Takip Edin

KÜLTÜR SANAT

Sümela Manastırı’nda UNESCO Dünya Miras Listesi hedefi

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu, yaptığı yazılı açıklamada Trabzon’da turizmin geliştirilmesi ve 12 aya yayılması …

Yayınlanma tarihi

-

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu, yaptığı yazılı açıklamada Trabzon’da turizmin geliştirilmesi ve 12 aya yayılması noktasında çalışmaları sürdürdüklerini kaydederek, amaçlarının tarihi ve doğal güzellikleri ile ünlü Trabzon’u çekim merkezi haline getirmek olduğunu ifade etti.

Uzungöl’ün cazibesini daha da artırmak için çalıştıklarına dikkati çeken Zorluoğlu, Uzungöl’ün Çevre Rehabilitasyon Projesi’nin 1’inci etap çalışmaları kapsamında, gölün çevresinde peyzaj çalışmaları ile tretuvar ve aydınlatma düzenlemesi yapıldığını 2’nci etap proje çalışmalarının da sonuna gelindiğini kaydetti.

Zorluoğlu, Uzungöl’de çok daha yeşil bir göl çevresi oluşturmaya çalıştıklarını vurgulayarak, “Hedefimiz 2022 yılı sonuna gelindiğinde daha farklı bir Uzungöl ortaya çıkarmak. Bu seneden itibaren hem işletmeci olarak hem de zabıta ve güvenlik birimlerimizle 7/24 bölgede var olacağız” ifadelerini kullandı.

Sümela Manastırı, önemli bir destinasyon olacak
Sümela Manastırı’na yapılması planlanan teleferik projesinin tamamlandığını aktaran Zorluoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu: “Birinci ayağı vadinin içerisinden başlıyor ve Sümela’ya uzak ancak yüksekçe bir noktaya ulaşıyor. İkinci ayağı ise Sümela’ya yakın bir noktaya sizi taşıyor, dolayısıyla iki duraklı bir teleferik sistemi. Başlattığımız süreçle önümüzdeki yıllarda Sümela Manastırı’nın Dünya Mirası Listesi’ne alınmasıyla ilgili çalışmayı tamamlayacağız ve Sümela Manastırı artık dünyada çok daha bilinen, ziyaretçilerin gelmeyi daha çok arzu edecekleri bir destinasyon haline gelmiş olacak.”

Zorluoğlu, dünyanın en uzun ikinci mağarası kabul edilen Çal Mağarası’nda da acil durum planına göre kamera sistemi, aydınlatma sistemleri, alarm sistemleri ve acil durum çıkış noktalarında düzenlemeler yapıldığına dikkati çekerek, çalışmalar sonrasında mağaranın her açıdan çok daha cazip hale geleceğini bildirdi.

Atatürk Köşkü’nde 2014 ve 2016 yılları arasında kısmi çalışmalar yapıldığına vurgu yapan Zorluoğlu, uzmanlardan oluşturulan komisyonla birlikte restorasyon çalışmaları yapılan köşkü daha güzel bir noktaya taşıyacaklarını aktararak, “Salgın sürecine rağmen Atatürk Köşkü yerli ve yabancı turistlerimiz tarafından bu yıl da büyük ilgi gördü. Yeni turizm sezonunda pandeminin etkisinin de azalmasıyla Atatürk Köşkü’nün daha çok misafire ev sahipliği yapacağına inanıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Zorluoğlu, yerli ve yabancı turistlerin şehir merkezindeki uğrak yeri olan Boztepe’yi bambaşka bir kimliğe kavuşturmak istediklerini ifade ederek, bölgeyi estetik açıdan güzelleştirip halkın daha çok yararlanacağı bir mekan haline getireceklerini kaydetti.

“KIZLAR MANASTIRI’MIZ DA ÖNEMLİ BİR DESTİNASYON MERKEZİMİZ OLACAK”

Restorasyonu tamamlanan önemli turizm destinasyonlarından Kızlar Manastırı’nın mülkiyetinin 2019 yılının aralık ayı itibarıyla Büyükşehir Belediyesine devredildiğini anımsatan Zorluoğlu, şöyle devam etti: “Kızlar Manastırı’mız, yeni yüzüyle müzikten tiyatroya, resimden edebiyata, sanatın her alanında, kültür sanat merkezi olarak turizme katkı sağlayacak. Salgın süreci olmasaydı çalışmaları tamamlanan ve gece ışıklandırması da yapılan Kızlar Manastırı’nı çoktan hizmete açmış olacaktık. Açılışını yaptığımızda Kızlar Manastırı’mız da önemli bir destinasyon merkezimiz olacak.”

Zorluoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararıyla korunan alan olarak ilan edilen Barma Yaylası’nda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile birlikte Doğa Eğitim Müzesi, ahşap seyir terasları ile yürüyüş yolları çalışması gerçekleştirildiğini ve projeyi 2021 yılının ağustos ayında bitirmeyi hedeflediklerini belirtti.

Kaynak: NTV

KÜLTÜR SANAT

Zeus Sunağı’nı geri getirmek için İzmir’den büyük hamle

Bergama Antik Kenti’nden, 1869-1878 arasında kaçak kazılarla kaçırıldığı Osmanlı arşiv kayıtlarında ortaya çıkan Zeus Sunağı’nın geri …

Yayınlanma tarihi

-

Bergama Antik Kenti’nden, 1869-1878 arasında kaçak kazılarla kaçırıldığı Osmanlı arşiv kayıtlarında ortaya çıkan Zeus Sunağı’nın geri getirilmesi için İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Bergama Belediyesi ortak bir çalışma başlattı. İzmir Büyükşehir Belediyesi daha önce meclis kararı alarak eserin iadesini istemişti. Bu konuda doğru yapılması gerekenleri tespit için arama konferansları başlatıldı.

İlki geçtiğimiz günlerde Bergama Kültür Merkezi’nde yapılan konferansta eserlerin ülkemizden nasıl kaçırıldığını ortaya koyan belgeleri Osmanlı arşivlerinde tespit eden Prof. Dr. Ali Sönmez, Bergama Dikili yolunun mühendisi Alman Carl Humann’ın 1869-1878 yılları arasında sunağın büyük bölümünü kaçak yollarla Berlin’e götürdüğüne, daha sonraki yıllarda da Müze-i Hümayun Müdürü Alman Dethier’in yardımıyla alınan izinlerle geri kalanının taşındığına dikkat çekti.

“ANAVATANINA GETİRECEĞİZ”

Hürriyet’ten Ömer ERbil’in haberine göre, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer toplantıda yaptığı konuşmada, “Bu eseri anavatanına geri getireceğiz ve köklerine kavuşturacağız. Bu bir yolculuk, önümüze birçok hukuki ve siyasi engel çıkacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ile koordinasyon içinde olacağız. Birlikte hareket edersek sonuca yakınlaşacağımızı biliyoruz” dedi.

Bergama Belediye Başkanı Hakan Koştu da şunları söyledi: “Uzun yıllardır Almanya’da bulunan bu eser anayurduna dönmeli. Bu süreçte yerel yönetimler olarak irademizi ortaya koyduk. Zeus Sunağı’nı Bergama’ya getireceğiz.”

BAKANLIK DESTEKLİYOR

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kaçakçılıkla Mücadele Şube Müdürü Özgür İrkin, son yıllarda bakanlığın eserlerin iadesi noktasındaki hassasiyetini ve başarısını anlatarak Kültür Bakanlığı’nın her türlü desteği vermeye hazır olduğunu söyledi.

Kaynak: NTV

Devamını oku

KÜLTÜR SANAT

Cezeri’den ilhamla Robotik Raks

Gedik Sanat, beşinci projesinde ilginç bir performansa imza atıyor ve Roboweld Robot teknolojileri markasıyla birlikte dans ve müziği bir araya …

Yayınlanma tarihi

-

Gedik Sanat, beşinci projesinde ilginç bir performansa imza atıyor ve Roboweld Robot teknolojileri markasıyla birlikte dans ve müziği bir araya getiriyor. Projede İDOB Baş koreografı Ayşem Sunal Savaşkurt’un hazırladığı koreografiyle İDOB Baş Dansçısı İlke Kodal’ın performansı, robotlarla bir araya gelerek teknolojik dönüşüme mercek tutuyor.

Dönüşen ve değişen dinamiklere çağdaş sanat yaklaşımıyla mercek tutan dijital Robotik Raks, tarih, bilim, teknoloji, dans ve müziği bir araya getirdiği çalışmasında izleyiciyi çok yönlü düşünmeye yönlendiriyor. Projenin müziği ise, 12. yüzyılda yaşamış Müslüman alim El Cezeri’nin ilk robotik üretimlerinden esinlenilerek Mehmet Can Özer tarafından bestelendi. Özer, Cenevre ve Zürih Konservatuvarlarında yaptığı akademik çalışmalar neticesinde «Aşure» adını verdiği bir müzik yazım biçimiyle eserlerini hazırlıyor.

12.yüzyılla günümüz arasında sorgulayıcı bir köprü kuran Robotik Raks, 25 Şubat akşamı dijital olarak izleyiciyle buluştu. Fakat projeyi izlemek isteyenler için bir fırsat daha var. Robotik Raks, Gedik Sanat’ın Youtube kanalı üzerinden izlenebilecek. Bu ilginç projeyi Gedik Sanat Proje Koordinatörü Begüm Özay ve besteci Mehmet Can Özer’den dinledik..

Mehmet Can Özer

Robotik Raks projesi nasıl doğdu?

Begüm Özay: Gedik Eğitim ve Sosyal Yardım Vakfı’na bağlı olarak çalışmalarını sürdüren Gedik Sanat, Gedik Kaynak bünyesindeki Roboweld marka robotlardan esinlenerek bu çalışmayı oluşturdu. 12. yüzyıl ile 21. yüzyıl arasında bir bağ oluşturmak isteyen bu çalışmada Gedik Kaynak Roboweld robotları; Mehmet Can Özer’in elektro akustik bestesi, Ayşem Sunal Savaşkurt’un koreografisi, İlke Kodal’ın dans performansı ile buluştu.

TEKNOLOJİNİN DÖNÜŞÜMÜNÜ GÖSTERMEK İSTEDİK

Robotlarla bir araya gelerek teknolojik dönüşüme mercek tutuyor Robotik Raks. Dans gibi fiziki bir performansı robotik bir dille anlatmak nasıldı?

Begüm Özay: Sanayi devriminin 4-0 şeklinde tanımlanan sürecinde robotlar ve insanlar kolaboratif bir şekilde ortak çalışma yürütmektedir. Buna bağlı olarak İlke Kodal robotlarla ortak bir dans performansı gerçekleştirmiştir. Teknolojinin yaşamın bir parçası olarak dönüşümünü dans ve robotların birlikteliği ile göstermek istedik.

Proje Cezeri’nin robotik çalışmalarından esinlenerek üretilmiş. Nasıl esinlendiniz Cezeri’den?

Mehmet Can Özer: Gedik Sanat tarafından aldığım eser siparişi, onların robotlarının dünya lansmanı için bir proje olacaktı. Ben de El-Cezeri’den bahsettim, aslında bu topraklarda neredeyse 1000 yıldır böyle bir heves ve uygulama olduğu için. Cezeri’nin asıl önemi otomaton (robot) yapması değil, ki bu ondan da yaklaşık 1000 sene öncesine giden bir çalışma. Onun tarihte ilk kez yaptığı, robotların birbirleriyle etkileşimini sağlamak, kısacası bilinmediği üzere sibernetiğin babası olması.

ZENGİN KÜLTÜRÜMÜZ MÜZİĞİN DİLİNDE

Cezeri’nin yapıtları bu projeye nasıl ilham verdi? Aynı zamanda projeyi nasıl şekillendirdi?

Mehmet Can Özer: Cezeri’nin “Kitab-ül Hiyel” adlı eserindeki otomaton çizimleri, bunların işlevleri benim hayal gücümü tetikledi. Buradan hareketle 3 bölümlük bir eser besteledim. Robotlar tamamen kaldıraç prensipleriyle çalışıyor, dolayısıyla kullandığı malzemelerin yani ahşap, su ve metal seslerini başkalaştırarak bu müziği besteledim. Sesleri başkalaştırmak ve yeniden üretmek için kendi yazılımım olan “Aşure”yi kullanıyorum ve geliştiriyorum, yaklaşık 14 senedir onunla yüzlerce konser verdim dünyada. Benim temel heveslerimden biri, bu toprakların zengin kültürü ve kültürler arası etkileşimlerini kendi müzik dilimde eritmek olarak özetlenebilir.

Kaynak: Yeni ŞAFAK

Devamını oku

KÜLTÜR SANAT

‘Kusursuz kulak’ Bager, karla kaplı Muş Ovası’nda piyano çaldı

Murat Paşa Mahallesi’nde yaşayan doğuştan görme engelli ve “absolut” (kusursuz) kulağa sahip Çalışcı, kendini geliştirmek için çalışmalarını …

Yayınlanma tarihi

-

Murat Paşa Mahallesi’nde yaşayan doğuştan görme engelli ve “absolut” (kusursuz) kulağa sahip Çalışcı, kendini geliştirmek için çalışmalarını sürdürüyor.

Yeteneğini keşfeden kendisi gibi görme engelli müzik öğretmeni Caner Keser’in desteğiyle köyde konser veren Çalışcı, karla kaplı arazide ağacın altında piyano çalma hayalini babasına iletti.

Bunun üzerine oğlunu Muş Ovası’na getiren baba Çalışcı, bir ağacın altında piyano çalmasını sağlayarak, mutluluğuna ortak oldu.

“Kusursuz kulak” Bager’in dokunuşlarıyla piyanonun tuşlarından yükselen melodiler, ovanın geniş arazilerinde doğanın sessizliğiyle bütünleşti.

“BU ORTAMDA PİYANONUN SESİ HARİKAYDI”

Çalışcı, AA muhabirine, doğada sessiz bir yerde piyano çalma hayalini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadığını söyledi.

Piyanoyu çok sevdiğini ve iyi eğitim alarak başarılı bir piyanist olmak istediğini anlatan Çalışcı, “Bunun için bir yolculuğa çıktım. Güzel hayallerim var. Kimseye yük olmadan kendi ayaklarım üstünde durarak bunları gerçekleştirmek istiyorum. Babam bana karın nasıl yağdığını anlattı. Ben de bozkırda, bembeyaz, karla kaplı alanda bir ağacın altında piyano çalmak istediğimi söyledim. Bu hayalimi gerçekleştirdim. Bu ortamda piyanonun sesi harikaydı. Beni heyecanlandırdı. Çok mutlu oldum. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a da piyano çalmayı çok istiyorum.” şeklinde konuştu.

“OĞLUMUN HAYAL ETTİĞİ GİBİ BİR YERE GELDİK”

Baba Çalışcı ise piyano sesinin doğada nasıl yankı bulacağını merak eden oğlunun isteğini yerine getirdiğini belirtti.

Oğlunun hayallerini gerçekleştirmesi için elinden gelen desteği vereceğini aktaran Çalışcı, şunları kaydetti:

“Oğlumun hayal ettiği gibi bir yere geldik. Ona bembeyaz bir ovanın ortasında ve bir ağacın altında olduğumuzu anlattım. Çok heyecanlandı ve uzun süre piyano çaldı. Sessiz ortamda nota seslerinin kulağına nasıl geleceğini öğrenmek istiyordu. Bu tür ortamların kulağını, beynini geliştireceğine inanıyoruz. Çok yetenekli bir çocuk. Bazen yerde uzanıp başını ellerinin arasına alarak saatlerce kafasındaki sesleri dinler. Sonra kalkıp piyanoyla bestesini çalar. Sanki daha önce yaptığı beste üzerinde saatlerce çalışmış gibi net bir çalışma çıkarır. Burada yaptığımız etkinlik onun bu yolculuğundaki çalışmalarına ışık tutacak.”

 

 

KAYNAK: AA

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR