Takip Edin

EKONOMİ

TİM Başkanı Gülle’den Suudi Arabistan Büyükelçiliği’ne mektup

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, Riyad Ticaret Odası Başkanı Ajlan bin Abdul Aziz Al-Ajlan’ın 3 Ekim’de sosyal medya …

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, Riyad Ticaret Odası Başkanı Ajlan bin Abdul Aziz Al-Ajlan’ın 3 Ekim’de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Türk ürünlerinin boykot edilmesinin tüm Suudi vatandaşlarının görevi olduğunu” belirtmesinin ardından 5 Ekim’de Suudi Arabistan Büyükelçiliği’ne iki ülke arasındaki ticari ilişkilerde meydana gelen sorunlara ilişkin bir mektup yazdı.

Türk iş insanlarının Suudi Arabistan ile ticari ve ekonomik ilişkilerini sorunsuz bir şekilde sürdürmeye büyük önem verdikleri ve ikili ilişkileri ve iş birliği olanaklarını uluslararası platformlarda geliştirmeyi her zaman desteklediklerinin vurgulandığı mektupta şu ifadelere yer verildi:

“Ticaret hacmimizde ve hizmet ticaretimizde bu işbirliğinin olumlu sonuçlarını her daim gördük. Karşılıklı yatırımlar her iki ülkede de istihdama ve kalkınmaya katkı sağlamaya devam etmektedir. Ayrıca, bu karşılıklı işbirliği havalimanları, fabrikalar, şehir altyapısı, otoyollar gibi dev inşaat projelerini gerçekleştirmeye vesile olmuştur. Bütün bunların yanı sıra, turizm sektörü de insanlarımızı birbirine daha yakın kılmıştır.

Son zamanlarda dünya ekonomileri Covid-19 salgınının etkisiyle ciddi zorluklarla boğuşurken, daha sürdürülebilir bir tedarik zincirinin önünü açmak sadece ticaret darboğazlarının aşılmasına yardımcı olmakla kalmadı, aynı zamanda ülkelerin ikili ilişkilerindeki iyi anlayışı ve dostluk bağlarını da güçlendirdi. Bu durum, Türkiye ve Suudi ekonomileri için de geçerli.

Mevcut ticari ilişkiler ve potansiyel işbirliği alanları göz önüne alındığında, sadece emtia ticaretinde değil, turizm, yatırım ve ortak girişim alanlarında da iki ülke işbirliği fırsatlarının değerlendirilmesi için ortak çalışmalar yapılmasının özellikle önemli olduğuna inanıyoruz. Ayrıca serbest ticareti engellemeye yönelik resmi veya gayri resmi uygulamaların ülkelerimiz arasındaki mevcut ticari ilişkiler üzerinde olumsuz sonuçları olacağı ve her iki ülke ekonomisine de zarar vereceği açıktır.”

Türk şirketlerinin Suudi Arabistan’da maruz kaldığı ayrımcı muamelelere vurgu yapılan mektupta, “Bu sorunlar, hükümetimiz tarafından diplomatik kanallar yoluyla 2018 yılından bu yana defaaten gündeme getirilmiştir. Sorunlar zaman içerisinde azalmakta fakat tam olarak çözüme kavuşamamaktadır.” açıklaması yer aldı.

Gülle, mektupta şu ifadelere yer verdi:

“Ülkemize yönelik devam eden olumsuz uygulamalar ne yazık ki artarak sürmektedir. Şirketlerimizden aldığımız ve basına da yansıyan şikayetlerde, Türkiye’den ithalatın Suudi yetkililer tarafından açıkça caydırıldığını görüyoruz. Ayrıca Türk firmalarının ithalatçısı ve uzun yıllardır ülkemizle iş yapan Suudi tedarikçilerin, Türkiye’den ithalat yapmama konusunda taahhütte bulunmak zorunda bırakıldıkları ifade edilmektedir.

Geçtiğimiz günlerde Riyad Ticaret Odası Başkanı Sayın Ajlan bin Abdul Aziz Al-Ajlan’ın 3 Ekim 2020 tarihinde sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Türk ürünlerinin boykot edilmesinin tüm Suudi vatandaşlarının görevi olduğunu belirtmesi iş insanlarımız arasında büyük bir hayal kırıklığı yaratmıştır.

Diğer taraftan, bu konu artık ikili ekonomik ilişkiler boyutunun ötesinde, küresel şirketler ve tedarik zincirleri açısından da bir sorun teşkil etmektedir zira, Türkiye ve Suudi Arabistan küresel tedarik zincirleri açısından da güvenilir ortaklar olmalıdır. Dolayısıyla iki ülkenin birbirine karşı mesnetsiz, organize ve örtülü önlemleri ekonomik çıkarlara zarar vermektedir.

Sağduyu ile hareket ederek buna izin vermememiz gerektiğine inanıyoruz. Son zamanlarda küresel lojistik firmaları, Suudi Arabistan’da sadece Türk menşeli ürünlere yönelik engeller ve uzun süreli gümrük işlemleri konusunda müşterilerini uyarmaya başladılar ve hatta Türkiye’den ithalatın da yasaklanabileceğini ifade ettiler.”

Gülle, bölgenin en büyük ekonomileri olan Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki ticari ilişkilerin zarar görmesinin her iki ülke için de olumsuz sonuçlar doğuracağını belirterek, şu görüşlere yer verdi:

“Her iki ülkenin de olumsuz sonuçlarla karşılaşmaması adına Dünya Ticaret Örgütü üyeliğinden kaynaklanan hak ve yükümlülükler çerçevesinde hareket etmenin kritik öneme sahip olduğunu düşünüyoruz. Bu çerçevede, biz, Türk İş İnsanları olarak ticari ve ekonomik ilişkilerimizdeki sorunları çözmek için Suudi Hükümeti’nden somut adımlar atmasını bekliyoruz. Yapıcı diyalog ve karşılıklı işbirliği ile her türlü sorunu çözebileceğimize ve tüm engelleri birlikte aşabileceğimize içtenlikle inanıyorum.”

KAYNAK: AA

EKONOMİ

Türkiye, elektrik ihtiyacının tamamını güneşten sağlayabilir

Enerji sektörüne ithalatın önüne geçilmesi amaçlanıyor. ISOMER Isıtma Soğutma Merkezi Genel Koordinatörü İlgin Eray, “Ülkemiz elektrik üretimi …

Yayınlanma tarihi

-

Enerji sektörüne ithalatın önüne geçilmesi amaçlanıyor. ISOMER Isıtma Soğutma Merkezi Genel Koordinatörü İlgin Eray, “Ülkemiz elektrik üretimi için toplam 93 Gigawatt kurulu güce sahip. Bu rakamın içerisinde güneş ve rüzgar enerjisinin payı 15 Gigawatt. Elektrik üretimimizin sadece yüzde 15’ini yenilebilir enerji kaynaklarından sağlayabiliyoruz. Oysaki Türkiye, toplam elektrik ihtiyacının tamamını sadece güneşten bile sağlayabilecek ışınıma sahip ender ülkelerden biridir. Yapılan araştırmalarda Türkiye’nin Konsantre Güneş Enerjisi (CSP) yöntemi ile üretilebileceği yıllık enerjinin 380 milyar kilowatt saat olduğu hesaplanmıştır. Bu kapasiteyi harekete geçirerek enerji ithalatı ve ona bağlı cari açık sorunumuzu çözebiliriz” bilgilerini paylaştı.

“Üretilen elektriğin fazlası satılabiliyor”

Son yıllarda Güneş Enerji Santrali (GES) kurulum maliyetlerinin düştüğüne dikkat çeken İlgin Eray, “Özellikle fabrika, hastane, okul, depo ev otopark gibi geniş çatı alanına sahip yerlerde kurulan güneş enerji sistemleri sayesinde güneşten elektrik üretilebiliyor ve tüketim fazlası satılabiliyor. Yatırımların ortalama amortisman süreleri 5 – 6 yıl gibi makul seviyelerde olduğu için bu konuya ilgili duyan yatırımcıların sayısı da günden güne artıyor” ifadelerini kullandı.

KAYNAK: İHA

Devamını oku

EKONOMİ

Nobel Ekonomi Ödülü’nü Milgrom ve Wilson kazandı

2020 Nobel Ekonomi Ödülü’nü Paul R. Milgrom ve Robert B. Wilson aldı. Ödül, ikilinin ‘ihale teorisine yönelik iyileştirmeler ve yeni ihale …

Yayınlanma tarihi

-

2020 Nobel Ekonomi Ödülü’nü Paul R. Milgrom ve Robert B. Wilson aldı.

Ödül, ikilinin ‘ihale teorisine yönelik iyileştirmeler ve yeni ihale formatları için buluşlar’ konusunda yaptığı çalışmalar üzerine verildi.

Nobel Ödül Komitesi, Twitter yoluyla yaptığı açıklamada, “Alfred Nobel anısına verilen 2020 Sveriges Riksbank Ekonomi Bilimleri Ödülü ‘ihale teorisinde iyileştirmeler ve yeni hale formatları için buluşlar’ için Paul R. Milgrom ve Robert B. Wilson’a verildi” dedi.

​Alfred Nobel Anısına Verilen Sveriges Riksbank Ekonomi Bilimleri Ödülü, 1969 ve 2019 yılları arasında 51 kez 84 kişiye verildi.

Kaynak: Sputnik TR

Devamını oku

EKONOMİ

En çok konut Esenyurt’tan alındı, Etimesgut’ta satışlar katlandı

Anadolu Ajansı (AA) muhabirinin TÜİK verilerinden derlediği bilgiye göre, yılın 8 ayında en çok konut satılan ilçeler sıralamasında liderlik 23 …

Yayınlanma tarihi

-

Anadolu Ajansı (AA) muhabirinin TÜİK verilerinden derlediği bilgiye göre, yılın 8 ayında en çok konut satılan ilçeler sıralamasında liderlik 23 bin 79 adetle Esenyurt‘un oldu. Esenyurt’u 18 bin 978 adetle Çankaya, 18 bin 100 adetle Keçiören, 14 bin 381 ile Mamak, 13 bin 630 ile Etimesgut takip etti.

Antalya Kepez 13 bin 618 adetlik satışla altıncı, Ankara Yenimahalle 13 bin 559 ile yedinci, Bursa Nilüfer 12 bin 585 ile sekizinci, Konya Selçuklu 10 bin 720 ile dokuzuncu, Gaziantep Şahinbey 10 bin 488 adetle onuncu sırada yer aldı.

İlk 20’de bulunan diğer ilçeler ise 10 bin 373 adetle Sincan, 10 bin 270 ile Gaziantep Şehitkamil, 9 bin 459 ile Pendik, 9 bin 405 ile Kayseri Melikgazi, 9 bin 170 ile Beylikdüzü, 9 bin 5 ile Antalya Muratpaşa, 8 bin 972 ile Ankara Altındağ, 8 bin 770 ile Sancaktepe, 8 bin 740 il Eskişehir Tepebaşı, 8 bin 289 ile Buca şeklinde sıralandı.

Ocak-ağustos döneminde en çok konut satılan ilk 20 arasına Ankara‘dan 7, İstanbul‘dan 4, Antalya ve Gaziantep‘ten ikişer, İzmir, Kayseri, Eskişehir, Konya ve Bursa‘dan birer ilçe girdi.

En çok satış artışı Etimesgut ve Ümraniye

Yılın 8 ayında konut satışlarının en çok arttığı ilçe yüzde 126 ile Etimesgut oldu. Bu ilçede satış adedi 6 bin 70’ten 13 bin 630’a çıktı. Etimesgut’u yüzde 90 ile (8 bin 104 adet) Ümraniye, yüzde 84 ile Çankaya ve Diyarbakır Yenişehir takip etti. Yenişehir’de 2 bin 357 adet konut satışı gerçekleşti.

Tekirdağ Çorlu yüzde 82 ile (6 bin 319 adet) beşinci, İzmir Menemen yüzde 80,1 ile (4 bin 299) ile altıncı, İzmir Bayraklı yüzde 80 ile (3 bin 96) ile yedinci, Çekmeköy yüzde 76 ile (5 bin 677) sekizinci, Mersin Toroslar yüzde 75 ile (3 bin 561) dokuzuncu, Ankara Yenimahalle yüzde 74 ile onuncu sırada yer aldı.

Konut satışlarının söz konusu dönemde en çok arttığı ilçeler ilk 20 ilçe arasına Adana Seyhan yüzde 72, İzmir Çiğli yüzde 71, Keçiören yüzde 70, İzmir Bornova, Arnavutköy ve Afyonkarahisar Merkez yüzde 67, Edirne Merkez ve Beykoz yüzde 66, Kocaeli Darıca yüzde 65 Tekirdağ Çerkezköy yüzde 64 ile girdi.

‘Düşük faiz kampanyası Anadolu’da konut talebini artırdı’

Coldwell Banker Türkiye Ülke başkanı Gökhan Taş, AA muhabirine verilere ilişkin yaptığı değerlendirmede, yılın ilk 8 ayında İstanbul’dan sadece bir ilçenin ilk 10’da yer aldığını belirterek, ilk 20’ye ise sadece 3 ilçenin girebildiğini söyledi.

Buna karşın Ankara’dan 7 ilçenin ilk 20’de yer aldığını dile getiren Taş, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Aslında ilk 20’ye baktığımızda düşük faiz kampanyasına Anadolu şehirlerinin ilgisini, gelir dağılımında biraz daha eşit şehirlerin talebini görebiliyoruz. Halihazırda konut kredi faiz oranlarının tekrar yükselişi konut satışlarını biraz frenleyecektir ancak ilçelerin talebinden de anlaşıldığı üzere; bu yıl toplamında konut satışlarının 1,5 milyona yaklaşacağını öngörebiliriz.”

‘Gayrimenkuller ölü sermaye olmaktan çıktı’

Gayrimenkul Borsası AŞ (GABORAS) Üst Yöneticisi (CEO) Kurtuluş Altun, son dönemde konut kredi faizlerinde yaşanan düşüşlerin satış oranlarında ciddi bir artış sağladığını belirterek, şu açıklamalarda bulundu:

“Oranlara baktığımızda konut satış adedinde hem de artış yüzdesinde İstanbul, Ankara ve İzmir’in öne çıktığını gördük. İnsanlar yatırım aracı olarak büyükşehirlerden vazgeçmiyor. Fakat artık yaşamak için doğayla iç içe olabileceği yerlere gidiyor. Pandemi bu anlamda gayrimenkulleri ölü sermaye olmaktan çıkararak geri kazanımını sağlamış ve yatırım aracı olarak kullanılmasına olanak sağlamıştır.”

‘Anadolu ilçelerindeki ağırlığımızı artırıyoruz’

FuzulEv Genel Müdür Yardımcısı Aydın Özkan, yılın 8 ayında İstanbul dışındaki ilçelerde ciddi konut satışı gerçekleştiğini belirterek, bu kentlerde şube sayılarını artırdıklarını söyledi.

Anadolu’daki konut talebiyle birlikte bu bölgelere daha fazla ağırlık verdiklerini dile getiren Özkan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Nitekim faizsiz şekilde ev alma talebi de Anadolu’da ciddi şekilde arttı. Geçen yıl satılan 1 milyon 350 bin konutun sadece yüzde 25’inde kredi kullanılmıştı. Faizsiz finansman sisteminde konut bedelinin tamamı için finansman sağlanabiliyor. Bu da sisteme ilgiyi artırıyor. Özelikle konut alımlarında son yıllarda alternatif bir enstrüman olarak yoğun ilgi gören faizsiz finansman sisteminin Türkiye’deki toplam konut satışlarından aldığı pay yüzde 15’e yaklaştı.”

Kaynak: Sputnik TR

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR