Takip Edin

BİLİM TEKNOLOJİ

Rus fizikçilerden bilim dünyasını şaşırtan dedektör

Nükleer reaktörlerin izlenmesi alanında, yeni nesil nötrino dedektörleri geliştirilmesi için dünya çapında çok sayıda çalışma sürdürülüyor. Daha …

Yayınlanma tarihi

-

Nükleer reaktörlerin izlenmesi alanında, yeni nesil nötrino dedektörleri geliştirilmesi için dünya çapında çok sayıda çalışma sürdürülüyor. Daha etkili, daha uygun maliyetli ve daha kompakt olan yeni dedektörlerin hem ulusal ihtiyaçları hem de Uluslararası Atom Enerjsi Kurumunun (IAEA) ihtiyaçlarını karşılaması hedefleniyor. Mevcut nötrino dedektörleri, ‘ters beta bozunumu’na dayanırken, yeni dedektörlerde daha verimli, daha küçük mobil cihazlara olanak sağlayan ‘tutarlı nötrino-çekirdek elastik çarpışması’ yaklaşımı kullanılıyor. Bugüne kadar pratikte gözlemlenmemiş temel bir fizik süreci olan nötrinoların atom çekirdeği üzerindeki uyumlu saçılımı, süpernovanın ve evrenin evrimini keşfetmek için önem taşıyor.

Rus fizikçiler, deneylerde başarılı oldu

Rusya Ulusal Araştırmalar Nükleer Üniversitesinden (NRNU MEPhI) Rus fizikçiler, geçen eylül ayında nükleer reaktörlerin uzaktan izlenmesinin doğruluğunu neredeyse bin kat artıran bir dedektör geliştirmek için bir dizi deney gerçekleştirdi. NRNU MEPhI uzmanları, elastik tutarlı nötrino saçılımının ağır çekirdekler üzerindeki etkisine dayanan bir yaklaşıma dayanan yeni iki aşamalı emisyon dedektör ile nötrino kontrol yöntemini iyileştirmeyi başardı.
MEPhI ekibine göre bu araştırma, var olan cihazlara nazaran reaktörlere bin kat daha duyarlı bir nötrino dedektör elde edilmesine olanak sağlarken, nükleer enerji santrali reaktörüne benzeyen yüksek hacimli yapılar olan modern nötrino dedektörleri de küçük bir mobil cihaza dönüşebilecek. MEPhI ekibi, bu dedektörün ilk testlerini önümüzdeki yıl Kalinin Nükleer Santralinde yapmayı planlıyor.

Evrenin sırlarını keşfetmek için de kullanılabilecek

Bu çalışma, dünyanın en büyük nükleer liderlerinden biri olan Rusya Devlet Atom Enerjisi Kurumu Rosatom’un desteği ile gerçekleştiriliyor. MEPhI uzmanları, nükleer enerji kullanımını daha güvenli ve daha şeffaf hale getirecek dedektörün IAEA yönetiminin de dikkatini çektiğini kaydetti. Yeni dedektörün hassasiyetinin bilimsel amaçlarla pek çok yerde kullanılabileceğinin altını çizen uzmanlar, örneğin güneşin veya süpernovanın nötrino radyasyonunun analiz edilebileceğini, içlerinde meydana gelen süreçlerin daha iyi anlaşılabileceğini vurguladı.

“Reaktör çekirdeğinin merkezinde neler olup bittiğini anlayabiliriz”

Nötrinoların nükleer reaksiyonlar sırasında büyük miktarlarda üretilen temel parçacıklar olduğunu belirten Rusya Ulusal Nükleer Araştırmalar Üniversitesi Deneysel Nükleer Fizik Laboratuvarının Şefi ve Proje Yöneticisi Aleksandr Bolozdynya, “Nötrino radyasyonunu analiz ederek hem reaksiyonun izotopik bileşimini hem de şu anda reaktör çekirdeğinin merkezinde neler olup bittiğini anlayabiliriz” diye konuştu.

“Bu dedektör, nükleer enerjinin barışçıl amaçlarla kullanımını garanti altına alacak”

Ankara Üniversitesi Nükleer Bilimler Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Yücel ise yaptığı değerlendirmede, Rus fizikçilerin geliştirdiği dedektörü “inovatif bir buluş” olarak niteledi. Yücel, “Uzaktan nötrino ölçülmesi, dünyanın herhangi bir reaktörünün önceden belirlenmiş güvenlik ve emniyet kurallarına göre çalıştırılıp çalıştırılmadığı bilgisinin elde edilmesine olanak sağlayacaktır. Böylece nötrona dayalı çalışan tüm tesislerin amacı dışında kullanımı, nükleer emniyeti zaafa düşürecek iş ve operasyonlar anlık olarak tespit edilebilir. Bu dedektör, nükleer enerjinin barışçıl amaçlarla kullanımını garanti altına alacak teknolojik bir gelişme olacaktır. MEPhI’de yapılacak bu testler veya ORNL gibi diğer yüksek akılı nötron tesislerinde devam eden elastik tutarlı nötrino saçılım (ELSC) deneyleri ve yeni tip dedektör geliştirme faaliyetleri, aslında tüm dünya toplumlarının nükleer emniyeti açısından çok önemlidir” ifadelerini kullandı.

“Dedektör bilimde büyük gelişmelere yol açabilir”

Amerika Penn State Üniversitesi Araştırma Görevlisi Gökhan Çorak da MEPhI uzmanlarının geliştirdiği dedektörün nükleer emniyet alanında büyük gelişmelere yol açabileceğini kaydederek, “Nötrinoların radyasyon analizine göre reaktörün gövdesinde olup bitenleri, dolayısıyla reaktördeki yakıt oranını gözlemleyebiliriz” dedi.

Çorak’a göre, bu yöntem ile tasarlanacak detektör, bilim açısından büyük gelişmelere yol açabileceği gibi güneşte ve süpernovada olan nötrino tepkimelerinin daha iyi anlaşılabilmesinin de önünü açacak.

Nötrino, evrenin sırlarını barındırıyor

Çorak, nötrinonun ne olduğunu ve nasıl açığa çıktığını ise şöyle anlattı:

“Nötrinolar ışık hızına yakın hıza sahip, elektriksel olarak nötr olan ve kütlesi çok küçük olan temel parçacıklardır. Bu özellikleri sayesinde maddelerin içinden etkileşmeden geçebilmektedirler ve algılanmaları oldukça zordur. Nötrinolar nükleer reaktör tepkimelerinden, belirli atomların bozunmalarından, güneşte oluşan füzyon tepkimesinden ve kozmik ışınlardan oluşan nükleer reaksiyonlar sonucunda açığa çıkabilmektedirler. Üç tip nötrino ve her tip nötrinonun birer tane de karşı nötrinosu vardır. Nötrinoların sayılabilmesi, önemli nükleer reaksiyonların anlaşılabilmesinde önemli rol oynar.”

Diğer kozmik parçacıkların etkilerinden uzak olabilmek için genellikle yer altı madenlerinde inşa edilmiş, içi saf su ya da başka sıvılarla doldurulmuş depolar ve çevresindeki dedektörlerden oluşan nötrino gözlemevlerinde yapılan deneyler, bu gizemli parçacıklarla ilgili daha fazla bilgi sahibi olunmasına yardımcı oluyor. Maddeyle kolay kolay etkileşime girmeyen, kütlesi neredeyse sıfır olan ve milyarlarca yıldır evreni dolduran bu parçacık, kainat hakkında çok önemli bilgileri saklıyor. Bu nedenle nötrino deneylerinin gelecekte karanlık maddeden evrenin oluşumuna kadar pek çok sorunun cevabının bulunmasına yardımcı olabileceği öngörülüyor.

KAYNAK: NTV

BİLİM TEKNOLOJİ

HAVELSAN yeni tip denizaltıların ‘kalbini’ tamamladı

HAVELSAN, Yeni Tip Denizaltı Projesi’ndeki 6 denizaltı için stratejik süreçlerden birini daha geride bıraktı. Salgın döneminde de üretime yoğun …

Yayınlanma tarihi

-

HAVELSAN, Yeni Tip Denizaltı Projesi’ndeki 6 denizaltı için stratejik süreçlerden birini daha geride bıraktı. Salgın döneminde de üretime yoğun tempoda devam eden şirket, 6’ncı ve son denizaltıya ait Denizaltı Bilgi Dağıtım Sistemi’nin (DBDS) üretimlerini de tamamlayıp, fabrika kabul testlerini başarıyla gerçekleştirdi.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığının, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ihtiyacını karşılamak amacıyla yürüttüğü proje kapsamında, ilk denizaltı için DBDS geliştirmesine Eylül 2011’de başlandı. DBDS sistemlerinin geliştirme, üretim ve testleri için HAVELSAN’da 9 yıl boyunca ortalama 20 kişilik Donanım ve Gömülü Yazılım Geliştirme Ekibi emek verdi.

Son fabrika kabul testlerinin başarıyla sonuçlanmasıyla TCG PiriReis, TCG HızırReis, TCG MuratReis, TCG AydınReis, TCG SeydialiReis ve TCG SelmanReis denizaltıları için yürütülen DBDS çalışmaları tamamlanmış oldu.

Yeni Tip Denizaltı Projesi’nde, havadan bağımsız tahrik sistemli 6 denizaltının Gölcük Tersanesi Komutanlığında azami ölçüde Türk sanayisi katılımıyla inşa edilmesi amaçlanıyor. Denizaltının kalbi olarak nitelendirilen DBDS, harekat ortamının çok zorlu kriterlerini karşılamak üzere HAVELSAN’ın özgün ürünü olarak geliştirildi. DBDS, yeni eklenen kabiliyetleriyle dünya genelindeki benzerlerinin önüne geçmeyi de başardı.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyaçları kapsamında DBDS ile bütünleşik bir veri kayıt sistemi tasarlandı, yeni fonksiyonlara ait donanım ve yazılım güncellemeleri zamanında bitirildi ve teste tabi tutuldu.

Geçmiş dönemde yabancı firmalardan temin edilen sistemler, HAVELSAN mühendisleri tarafından ihtiyaçlara göre geliştirilebilir ve yenilikler kolaylıkla sisteme eklenebilir duruma getirildi.

Pakistan’da da testi geçti
Silah, sensör ve komuta kontrol birimlerinden oluşan Denizaltı Savaş Sistemi’nin entegrasyonunda kilit rol oynayan DBDS’nin veri akışını yedekli ve kesintisiz sağlaması sayesinde Reis sınıfı denizaltıların daha emniyetli seyir yapması ve harekat görevlerini en etkin şekilde icra etmesi mümkün olacak.

Yeni DBDS özellikleri sayesinde, harekat sırasında sistem üzerinden akan tüm görev kritik verilerin en az 50 gün kesintisiz kaydedilmesi ve depolanması sağlanabilecek. Ayrıca harekatta kaydedilen önemli veriler gemide veya sahilde incelenebilecek.

Gelişmiş özellikleriyle 2019 yılında yabancı denizaltı inşa ve modernizasyon programlarının dikkatini çeken DBDS’nin, Pakistan Deniz Kuvvetleri envanterindeki Agosta sınıfı denizaltıların modernizasyonunda da kullanılmasına karar verildi. Fabrika ve liman kabul testleri başarıyla tamamlanan projede, deniz kabul testi aşamasına gelindi.

YERLİ KATKI YÜZDE 75 SEVİYESİNİ BULDU
DBDS, 2012’de Türk Elektronik Sanayicileri Derneği Yenilikçilik Yaratıcılık Yarışması’nda birinci olan, 2013’te patenti alınan Gemi Veri Dağıtım Sistemleri ürün ailesinin üçüncü üyesi olarak dikkati çekiyor. DBDS ayrıca bir HAVELSAN markası olarak Türk Patent Enstitüsüne 2014’te tescil ettirildi.

Sistem, tasarımdan tümleştirmeye kadar yerli imkanlarla üretildi. DBDS sözleşmesi kapsamında yüzde 70 olarak öngörülen yerli katkı payı yüzde 75 seviyesine yaklaştı.

Denizaltı gemisindeki zorlu çevre koşullarında kullanılacağı için uzun ve kapsamlı dayanıklılık testlerine tabi tutulan DBDS, tüm bu süreçlerden başarıyla geçti.

DBDS, Türkiye’nin en önemli savunma projelerinden biri olan Yeni Tip Denizaltı Projesi için HAVELSAN tarafından gerçekleştirilen 3 proje paketinden birini oluşturuyor.

DBDS Projesi, biri karaya konuşlu test ortamında, 6’sı denizaltılarda olmak üzere toplam 7 set sistem üretimini kapsıyor. HAVELSAN, söz konusu denizaltı projesine, Savaş Yönetim Sistemi kapsamında 9 iş paketi ve Mk.48 torpido entegrasyonu ile de yerli katkı sağlıyor. Denizaltılar tamamlandığında Savaş Yönetim, Bilgi Dağıtım ve Torpido Atış Kontrol sistemleri gibi kritik bileşenlerde HAVELSAN mühendislerinin imzası olacak.

Devamını oku

BİLİM TEKNOLOJİ

Kozmonotlar yeni laboratuvara hazırlık için uzay yürüyüşü yaptı

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (UUİ) görevli 2 Rus kozmonot, 2021’de istasyona varması planlanan Rus laboratuvarının hazırlıkları için uzay …

Yayınlanma tarihi

-

Uluslararası Uzay İstasyonu‘nda (UUİ) görevli 2 Rus kozmonot, 2021’de istasyona varması planlanan Rus laboratuvarının hazırlıkları için uzay yürüyüşüne başladı.

Yaklaşık 7 saat süren yürüyüşte Sergey Rizhikov ve Sergey Kud-Sverçkov, istasyondaki en eski Rus bölümü Zarya’da akışkan regülatörünü zorlu bir cıvata nedeniyle yenileyemedi ancak anten kablosunun yerini değiştirmede kozmonotların şansları yaver gitti.

Anten kablosunun yerinin değiştirilmesi, Rusya’nın istasyonda uzay yürüyüşü için kullanılan eski Pirs modülünün, yeni Nauka laboratuvarına yer açılması için devreden çıkarılmasının ilk adımı olarak nitelendirildi.

Rus görev kontrol merkezi, uzay yürüyüşüne çıkan kozmonotlar tarafından daha önce için hiç kullanılmayan 11 yaşındaki Poisk hava hücresinden çıkış yapan Rizhikov ve Kud-Sverçkov’u kutladı.

Nauka’ya hazırlık amacıyla Rusya’nın kontrolünde birkaç uzay yürüyüşüne daha ihtiyaç duyulacağı belirtiliyor.

22 ton ağırlığında, 13 metre uzunluğundaki yeni laboratuvarın, Kazakistan’dan güçlü Proton roketiyle fırlatılması planlanıyor.

UUİ’ye gönderilmesi neredeyse 10 yıldır ertelenen araştırma laboratuvarının 2021 başında istasyona varması öngörülüyor.

İstasyona 4 kişilik astronot ekibi taşıyan SpaceX’in personel taşıyıcı mekiği Crew Dragon pazartesi günü hedefine ulaşmış, UUİ’nin nüfusu 7 kişiye yükselmişti.

ABD Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA), Rusya Federal Uzay Ajansı (Rocosmos), Avrupa Uzay Ajansı (ESA), Kanada Uzay Ajansı (CSA) ve Japon Uzay Araştırma Ajansının (JAXA) ortak projesi Uluslararası Uzay İstasyonu’nda, astronot ve kozmonotlardan oluşan 3’erli ekipler halinde 6 kişilik mürettebat dönüşümlü görev yapıyor.

KAYNAK: AA

Devamını oku

BİLİM TEKNOLOJİ

Twitter ünlü hacker’ı göreve getirdi

Twitter bir dönemin bilinen  hacker’larından Peiter Zatko’yu  önemli bir göreve getirdi.  İngiliz Guardian gazetesinde yer alan habere göre …

Yayınlanma tarihi

-

Twitter bir dönemin bilinen  hacker’larından Peiter Zatko’yu  önemli bir göreve getirdi. 

İngiliz Guardian gazetesinde yer alan habere göre, Twitter siber güvenlik sorumlusu olarak ‘Mudge’ lakaplı bilgisayar korsanını işe aldı.   

Aynı habere göre, mikro blog platformu Zatko’ya yapı ve uygulamalarda değişiklik önermesi için geniş bir yetki verdi. Zatko’nun 45 ila 60 günlük bir incelemeden sonra temel güvenlik işlevlerinin yönetimini devralması bekleniyor. 

Zatko’nun görevlendirilmesi Eylül ayında aralarında Kim Kardashian West, Barack Obama ve Elon Musk da bulunan 130 hesabın ele geçirilmesinin ardından geldi. 

90’lı yılların ünlü hacker’ıydı 

Zatko’nun siber dünyadaki kariyeri hacker olarak başladı. Zatko 1990’lı yıllarda Windows hackleme araçlarını yayınlamakla ün kazanan bir hack grubu olan Cult of the Dead Cow’ın liderleri arasında yer aldı. 

Daha sonra beyaz şapkalı hacker’lar kervanına katılan Zatko, ABD ordusunun araştırma geliştirme merkezi olarak kabul edilen DARPA ve Google’da çalıştı. 

Zatko Twitter’a transfwer olmadan önce elektronik ödeme girişimi Stripe’da görev alıyordu. 

Kaynak: Sputnik TR

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR