Takip Edin

GENEL

Türkiye uçuşa geçecek! Yüzde 5’i Türkiye’nin 70 yılını kurtaracak

Başkent Organize Sanayi Bölgesi’ndeki Kalyon Güneş Teknolojileri Fabrikası Açılış Töreni’nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Cuma …

Yayınlanma tarihi

-

Başkent Organize Sanayi Bölgesi’ndeki Kalyon Güneş Teknolojileri Fabrikası Açılış Töreni’nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Cuma günü milletimize büyük bir müjde vereceğiz. Bu müjdeyle Türkiye’de yeni bir dönem açılacak” dedi.

“DOĞAL GAZ YA DA PETROL MÜJDESİ” İDDİASI

Erdoğan’ın açıklamaları ülke genelinde heyecana yol açarken cuma günü açıklanacak müjde de merak konusu oldu. Açıklama üzerine sosyal medyada çok sayıda kişi Erdoğan’ın açıklayacağı müjdeye yönelik tahminler yürütürken bazı basın yayın kuruluşlarında ise söz konusu müjdenin Karadeniz ya da Akdeniz’de petrol ya da doğal gaz bulunduğuna yönelik olacağı iddia edildi.

HİSSELER UÇUŞA GEÇTİ

Heyecana yol açan açıklama ve ortaya atılan tahminler kısa süre içerisinde borsadaki petro kimya şirketlerine ait hisseleri de uçuşa geçirdi.

UZMANLAR CEVAPLADI

Olası petrol ya da doğal gaz müjdesine yönelik sürecin nasıl ilerleyeceğini Akdeniz ve Karadeniz’deki rezervleri ve keşfedilen gaz ve petrolün piyasaya kaç yılda sürülebileceğine ilişkin detayları konun uzmanları cevapladı.

“BÜYÜK BİR SAHA KEŞFEDİLMİŞ OLABİLİR”

Hem Akdeniz’in hem de Karadeniz’in petrol ve gaz anlamında zengin bir bölge olduğunu dile getiren Enerji Ekonomisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu, ”Karadeniz’e bakarsanız Romanya ve Bulgaristan yıllardır petrol ve doğal gaz çıkarıyor. Tuna blokunun bir kısmı Türkiye’nin de deniz sahasında.Yıllar önce Akçakoca’da ufak bir keşif yapılmıştı. Şimdi belki de daha büyük bir keşif gerçekleşti. Doğu Karadeniz ise orası apayrı bir bölge. Orada deniz tabanında yüksek miktarda gaz hidrat vardır. Ancak onun için teknolojik bir açılım gerekiyor.O yüzden ben Ya Batı Karadeniz’de ya da Doğu Akdeniz’de yeni bir sahanın keşfedildiğini tahmin ediyorum” dedi.

“İKİ YILDA KULLANMAYA BAŞLARIZ”

Bahsedilen bölgelerde gaz ya da petrol yatağının keşfedilmesi halinde bu rezervin iki yıl içerisinde işlenerek piyasaya sürülebileceğinin de altını çizen Kumbaroğlu, örnek olarak ise İsrail’in Leviathan sahasını gösterdi. Söz konusu keşfin ardından 2017 yılında yatırım kararı alındığını ve 2019 yılında bu sahadaki gazın karaya çıkarılarak kullanılmaya başlandığını söyledi.

“KARADENİZ’DE SÜREÇ DAHA HIZLI İLERLER”

Rezervin Karadeniz’de bulunmuş olması halinde Doğu Akdeniz’e göre sürecin çok daha kolay ve hızlı ilerleyeceğini de sözlerine ekleyen Kumbaroğlu, Akdeniz’de ise Türkiye’nin Libya anlaşması ile hukuki bir zemin kazanıldığını ve son atılan adımlarla bölge Türkiye’nin ne kadar kararlı olduğunu göstermiş olduğunu belirtti.

ULUSLARARASI ENERJİ ŞİRKETİ İÇİN KRİTİK ADIM

Normalde ülkelerin parsel sahaları belirlediği ve bu sahalara enerji şirketlerini sondaj yapmak için davet ettiğini çıkan gaz ve petrol üzerinden yüzdelik anlaşma yaptığını ancak Türkiye’nin ise kendi gemilerini alarak kendi milli şirketi üzerinden Akdeniz ve Karadeniz’de keşif çalışmalarına başladığını aktaran Kumbaroğlu, başarıya götüren sürecin de bu tarz adımlarla geldiğini kaydetti. Kumbaroğlu, bu adımların uluslararası büyük bir enerji şirketi ortaya çıkarma noktasında da büyük bir açılım olduğunu söyledi.

YÜZDE 5’İ 70 YILLIK İHTİYACIMIZI KARŞILAR

Keşfin tam olarak ne olduğunun belli olmadığını petrolün bulunduğu yerde gazın da bulunabileceğini o yüzden her ikisinin keşfedilmiş olma ihtimalinin olduğunu vurgulayan Kumbaroğlu, keşfedilen olası bir sahadaki rezerve yönelik ise yine İsrail’in Leviathan sahasını örnek göstererek bu saha ve etrafında 1 trilyon metreküp gaz rezervi bulunduğunu, Türkiye’nin ise yıllık gaz tüketiminin 50 milyar metreküp olduğunu söyledi.

Türkiye’nin boru hatları ile aldığı gazlara yönelik anlaşmalarının 2022 yılında sona ereceğini de sözlerine ekleyen Kumbaroğlu, ”Boru hatlarına yönelik yapılan 20-25 yıllık sözleşmelerin bitiş tarihi iki yıl sonraya denk geliyor. 2022’den itibaren anlaşmalar sona eriyor. Türkiye böyle bir enerji kaynağı bulduysa eğer çok büyük bir koz kazanmış olacak. Bunun dışında Avrupa’ya gaz ihracatı olarak düşünmek lazım. Türkiye açık denizlerde bulduğu gaz ile enerji ihracatçısı konumuna gelebilir” diye konuştu.

KAYNAK: YENİ ŞAFAK GAZETESİ

GENEL

İSTANBUL’da 4.2 Büyüklüğüde Deprem!

Marmara bölgesi açıklarımda meydana gelen deprem trakya bölgesinde de hissedildi. Artçı beklentisi sebebiyle vatandaşlar panik halinde …

Yayınlanma tarihi

-

Marmara bölgesi açıklarımda meydana gelen deprem trakya bölgesinde de hissedildi.

Artçı beklentisi sebebiyle vatandaşlar panik halinde evlerden dışarıya çıktı.

Ayrıntılar geliyor…

 

Devamını oku

GENEL

FETÖ’ye yönelik 27 adrese eş zamanlı operasyon!

Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensubu olduğu tespit edilen adreslere eşzamanlı operasyon düzenlendi.Önceden belirlenen adreslere yönelik …

Yayınlanma tarihi

-

Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensubu olduğu tespit edilen adreslere eşzamanlı operasyon düzenlendi.Önceden belirlenen adreslere yönelik yapılan operasyonlarda çok sayıda FETÖ terör örgütü üyesi gözaltına alındı.

Ümraniye, Namık Kemal mahallesinde belirlenen bir adrese yapılan operasyonda FETÖ terör örgütünün haberleşme uygulaması olan ByLock kullandığı tespit edilen E. D. Gözaltına alındı.

Gözaltına alınan şüpheli sağlık kontrollerinin ardından ifadeleri alınmak üzere emniyete götürüldü.

Devamını oku

GENEL

Haritayı çizen işgali itiraf etti: Sevilla Haritası böyle doğdu

Yunanistan ve Fransa’nın ‘Türkiye’siz Akdeniz/Ege projesinin’ temel dayanağı olan Sevilla Haritası bir kez daha gündemde. Bölge ülkelerini …

Yayınlanma tarihi

-

Yunanistan ve Fransa’nın ‘Türkiye’siz Akdeniz/Ege projesinin’ temel dayanağı olan Sevilla Haritası bir kez daha gündemde.

Bölge ülkelerini savaşın eşiğine getiren, ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’nin bile ‘Hukuken yok hükmünde’ olarak gördüğü harita, 2007 yılında ortaya çıktı. Avrupa Birliği (AB) ile irtibatlı kuruluşların talebi üzerine İspanya’nın Sevilla Üniversitesi, Ege ve Akdeniz için kıta sahanlığı ve deniz yetki alanlarına ilişin bir çalışma başlattı. Denizcilik coğrafyası alanında uzman Prof. Juan Luis Suarez de Vivero ve Juan Carlos Rodríguez Mateos tarafından yürütülen bir çalışma sonrasında ortaya bugünkü tartışmalı harita çıktı.

ANADOLU KARAYA HAPSOLUYOR

Bu çalışmada adaların ana karanın doğal bir uzantısı olduğu ve haliyle kıta sahanlığına sahip olduğu iddia edildi. Bu teze dayanılarak tamamen matematiksel bir hesapla çizilen haritaya göre, Doğu Akdeniz’de Yunan kıta sahanlığı, Meis Adası’ndan Mısır’a doğru Doğu Akdeniz’in ortasına kadar iniyor. Kıbrıs Adası’na da aynı şekilde ortay hat hesabıyla tanınan deniz alanları da işin içine girince Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki yetki alanı yalnızca Antalya Körfezi açıklarında küçük bir alan olarak gösteriliyor. Yunanistan yine bu haritaya dayanarak Türkiye’nin Libya ile yaptığı anlaşmayı tanımıyor, anlaşmanın getirmiş olduğu yetki alanlarının Rodos, Kerpe, Kasos,Girit, Meis adalarına ait olduğunu öne sürüyor.

VİVERO: SORUN YARATACAĞI KESİN

Haritayı hazırlayan Vivero bile daha sonra yazdığı bir makalede Türkiye’nin böyle bir haritaya rıza göstermeyeceğini açık açık ifade ediyor: Ege Denizi’nde ortay hat hesaplaması Türkiye kıyılarına çok yakın olup komşu Yunanistan’a çok büyük bir deniz yetki alanı bırakmaktadır. (Doğu Akdeniz’de de) Kıbrıs’ı da denkleme kattığımızda Türkiye’nin deniz yetki alanının çok küçük kaldığını, bunun da ekonomik ve jeopolitik sorunlar yaratacağını görürüz.

İSPANYA’DAN DA İTİRAZ VAR

Sevilla haritasına Sadece Türkiye değil Avrupa’dan da itirazlar yükseliyor. Örneğin haritanın hazırlandığı İspanya’daki Navarra Üniversitesi’nden Prof. Michael Tanchum, Türkiye’nin o haritaya karşı çıkmakta haklı olduğunu ifade ediyor. Tanchum, Türkiye’nin daha geniş bir Münhasır Ekonomik Bölge’ye (MEB) sahip olması gerektiğini ifade ediyor.

Değersiz bir çalışma

Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Karan, Sevilla Haritası’nın tek taraflı olarak yapılan akademik bir çalışmadan öte anlam taşımadığını ifade ediyor. Karan, Vivero’nun da daha sonraki yayınında ilk haritası olan Sevilla Haritası’nı gözden geçirdiğini belirterek, “Tek taraflı olduğu için ön plana alınmayacak kadar değersiz bir çalışma” diye konuştu. KKTC eski Ankara Büyükelçisi Ahmet Zeki Bulunç ise AB’nin Sevilla Haritası konusunda ikiyüzlü davrandığına dikkati çekti. AB’nin ‘bizi bağlayan bir harita değil’ açıklamasının inandırıcı olmadığını ifade eden Bulunç şunları kaydetti:

MEGALİ İDEA’NIN DEVAMI

“AB böyle açıklamalar yapsa da çeşitli haritalandırmalarda bu haritayı kullanıyor. Deniz yetki sınırlaması, uydularla ilgili harita değerlendirmesi ve benzeri şeylerde hep Sevilla Haritası’nın belirlediği yerler çizilmiş oluyor. Yunanistan da bunu kullanıyor. Aslında bu haritayı oluşturan hocaların basit bir değerlendirmeyle yaptığına değil, jeopolitik ve stratejik bir yaklaşımla Türkiye’nin aleyhine olacak bir gelişmenin fitilini ateşlemek için bilinçli olarak yapılmış bir harita olarak değerlendiriyorum.” Sevilla Haritası’nın özelliğinin, Yunanistan’ın Ege’de ileri sürdüğü tezlere karşılık Türkiye’yi denizsiz bırakmaya yönelik bir stratejisi olduğunu belirten Bulunç, “Bu strateji Yunanistan’ın Megali İdea’sı bağlamında aşamalı genişleme çalışmalarının bir parçasıdır” dedi.

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR