Takip Edin

GENEL

Tatlı krizine tarçın, karanfil ve limon üçlüsü

Ramazan Bayramı'nın vazgeçilmezi tatlılar. Baklavadan, kadayıfa, tulumbadan, şöbiyete kadar birçok çeşidi mevcut. Bayramda porsiyon …

Yayınlanma tarihi

-

Ramazan Bayramı'nın vazgeçilmezi tatlılar. Baklavadan, kadayıfa, tulumbadan, şöbiyete kadar birçok çeşidi mevcut. Bayramda porsiyon kontrolüyle birlikte tatlı tüketimin mümkün olduğuna dikkat çeken Diyetisyen Evnur Saray, “Akşamdan bir bardak suyun içine bir adet çubuk tarçın, 2 karanfil, 1 dilim limon ekleyin. Sabah kalkar kalkmaz bu suyu için. Bu karışım gün içindeki kan şekerini kontrol altına alarak, tatlı ihtiyacınızı bastırır” dedi.Koronavirüs salgınıyla birlikte başlayan karantina süreci ve ramazan ayı ile birlikte kilo kontrolü zorlaştı. Evlerde vakit geçiren insanlar ekmek yapmaya, daha sık hamur işi ve tatlı tüketmeye başladı. Bu süreçte kilo alımında ciddi artışlar gözlemlediğini belirten Emsey Hospital Beslenme ve Diyet Uzmanı Evnur Saray, bayramın ilk gününden itibaren kontrolü sağlamanın mümkün olduğuna dikkat çekti.

“KALP HASTALIĞI VE KARACİĞER YAĞLANMASINA NEDEN OLUR”
Karın bölgesi yağlanmalarında artış yaşandığını hatırlatan Diyetisyen Evnur Saray, “Ramazan öncesinde başlayan koronavirüs karantinası nedeniyle insanlar evlerinde ekmek, hamur işleri ve tatlılara yöneldi. Ramazanın gelmesiyle birlikte bu gıdalara olan talep daha da arttı. Bu süreçte çok fazla kilo alındı. Bundan sonraki süreçte nasıl kilo verileceği merak konusu oldu. Hamur işleri ve tatlıların sıkça tüketilmesi göbek bölgesinde yağlanmaya neden oldu. Bu bölgelerde meydana gelen yağlanma kalp hastalıkları, insülin direnci, karaciğer yağlanmalarına yol açtı” diye konuştu.
TATLININ SAATİNE DİKKAT
Önceki bayramlardan farklı olarak bu yılın evde geçirileceğini hatırlatan Diyetisyen Evnur Saray, Türk toplumunun tatlı tüketiminden vazgeçmeyeceğinin altını çizdi. Tatlı tüketiminde porsiyon kontrolünün önemini vurgulayan Saray, şunları söyledi:
“Ramazan sonrası bayramın ilk günü güzel bir kahvaltı yapmak gerekiyor. Protein ağırlıklı yani peynir, yumurta ve sütün olduğu bir kahvaltı yapmak sağlıklı bir tercih olacaktır. Bunun ardından öğle ve akşam yemeklerini düzenlemelisiniz. Öğlen et tüketiyorsanız, akşam yemeği tercihiniz sebze olmalı. Ramazan ayında kan şekeri dengesi bozuldu. Kan şekerini dengelemek için mutlaka bu süreçte ara öğün yapın. Ara öğün terciniz de meyve, süt, yoğurt, kuruyemiş olabilir. En çok merak edilen ise Ramazan Bayramı’nda tatlı tüketimi. Tatlının porsiyonu ve tüketildiği saat çok önemli. Baklava tüketecekseniz 3 dilim ile sınırlandırmalısınız, sütlü tatlı ise 1 kase tüketilmelidir, bunu 3-4 kare bitter çikolata ile değiştirebilirsiniz. Saat terciniz akşamüstü olmalıdır. Bazı yörelerde daha tok tutması ve şekeri dengelemesi için baklavanın yanında ayran ya da süt ikram edilir. Gün içinde içeceğiniz bir bardak yeşilçay da antioksidan içeriği bakımından etkili olacaktır.”
BU KARIŞIMLA TATLI KRİZİNİ BASTIRIN
Önceki yıllarda bayram ziyaretleri nedeniyle daha fazla tatlı tüketildiğini belirten Diyetisyen Evnur Saray, “Önceki senelerde misafirliklerde dikkatli olun, yeri geldiğinde ikramı geri çevirin uyarısında bulunuyorduk. Bu sene misafirlik söz konusu değil. Tatlı ve hamur işi tüketimini daha kontrol altına alabiliriz. Tatlı kontrolünü sağlamak adına tarçını öneriyoruz. Akşam yatmadan bir bardak suyun içine bir adet çubuk tarçın, 2 karanfil, 1 dilim limon ekleyin. Sabah kalkar kalkmaz bu suyu için. Bu gün içindeki kan şekerini kontrol altına almanızı sağlar, tatlı ihtiyacını bastırır” önerisinde bulundu.
“MEYVE DEYİP GEÇMEYİN”
Ramazan ayı ve karantina süreci nedeniyle alınan kiloların önümüzdeki dönemde sağlıklı bir program ile verilebileceğine dikkat çeken Saray, şu uyarılardan bulundu:
“Sağlıklı kilo vermede yüzde 70 beslenme, yüzde 30 ise spor etkili. Beslenmenin önemi çok büyük. Karbonhidratı azaltarak protein, sebze ve meyve ağırlıklı beslenin. Akdeniz tipi beslenmeye geçmeniz gerekiyor. Bunu sporla desteklemeniz şart. Karantina süreci ve ramazan ayı ile birlikte çok hareketsiz kaldık. Bu süreçte evde yapılacak egzersizlere de yönelmeniz gerekiyor. Su tüketimi de çok önemli. Ramazan ayında su tüketimi azaldı. Günde 2-2.5 litre su içmelisiniz. Sıcaklığın da arttığı şu günlerde su tüketime dikkat edin. Yaz geldi meyve çeşitliliği arttı. Ancak meyce deyip geçmeyin porsiyon kontrolüne dikkat edin. Çünkü erik, çilek masum görünüyor ancak 12 erik, 10 çilek şeklinde tüketmeliyiz. Yanında çiğ fındık, badem ya da ceviz tokluk süresini artıracaktır.”

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

TBMM’de idam cezasına ilişkin 81 sayfalık rapor

Meclis Araştırma Hizmetleri Başkanlığı, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yeniden gündeme getirdiği idam cezasına ilişkin, ‘Türk Hukukunda …

Yayınlanma tarihi

-

Meclis Araştırma Hizmetleri Başkanlığı, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yeniden gündeme getirdiği idam cezasına ilişkin, ‘Türk Hukukunda Ölüm Cezası’ başlıklı 81 sayfalık bir rapor hazırladı. Raporda, ölüm cezasının Türkiye Cumhuriyeti anayasaları ve kanunlarındaki seyri incelendi.

İlk ölüm cezası 1920’de kanuna girdi

Milliyet’ten Önder Yılmaz’ın haberine göre ölüm cezasının uluslararası hukuktaki yeri, Türkiye’nin tarafı olduğu sözleşmeler bağlamında ele alındı ve idamın kaldırılma süreci incelendi.

Rapora göre Türk hukukunda ilk ölüm cezası, 29 Nisan 1920 tarihli ‘Hıyaneti Vataniye Kanunu’nda “Bilfiil hıyaneti vataniyede bulunanlar salben (asılarak) idam olunur ifadesiyle” yer buldu.

Bugüne kadar TCK’da toplam 28 idam maddesi

İlk çıkarıldığı 1 Mart 1926’dan bugüne kadar değiştirilerek gelen Türk Ceza Kanunu’nun ilk halinde 14 maddede idam cezası öngörüldü. Yıllar içinde idam cezasına ilişkin hükümler genişletilerek 28 maddeye kadar çıktı. 26 Eylül 2004’te ise 1926 tarihli TCK yürürlükten kaldırıldı.

TBMM, 1984’ten itibaren hiçbir ölüm cezasının infazını onaylamadı

Kesinleşen ölüm cezalarının yerine getirilmesine karar verme yetkisi 1924, 1961 ve 1982 anayasalarıyla TBMM’ye verildi. Özel af yetkisi de bulunan TBMM, 1984’ten itibaren hiçbir ölüm cezasının infazını onaylamadı.

Raporda idamların askeri rejim dönemleri ve siyasi saiklerle yapılması, “1984’ten sonra, mahkemelerce verilen ölüm cezalarına karşı Meclis, verilen ölüm cezalarının infaz edilmemesi yönünde bir eğilim göstermiş ve ölüm cezalarının infazına yönelik kanun çıkarılmamıştır. 1984 öncesi döneme bakıldığında da ölüm cezasının en çok, ülkede yaşanan askeri rejim dönemlerinde ve siyasi saiklerle infaz edildiği görülmektedir” ifadeleriyle anlatıldı.

TBMM’nin ilk idam onayı 21 Ekim 1920’de

TBMM’nin ölüm cezasının yerine getirilmesine ilişkin kararları ve kabul ettiği kanunlar da tek tek sıralandı. Verilere göre, TBMM ilk idam onayını 21 Ekim 1920’de verdi. Maden Bidayet Mahkemesi tarafından iki kişi hakkında onaylanan idam kararının gerekçesi, ‘Hiyaneti Vataniye’ olarak belirtildi.

TBMM’nin onayladığı idamların gerekçeleri, ‘Vatana ihanet, düşman tarafına geçme, gasp, öldürme, işkence ile öldürme, ırza geçme şeklinde’ sıralandı.

Raporda Atatürk ve Menderes maddeleri

Raporda Mustafa Kemal Atatürk’e suikast girişimi nedeniyle iki kişi hakkında 12 Ocak 1928’de onaylanan idam kararı ile İzmir’de Teğmen Kubilay’ın başının kesilerek bayrak direğine takılmasını içeren isyan girişimi nedeniyle 2 Şubat 1931’de 28 kişinin idamına ilişkin onay kararı dikkat çekti.

Adnan Menderes ve iki bakana ilişkin Yüksek Adalet Divanı’nın, ‘anayasayı ihlal’ gerekçesiyle verdiği idam kararı ve 15 Eylül 1961 tarihli Milli Birlik Komitesi onayı da raporda yer aldı. Meclis, son idam onayını 4 Ekim 1984’te İlyas Has adlı kişiye yönelik olarak ‘anayasal düzeni zorla değiştirmeye teşebbüs’ gerekçesiyle verdi.

2004’te tamamen kaldırıldı

Raporda, Türk hukukunda ölüm cezasının kaldırılma süreci de detaylarıyla anlatıldı. İdam cezasının infaz edilmemesine ilişkin ilk adım 2001’de anayasada yapılan değişiklikle atıldı. Bu düzenlemeyle ‘savaş, savaş tehdidi ve terör suçları halleri dışında ölüm cezası verilemeyeceği’ öngörüldü. Bu değişiklikten sonra, 2002’de mevzuattaki ölüm cezaları ‘müebbet ağır hapis cezasına’ çevrildi.

Ardından Türkiye, AB’ye uyum sürecinde 2003’te, 1985’te yürürlüğe girmiş olan ve ‘savaş zamanı ya da yakın savaş tehdidi’ dışında ölüm cezasını kaldıran Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine Ek Ölüm Cezasının Kaldırılmasına İlişkin 6 No’lu Protokol ile ‘Ölüm Cezasının Her Koşulda Kaldırılmasına İlişkin 13 No’lu Protokol‘ü onayladı.

2004’te 5170 sayılı Kanun ile ölüm cezası Anayasa’dan tümüyle çıkarıldı.

Kaynak: Sputnik TR

Devamını oku

GENEL

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: Kınıyorum, telin ediyorum, lanetliyorum

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Yunanistan’da yayın yapan bir gazetenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkındaki manşetine tepki …

Yayınlanma tarihi

-

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Yunanistan’da yayın yapan bir gazetenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkındaki manşetine tepki gösterdi. Kalın, “Bunu en şiddetli bir şekilde kınıyorum, telin ediyorum, lanetliyorum. Çünkü bu atılan başlığın basın özgürlüğü ile ifade hürriyeti ile uzaktan yakından bir ilgisi yok. Bu bir provokasyondur” dedi.

‘Macron’un Türkçe tweet atması sempatik bir adım’

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Türkçe tweet atmasına da değinen Kalın, “Sayın Macron’un Türkçe bir mesaj yayınlaması güzel, sempatik bir adım. Ama lafızdan çok mana önemli. Kastedilenin ne olduğu ve bunun hangi siyasi stratejik çerçeveye oturduğuna da bir bakmak gerekiyor. Benim kanaatimce Sayın Macron dünya siyasetini doğru okumuyor” ifadelerini kullandı.

 

Kaynak: Sputnik TR

Devamını oku

GENEL

FETÖ’den gözaltına alınan 131 şüpheliden 94’ü tutuklandı

İstanbul merkezli 34 ilde Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) yapılanmasına yönelik operasyonda gözaltına alınan 131 …

Yayınlanma tarihi

-

İstanbul merkezli 34 ilde Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) yapılanmasına yönelik operasyonda gözaltına alınan 131 kişiden 94’ü tutuklandı. 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, 16 Eylül’de İstanbul merkezli 34 ilde düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 2’si binbaşı, 6’sı yüzbaşı, 4’ü üsteğmen, 6’sı asteğmen, 31’i astsubay ve 82’si uzman çavuş, toplam 131 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı. 

Şüphelilerden 36’sı, emniyetteki işlemlerinin ardından serbest kaldı. 

Sağlık kontrolünden geçirilerek adliyeye sevk edilen 95 zanlıdan 94’ü tutuklanırken, 1’i de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, FETÖ’nün çeşitli yapılanmalarında yer aldıkları iddiasıyla 82’si muvazzaf, 50’si TSK’den ihraç ve emekli olmak üzere 132 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti. 

İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, şüphelilerin yakalanması için 16 Eylül’de İstanbul merkezli 34 ilde eş zamanlı operasyon düzenlemiş, 131 şüpheli gözaltına alınmıştı. 

Firari durumdaki 1 zanlının da yakalanması için çalışmaların sürdüğünü bildirildi.

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR