Takip Edin

GENEL

Milli Savunma Bakanı Akar’dan Biden açıklaması: Şimdiden kılıçları çekmek doğru değil

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, gündemdeki önemli konulara ilişkin Hürriyet gazetesi yazarı Ahmet Hakan’ın sorularını yanıtladı. Hakan, Akar …

Yayınlanma tarihi

-

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, gündemdeki önemli konulara ilişkin Hürriyet gazetesi yazarı Ahmet Hakan’ın sorularını yanıtladı. Hakan, Akar’ın açıklamalarına köşesinde yer verdi:

DÜNYADA HİÇBİR ORDU BUNU BAŞARAMAZDI

– 15 Temmuz badiresinden sonra Türk Silahlı Kuvvetleri’nin durumu nedir? Toparlanma oldu mu?

*

– HULUSİ AKAR: 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra ordudan uzaklaştırılanlar oldu. Generallerin yüzde 50’si, kurmay subayların yüzde 73’ü görevden uzaklaştırıldı. Bunun ardından bir ay sonra Fırat Kalkanı Harekâtı gerçekleşti. Sonra da 4 büyük başarılı operasyon. Dünyada başka hiçbir ordu bunun altından kalkamazdı.

*

SÖZDE DEVLET TEHDİDİNİ PARÇALAYIP ATTIK

– Harekâtların amacı, sizin “terör koridoru” diye nitelediğiniz yapıyı bozmaktı. Bunda başarılı olundu mu?

*

– HULUSİ AKAR: Terör koridoru eşittir sözde bir devlet teşekkülü. Bu koridora müsaade etmedi Türkiye. Parçalayıp attı. Bu yapılmasaydı bugün çok farklı tehdit ve tehlikelerle karşı karşıya kalacaktık. Türk ordusu gittiği yere barış, huzur ve istikrar getiriyor. Mehmetçik mazluma, masuma, haklıya siperdir.

*

İKİ DEVLET TEK MİLLET BİLİNCİ OTURDU

– Azerbaycan zaferinin ardından ortaya çıkan en önemli husus nedir size göre?

*

– HULUSİ AKAR: 44 günlük bir harekât. Bu harekâtın en önemli etkisi şu oldu: İki ülke de “iki devlet tek millet” bilincini çok daha iyi kavradı. Bu bilinç oturdu. Bundan sonra Ermenistan tercihlerini doğru yaparsa barışın paydaşı olabilir.

*

HAFTER ULUSLARARASI CEZA MAHKEMESİNDE YARGILANIR

– Libya’da Hafter’in tehditleri gündemde. Sizin çok sert cevabınız oldu Hafter’e karşı… Hafter konusunda ne düşünüyorsunuz?

*

– HULUSİ AKAR: Hafter, aslında bir piyon, bir kukla… İnsanlık düşmanı. Kendi kendine sözde mareşal unvanı verdirten biri. Üçüncü devletlerin kullanmak istediği profile uygun. Arkasında kimlerin olduğu biliniyor. Birilerine uşaklık yaparak Libya’yı istikrarsızlığa sürüklemeye tevessül ediyor. Hafter başına geleceklerden korkuyor. Libya’da birçok toplu mezar ortaya çıktı. 200’den fazla ceset var. Alçakça yapılan hastane, okul saldırıları söz konusu. Uluslararası ceza mahkemelerinde yargılanması gibi hususlar onu tedirgin ediyor. Bazı ülkeler de bu insanlık düşmanı adama destek çıkıyor.

*

YUNANİSTAN KAPI KAPI DOLAŞIP TEZVİRAT YAPIYOR

– Yunanistan’la Türkiye arasındaki gerilimde son durum nedir?

*

– HULUSİ AKAR: Yunanistan, son üç ayda 49 NAVTEX ilan etti, sadece ikisinde faaliyet gösterdi. Sorun olarak aktardığı tüm argümanlar, kendi üretimi. Türkiye’yi sıkıştırmak için elinden geleni yapıyor. “Oturalım konuşalım” dediğimizde görüşmeye yanaşmıyor. Kapı kapı dolanıp yalan dolan üzerinden tezvirat yapıyor.

*

BIDEN YÖNETİMİNE KARŞI KILIÇLARI ÇEKMEK DOĞRU DEĞİL

– S-400 sorunu ve yaptırımlar var gündemde. ABD ile ilişkilerde nasıl bir gelecek öngörüyorsunuz?

*

– HULUSİ AKAR: Amerika ile yıllara dayalı münasebetlerimiz var. Yüzlerce husus arasından S-400’ü alıp kilitlerseniz olmaz. FETÖ’yü istedik verdiniz mi, hayır. S-400 bizim için tercih değil, zorunluluk. 83 milyon vatandaşımızın güvenliği söz konusu.

Biden yönetimi ile şimdiden kılıçları çekmek doğru değil. Süreci görmek, ona göre bir yol yöntem belirlemekte fayda vardır. PKK eşittir YPG… Bunun anlaşılması şart. Beklentimiz mühimmat dahil verilen desteğin sonlandırılması.

KAYNAK: HÜRRİYET GAZETESİ

GENEL

Skandal sözlere Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’tan sert tepki!

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, yaptığı yazılı açıklamada, Başpiskopos İeronimos’un katıldığı televizyon programında İslam ve Müslümanlarla …

Yayınlanma tarihi

-

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, yaptığı yazılı açıklamada, Başpiskopos İeronimos’un katıldığı televizyon programında İslam ve Müslümanlarla ilgili hakaret içeren ifadelerine tepki gösterdi.

Erbaş, “Yunan Başpiskoposu İeronimos’un geçtiğimiz günlerde verdiği demeçte, Yüce dinimiz İslam’ı ve Müslümanları hedef alan iftiralarla dolu mesnetsiz ifadelerini şiddetle kınıyorum. Söz konusu açıklama, toplumu kışkırtarak, insanları yüce dinimiz İslam’a karşı kin, düşmanlık ve şiddete sevk etmektedir. Bir dinin temsilcisi olanların, insanları barış, birlikte yaşama ve hoşgörü içeren mesajlarla dünya insanlarını kavga ve çatışmadan uzak, barış içerisinde insanlık ortak paydasında birlikte yaşamayı teşvik eden bir söylem üretmesi gerekirken, üstlendiği misyona yakışmayan açıklamalarda bulunmasının çok talihsiz ve kabul edilemez olduğunu ayrıca Hristiyan dünyasının bu hastalıklı bakış açısına karşı gelmesi gerektiğini de ifade etmek istiyorum. Müslümanları ötekileştirmeyi hedefleyen bu tarz söylemler, Müslümanlara karşı ırkçı bakış açısını beslemekte, canlarına ve ibadethanelerine saldırılara dönüşmektedir” dedi.

‘İSLAM BARIŞ DİNİDİR’

Erbaş, barış ve huzurun hâkim kılınması için gayret sarf etmesi gereken din adamlarının en önemli vazifesinin bir arada yaşama kültürüne katkı sağlamak olması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“İnsanlık tarihinde diğerini ötekileştirmeyen davranış, söylem ve tutumlar her zaman değerli olarak kalacak, inananların sağduyusu bu tür söylemlere karşı her zaman galip gelecektir. İnsanlığa barış̧, huzur, esenlik, merhamet, şefkat, adalet ve fazilet aşılamanın yolu çatışmak değil, birlikte yaşama ahlakını yeniden yaşanır hale getirmekten geçmektedir. İslam Medeniyeti her zaman, farklı dinlerden, kültürlerden insanları asırlar boyunca bir arada yaşamasına imkân vermiş ve herkese inancına göre yaşama hakkını sağlamış büyük bir medeniyettir. Bu vesilesiyle, bir kez daha hatırlatıyorum ki; İslam dini, insanlığın ahlak, merhamet, adalet, barış, esenlik gibi ulvi değerlerle buluşmasını amaç edinen bir barış dinidir.”

YUNAN BAŞPİSKOPOS NE DEMİŞTİ?

Yunanistan Başpiskoposu İeronimos, OPEN TV kanalında katıldığı Yunanistan’ın kurtuluş savaşı ile ilgili bir programa katıldı.

“İSLAM BİR DİN DEĞİL”

İeronimos katıldığı programda “İslam’ın bir din olmadığını” ve “Müslümanların savaş yanlısı insanlar olduğunu” söyledi.

Elinde kurtuluş savaşından kalma olduğunu söylediği  bir silah ve bazı kutsal emanetlerle kamera karşısına geçen İeronimos “İslam, onun insanları din değil, siyasi bir parti, siyasi bir arzu ve savaş insanları, yayılmacılığın insanlarıdır. İslam’ın özelliği bu. Muhammed’in öğretileri de bunu söylüyor.” ifadelerini kullanmıştı.

 

Kaynak: Haber7

Devamını oku

GENEL

Covid-19 aşısı yaptıran sağlık çalışanı sayısı 700 bini geçti

Koronavirüs Bilim Kurulunun tavsiyeleri doğrultusunda, Sağlık Bakanlığınca belirlenen “Covid-19 Aşısı Ulusal Uygulama Stratejisi”ne göre, 14 …

Yayınlanma tarihi

-

Koronavirüs Bilim Kurulunun tavsiyeleri doğrultusunda, Sağlık Bakanlığınca belirlenen “Covid-19 Aşısı Ulusal Uygulama Stratejisi”ne göre, 14 Ocak Perşembe ülke genelinde başlatılan aşılama çalışmalarına devam ediliyor. Bu kapsamda öncelikle sağlık çalışanlarının aşılanması sürdürülüyor.

Aşılamanın dördüncü gününde 700 binden fazla sağlık çalışanı Sinovac firması tarafından üretilen CoronaVac aşısının ilk dozunu oldu.

Ankara Şehir Hastanesi’ndeki 130 aşı uygulama odasında sağlık görevlileri aşılanıyor.

SAĞLIK GÖREVLİLERİ AŞI YAPTIRMAYI TAVSİYE EDİYOR

Röntgen teknisyeni Fatma Sevran, aşı uygulama sürecinin gayet iyi geçtiğini ve sadece ufak bir iğne ağrısı hissettiğini belirterek, “Covid-19 geçirmiştim. Nasıl bir sıkıntı yaşadığımı biliyorum. Aşı geldiğini duyunca sevinerek geldim.” ifadelerini kullandı.

Sevran, tekrar hastalanmamak için aşı yaptırdığını dile getiren, “Herkese de tavsiye ederim. Herhangi bir sıkıntı yok.” dedi.

Hemşire Cihan Kaya da 5 ay önce Covid-19’a yakalandığını, ilk başlarda sürecin çok sancılı geçtiğini, ateş ve diğer belirtilerin olduğunu söyledi.

Aşının tek çare olduğunu düşünüp uygulamaya katılmaya karar verdiğini anlatan Kaya, “Aşı olurken herhangi bir ağrı vesaire olmadı. Şu an için bir sıkıntı yaşamadım. Toplumsal bir sorumluluk, aşıyı olmamız gerekiyor. Başka bir çaremiz yok. Şu an için bu hastalıktan başka türlü kurtulma yolumuz yok. O yüzden aşı olmak gerekiyor.” diye konuştu.

Sağlık görevlileri aşı olmalarının ardından özçekim yaptı.

İKİNCİ DOZ UYGULAMASI, 28 GÜN SONRA YAPILACAK

Türkiye’deki yaklaşık 1 milyon 100 bin sağlık çalışanının aşılanmasının ardından yaşlı, engelli, koruma evleri gibi yerlerde kalan ve çalışanlar aşılanacak. Bu grubu 65 yaş ve üstü bireyler izleyecek.

İlk dozun uygulanmasından 28 gün sonra aşının ikinci dozu uygulanacak. MHRS ve e-Nabız hesabı üzerinden randevu kontrol edilebilecek veya değiştirilebilecek.

Kaynak: NTV

Devamını oku

GENEL

Eğitimde yeni dönem: Öğrencilerin kaderini belirleyecek taslak Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunuldu

Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu, öğrencilere 21. yüzyıl yetkinliklerinin kazandırılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı …

Yayınlanma tarihi

-

Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu, öğrencilere 21. yüzyıl yetkinliklerinin kazandırılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Politika Belgesi Taslağı’nı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sundu.

Kurulun Twitter hesabından yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunulan belgenin içeriğine ilişkin bilgi verildi.

Belgede, öğrencilere 21. yüzyılda kazandırılması gereken yetkinliklere ilişkin politika önerilerinin ortaya konulduğu ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Bu çerçevede, eğitim yaklaşımı ve ders kitaplarının yeniden ele alınması, ölçme ve değerlendirme süreçlerinin üst düzey düşünme ve ürün ortaya koyabilmeyi destekleyecek biçimde kurgulanması, öğrencilerimizin teknolojinin güvenli ve doğru kullanımı konusunda bilinçlendirilmesinin yanı sıra yazılım ve kodlama gibi beceriler edinerek teknolojinin yalnızca tüketicisi değil, aynı zamanda üreticisi olabilmelerinin sağlanması, öğretmen, öğretim elemanları ve eğitim yöneticilerinin liyakat prensibi çerçevesinde yetiştirilmesi, atanması ve mesleki gelişimlerinin sağlanması, paydaşlarla iş birliğine yönelik olarak, iş dünyasıyla yoğun etkileşim, sektörle bütünleşmiş okul modelleri, staj, öğrenci niteliklerini izleme, kurumlar arasında fiziki ve beşeri kaynakların ortak kullanımı gibi konularda yeni yaklaşımlar ve özgün uygulamaların geliştirilmesi, yetkinliklerin kazandırılması sürecinde etkin bir kalite takibi için temel eğitim ve ortaöğretim kademelerinde kalite güvence sisteminin oluşturulması gibi çeşitli hususlarda kapsamlı politika önerilerine yer verilmiştir.”

Kaynak: Yeni ŞAFAK

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR