Takip Edin

SAĞLIK KORONAVİRÜS

Ünlülere ‘Koronavirüse iyi geliyor’ diyerek tanıttıkları ürün sebebiyle 104’er bin lira ceza

Sözcü’den Eser Akgül’ün haberine göre, daha önce de Sağlık Bakanlığı tarafından uyarı mektupları alan ünlüler, sosyal medya hesaplarından …

Yayınlanma tarihi

-

Sözcü’den Eser Akgül‘ün haberine göre, daha önce de Sağlık Bakanlığı tarafından uyarı mektupları alan ünlüler, sosyal medya hesaplarından ‘sağlıklı’ olduğu gerekçesiyle çeşitli ürünler tanıtmaya devam ediyor. Aralarında Seda Sayan, Şeyma Subaşı, Seren Serengil, Seray Sever, Ebru Akel, Seda Akgül gibi isimlerin olduğu ünlüler bu kez de ‘No Attack’ isimli bir ürünle gündemde.

Koronavirüse karşı koruduğu iddia edilmişti

Ticaret Bakanlığı Ticaret Kurulu Başkanlığı’nca ünlü isimlerle ilgili alınan gerekçeli karar Resmi Gazete‘de yayımlandı.

Karara göre adı geçen ünlü isimlerin yaptıkları reklamlarda, ‘ürünün başta Kovid-19 olmak üzere her türlü viral enfeksiyonlara karşı koruyucu bir özelliğe sahip olduğu izleniminin uyandırıldığı, hatta “Enfekte olunmuş olsa bile hastalığın iyileşmesine faydası olduğu‘ iddiasına yer verildiği, bütün bu iddiaların da yapılan bilimsel çalışmalarla doğrulanmış gibi bir algı oluşturulduğu’ tespit edildi.

Ayrı ayrı 100 bin liradan fazla ceza

Ünlülere, söz konusu ürünü “Bağışıklık sistemini güçlendirir. Vücudunuzu virüslere karşı korur. Kovid-19 da dahil olmak üzere her türlü virüs kaynaklı enfeksiyonlara karşı korur” gibi ifadelerle tanıttıkları gerekçesiyle ayrı ayrı 104 bin 781’er TL idari para cezası kesilirken, ‘No Attack’ı üreten Bilge İlaç Bitkisel Ürünler Koz. San. Ve Tic. A.Ş.’ye de ceza kesildi.

Bakanlığın açıkladığı kararda, ünlülerin söz konusu ürünü sağlık beyanı kullanarak sanki bir ilaç veya bir beşeri tıbbi ürün gibi tanıttıkları ve ‘yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre takviye edici gıdalar için bu tür sağlık beyanlarının kullanılmasının kesinlikle yasak olduğu’ vurgulandı.

Faydası bilimsel olarak ispat edilmiş gibi tanıtıldı

Kararda ayrıca ‘herhangi bir ürüne ilişkin olarak her hangi bir sağlık beyanında bulunabilmesi için ilgili idari otoriteden (Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu) izin alınması gerektiği, kullanılan bu beyanlar için ilgili otoriteden izin alınmadığından söz konusu beyanların doğruluğunun bilimsel olarak ispat edilmiş sayılamayacağı, dolayısıyla doğruluğu bilimsel olarak ispat edilmemiş bu beyanlarla tüketicilerin aldatılıp yanıltıldığı’ ifadelerine de yer verildi.

Bakanlığın belirttiği ilgili maddelere aykırı olması sebebiyle, Bilge İlaç Bitkisel Ürünler Koz. San. Ve Tic. A.Ş.için, Kovid-19 salgını döneminde yayınlanması suretiyle, ‘insanların bilgi ve tecrübe eksikliği ile korku ve endişelerinin istismar edilerek ticari rant elde edilmeye çalıştığı’ değerlendirilmesi yapıldı.

Kaynak: Sputnik TR

SAĞLIK KORONAVİRÜS

Dilde çıkmaya başlıyor! İspanya’da koronanın yeni belirtisi bulundu

Daily Star’ın aktardığına göre, İspanya’da yeni bir Kovid-19 belirtisi bulan doktorlar, bu hastalığa yakalanan kişilerde dil ucunda küçük kırmızı …

Yayınlanma tarihi

-

Daily Star’ın aktardığına göre, İspanya’da yeni bir Kovid-19 belirtisi bulan doktorlar, bu hastalığa yakalanan kişilerde dil ucunda küçük kırmızı veya beyaz sivilcilerin görüldüğünü bildirdi.

Araştırmaya, yüzde 58’i kadın olmak üzere orta yaş ve yaşlı hastalar katıldı.

İspanyol doktorların vardığı sonuç İngiliz meslektaşları tarafından da doğrulandı.

Ancak İngiliz doktorlar, dil ucundaki döküntünün daha sık çocuklarda görüldüğünü ve hatta küçük çocuklarda görülen tek belirti olduğunu dile getirdi.

Devamını oku

SAĞLIK KORONAVİRÜS

Alman virologdan koronavirüs açıklaması: Bu kış zorlu geçecek

Alman hükümetine Kovid-19 salgınıyla ilgili danışmanlık yapan Berlin Charite Hastanesi Viroloji Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Christian Drosten’e …

Yayınlanma tarihi

-

Alman hükümetine Kovid-19 salgınıyla ilgili danışmanlık yapan Berlin Charite Hastanesi Viroloji Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Christian Drosten’e göre koronavirüs salgınında aşı bulunsa da uzun bir süre daha maske takmak zorunda kalacağız. Dünyada ilk SARS-CoV-2 test kitini geliştiren ünlü virolog Drosten, Deutsche Welle’ye yaptığı açıklamada, “Küresel tahminler yapmak çok zor. Avrupa’da birbirinden farklı zor durumlar söz konusu. Kolay bir kış olmayacak. Gelecek yıl aşıya sahip olacağız. Halkın belirli kesimlerinin aşılanmasının gelecek yılın sonuna kadar süreceğini tahmin ediyorum. Maskelerden bu kadar çabuk kurtulamayacağız” dedi.

Aşılama başlasa bile halkın çoğunun maske takmak zorunda kalacağını vurgulayan Drosten, Almanya gibi çok az enfeksiyonun olduğu ülkelerde bağışıklık kazananların sayısının sınırlı olacağını söyledi. Afrika’da hastalığın genç nüfusa sahip olması nedeniyle daha az şiddetli seyrettiğine işaret eden Drosten, şunları söyledi:

“Hindistan için şu anda çok endişeliyim. Hindistan büyük bir nüfus yoğunluğuna sahip. Virüs orada yayılıyor. Kontrolsüz diyemem ama neredeyse öyle. Sonra, tabii ki Güney Amerika. Şu anda küçük bir bilmece olan Afrika kıtası. Ama aynı zamanda kuzey yarımküre de söz konusu. Kış geliyor ve aralarında Avrupa’nın da olduğu virüs üzerinde çok az kontrol sağlayabilmiş bölgeler korona vakalarıyla sonbahara giriyor. Avrupa‘da da olmak üzere, çok yakında daha sıkı önlemler alması gerektiğine inandığım ülkeler mevcut. Avrupa ülkeleri arasında nüfus yapısı ve diğer parametreler açısından çok az fark olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle Fransa, İngiltere, İspanya gibi diğer ülkelere bakmalıyız. Orada gördüğümüz şey, ekonomi için katlanılabilir ama gerekli olan tepkileri çok erken vermezsek Almanya’da da benzer durumları yaşayacak olmamız. Şu anda uyguladığımız ve hiçbir şekilde eleştirilecek bir tarafı olmayan önlemleri değiştirmek için doğru noktayı bulmak zor bir iş. Konseptleri yaygın virüs bulaşmasını önlemek ve bir aşının kullanılmasını beklemek olan dünyanın diğer bölgelerinde 2021’in sonuna kadar maske takılacağından yola çıkabiliriz. Doğru tahminler yapmak imkansız, ancak gelecek yıl maske taktığımız bir yıl olacak.”

‘Günlük vaka sayısı 50 bine çıkacak’

İngiltere’de hükümetin sağlık danışmanı Prof. Chris Whitty ülkede koronavirüs vaka sayısının her 7 günde ikiye katlandığını söyledi. Whitty, yeni kısıtlamaların getirilmemesi halinde ekim ortasında günlük vaka sayısının 50 bine çıkacağını, kasım ortasında günlük can kaybının 200’e yükseleceğini belirtti. Vaka sayılarının bölgesel farklılıklar göstermekle birlikte her yaş grubunda arttığını Whitty, bunun test sayısının artmasıyla ilgisi bulunmadığını vurguladı. Ülkede, pazar günü bir günde tespit edilen yeni vaka sayısı 3899’du.

‘Sürü bağışıklığı virüsün yayılmasını önlemeyecek’

Salgının başında sürü bağışıklığını benimseyen bir politika izleyen İngiltere’de nüfusun yüzde 8’inin Kovid-19’a karşı antikor geliştirdiğini, Londra’da ise bu oranın yüzde 17 olduğunu açıklayan Whitty, bu oranların virüsün yayılmasını önlemeyeceğine dikkat çekti. Hükümetin bilim danışmanı Patrick Vallance ise Kovid-19 nedeniyle hastanede tedavi görenlerin sayısının eylül ayı başından beri sürekli artış gösterdiğini kaydetti. Sonbahar ve kış döneminde salgının daha da artacağının beklendiğini vurgulayan Vallance, durumun ciddiyetinin herkes tarafından anlaşılması gerektiğini vurguladı. Gripten yılda ortalama 7000 kişinin öldüğünü belirten Vallance, koronavirüsten ölüm sayısının çok daha yüksek olduğunu söyledi. Vallance, İngiltere’de Kovid-19 bulaşanların sayısının toplam 70 bin civarında olduğunu ve günlük vaka sayısının 6000’lerde seyrettiğinin tahmin edildiğini ifade etti.

‘Mini karantina’

Başbakanlık konutunda dün Prof. Whitty, Maliye Bakanı Rishi Sunak ve Sağlık Bakanı Matt Hancock ile bir araya gelen Başbakan Boris Johnson’ın ‘iki haftalık mini bir karantina” önerisini değerlendirdiği belirtiliyor.

Hükümet ülke çapında kısıtlamalardan ziyade bölgesel önlemler üzerinde duruyor.

Ülkenin kuzeyindeki Lancashire, Merseyside, Midlands ve West Yorkshire bölgelerinde vaka sayılarının artması nedeniyle önlemler geçen hafta artırıldı.

Kaynak: Sputnik TR

Devamını oku

SAĞLIK KORONAVİRÜS

DSÖ: Dünyadaki Kovid-19 vakalarının yüzde 14’ü sağlık çalışanlarında tespit edildi

Ghebreyesus, “Dünya Hasta Güvenliği Günü” dolayısıyla düzenlenen etkinliğe video konferans yöntemiyle katıldı.  Hastaları güvende tutmanın …

Yayınlanma tarihi

-

Ghebreyesus, “Dünya Hasta Güvenliği Günü” dolayısıyla düzenlenen etkinliğe video konferans yöntemiyle katıldı. 

Hastaları güvende tutmanın anahtarlarından birinin de sağlık çalışanlarını güvende tutmak olduğunu vurgulayan Ghebreyesus, Kovid-19 salgınının herkese sağlık çalışanlarının, yaşamları kurtarmada oynadığı hayati rolü bir kez daha hatırlattığını ifade etti. 

Ghebreyesus, “Hepimizin sağlık çalışanlarına muazzam bir borcu var. Sadece hastalara baktıkları için değil ama görev gereği kendi hayatlarını riske attıkları için de.” dedi.

Küresel olarak, DSÖ’ye bildirilen Kovid-19 vakalarının yüzde 14’ünün sağlık çalışanları arasında tespit edildiğini aktaran Ghebreyesus, bazı ülkelerde bu oranın yüzde 35’e kadar çıktığını kaydetti. Bu konudaki verilerin sınırlı olduğunu dile getiren Ghebreyesus, sağlık çalışanlarının Kovid-19’a işyerlerinde veya toplum içinde enfekte olup olmadığını bilmenin zor olduğunu söyledi.

Ghebreyesus, sağlık çalışanlarının sadece Kovid-19 riski altında olmadıklarını, ayrıca her gün “stres, tükenmişlik, damgalanma, ayrımcılık ve hatta şiddet”e maruz kaldığı uyarısında bulundu.

DSÖ Genel Direktörü, sağlık çalışanlarına “güvenli çalışma koşulları oluşturmanın, eğitmenin, hak ettikleri ücret ve saygıyı vermenin” her zamankinden daha önemli olduğunu sözlerine ekledi.

 

Kaynak: Sputnik TR

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR