Takip Edin

GÜNDEM

Milli Eğitim Bakanı Selçuk’tan ‘maskeli sınav’ açıklaması: İsteyen çıkartabilir

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, TRT Haber’de yayınlanan ‘Eğitim Editörü’ programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.  Sınavlarda maske kullanımı …

Yayınlanma tarihi

-

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, TRT Haber’de yayınlanan ‘Eğitim Editörü’ programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. 

Sınavlarda maske kullanımı ve mesafeli oturum düzenine ilişkin soru üzerine Selçuk, merkezde bir karar almadıklarını, muhakkak işin uzmanlarına danıştıklarını, Bilim Kurulu’ndan öneri aldıklarını söyledi.

Sınav yapılacak okulların sosyal mesafe konusunda Bilim Kurulu’nun hazırladığı rehbere uygun düzenlendiğine dikkati çeken Selçuk, şöyle konuştu:

“Sınıf sınıf, okul okul, tek tek bakıyoruz. Çocuklarımızın nasıl yerleştirileceği konusunda simülasyonlar tamamlandı. Bütün öğrencilerimiz sınava girecekmiş gibi tedbirlerimizle meşgulüz. Öğrencilerin kendi getirdiği maskelerle sınav sonuna kadar kalmalarını elbette istemiyoruz. Belirli sıkıntılar olabilir. O yüzden ikinci bir maske vereceğiz. Bazı çocuklarımız maskeden rahatsız olmuyor ama bazıları da ‘Maske ile başarılı olamam’ diyor. Bilim Kurulu’ndan ‘Sosyal mesafe ayarlandıktan sonra maskelerini çıkartabilirler’ yanıtını aldık. İsteyen çocuğumuz maskesini çıkartarak sınava devam edebilir.”

‘Soruların kolay veya zor olması söz konusu değil’

Sınav sorularının zor olacağı iddialarına ilişkin soru üzerine Selçuk, “Soruların kolay veya zor olması söz konusu değil. EBA TV’de 8 Haziran’da başlayacak ‘LGS’de son tekrar’ diye bir çalışmamız olacak saat 14.30’da. Bunu özellikle çocuklarımızın kaçırmamasını istiyorum. Orada bütün konuların son tekrarı olacak. Soruların çözümünün çok pratik olarak gösterileceği bir süreç yaşanacak. Ders kitabının dışından bir soru sorabilir miyiz? Kesinlikle sormayız” ifadelerini kullandı.

‘İlk kez bu kadar çok kaynak ve soru veriyoruz’

Selçuk, sınavlara girecek öğrencilere neler önerdiğinin sorulması üzerine şunları kaydetti:

“Sınav sadece belirli bir bilgiye sahip olmak değil. Sınav, odaklanma derecesinin yanında sabırlı azimli ve dayanıklı olmakla da ilgili. Bu nedenle iyi psikolojik ve yüksek motivasyona sahip, öz yönetimi güçlü çocuklar bu süreçte daha başarılı oluyorlar. Aşırı kaygı yaşandığında. Bilinen konular da unutuluyor. Aşırı kaygı varsa ya da kaygı hiç yoksa bir problem vardır. Orta düzeydeki bir kaygının normal olduğunu çocuklarımız ve velilerimiz bilmeli.”

Hiçbir eğitim eğitim-öğretim yılında bu seneki kadar kaynak sunulmadığını ve destek verilmediğini belirten Selçuk, “İlk kez bu kadar çok kaynak ve soru veriyoruz. Bu anlamda EBA TV’nin, EBA İnternet’in desteği var. Hepsi bu sene verilen destekler. Yani bu sene öğrencilerin şanslı olduğu bir sene” diye konuştu.

Örnek soruların geçen yıl 15 milyon, bu sene mayıs ayına kadar ise 21 milyon kez indirildiğine dikkati çeken Selçuk, öğrenci ve öğretmenlerin ilgisinin yoğun olduğunu söyledi.

Kaynak: Sputnik TR   ©SputnikTR 

GÜNDEM

MHP lideri Bahçeli’den Yusuf Eymen’in ailesine tebrik telefonu

Hakkari’den çıkan başarı hikayesinin ardından MHP lideri Devlet Bahçeli, aslen Osmaniye Toprakkale’li olan ve şark görevi için Hakkari’de bulunan …

Yayınlanma tarihi

-

Hakkari’den çıkan başarı hikayesinin ardından MHP lideri Devlet Bahçeli, aslen Osmaniye Toprakkale’li olan ve şark görevi için Hakkari’de bulunan baba Astsubay Orhan Velieceoğlu ile telefonda görüştü.

Görüşmede Yusuf Eymen ve ailesini kutlayan Bahçeli, “Bu çocuklar milli servetimizdir ve sahip çıkmak da bizim görevimizdir” diyerek, Yusuf Eymen’in eğitim hayatı boyunca maddi manevi tüm ihtiyaçlarının karşılanacağını belirtti.

Yusuf Eymen’in başarısı kadar önemli diğer hususun, anne ve babasının şark görevini gönüllü uzatmaları ve bu gururlandıran başarının devlet okulundan çıkması olduğunu belirten Bahçeli, şunları kaydetti:

“Yusuf Eymen’in başarısı kadar değerli olan başka bir hususun da şark görevi için 2 yıllığına Hakkari’ye giden astsubay bir baba ve polis memuru annenin, 4 yıldır Hakkari’de gönüllü olarak görev yapmaya devam etmeleri ve Yusuf Eymen’in bir şehidimizin adını taşıyan devlet okulunda bu başarıyı elde etmesidir. Başta Yusuf Eymen’in öğretmenleri ve okul yöneticileri olmak üzere bölgede şuurla görev yapan tüm eğitim ordumuzun fedakar mensupları öğretmenlerimize, başarıların filizlendiği ortamı tesis etmek için görevi başında olan güvenlik güçlerimize üstün başarılar diliyorum. Bu uğurda toprağa düşen tüm şehitlerimizi rahmetle anarken bu başarılarla onların da ruhlarının şad olduğuna inanıyorum.”

Kaynak: Milliyet

Devamını oku

GÜNDEM

Sınırda arbede: ABD’ye gitmeye çalışan binlerce göçmene Guatemala ordusu müdahale etti

Orta Amerika ülkesi Honduras’ın San Pedro Sula kentinden 13 Ocak’ta yola çıkan binlerce göçmen, Guatemala’nın Chiquimula şehrine bağlı Vado …

Yayınlanma tarihi

-

Orta Amerika ülkesi Honduras’ın San Pedro Sula kentinden 13 Ocak’ta yola çıkan binlerce göçmen, Guatemala’nın Chiquimula şehrine bağlı Vado Ancho kasabasında, Guatemala ordu güçleri tarafından sert müdahalelerle durduruldu.

Guatemala ordusu, kontrol noktasından geçmeye çalışan göçmenlere göz yaşartıcı gaz ve coplarla müdahalede bulundu.

ÇOK SAYIDA GÖÇMEN YARALANDI

Öte yandan, Ulusal Göç Enstitüsü (INM) tarafından yapılan yazılı açıklamada, Guatemala’ya giriş yapan göçmenlerin sayısının 9 bini geçtiğini ve olaylarda çok sayıda kişinin yaralandığını açıkladı. Ülkelerindeki şiddet, işsizlik ve yoksulluk gibi sorunlar nedeniyle daha iyi bir hayat kurmak için ABD’ye ulaşmaya çalışan binlerce kişi, seçilen Başkanı Joe Biden’ın, mevcut göçmen politikalarını değiştireceğini açıklamasının ardından Honduras’tan yola çıkmıştı. Her yıl on binlerce Orta Amerikalı göçmen, yürüyerek ABD’ye ulaşmak için bu tehlikeli yolculuğu tercih ediyor. Diğer yandan, Amerika ile Meksika hükümetleri arasında 8 Haziran 2019’da varılan “Meksika’da Kal” adlı mutabakat gereği, bu ülke üzerinden ABD’ye göç etmek isteyen üçüncü ülke vatandaşları, başvuru işlemleri sonuçlanana kadar sınır kenti Tijuana’da bekletiliyor.

Kaynak: Yeni ŞAFAK

Devamını oku

GÜNDEM

Türk profesörden kritik kısıtlama açıklaması!

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, koronavirüs aşılarının Türkiye’de sağlık çalışanlarından …

Yayınlanma tarihi

-

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, koronavirüs aşılarının Türkiye’de sağlık çalışanlarından başlanarak uygulanmasını değerlendirip, tarihteki salgınların aşı sayesinde bittiğini söyledi. Ertuğrul, “Aşı, tüm tarih boyunca belki de insanlık tarihinin bulmuş olduğu en önemli sağlık ürünüdür. Çünkü aşılar sayesinde bugüne kadar belki milyonlarca insanın, milyonlarca çocuğun yaşamı kurtuldu. Hatta dünya üzerinde bir hastalığın tamamen ortadan kalktığını aşı sayesinde söyleyebiliriz. O anlamda da aşılar bizim için çok önemli. Düşünün çocukluk çağından itibaren birçok aşıyı oluyoruz ve ömür boyunca bazılarında bir daha o hastalıkla karşılaşmıyoruz. Bu bile bizim için aşının ne kadar önemli olduğunu gösteriyor” diye konuştu.

‘RİSK GRUBU VE KRİTİK PERSONELE UYGULANMALI’

Sağlık çalışanlarına ilk aşının yapılmasının mantıklı olduğunu, bundan sonra ise riskli hastalar ile polis ve askere uygulanması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Ertuğrul, “Aslında bakanlığın açıklamış olduğu sıralama gayet mantıklı. Çünkü ilk önce sağlık çalışanları ile 65 yaş üzerinde olan ve hastalığı olan, yani risk grubunda olan kişilere vurulacak. Hemen ardından 65 yaş altında risk grubunda olanlar yine aşı olacaklar. Onun dışında kritik personel dediğimiz güvenlik güçleri, polisler, askerler ve belki onlarla kritik yerlerde çalışan personeller aşı olacaklar. Daha sonra da peyderpey diğer gruplara doğru aşı yapılması devam edecek” dedi.

‘AŞI ORANINA ULAŞIRSAK PANDEMİYİ SONLADIRABİLİRİZ’

Aşı tamamlandıktan sonra hastalığın ortadan kalkmasını beklemediğini söyleyen Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, “Ancak şunu söyleyebilirim, eğer belirli bir aşı oranına ulaşabilirsek o zaman pandemiyi sonlandırabiliriz. Yani hastalığı ortadan kaldırabiliriz ve en azından bu hastalıktan yaşam yitimlerini en aza indirgeyebiliriz. Ancak bu hastalık artık insanoğlunun bir hastalığı. Yeni bir hastalığımız var Covid- 19 diye. Bu hastalıktan duyarlı olan insanlar zaman zaman etkilenecekler. Onlar hastaneye gidecekler ya da bir doktora başvuracaklar. Biz de onları tedavi edeceğiz. Burada sadece aşı değil aynı zamanda beraberinde bu hastalığı tedavi edecek ilacın da bulunması çok önemli. Şu anda onunla ilgili çalışmalar devam ediyor. Normal bir boğaz enfeksiyonu gibi, normal bir zatürre gibi ya da herhangi bir enfeksiyon hastalığı gibi buna yönelik bir antiviral ilaç bulunması durumunda asıl biz o zaman hastalığa karşı gerçek korunmayı sağlamış olacağız” diye konuştu.

‘KISITLAMA DEVAM ETMELİ’

Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, vaka sayılarının daha da düşmesi için sokağa çıkma kısıtlamalarının devam etmesi gerektiğini ifade ederek, “Şu anda yapmış olduğumuz kısıtlamalar nedeniyle günlük açıklanan 9 bin civarında vaka sayımız var. Günlük nereden baksanız 170 civarında yaşamını yitiren insanımız var. Bunun daha da düşmesi gerekiyor, 9 bin sayısı hala çok yüksek. Yaklaşık bir yıl önce yani mart- nisan dönemindeki hasta sayılarımız, 4- 5 bin civarındaydı. Bu rakamlara biz, ‘çok fazla hasta’ diyorduk. Ama bugün her gün 9 bin hastamız oluyor. Buna bağlı olarak eğer şu anda kısıtlamaları ortadan kaldırırsak birdenbire bunun ikiye, üçe katlanması içten bile değil. O anlamda da aşı ile yeterli toplumsal bağışıklığı sağlayıp, belirli bir hasta sayısına inmediğimiz sürece kısıtlamaların mümkün olduğunca devam etmesi gerekiyor” dedi.

‘ÇİN AŞISININ ALINMASI OLUMLU’

Türkiye’de uygulanmaya başlanan Çin aşısını da değerlendiren Ertuğrul, şunları söyledi: “Çin aşısı dediğimiz SinoVac firmasının üretmiş olduğu inaktive virüs aşısı. Şu anda Covid- 19’a karşı geliştirilen 3 tür aşı var. Bir tanesi bizim de olduğumuz inaktive virüs aşısı. Bir diğeri mRNA aşısı. Bir de vektör aşısı var. AstraZeneca ve Oxford iş birliğiyle üretilen, bir de Rusya’da çalışmaları devam eden aşı. Biz inaktive virüs aşısını aldık. Bence ülkemiz açısından inaktive virüs aşısının alınmış olması aslında olumlu. Çünkü mRNA aşılarında özellikle lojistik destek çok önemli. Amerika’daki mRNA aşısında eksi 20 derecelere gereksinim var. Ve bunun ülkenin bir ucundan bir ucuna taşınabilmesi için tüm lojistik altyapının hazır olması gerekiyor. Fakat bildiğimiz kadar Türkiye ne yazık ki böyle bir altyapıya sahip değil. Bu nedenle zaten Almanya’da bu altyapıyı oluşturabilmek amacıyla aşı merkezleri kuruldu. Fakat dikkat ederseniz aşılama çalışmaları o ülkelerde çok da hızlı ilerleyemiyor. Bu inaktive virüs aşısının taşınabilmesi için ise sadece 2 ila 8 derecelik bir sıcaklığa gereksinim var. Biz buna soğuk zincir diyoruz aslında. Ve bizim altyapımız bu aşının ülkenin en ücra köşesine kadar ulaşmasını sağlayabilecek bir altyapıya sahip. Aile hekimliği merkezlerine, devlet hastanelerine, üniversite hastanelerine, hatta özel hastanelere kadar. Böyle baktığımız zaman aslında bizim açımızdan inaktive virüs aşısı çok uygun bir aşı.”

Prof. Dr. Ertuğrul, aşı ile ilgili açıklanan etkinlik oranlarının birbirlerinden fark olduğunu belirterek, “Burada da Brezilya ve Endonezya’da ve Türkiye’ye yapılan çalışmaların protokolleri birbirlerinden çok farklı. Yani bizdeki çalışma protokolünün sonuçlarına göre aşının etkinlik oranı yüzde 92,25 olarak açıklandı. Brezilya’daki raporun ayrıntılarına baktığınızda hastalığa hiç yakalanmama oranı yüzde 50’nin biraz üzerinde, hastalığı hafif geçirmekte koruma oranı yüzde 77, hastalığı ağır geçirmede koruma oranı ise neredeyse yüzde 100. Bizim için önemli olan aslında hastalığı ağır geçiren grup. Çünkü bizim sağlık sistemimize yani hastanelere yatan, yoğun bakıma giren ve yaşamını yitiren insanlar onlar. O zaman bizim temel gereksinimimiz bu insanların sayısını azaltabilmek ki olduğumuz inaktive virüs açısı da burada neredeyse yüzde 100 etkinliğe sahip. O nedenle hiçbir şüphemiz yok. İnaktive virüs aşısını herkes olmalı, özellikle risk grubundakiler mutlaka olmalı” diye konuştu.

KAYNAK: DHA

Kaynak: Haber7

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR