğimiz 2020 yılında da denetim faaliyetlerimiz daha da arttı. Bugün piyasada satışı yapılan elektronik haberleşme sektörüne yönelik cihazların yüzde 80’inden fazlasını mobil telefon cihazları oluşturuyor. Sadece mobil telefon cihazları açısından son 5 yılı dikkate aldığımızda yılda ortalama 14 milyonun üzerinde mobil telefon cihazının piyasada satıldığını görüyoruz.

Yerli imalat bağlamında baktığımızda BTK tarafından bugüne kadar 100’e yakın firmaya imalatçı takip kodu verildiğini görüyoruz. Takip kodları verilen firmalardan aktif olanlarının 6 tanesi mobil telefon cihaz imalatı yapıyor. Bu piyasada imalatın ithalatı karşılama oranı yüzde 10’ların üzerinde.  En büyük hedeflerimizden bir tanesi bu oranı daha da yükseltebilmek.”

“MOBİL CİHAZ KAYIT SİSTEMİ ÖNEMLİ BİR FONKSİYON İCRA EDİYOR”

Sayan, mobil cihazlar ile ilgili kayıp, kaçak ve klonla mücadelede BTK bünyesinde bulunan Mobil Cihaz Kayıt Sistemi’nin (MCKS) önemli bir fonksiyon icra ettiğini ifade etti.

2020 yılında 20 milyondan fazla cihazın ithalat ve imalat yoluyla sisteme kaydedildiği, 1 milyonun üzerinde de yolcu beraberinde getirilen cihazların kayıt edildiğini aktaran Sayan, şöyle konuştu:

“Özellikle il temsilcilerimizin karşılaştığı ve çözüm aradığı noktalardan biri de klonla mücadele. Bu noktada, bakanlığımız koordinasyonuyla yapılan yasal düzenlemelerle önemli adımlar atıldı. Belirli bir süre kullanılmayan cihazların MCKS’de tespit edilmesi, bu cihazların kara listeye eklenmesi. Önümüzdeki dönemde bu konuyla ilgili neler yapılabilir, bu işi daha etkin hale nasıl getirebiliriz noktasında da beraber çalışmaya devam edeceğimi tekrar hatırlatmak istiyorum.  Kayıt dışılıktan kurtulmak ve MCKS’nin en doğru, makul ve vatandaşlarımızın lehine olacak şekilde çalışması ve haksız rekabetin önüne geçilmesi noktasında gelecek bilgi ve birikim anlamlı. 81 ilden gelen arkadaşlarımızın bu konularla ilgili düşüncelerini almak ve buna göre regülasyon uygulamaları yapmak bizim için önemli.”

“ÜLKEMİZİN DAHA DA İLERLEMESİ İÇİN ATILAN HER ÇABANIN DESTEKÇİSİYİZ”

Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, “Kendi teknolojimizi üretirken bu teknolojiler ile kullanıcılara sunulan yerli ve milli hizmet ve içerikleri de geliştirmek zorundayız. Kendi hizmet ve içeriklerimizi geliştirmediğimiz sürece bu veriler başkaları tarafından kullanılıyor, işleniyor ve bunun üzerinden büyük gelirler elde ediliyor.” değerlendirmesini yaparak sözlerini şöyle tamamladı:

“Küresel internet aktörlerinin sunmuş oldukları servislerin yerli alternatifleri var ancak bu alternatifleri çeşitlendirmek ve vatandaşlarımız tarafından tercih edilir hale getirmek için çalışmalarımız devam ediyor. Ülkemiz için hepimizin yapacağı çok şey ver. Yeter ki güç birliği ile yüksek motivasyonla çalışmalarımıza devam edelim.

Ülkemiz insanının güçlü potansiyeli, sarsılmaz azmi ve vatan sevgisi ile daha da güçlü Türkiye için yolumuza devam ediyoruz. Vatandaşımızın refahı, ülkemizin daha da ilerlemesi için atılan her türlü çabanın destekçisiyiz. Yenilik ve fırsatları vatandaşımızın kullanımına en güvenli biçimde sunmak için işbirliği için de hepimizin üzerine düşeni yapacağına inancım tam.”

Kaynak: Haber7

Devamını oku

BİLİM TEKNOLOJİ

Milli savaş uçağında heyecanlandıran gelişme: Motoru 3D yazıcıyla yapılacak

F-35 savaş uçağı programındaki ortaklığı ABD tarafından askıya alınan Türkiye, Milli Muharip Uçak projesindeki çalışmalarına hız verdi.F-35 için …

Yayınlanma tarihi

-

F-35 savaş uçağı programındaki ortaklığı ABD tarafından askıya alınan Türkiye, Milli Muharip Uçak projesindeki çalışmalarına hız verdi.

F-35 için binden fazla parça üreten Türk savunma sanayii şirketleri tecrübe ve birikimlerini yerli savaş uçağının geliştirilmesine aktarmaya başladı.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından geliştirilen Milli Muharip Uçak 2023 yılında hangardan çıkacak ve yerli olarak geliştirilen motorda ilk çalıştırma sağlanacak.

İLK TESLİMAT 2030’DA

2025 yılı itibariyle de ilk uçuşunu yapacak Milli Muharip Uçak’ta ilk teslimat ise 2030 yılında yapılacak. Ayrıca projenin daha da hızlandırılması için çalışmalar devam ediyor. Uzun yıllardır Türk Silahlı Kuvvetleri’nin envanterinde bulunan F-16 tipi savaş uçaklarının kademeli olarak yerini alacak olan projeyle Türkiye, dünyada ABD, Rusya ve Çin’den sonra 5. nesil savaş uçağı üretebilecek altyapı ve teknolojiye sahip ülkelerden biri olacak.

20 MİLYAR DOLARLIK DEV PROJE

Maliyetinin 15 ile 20 milyar dolar arasında olacağı tahmin edilen dev proje, bu bütçeyle Türkiye’nin en büyük savunma sanayi projesi olarak da adlandırılıyor. Milli Muharip Uçak radar dalgalarını sönümleme özelliğine sahip kompozit malzemelerden üretilecek. Kokpiti tek kişilik olarak tasarlanan milli savaş uçağı; çift motorlu, radara karşı düşük görünürlük, gövde içi silah taşıma özelliği, gelişmiş uçuş ve atış sistemleri, çift fonksiyonlu radar ve elektronik harp kabiliyetine sahip olacak.

UÇAĞIN BURNUNA RADAR YERLEŞTİRİLECEK

Uçağın burnuna bir başka Türk şirketi ASELSAN tarafından üretilecek radar yerleştirilmesi planlanıyor. ASELSAN ayrıca milli muharip uçakta kullanılacak elektronik harp sistemi ve F-35 uçaklarında da kullanılan elektro optik 360 derece gözetleme sistemini de geliştirecek.

8 ADET FÜZE TAŞIAYACAK

Uçakta radarda görünmezlik özelliğini güçlendirmek adına, silahların gövde içinde taşınmasını sağlayan bölümler de düşünüldü. Milli savaş uçağı, dördü gövde altında dördü de gövdenin yanlarında olmak üzere sekiz adet orta ve uzun menzilli füze taşıyabilecek.

Radarda görünmezlik özelliğinden feragat edilebilecek durumlarda kanat altında dört ayrı silah sistemi daha taşıyabilecek.

YAPAY ZEKA İLE MUHAREBE GÜCÜ SAĞLANACAK

Milli muharip uçağın taşıyacağı tüm silah ve füzeler de yine Roketsan üretimi yerli ve milli ürünler olacak. Hem Hava-Kara, hem de Hava-Hava muharebelerinin gereksinimleri için üstün kabiliyetlerle donatılan 5. Nesil çok rollü savaş uçağı, sahadaki üstün hava hakimiyetini ise yapay zeka ile arttırılmış muharebe gücüyle sağlayacak.

SESTEN 1.8 KAT DAHA HIZLI

Üstün özellikleriyle tam bir savaşçı olan uçak, 21 metre uzunluğa, 6 metre yüksekliğe, 14 metre de kanat açıklığına sahip bulunuyor. 55 bin feet irtifaya çıkabilecek uçak, sesten 1.8 kat daha hızlı da uçabilecek. Milli savaş uçağı şu ana kadar üretilen veya üzerinde çalışılan beşinci nesil savaş uçakları arasında en büyük uçak olma özelliğini de taşıyor.

UÇAN BİLGİSAYAR OLARAK DA ADLANDIRILIYOR

Türkiye’ye lig atlatacak proje kapsamında üretilen uçak uçan bilgisayar olarak da adlandırılıyor. 5. nesil savaş uçağının beyni için 500 mühendis 20 milyon kod satır yazacak.

YILDIRIM TEST TESİSİ YAPILIYOR

Uçağın hava şartlarına yönelik testleri için de ilk adım atıldı. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii ile HIZAL arasında milli muharip uçak için yıldırım test tesisi yapılmasına ilişkin bir sözleşme imzalandı. Anlaşma kapsamında yapılacak tesiste, milli muharip uçağın geliştirilmesi aşamasında olası yıldırım akımlarına doğrudan ve dolaylı etkileri test edilebilecek.

PARİS’TE TANITILDI

TUSAŞ tarafından üretilecek olan Milli Muharip Uçağı’nın birebir modeli ilk kez Paris havacılık fuarında kamuoyuna tanıtıldı. Büyük ilgi ve beğeni gören uçak katılımcılardan da tam not aldı. Milli savaş uçağı, Malezya, Endonezya, Bangladeş, Pakistan ve Kazakistan’ın da radarında. Türkiye ise projede yer almaları için dost ve müttefik ülkelere kapıyı açık bırakıyor.

RUS KOMUTAN: Su-57’YE RAKİP OLABİLİR

Öte yandan dünyada 5. nesil savaş uçağı yapabilen 3 ülkeden biri olan Ruslar’dan da Milli Muharip Uçağı’na ilişkin sürpriz bir itiraf gelmişti. Rusya Federasyonu Federal Askeri-Teknik İşbirliği Servisi Başkanı Dmitry Shugayev, Rus savaş uçağı Su-57 ile Türk savaş uçağı MMU’nun rakip olabileceğini açıkladı.

TEKNOLOJİK TASARIMINA BAŞLANDI

Milli savaş uçağına ilişkin gelinen son noktayı ise Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir açıkladı. 2020 Değerlendirme ve 2021 Hedefler Toplantısı”nda basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Demir, 2030 yılında havadaki yerini alacak Milli Muharip Uçağın tasarım faaliyeti ve rüzgar tüneli testlerine devam edildiğini, alt sistemlerin seçimlerinin ise gerçekleştirildiğini belirtirken, Milli Muharip Uçak’ın teknolojik tasarımına başlandığını dile getiren TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil ise titanyum motorunun 3D yazıcıyla vakum altında yapılacağını açıkladı.

Kaynak: Yeni ŞAFAK

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR