Takip Edin

BİLİM TEKNOLOJİ

Türkiye’nin uzay yolculuğu hakkında merak edilenler

Ulusal Uzay Ajansı Başkanı Serdar Hüseyin Yıldırım, Hürriyet gazetesine Türkiye’nin uzay yolculuğu ile ilgili merak edilen soruları yanıtladı …

Yayınlanma tarihi

-

Ulusal Uzay Ajansı Başkanı Serdar Hüseyin Yıldırım, Hürriyet gazetesine Türkiye’nin uzay yolculuğu ile ilgili merak edilen soruları yanıtladı.

AY’LA İLK TEMAS NE ZAMAN OLACAK?

“Asıl hedefimiz 2028’de Ay’a yumuşak iniş yapmak. Yani uzay aracımızı Ay’da yürütüp bilimsel veri toplamak. Ama ara bir adım koyduk. 2023’te bayrağımızı yerli motor ve yerli uzay aracımızla Ay’a ulaştıracağız. Aracımız 2023’te sert iniş yapacak, yani tekerlekleri açılmayan uçak nasıl hasar alıyorsa oradan bir daha kalkmayacak. Ama motorumuzun ateşlemesi, uzay aracının kontrolü, veri haberleşmesinin sağlanması tüm bunları devrim niteliğinde denemiş olacağız. 2028 yılında da aracımız uzaya insansız olarak gidecek.”

PARA NASIL BULUNACAK?

“Herkes ‘Parayı bulacak mısınız?’ diyor. Devletimizin bütçesi yeterli olmasa bile uluslararası işbirlikleriyle para bulunabilir çünkü uzay herkesin gündeminde. Programımız açıklandı ‘Biz de girmek isteriz’ diyen diyene. 100 milyon dolar atın desem atacak ülke çok. Para sorun değil ama insan kaynağında sıkıntı var. Nasıl Türkler NASA’da, ESA’da çalışıyorsa biz de insan eksiğimizi öncelikli Türk olmak üzere başka ülkelerden tamamlayabiliriz.”

ALTYAPI VE KAPASİTE VAR MI?

“Birtakım hazırlıklarımız olmasaydı 2023’te Ay’a ulaşmayı hedefleyemezdik. Bunun için uzay aracı imalatı gerekiyor. Uydu yapımında tecrübe kazanmış TÜBİTAK Uzay gibi kurumlarımız bunu yapabilecek durumda. Bu tecrübeyi de uydu yaparak kazandılar RASAT, GÖKTÜRK 2, İMECE ve TÜRKSAT 6A yerli katkıyla yapılıyor. Elbette ki bazı komponentleri almak durumunda kalabiliriz ama mühendislik bizde olacak.”

MOTOR NE ZAMAN HAZIR OLUR?

“Roket motoru konusunda Türkiye’de 3 kurum çalışma yaptı, ROKETSAN, TÜBİTAK SAGE ve DeltaV’nin geliştirdiği hibrit motorumuz. Hem katı hem sıvı yakıt kullanan bu teknolojide dünyada çok iyi noktadayız. Bu motor bir sene içinde uzaydaki göreve hazır hale gelecek. Eğer bu motor elimizde olmasaydı Ay’a gitmek hayal olmaya devam ederdi. Motorun yerli olması maliyeti çok düşürecek.”

AY’DA BULUNMADIK NE KALDI?

“Evet belki Ay’ın çok şeyi biliniyor. Ama bizim oraya gitmemiz teknolojik gelişmemiz anlamına gelir. Bu çalışma bize teknolojik sıçrama yaptıracak, haberleşme, nano teknoloji, robotik işler gibi alanlarda dünya seviyesini yakalamamızı sağlayacak. Benim bir sloganım var, ‘Uzayda izi olmayanın dünyada sözü olmaz.’ Sanayi devrimini kaçırdık ama uzay devrimini kaçırmamalıyız.”

TÜRK İNSANI UZAYA NE ZAMAN GİDECEK?

“İnsanlı uzay uçuşları 10 yıllık programda yok. Ama Türk astronotu uzaya göndermek için ABD ve Rusya ile görüşüyoruz. Aday seçimini 4-5 ay içinde tamamlamak zorundayız. Rus araçları çok dar o yüzden adayların 1.70 ila 1.80 boy arasında olması gerekiyor.”

MERKEZ İTÜ OLACAK

“Bu işin en kritik kısmı aracın kontrolü, haberleşmesi, yer sistemleriyle ulaşılması. Operasyon merkezinin İTÜ kampüsünde olması planlanıyor.”

UZAYA GİDECEK KİŞİ 100 METREYİ 13 SANİYEDE KOŞABİLMELİ

Milli Uzay Programı’nın son maddesinde ‘10 yıl içerisinde bir Türk vatandaşını uzaya göndermek’ yer alıyor. Peki uzaya gönderilecek kişi gönüllüler arasından nasıl seçilecek, hangi özelliklere sahip olacak? İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zahit Mecitoğlu anlattı:

LİSANS DİPLOMASI

Mühendislik ya da temel bilimler üzerine en az lisans diploması olması bekleniyor.

GÜÇLÜ FİZİK VE KONDİSYON

Fiziksel şartları çok iyi olmalı. Örneğin 1 kilometreyi 3.5 dakikada, 100 metreyi 13 saniyede koşmak gibi özelliklere bakılır.

SAĞLIKLI OLMA ŞARTI

Sağlık probleminin olmaması gerekiyor. Uzayda yerçekimi olmaması, radyasyon gibi çevresel şartlar insan sağlığını zorluyor.

PSİKOLOJİK SAĞLAMLIK

Astronotlar ABD’de 2, Rusya’da 6 yıllık bir eğitim alıyor. Psikolojik çalışmalar uygulanıyor. Yerçekimsiz uzay ortamlarının simülasyonu yapılıyor.

2.5 YIL SONRA YOLLAYABİLİRİZ

Hürriyet gazetesinden Ece Çelik’e konuşan, İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alim Rüstem Aslan: “Ay’ın yüzeyine bir araç çarptırılması planlanıyor. Öncelikle bir senaryo oluşturulacak. Yoğun bir çalışma sonucunda fırlatma 2-2.5 yıl içerisinde başarılabilir. Amaç Ay’ın yüzeyine araç indirmek. Uydunuzu gönderecekseniz bu teknolojiye uygun özelliğinin olması gerekiyor. Bu da büyük bir teknolojik çalışma gerektiriyor. Araç Ay’a çarptırılıp sensörle veri toplanıp oradan dünyaya veriyi gönderiyor ve kendini imha ediyor.”

KAYNAK: HÜRRİYET

Kaynak: Haber7

BİLİM TEKNOLOJİ

ASELSAN ve TRTEST’ten yerli ve milli ürünlerin testleri için anlaşma

ASELSAN, milli ve yerli olarak geliştirdiği sistemlerde kullanılan bileşenlerin test ve doğrulama faaliyetlerinde TRTEST’in hizmetlerinden …

Yayınlanma tarihi

-

ASELSAN, milli ve yerli olarak geliştirdiği sistemlerde kullanılan bileşenlerin test ve doğrulama faaliyetlerinde TRTEST’in hizmetlerinden faydalanacak.

Sertifikasyon ve testleri yapacak

ASELSAN tarafından yapılan açıklamaya göre, söz konusu işbirliğiyle ASELSAN tarafından millileştirme ve yerlileştirme faaliyetleri kapsamında geliştirilen ürünlerin TRTEST tarafından test ve sertifikasyon faaliyetlerinin yapılması amaçlanıyor.

Anlaşma neleri kapsıyor?

TRTEST’in hazırladığı ve ASELSAN tarafından onaylanan prosedürlere uygun olarak test faaliyetleri TRTEST tarafından ifa edilecek ve raporlanacak.

Ürünlerin ASELSAN veya üçüncü taraflarca önceden yapılmış testlerine ait raporların TRTEST tarafından incelemesi, değerlendirilmesi, kontrolü veya doğrulanması hizmeti de sağlanacak.

Testleri geçerli ürünlere ilişkin TRTEST tarafından ürün uygunluk sertifikası verilecek.

Kaynak: Yeni ŞAFAK

Devamını oku

BİLİM TEKNOLOJİ

Almanya’daki Türk gençlerinden yeni buluş: Dezenfekte ediyor!

Almanya’da Türk gençleri, dokunmatik ekranlarda koronavirüsü yok eden  cihaz geliştirdi. Cihaz, ATM gibi dokunmatik ekranları otomatik olarak …

Yayınlanma tarihi

-

Almanya’da Türk gençleri, dokunmatik ekranlarda koronavirüsü yok eden  cihaz geliştirdi. Cihaz, ATM gibi dokunmatik ekranları otomatik olarak?dezenfekte ediyor. Ülkede yaşayan 33 yaşındaki Ahmet Toklu (makine mühendisi), 34  yaşındaki Cihan Atsız (endüstriyel hijyen mühendisi), yine 34 yaşındaki Fatih  Akpınar (biyoloji öğretmeni) ve Hırvat kökenli 36 yaşındaki Danijel Imani  (endüstriyel hijyen mühendisi), fikirlerini ve maddi imkanlarını birleştirerek  UV-C ışınlarıyla toplu kullanılan dokunmatik ekranları otomatik olarak dezenfekte  eden bir cihaz geliştirdi. Girişimciler, prototipini yaptıkları cihazı piyasaya  sürmeye hazırlanıyor.

 “Dn ‘A Disinfection” adlı cihazın geliştirilmesinde yer alan Cihan  Atsız, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Mart 2020’de arkadaşlarıyla Danijel  Imani’nın evinin balkonunda yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının  hayatlarını nasıl etkilediğini konuştuklarını, bu sohbette, toplu olarak  kullanılan dokunmatik ekranları otomatik olarak dezenfekte eden bir cihaz fikrinin ortaya çıktığını söyledi.

Atsız, “Balkonda Ahmet Toklu bize UV-C ışınlarının nasıl etkili  olduğunu anlattı. Danijel ise hijyen konusunda bizi bilgilendirdi. UV-C ışınları  konusunda araştırma yaparken bazı icatlar gördük. Sonra sohbetimiz dokunmatik  ekranların nasıl temizleneceği konusuna taşındı. ATM, havalimanınlarda bulunan  self-check in terminallerinin ekranları ve restoranlarda bulunan dokunmatik  ekranların otomatik dezenfekte edilmesini konuştuk. İnternet üzerinden bu konuda  bir cihaz var mı araştırdık. Böyle bir cihaz göremedik.” şeklinde konuştu.

 

Birkaç saniyede ortadan kaldırıyor 

Cihan Atsız, fikir üzerinde biraz daha beyin jimnastiği yaparak  cihazın üretimine karar verdiklerini, Nisan 2020’de Almanya’da patent başvurusu  yaptıklarını anlattı.

Atsız, “Sonra sermaye koyarak otomatik dezenfeksiyon cihazının  prototipini yaptırdık. Cihazımıza da Dn ‘A Disinfection ismini verdik. Çok  heyecanlıydık. Cihazı elimize alınca heyecanımız daha da arttı. Prototipi elimize  alınca direkt laboratuvar çalışmalarına geçtik.” dedi.

Cihazın işleyişine değinen Atsız, “Her kullanımdan sonra dezenfeksiyon  cihazı, yatay vaziyette dokunmatik ekran üzerinde yukarıdan aşağıya hareket  ediyor ve UV-C ışınlarıyla mevcut patojenleri birkaç saniye içinde ortadan  kaldırıyor. Bunu laboratuvar çalışmalarıyla ortaya koyduk.” ifadelerini kullandı.

İnovasyon yarışmasında finale kalan 20 proje içinde

Cihan Atsız, cihazın şirketlerden büyük ilgi gördüğünü aktararak,  şunları kaydetti:

“Geliştirdiğimiz cihazın lisans haklarıyla ilgili uluslararası  şirketlerle görüşmelerimiz halihazırda devam ediyor. Aynı zamanda Almanya’nın en  saygın teknik üniversitelerinden olan TU-Darmstadt’ın (Technische Universität  Darmstadt) başlatmış olduğu ‘TU-Ideenwettbewerb 2020’ inavosyon yarışmasında  toplam 140 proje içerisinde ilk 20’ye giren projelerden oldu ve birinci olma  yolunda emin adımlarla ilerliyoruz.”

Cihazın geliştirilmesi için bütün maddi imkanlarını seferber  ettiklerini anlatan Atsız, “Cihazın üretilmesi konusunda Türkiye başta olmak  üzere yatırımcılarla veya şirketlerle beraber çalışmak istiyoruz. Bu ürünü  markalaştırıp bütün ülkelere ihraç etmek istiyoruz.” diye konuştu.

Almanya’daki Türk gençlerine tavsiyelerde de bulunan Atsız,  “Düşüncelerini pratiğe dönüştürsünler. Önemli olan adım atmak. İlk adım sağlam  olunca başarı için gerisi otomatik olarak geliyor.” dedi.

 

Kaynak: Milliyet

Devamını oku

BİLİM TEKNOLOJİ

Türk savunma sanayisinden “sualtı telefonu” ihracatı

Sualtı elektroniği ve akustiği konularında çalışmalar yürüten KoçSavunma, geliştirdiği ürünlerle yurt dışı pazarına yönelik adımlar atıyor …

Yayınlanma tarihi

-

Sualtı elektroniği ve akustiği konularında çalışmalar yürüten KoçSavunma, geliştirdiği ürünlerle yurt dışı pazarına yönelik adımlar atıyor.

KoçSavunma; Echorium Dalgıç Tespit Sonarı Ailesi, Sualtı Tespit ve Konumlandırma Sistemi, Mermi Tarassut Sistemi, Akustik İzleme ve Yakalama Sistemi, Sualtı Ortam Modeli ve Sualtı Telefonu gibi bir dizi ürüne sahip bulunuyor.

Şirket, 2020’de sualtı telefonunun yabancı bir deniz kuvveti gemisinde kullanımına yönelik sözleşmeye imza attı. Ayrıca diğer bir yabancı ülke gemisine İngilizce menülü sualtı telefonu satışına yönelik sözleşme de bu yılın başında yürürlüğe girdi.

Sualtı telefonu; tümü mikro işlemci kontrollü, suüstü/sualtı gemileri arasındaki iletişimi sualtı akustik dalgaları aracılığı ile sağlayan haberleşme sistemi olarak görev yapıyor. Söz konusu ürünün MİLGEM ve Yeni Tip Karakol botları için sabit, kurtarma gemileri için taşınabilir olmak üzere değişik tipleri bulunuyor.

Savunma dışındaki sektörlere de açılmayı hedefleyen KoçSavunma, bu alanda da somut sonuçlar aldı. TURMEPA ile Smartium Blue sosyal sorumluluk projesi kapsamında, KoçSavunma akıllı şamandıraları, Türkiye’nin önemli turistik bölgelerinden Fethiye Körfezi’ndeki deniz suyu temizlik kalitesini düzenli olarak izlemeye başladı.

KoçSavunma, 2020 yılı içinde akıllı şamandıra sistemleri geliştiren bir firma olarak Uluslararası Seyir Yardımcıları ve Fenerler Otoriteleri Birliği (IALA) ve Savunma Havacılık ve Uzay Kümelenmesi Derneği (SAHA İstanbul) üyelik işlemlerini de tamamladı.

YENİ PAZARLARIN KAPISI AÇILDI

KoçSavunma, bu yıl da Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu alanlarda ürün geliştirmeye ve dünya ile rekabet edecek çalışmalara imza atmayı sürdürecek. Şirket, stratejik hedefleri doğrultusunda bu yıl farklı sektörlerdeki açılımlara öncelik verirken küresel pazarlarda öne çıkmamak amacıyla fuar katılımları gibi faaliyetlerini de artırmayı planlıyor.

Özellikle IALA üyeliğinin onayından hemen sonra Filipinler Sahil Güvenliği için talep edilen seyir yardımcısı şamandıra tedarik ihalesine davet edilen KoçSavunma, ana yurt ve kritik tesislerin sualtı güvenliği için vazgeçilmez olan Dalgıç Tespit Sonarı ürünü için yurtdışı açılım fırsatlarını dikkatle takip ediyor.

2020 yılı içinde öne çıkan KoçSavunma Sualtı Telefonu, Dalgıç Tespit Sonarı ve Gemi Entegre Bilgi Sistemi gibi ürünlere yönelik potansiyel ihracat fırsatlarının 2021 yılı içinde hayata geçmesi bekleniyor.

“AR-GE VE İNOVASYON FAALİYETLERİNE AĞIRLIK VERDİK”

KoçSavunma Mühendislik Yöneticisi Hakan Öktem, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına rağmen 2020 yılı teslimatlarını taahhütler çerçevesinde ve zamanında gerçekleştirdiklerini söyledi.

Salgının tüm dünyada ve Türkiye’de yol açtığı zorlu koşullara rağmen Ar-Ge ve inovasyon faaliyetlerine ağırlık verdiklerini vurgulayan Öktem, “Bu kapsamda yurt içi ve yurt dışından önemli siparişler aldık ve birçok firma ile yurt dışı temsilcilik sözleşmeleri imzaladık. Böylece 2020 yılını hem yurt içinde hem yurt dışında savunma şirketleri tarafından aranılan çözüm ortağı olarak kapatmanın gururunu yaşıyoruz. Bu verimli dönemin önümüzdeki süreçte de istikrarını koruyacağına inancımız tam.” ifadelerini kullandı. 

Öktem, stratejik yol haritasını farklı sektörlere açılmak ve yurt dışı pazarlarda büyümek olarak belirlediklerine işaret ederek, “KoçSavunma gerek yurt içi faaliyetleri gerekse ihracat fırsatları açısından 2020’yi verimli bir şekilde değerlendirdi. Bu dönemde çeşitli bakanlık ve kurumlarla ürünlerimizin tanıtımına ve çözüm üretmeye yönelik süreçleri başarıyla başlattık.” diye konuştu.  

KAYNAK: AA

Kaynak: Haber7

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR