Takip Edin

POLİTİKA

Perinçek: İstanbul Sözleşmesi’ne kim karşı çıkıyorsa doğru yapıyor

Ulusal Kanal’da yayınlanan ‘Çıkış Yolu’ programında konuşan Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, son günlerde yeniden tartışmaya açılan …

Yayınlanma tarihi

-

Ulusal Kanal’da yayınlanan ‘Çıkış Yolu’ programında konuşan Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, son günlerde yeniden tartışmaya açılan İstanbul Sözleşmesi‘ni yorumladı.

“İstanbul Sözleşmesi Türkiye’nin başına zabıta dikiyor” diyen Perinçek, sözleşmeye karşı olduklarını açıklayarak “İstanbul Sözleşmesine kim karşı çıkıyorsa doğru yapıyor” ifadelerini kullandı.

Perinçek ayrıca, İstanbul Sözleşmesi’nin ‘Çürüyen merkezlerdeki yaşam tarzının Türkiye’ye dayatılması’ olduğunu öne sürdü ve şu ifadeleri kullandı:

“İstanbul Sözleşmesi, Fransa’nın Almanya’nın çürüyen merkezlerindeki yaşam tarzını Türkiye’ye dayatmaktadır. Atatürk devrimini tamamlarsak kadınımızın kurtuluşunu sağlarız. İstanbul Sözleşmesi bize bir yaşam tarzı dayatıyor. İstanbul Sözleşmesi ile emperyalist kapitalist ülkelerde çürüyen ne varsa bize dayatılıyor.”

Kaynak: Sputnik TR

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

POLİTİKA

Kalın: AB zirvesi Ankara-Brüksel ilişkileri için önemli bir fırsat

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, AB-Türkiye ilişkileri ve Yunanistan’la başlatılması planlanan itikişafi görüşmelere ilişkin Reuters’e …

Yayınlanma tarihi

-

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, AB-Türkiye ilişkileri ve Yunanistan’la başlatılması planlanan itikişafi görüşmelere ilişkin Reuters’e değerlendirmelerde bulundu.

Sözcü Kalın, “AB zirvesinin Türkiye-AB ilişkilerini yeniden başlatma şansı olduğuna inanıyorum. Önemli bir fırsat. İlişkileri yeniden başlatabiliriz ve ben bu isteği birçok AB üyesi ülkede görüyorum” ifadelerini kullandı.

AB’nin Türkiye ile bir yol haritası üzerinde çalışılması için net öneriler ve bir takvim belirlemesi gerektiğini söyleyen Kalın, şunları söyledi:

‘Türkiye’den her şeyi yapmasını bekleyemeyeceklerini anlamaları gerekiyor’

“Ancak üyelerin de Türkiye’den her şeyi yapmasını bekleyemeyeceklerini anlamaları gerekiyor. Bu karşılıklı bir süreç olmalı. Eğer Türkiye’nin X, Y, Z yapması bekleniyorsa, o zaman AB ülkeleri de sorumluluklarını yerine getirmeli.”

‘İstikşafi görüşmelerin tarihi daha belirlenmedi’

Yunanistan’la gerçekleşmesi planlanan istikşafi görüşmelere ilişkin ise Kalın, tarih belirlemek için çalışmaların sürdüğünü ifade ederek, görüşmelerin kaldığı yerden devam edeceğini, sadece kıta sahanlığı ve deniz sınırlarına değil, aynı zamanda adalara ve hava sahalarına da odaklanacağını söyledi.

Görüşmelerin olumlu etkisi olacağını, politik danışma ve askeri görüşmeleri de içereceğini belirten Kalın, “Yakın bir zamanda iyi bir ilerleme sağlayacağımıza inanıyoruz” dedi.

Brüksel’de 24-25 Eylül’de yapılması planlanan ve Türkiye’ye odaklanılması beklenen AB Liderler Zirvesi, AB Konseyi Başkanı Michel’in ekibinden bir kişinin Kovid-19 olması ve Michel’in karantinaya girmesi nedeniyle 1 Ekim’e ertelenmişti.

Yunanistan ve Kıbrıs’ın Türkiye’ye yaptırım taleplerinin görüşülmesi bekleniyordu ancak AB’li yetkililer geçen hafta yaptkları açıklamlarda, Ankara’nın Doğu Akdeniz’de devam eden kriz için Yunanistan’la görüşmeyi kabul etmesinin ardından Türkiye’ye yaptırım uygulama ihtimalinin azaldığını söylemişti.

 

 

Kaynak: Sputnik TR

Devamını oku

POLİTİKA

HDP’li 7 milletvekiline fezleke düzenlenmesi hakkında konuşan Kalın: Kobani olaylarını unutmak mümkün değil

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Fatih’te Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nde düzenlenen Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü Tanıtım Toplantısı …

Yayınlanma tarihi

-

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Fatih’te Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nde düzenlenen Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü Tanıtım Toplantısı’na katıldı. Kalın toplantısı çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Program sonunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kalın, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Kobani olaylarının yaşandığı tarihte Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi olan 7 HDP milletvekili hakkında fezleke düzenleneceğine ilişkin soru üzerine, “Bu tabii hukuki bir süreç. Şimdi artık hukuki süreci hep birlikte takip edeceğiz. Fezleke hazırlanması da tabii onun bir meclis ayağı da var. Meclis’le ilgili olarak da yürüyecek bir süreç. Onu hep birlikte izleyeceğiz. Kobani olaylarını unutmak da mümkün değil. Bunu da akıldan çıkarmamak lazım. O dönemde çok acı olaylar da yaşandı ama şu anda bu tamamen bir hukuki süreç. Gelişmeleri izleyeceğiz” dedi.

Kaynak: Sputnik TR

Devamını oku

POLİTİKA

Selvi: Erdoğan, AB liderlerine gönderdiği mektupta ‘Türkiye ile AB ilişkilerinin canlandırılmasını istiyoruz’ dedi

Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, ‘Diplomasideki kritik görüşmelerin perde arkası’ başlığıyla yayımlanan yazısına eski Cumhurbaşkanı Süleyman …

Yayınlanma tarihi

-

Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, ‘Diplomasideki kritik görüşmelerin perde arkası’ başlığıyla yayımlanan yazısına eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel‘in “Siyasette 24 saat uzun bir süredir” şeklindeki sözünü hatırlatarak başladı.

Bu tespitin artık dış politikadaki gelişmeler için de kullanılabileceğini ifade eden Selvi, “Çünkü 24 saat önce AB’deki yaptırım girişimini, Türk-Yunan gerilimini, Macron’un Türkiye karşıtı çabalarını, Doğu Akdeniz’de yükselen tansiyonu konuşurken gündem birden değişti. Dikkat edin, iklim değişti, ‘Bahar’ oldu demiyorum. Yalancı bahar olmaması için dikkatli olmak gerektiğini belirtiyorum ama dış politikada önemli gelişmeler yaşandığının altını çizmek istiyorum” ifadesini kullandı.

Selvi, şöyle devam etti:

“Dilerim, bu süreç Türkiye’nin AB ile ilişkilerinin ivme kazanmasına yol açar. Dilerim, Türkiye ile AB arasında bir motivasyona neden olur. Çünkü uçağın rotasını AB’ye çevirmesine çok ihtiyacımız var.

Yeni bir döneme adım attığımızı dileyerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Fransa Cumhurbaşkanı Macron’la, AB Komisyonu Başkanı Von der Leyen’le, AB Konseyi Başkanı Michel’le yaptığı görüşmelerin perde arkasına ilişkin kulisleri paylaşmak istiyorum. Bu arada Erdoğan’ın, AB liderlerine yazdığı mektuptan bazı satırbaşlarını yansıtacağım.

Macron’la görüşme

Macron kaynaklı krizin zirveye çıktığı bir sırada Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Fransa Cumhurbaşkanı’nın bir telefon görüşmesi yapacağı söylenseydi aklınıza ilk olarak ne gelirdi? Ben çok sert bir görüşmenin yapılacağı konusunda bahse girerdim. Ama iyi ki girmemişim. Çünkü kaybederdim.

Erdoğan-Macron görüşmesi için ’Şu ana kadar yapılan görüşmeler içerisinde en yumuşak olanıydı. En yapıcı görüşmeydi’ denildi. Hatta daha önceki görüşmelerde iki lider zaman zaman tarihten örnekler vermek suretiyle birbirlerini iğnelerken bu kez öyle olmamış.

Yapıcı görüşme

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan’la yaşanan gerilim ve Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon kaynakların adil olarak dağıtılması konusu başta olmak üzere, Suriye’den başlayıp Libya’ya kadar uzanan hatta ayrıntılı açıklamalar yapmış. ‘Keşke açıklama yapmadan önce bizimle konuşsaydınız’ demiş. Macron da ’Birbirimizle konuşabilirdik’ karşılığını vermiş. Macron’un ’Bakanlar görüşebilirdi’ vurgusu üzerine Erdoğan, ’Dışişleri Bakanımız sizin bakanınız tarafından davet edilmişti. Bakanımız gidebilir’ diyor.

Macron’dan ‘Diyaloğu sürdürelim’ önerisi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Macron’la görüşmeye hazırlıklı olarak giriyor. Fransa Cumhurbaşkanı’na görüşmeye verdiği önemi hissettirmek için ayrıntılı açıklamalar yapıyor. Onları satır başları ile paylaşmak istiyorum.

Biz Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması, siyasi çözüm bulunması, mülteci krizi ve insani dram yaşanmaması için başından beri büyük bir çaba içindeyiz. Size de çağrı yaptık. Ama siz gelmediniz.

Libya’da olan tek NATO üyesi ülke biziz. NATO üyesi ülke olarak Libya’da bizimle olmanız gerekmez miydi? Ama siz Rusya ile birlikte hareket ettiniz.

Bu konuşmaların ardından iki lider, ’Diyaloğu sürdürelim. Açıklama yapmadan önce konuşalım’ diye mutabakata vararak görüşmeyi tamamlıyorlar. Tabii Macron sözünü ne kadar tutar, ondan emin değilim. Çünkü söz konusu Macron olunca, bir değil iki kez düşünmek lazım.

‘Komşu değil aday ülkeyiz’ çıkışı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Komisyonu Başkanı Von der Leyen’le görüşmesinde önemli bir uyarıda bulunuyor. Erdoğan, Türkiye’den ’komşu ülke’ olarak söz edilmesine tepki gösterip Von der Leyen’e ’Bizden komşu ülke olarak söz ediyorsunuz ama biz komşu değil, AB’ye tam üyelik için aday ülkeyiz. Aday ülke statümüze atıfta bulunulmasını istiyoruz’ diyor.

Von der Leyen ise Erdoğan’ın bu uyarısına karşı sessiz kalmayı tercih ediyor. Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin önünün açılması, güç konusunda işbirliği yapılması gibi pozitif önerilerde bulunuyor.

Yardım diyaloğu

Von der Leyen’le Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında Suriyeli mültecilerle ilgili yardım miktarı konusunda bir görüş ayrılığı yaşanıyor.

Erdoğan, Suriyeli mülteciler için Türkiye’nin yaptığı harcamalar hakkında bilgi veriyor. ’Ama AB’nin bize taahhüt ettiği paralar gelmiyor. Şimdiye kadar sadece 3 milyar euro geldi. Fonda ayrılan para nerede?’ diye soruyor. Von der Leyen ise ’Fondan 7 milyar euro ayırdık. AB bütçesinden çıktı. Bankadaki hesaplarda, projelere göre kullandırılacak’ karşılığını veriyor.

Michel’e ‘Kararınızı verin’ uyarısı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Başbakanı Merkel ve AB Konseyi Başkanı Michel ile üçlü bir konferans yapmıştı. O görüşmede Erdoğan’ın Michel’e Türkiye’nin AB’ye üyeliği konusunda bir uyarıda bulunduğu ortaya çıktı. Erdoğan’ın ’Bizi AB’ye üye yapmayacaksanız, verin kararınızı’  diye çıkıştığı, Michel’in ise yanıt vermekten kaçındığı öğrenildi.

Erdoğan’ın mektubu

Türkiye’ye yaptırımların ele alınacağı zirve öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AB liderlerine bir mektup gönderdiği ortaya çıktı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye’nin Doğu Akdeniz politikasını anlattığı mektubunda, ’Biz diyalogdan yanayız. Rumların ve Yunanistan’ın tek yanlı kışkırtmalarına cevap veriyoruz. Bunları bir tehdit olarak görmeyin. Türkiye ile AB ilişkilerinin yeniden canlandırılmasını ve 18 Mart mutabakatının canlandırılmasını istiyoruz’ dediği öğrenildi.”

Kaynak: Sputnik TR

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR