Takip Edin

GENEL

Son dakika haberi: Erdoğan Demokrasi Adası’nda! Tarihi konuşma için geri sayım

Son dakika haberi: Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vesayetten Demokrasiye Milli İrade Sempozyumu”nda önemli açıklamalarda bulunacak. Gelen bir son …

Yayınlanma tarihi

-

Cumhurbaşkanı Erdoğan,  “Vesayetten Demokrasiye Milli İrade Sempozyumu”nda önemli açıklamalarda bulunacak.

Gelen bir son dakika haberine göre; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Demokrasi ve Özgürlükler Adası’na geldi. Erdoğan, 12 Eylül’ün yıl dönümünde sempozyuma katılacak.

VESAYETTEN DEMOKRASİYE

Türkiye’deki darbeler ile darbe yargılamalarının tartışılacağı “Vesayetten Demokrasiye Milli İrade Sempozyumu” düzenlenecek. Cumhuriyet tarihinin en karanlık dönemlerinden birine ev sahipliği yapan Yassıada, 27 Mayıs 1960 darbesinin 60. yılında yenilenerek “Demokrasi ve Özgürlükler Adası” adıyla halka açılmıştı. Adadaki ilk program ise yine Türkiye demokrasi tarihinde kara bir leke olarak yer alan 12 Eylül darbesinin 40. yıl dönümünde düzenlenecek. Adalet Bakanlığı’nca “Vesayetten Demokrasiye Milli İrade Sempozyumu” düzenlenecek.

Açılış konuşmalarını takiben program iki oturum şeklinde gerçekleşecek. Sempozyumun birinci oturumunda, “Türkiye’nin Demokrasi Tarihi ve Darbeler”, ikinci oturumunda ise “Türkiye’de Darbe Dönemi Yargılamaları ve Demokrasiye Etkileri” konuları ele alınacak. Alanında uzman akademisyenler tarafından konular ele alınıp tartışılacak.

Sempozyumun açılışına, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, MHP lideri Devlet Bahçeli, eski Başbakan Tansu Çiller, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ve DP Genel Başkanı Gültekin Uysal ile milletvekilleri, yüksek yargı temsilcileri, akademisyenler ve STK temsilcileri katılacak. Darbe yargılamalarıyla hukuk cinayetlerinin işlendiği adada gerçekleştirilecek tarihi program önemli bir buluşma olacak. Bu programla ada ‘Demokrasi ve Özgürlükler Adası’ olarak yeni bir döneme başlayacak.

 

Kaynak: Haber7

GENEL

Skandal sözlere Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’tan sert tepki!

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, yaptığı yazılı açıklamada, Başpiskopos İeronimos’un katıldığı televizyon programında İslam ve Müslümanlarla …

Yayınlanma tarihi

-

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, yaptığı yazılı açıklamada, Başpiskopos İeronimos’un katıldığı televizyon programında İslam ve Müslümanlarla ilgili hakaret içeren ifadelerine tepki gösterdi.

Erbaş, “Yunan Başpiskoposu İeronimos’un geçtiğimiz günlerde verdiği demeçte, Yüce dinimiz İslam’ı ve Müslümanları hedef alan iftiralarla dolu mesnetsiz ifadelerini şiddetle kınıyorum. Söz konusu açıklama, toplumu kışkırtarak, insanları yüce dinimiz İslam’a karşı kin, düşmanlık ve şiddete sevk etmektedir. Bir dinin temsilcisi olanların, insanları barış, birlikte yaşama ve hoşgörü içeren mesajlarla dünya insanlarını kavga ve çatışmadan uzak, barış içerisinde insanlık ortak paydasında birlikte yaşamayı teşvik eden bir söylem üretmesi gerekirken, üstlendiği misyona yakışmayan açıklamalarda bulunmasının çok talihsiz ve kabul edilemez olduğunu ayrıca Hristiyan dünyasının bu hastalıklı bakış açısına karşı gelmesi gerektiğini de ifade etmek istiyorum. Müslümanları ötekileştirmeyi hedefleyen bu tarz söylemler, Müslümanlara karşı ırkçı bakış açısını beslemekte, canlarına ve ibadethanelerine saldırılara dönüşmektedir” dedi.

‘İSLAM BARIŞ DİNİDİR’

Erbaş, barış ve huzurun hâkim kılınması için gayret sarf etmesi gereken din adamlarının en önemli vazifesinin bir arada yaşama kültürüne katkı sağlamak olması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“İnsanlık tarihinde diğerini ötekileştirmeyen davranış, söylem ve tutumlar her zaman değerli olarak kalacak, inananların sağduyusu bu tür söylemlere karşı her zaman galip gelecektir. İnsanlığa barış̧, huzur, esenlik, merhamet, şefkat, adalet ve fazilet aşılamanın yolu çatışmak değil, birlikte yaşama ahlakını yeniden yaşanır hale getirmekten geçmektedir. İslam Medeniyeti her zaman, farklı dinlerden, kültürlerden insanları asırlar boyunca bir arada yaşamasına imkân vermiş ve herkese inancına göre yaşama hakkını sağlamış büyük bir medeniyettir. Bu vesilesiyle, bir kez daha hatırlatıyorum ki; İslam dini, insanlığın ahlak, merhamet, adalet, barış, esenlik gibi ulvi değerlerle buluşmasını amaç edinen bir barış dinidir.”

YUNAN BAŞPİSKOPOS NE DEMİŞTİ?

Yunanistan Başpiskoposu İeronimos, OPEN TV kanalında katıldığı Yunanistan’ın kurtuluş savaşı ile ilgili bir programa katıldı.

“İSLAM BİR DİN DEĞİL”

İeronimos katıldığı programda “İslam’ın bir din olmadığını” ve “Müslümanların savaş yanlısı insanlar olduğunu” söyledi.

Elinde kurtuluş savaşından kalma olduğunu söylediği  bir silah ve bazı kutsal emanetlerle kamera karşısına geçen İeronimos “İslam, onun insanları din değil, siyasi bir parti, siyasi bir arzu ve savaş insanları, yayılmacılığın insanlarıdır. İslam’ın özelliği bu. Muhammed’in öğretileri de bunu söylüyor.” ifadelerini kullanmıştı.

 

Kaynak: Haber7

Devamını oku

GENEL

Covid-19 aşısı yaptıran sağlık çalışanı sayısı 700 bini geçti

Koronavirüs Bilim Kurulunun tavsiyeleri doğrultusunda, Sağlık Bakanlığınca belirlenen “Covid-19 Aşısı Ulusal Uygulama Stratejisi”ne göre, 14 …

Yayınlanma tarihi

-

Koronavirüs Bilim Kurulunun tavsiyeleri doğrultusunda, Sağlık Bakanlığınca belirlenen “Covid-19 Aşısı Ulusal Uygulama Stratejisi”ne göre, 14 Ocak Perşembe ülke genelinde başlatılan aşılama çalışmalarına devam ediliyor. Bu kapsamda öncelikle sağlık çalışanlarının aşılanması sürdürülüyor.

Aşılamanın dördüncü gününde 700 binden fazla sağlık çalışanı Sinovac firması tarafından üretilen CoronaVac aşısının ilk dozunu oldu.

Ankara Şehir Hastanesi’ndeki 130 aşı uygulama odasında sağlık görevlileri aşılanıyor.

SAĞLIK GÖREVLİLERİ AŞI YAPTIRMAYI TAVSİYE EDİYOR

Röntgen teknisyeni Fatma Sevran, aşı uygulama sürecinin gayet iyi geçtiğini ve sadece ufak bir iğne ağrısı hissettiğini belirterek, “Covid-19 geçirmiştim. Nasıl bir sıkıntı yaşadığımı biliyorum. Aşı geldiğini duyunca sevinerek geldim.” ifadelerini kullandı.

Sevran, tekrar hastalanmamak için aşı yaptırdığını dile getiren, “Herkese de tavsiye ederim. Herhangi bir sıkıntı yok.” dedi.

Hemşire Cihan Kaya da 5 ay önce Covid-19’a yakalandığını, ilk başlarda sürecin çok sancılı geçtiğini, ateş ve diğer belirtilerin olduğunu söyledi.

Aşının tek çare olduğunu düşünüp uygulamaya katılmaya karar verdiğini anlatan Kaya, “Aşı olurken herhangi bir ağrı vesaire olmadı. Şu an için bir sıkıntı yaşamadım. Toplumsal bir sorumluluk, aşıyı olmamız gerekiyor. Başka bir çaremiz yok. Şu an için bu hastalıktan başka türlü kurtulma yolumuz yok. O yüzden aşı olmak gerekiyor.” diye konuştu.

Sağlık görevlileri aşı olmalarının ardından özçekim yaptı.

İKİNCİ DOZ UYGULAMASI, 28 GÜN SONRA YAPILACAK

Türkiye’deki yaklaşık 1 milyon 100 bin sağlık çalışanının aşılanmasının ardından yaşlı, engelli, koruma evleri gibi yerlerde kalan ve çalışanlar aşılanacak. Bu grubu 65 yaş ve üstü bireyler izleyecek.

İlk dozun uygulanmasından 28 gün sonra aşının ikinci dozu uygulanacak. MHRS ve e-Nabız hesabı üzerinden randevu kontrol edilebilecek veya değiştirilebilecek.

Kaynak: NTV

Devamını oku

GENEL

Eğitimde yeni dönem: Öğrencilerin kaderini belirleyecek taslak Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunuldu

Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu, öğrencilere 21. yüzyıl yetkinliklerinin kazandırılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı …

Yayınlanma tarihi

-

Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu, öğrencilere 21. yüzyıl yetkinliklerinin kazandırılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Politika Belgesi Taslağı’nı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sundu.

Kurulun Twitter hesabından yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunulan belgenin içeriğine ilişkin bilgi verildi.

Belgede, öğrencilere 21. yüzyılda kazandırılması gereken yetkinliklere ilişkin politika önerilerinin ortaya konulduğu ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Bu çerçevede, eğitim yaklaşımı ve ders kitaplarının yeniden ele alınması, ölçme ve değerlendirme süreçlerinin üst düzey düşünme ve ürün ortaya koyabilmeyi destekleyecek biçimde kurgulanması, öğrencilerimizin teknolojinin güvenli ve doğru kullanımı konusunda bilinçlendirilmesinin yanı sıra yazılım ve kodlama gibi beceriler edinerek teknolojinin yalnızca tüketicisi değil, aynı zamanda üreticisi olabilmelerinin sağlanması, öğretmen, öğretim elemanları ve eğitim yöneticilerinin liyakat prensibi çerçevesinde yetiştirilmesi, atanması ve mesleki gelişimlerinin sağlanması, paydaşlarla iş birliğine yönelik olarak, iş dünyasıyla yoğun etkileşim, sektörle bütünleşmiş okul modelleri, staj, öğrenci niteliklerini izleme, kurumlar arasında fiziki ve beşeri kaynakların ortak kullanımı gibi konularda yeni yaklaşımlar ve özgün uygulamaların geliştirilmesi, yetkinliklerin kazandırılması sürecinde etkin bir kalite takibi için temel eğitim ve ortaöğretim kademelerinde kalite güvence sisteminin oluşturulması gibi çeşitli hususlarda kapsamlı politika önerilerine yer verilmiştir.”

Kaynak: Yeni ŞAFAK

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR