Takip Edin

GENEL

MEB okul sınavlarıyla ilgili kararını verdi: Bakan Selçuk 4 Ocak sonrası tamamlanması…

Bakan Selçuk’tan okullar için son dakika açıklaması: Birçok ilde yeni kararlar 2020-2021 eğitim öğretim yılında yüz yüze eğitime başlayan …

Yayınlanma tarihi

-

Bakan Selçuk’tan okullar için son dakika açıklaması: Birçok ilde yeni kararlar

2020-2021 eğitim öğretim yılında yüz yüze eğitime başlayan tüm kademeler 16-20 Kasım ara tatil dönüşü uzaktan eğitime geçiş yaptı. Vaka sayılarındaki artışın önüne geçilebilmesi için alınan kararın ardından sınavları yarım kalan milyonlarca öğrenci gelişmeleri yakından takip ediyor. MEB Bakanı Ziya Selçuk 31 Aralık tarihine kadar uzaktan ve yüz yüze sınav yapılamayacağının üstünde kesinlikle durmuştu. Katıldığı canlı yayın programında okullarla ilgili konuşan Selçuk, sürecin dinamik olduğuna dikkat çekerek ara ve ana değerlendirmeler olduğunu belirtti. Vaka sayısının önemine dikkat çeken Ziya Selçuk, Ocak ayında yapılacak değerlendirmeye vurgu yaptı. Öğrenciler arasındaki dolaşımı azaltmayı hedeflediklerini belirten Bakan, sınavların bu sebepten ertelendiğini belirtti. Peki MEB okul sınavları yüz yüze ne zaman yapılacak? İşte Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un okul sınavları açıklaması…

OKUL SINAVLARI NE ZAMAN YAPILACAK?
 
Avrupa’da ve ülkemizde vaka sayılarının artış gösterdiği bugünlerde okul sınavlarıyla ilgili alınacak karar merak ediliyordu. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk gündemde olan okullarla ilgili katıldığı canlı yayında değerlendirmelerde bulundu. 

Dolaşımı azaltmayı hedeflediklerini belirten Selçuk, öğrencilerin haftada bir gün sınava gitmelerinin doğru olmadığını söyledi. Selçuk”  O yüzden de sınavları erteledik. Bu erteleme, salgının seyrine bağlı olarak 4 Ocak sonrası ne şekilde olacak, bununla ilgili de tarihleri belirledik. Şimdiye kadar sınavların bir kısmı yapıldı. Onlar geçerli sayılacak. Bunların bir kısmı e-Okul’a girildi, bir kısmı da giriliyor, yani tamamı geçerli. 4 Ocak sonrası da bu sınavlarla bağlantılı eksik kalan ne varsa onların tamamlanmasını bekliyoruz. ” şeklinde konuştu.

 Okul sınavlarıyla ilgili tarih paylaşmanın doğru olmadığını ifade eden MEB Bakanı sınavlarla ilgili planlamanın henüz simülasyon olduğunu salgının seyrine göre karar verileceğini ifade etti.
 
SINAVLARDA UZAKTAN EĞİTİM VE YÜZYÜZE EĞİTİMDEN SORUMLU OLUNACAK!

 MEB Bakanı Ziya Selçuk, 31 Aralık tarihine kadar yüz yüze ve uzaktan hiçbir sınav yapılmayacağını, sınavlarla ilgili planlamanın salgın sürecinin seyrine göre gerçekleştirileceğini duyurdu. Okul sınavlarıyla ilgili kararının okul yönetimleri ve öğretmenler aracılığıyla öğrencilerine duyurulacağına dikkat çeken Bakan Selçuk “ Öğrencilerimiz, yüz yüze ve uzaktan eğitimle yapılan eğitim öğretim müfredatından sorumlu olacaklardır” dedi.

 MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINDAN CANLI DERS UYARISI GELDİ

MEB Bakanlığı öğretmenlerin uzaktan EBA canlı derslerine siber saldırılardan sapık ve kötü niyetli girişimlerden korunmaları amacıyla kritik uyarılarda bulundu. Öğretmenlerin bu saldırılardan korunmaları için adım adım ne yapması gerektiğini açıklayan Bakanlık, olumsuz durumların önüne geçmenin ipuçlarını açıkladı. Uzaktan eğitimde İlkokul, ortaokul ve lise öğrencileri için her ders yeni ID ve şifre belirlenecek. 

CANLI DERSLERDE İSİM DEĞİŞTİRME ÖZELLİĞİ KAPATILIYOR!

Öğretmenlerin ders başlarında öğrencilerin isim değiştirmelerine olanak sağlayan özelliği devre dışı bırakmaları, böylelikle gerçek kimlikleriyle derse giren öğrencilerin sonradan bu bilgileri değiştirmeleri engel olacak. Konuyla ilgili gerekli önlemler tüm öğretmenlerin cep telefonlara kısa mesaj yoluyla iletilecek. 

MEB tarafından belirtilen kontroller ile siber saldırılar önlenecek. İşte konuyla ilgili yapılan o açıklama;

 Öğretmenlerimizin her ders için farklı ID ve şifre kullanmaları, daha önce çeşitli iletişim kanallarından paylaşılmış olan canlı ders bilgilerini geçersiz kılacaktır. Öğretmenlerimiz, dersleri oluştururken ‘bekleme odası’ özelliğini aktive ederek derse katılacak olan öğrencileri kontrol edip böylece sahte kimlikle derse girmeye çalışan şahısların ders ortamına katılmalarını engelleyebileceklerdir.

 

 SINAVLAR ÖNCESİNDE EBA TV’DEN YAYINLAR DEVAM EDECEK!

 
4 Ocak tarihine kadar uzaktan eğitim süreceği EBA TV’de İlkokul, ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik pekiştirme yayınları yapılacak. 112 branşta 812 öğretmenin görev yaptığı EBA TV’de yapılacak derslerle ilgili programlar öğrenci velisinin cep telefonlarına kısa mesaj ile ulaştırılacak. Bakan Ziya Selçuk sınavlar öncesinde öğrencilerin telafi ve pekiştirmelerine imkan sağlamak amacıyla ders yayınlarının  günde üç kez tekrarlanarak ekrana gelmeye devam edeceğini belirtti.

 
SINAV ÖNCESİ HAFTA SONU ÖZEL YAYINLARI!
 
 Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Sınav grubu olan öğrenciler için TRT EBA kanallarında hafta sonları yayınları olduğunu hatırlattı. Evinde televizyonu olan her öğrencinin köyde  de olsa şehirde de olsa derslere katılabileceğini ifaden eden Selçuk” her ders için soru çözümlerini ve anlatımları izleyebiliyor. Her yerde eğitime devam “dedi. İşte Bakan Selçuk’un duyurdu hafta sınav özel programı tarihleri;

Kaynak: Haber7

GENEL

Son dakika: Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ‘dil’ mesajı: Sahip çıkmayan milletler devrilmeye mahkumdur

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları…

Ülkemizin dört bir yanında medeniyetlere beşiklik yapmış yerlerimiz var. Kapasite ve …

Yayınlanma tarihi

-

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları…

Ülkemizin dört bir yanında medeniyetlere beşiklik yapmış yerlerimiz var. Kapasite ve çeşitlilik itibari ile dünyada hiçbir müzede bulamayacağınız eserlerimiz var. Afrika’nın en ucundan Saraybosna’ya kadar gittiğimiz her yerde ecdadın bıraktığı bir ize rastlıyorsunuz. Altının kıymetini sarraf bilir derler. Bu eserlerin değeri maalesef uzun yıllar bilinemedi. Kültürümüze hakkıyla sahip çıkma konusunda ciddi sıkıntılar yaşandı.

Bir dönem, ülkemizin kültür sanat dünyasını esir alan kısır ve bağnaz bakış açısı, binlerce yıllık medeniyet mirasımıza da sırtını döndü. Öyle ki bizi tarihimize, köklerimize bağlayan birçok kültür sanat eseri bu dönemde, ya müzelerin mahzenlerinde ya da kütüphanelerin tozlu raflarında bakımsızlığa, unutulmaya terk edildi.

Sayın Süleyman Saim Tekcan öncülüğünde kurulan müze 100 ülkeden sanatçıların eserlerine ev sahipliği yapıyor. Türk kültür ve sanatına sahip çıkan herkese teşekkür ediyorum. Hocalarımızın açtığı bu yolda gençlerimizin bu yolda yürümeye devam edeceğine inanıyorum.

Kültürümüzün korunması ve geliştirilmesinde sanatın önemini hepimiz gayet iyi biliyoruz. Ülkemizdeki kültür meselesi dil meselesi dışında değerlendiriliyor. Kültürle ilgili tartışmalarda maalesef o kültürün taşıyıcısı olan dili ihmal ediyoruz. Kültürün en önemli unsuru dildir. Kültür dil kalıbında şekillenip gelecek kuşaklara aktarılır. Dil düzgün olmazsa düşünceler düzgün anlatılamaz. Ahlak ve kültür bozulursa, adalet yolunu şaşırır. Adalet yanlış yola  şaşarsa halk şaşkınlık içine düşer. Diline sahip çıkmayan, dilini zenginleştiremeyen milletler, kökleri kuruyan ağaçlar gibi esen rüzgarlar karşısında devrilmeye mahkumdur. Hiçbir şey dil kadar önemli değildir. Caddelerde dolaştığınız zaman marketleri dükkanları gördüğünüz zaman bizim dil yok. Tabelalarda başka şeyler var.?

Milli kimliğimizin ve hafızamızın nişanesi olan Türkçeye hak ettiği ihtimamı göstermiyoruz. Şayet millet olarak bizim bir kültür davamız varsa işe öncelikle Türkçeden başlamamız gerekiyor. Yaşayan dil her canlı gibi emek ister, korunmak ister, geliştirilmek ister.

 

Kaynak: Milliyet

Devamını oku

GENEL

Bakan Ersoy: Kültür ve sanatın bıraktığı izi, yıllarca uğraşsanız oluşturamazsınız

Bakan Ersoy, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen Kültür ve Turizm Bakanlığı 2019-2020 Özel Ödülleri töreninde konuştu. Sözlerine, “1979’dan …

Yayınlanma tarihi

-

Bakan Ersoy, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen Kültür ve Turizm Bakanlığı 2019-2020 Özel Ödülleri töreninde konuştu.

Sözlerine, “1979’dan beri süregelen, özünü ve amacını daima koruyan taltif geleneğimizin 40’ıncı takdim merasiminde sizlerle bir arada olmaktan onur duyuyorum.” diyerek başlayan Ersoy, yarım asra yaklaşan uzun bir yolculuk boyunca sanatçılara, edebiyatçılara, tarih ve kültür araştırmacılarına bu alanlarda hizmet veren kurum ve kuruluşlara karşı şükran ve minnet ifadelerini bu ödülle sembolleştirdiklerini söyledi.

Ödülün bir nesne değil aslen bu duyguların insanlara birebir sunulma hikayesi olduğunu ifade eden Ersoy, “O insanlar ki ülkesi ve milleti için şevkle çalışır, üretir, kültür ve sanat hayatımızı geliştirip zenginleştirirler. Bunlar vesilesiyle de kültürel diplomasinin güçlenmesini, sağlıklı, aktif ve etkili kullanımını sağlarlar. Üstelik, devletler arasından ziyade, halklar arasında, hatta bireylerle bire bir iletişimi tesis ederler ki zaten birbirimizi tanımanın ve anlamanın en ideal yolu da budur.” diye konuştu.

Ersoy, kültürleri, değerleri, estetik yaklaşımları, duygu dünyasını, kısaca insanı her yönüyle yaşayarak tecrübe etmenin, deneyimleme ve öğrenmenin zihinlerde ve fikirlerde kalıcı izler bıraktığını dile getirerek, şunları kaydetti:

“Kültür ve sanatın bazen kısacık bir etkileşim anında bıraktığı bu izi, başka yollarla yıllarca uğraşsanız oluşturamazsınız. Böylesi önemli ve değerli bir sonucun elde edilmesinde emeği olan insanlarımızı, işte bu bilinç ve farkındalıkla onore etmeyi, kendilerine şükranlarımızı sunmayı bir görev addediyoruz. Eserler ve hizmetler sundukları faydalar kadar hatta belki de daha fazla oluşum süreçleriyle, insan olarak gelişmemizin ilhamıdırlar. Çünkü bunlara baktığımızda bir adanmışlık, azim ve sebat görürüz. Amaçlarımıza nasıl ulaşabileceğimizin anahtarları da bunlardır.

Hiçbir başarı kolay elde edilemez. Biliyoruz ki böyle ulaşılmış gibi görünenler de kalıcı olmamıştır. Çalışmak, araştırmak, daha iyisi için çabalamak, sürekli bir üretme hali içerisinde olmak; sanatçıyla, bilim insanıyla, girişimciyle diğer insanlar arasındaki temel farktır. Bu tarz insanlara daha fazla sahip olan milletlerin medeniyeti de bir o kadar güçlüdür, zengindir. Tarihin ve coğrafyanın en zor sınavlardan geçirdiği aziz milletimizin dirayeti de buradan gelmektedir. Zira izleyebilecekleri, koşulsuz güvenebilecekleri, yolunda yürüyebilecekleri rehberleri daima olmuştur. Onlar milletimizden, milletimiz onlardan güç ve feyz almıştır. Bunun neticesinde tarihle yaşıt medeniyetimiz ve rakipsiz kültür zenginliğimiz bugün tüm görkemiyle ayakta durmaktadır.”

“Tüm etkinliklerimizin yurt ve dünya sathında yankı bulmasını amaçlıyoruz”

Ersoy, bakanlık olarak bilhassa gençlerin ve çocukların hayal güçlerini beslemek, üretkenliklerini ortaya çıkarmak, artırmak; halkın kültür ve sanatı talep etmesini, aktif yaratıcı süreçlerde yer almasını sağlamak üzere hep daha iyisini hedefleyerek hizmet ve proje üretmeye devam ettiklerini anlatarak, şu ifadeleri kullandı:

“Tüm etkinliklerimizin dünyadaki çağdaş ve gelişen anlayışla paralel olarak yürütülmesini, yurt ve dünya sathında yankı bulmasını amaçlıyoruz. Ancak bu hedefe ilerlerken sanatsal ve kültürel faaliyetlerimizin, kadim medeniyetimizin beslediği derin kültürel dokumuzla ve benzersiz milli kimliğimizle uyumlu olması her zaman önceliğimiz olmuştur. Bugün de bizler devlet eliyle, kültür ve sanatı toplumun en geniş kesimine yayma gayretini gösterirken, yerel renklerimizi soldurmadan ulusaldan evrensele taşımaya, özgünlüğümüzle dünyada var olmaya, kimliğimizi daha da tanınır hâle getirmeye çalışıyoruz.”

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1933 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı konuşmada, “Yüksek bir insan cemiyeti olan Türk milletinin tarihi bir vasfı da, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, fıtrı zekasını, ilme bağlılığını, güzel sanatlara sevgisini, milli birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek inkişaf ettirmek milli ülkümüzdür.” sözlerini hatırlatan Bakan Ersoy, şöyle devam etti:

“Tarih boyunca, bu bilinçle hayat bulmuş, yüksek bir zevk ve ruh halinin yansımaları olan kültür sanat eserlerimiz, bizim medarı iftiharımızdır. Bu eserler hiçbir koşulda insani değerleri elden bırakmayan, hep üreten, her şeyden önce seven, koruyan ve mazlumu tutup ayağa kaldıran aziz ecdadımızın bizlere mirasıdır. Başta şiir ve musiki olmak üzere, hükümdar, asker ve devlet adamlarımız kültür ve sanata büyük önem atfetmiş, en kıymetli örnekleri de bizzat kendileri ortaya koyarak hem medeniyetimizin farkını göstermede hem de gelecek nesillere ilham olma anlamında ciddi izler bırakmışlardır. Bugün Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonu ve liderliğinde ilerlediğimiz hedefler, hayata geçirdiğimiz politikalar işte bu ilhamdan gücünü almakta, geçmişimizin görkemini geleceğimizin inşasına temel kılmaktadır. Kıymetli ev sahipliği ile ödülümüzün değerine değer katan, bugün bizlere bu çatı altında birlikte olma bahtiyarlığı yaşatan Sayın Cumhurbaşkanımıza sanata ve sanatçıya olan destekleri için tüm camia adına şükranlarımı arz ediyorum.”

“Bu eşsiz hizmetler kültürümüzde, sanatımızda kalıcı izler bırakmaya devam edecektir”

Bakan Ersoy, ödüllerin, kültür ve sanat dallarında ortaya konulan üstün nitelikli eser ve çalışmalara binaen her yıl sahiplerini bulduğunu, bu sene olağanüstü koşullar nedeniyle 2019 ve 2020 ödüllerini bir arada takdim edeceklerini aktardı.

Değerlendirme Kurulu’nun yaptığı hassas ve titiz incelemeler neticesinde, Odunpazarı Modern Müze, Antakya Medeniyetler Korosu, Mimsanat Akademisi, Hisart Canlı Tarih Müzesi ile İstanbul Grafik Sanatlar Müzesi’nin, Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülü’ne layık bulunduğunu belirten Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sanatın hem kendisi hem evi konumundaki Odunpazarı Modern Müze, bir sanatseverden bütün sanatseverlere armağandır. 1950’lerden günümüze uzanan, Türkiye ve dünyadan modern sanatın seçkin temsilcilerinin eserlerinden derlenen özel bir koleksiyonda vücut bulan tutku, bugün Türkiye’de çağdaş sanatın nabzının attığı ve dünyaya kapılarını açtığı özgün bir merkeze dönüşmüştür. Antakya Medeniyetler Korosu, insan medeniyetinin beşiği olan bu toprakların birikimine sanatla bir kapı açan, bizim medeniyetimizde özünü bulan Anadolu irfanının hoşgörü, anlayış ve insan sevgisiyle herkesi bu kapıdan içeriye davet eden çok değerli bir birlikteliğin sesi olmuştur. Biliyoruz ki bu güçlü sese bugün dünyanın her zamankinden daha fazla kulak vermesi gerekmektedir. Mimsanat Akademisi, çok özel bir ilim ve sanat insanı, değerli hocamız merhum Ahmet Süheyl Ünver Beyefendi’nin izinde, adeta kültür ve sanat kumbarası gibi bir araya getirmek, çoğaltmak, zenginleştirmek ve yaygınlaştırmak heves ve arzusunun temsili olmuştur. Bu heves ve arzu bugün sanatla insan hayatına dokunan bir sosyal hareketin de temellerindeki iradedir.

Hisart Canlı Tarih Müzesi ise bir çocuğun tutkusundan bir girişimcinin kararlılığına uzanan, uzun ve meşakkatli bir yolculukta hayat bulmuştur. Tutku daima zorluğa galip gelmiş, neticede tarih sanatın estetiğinde yeniden canlanmış, benzersiz bir koleksiyon ülkemize ve milletimize kazandırılmıştır. Tarih denen eşsiz miras, varislerine ancak bu kadar zarif teslim edilebilirdi. Ve İstanbul Grafik Sanatlar Müzesi, bir eğitimci ve sanatçının, ülkesinin kültürüne, sanatına ve gençlerine dair güveninin ve hayallerinin yıllara yayılan yolculuğundaki, nihai duraktır burası. O uzun yıllar içerisinde nice ilklerle, nice öğrencilerle atılan sağlam temeller, bugün de daima öğrenerek ve öğreterek süren özgün sanat üretiminde zengin meyvelerini vermeyi sürdürmektedir. Sayın Erol Tabanca ve Sayın İdil Tabanca’yı, Sayın Yılmaz Özfırat’ı, Sayın Fatma Kesgün’ü, Sayın Nejat Çuhadaroğlu’nu ve Sayın Süleyman Saim Tekcan’ı, onların nezdinde bütün yol ve çalışma arkadaşlarını tebrik ediyorum. Sunduğunuz bu eşsiz hizmetler kültürümüzde, sanatımızda kalıcı izler bırakmaya; en önemlisi etkisiyle, estetiğiyle, anlattıkları ve gösterdikleriyle insanımızda yaşamaya devam edecektir.”

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, konuşmasının sonunda, başta Değerlendirme Kurulu üyeleri olmak üzere bu ödüllerin tespit ve tevdi edilmesinde emeği geçenler ile mesai arkadaşlarına teşekkür ederek, ülkenin kültürel manada hak ettiği refah seviyesine ulaşması için gecesini gündüzüne katan; emek, zaman, göz nuru harcayan, fikri ve fiili gayretlerini esirgemeyen herkese şükranlarını sundu.

Kaynak: Milliyet

Devamını oku

GENEL

Biden’ın yemin törenine katılacak 12 ulusal muhafız görevden alındı

Konuya ilişkin açıklamaya göre, 2 Ulusal Muhafız askerinin, sosyal medyapaylaşımlarından ve mesajlarından aşırı sağcı görüşlere sahip olduğu …

Yayınlanma tarihi

-

Konuya ilişkin açıklamaya göre, 2 Ulusal Muhafız askerinin, sosyal medyapaylaşımlarından ve mesajlarından aşırı sağcı görüşlere sahip olduğu tespit edildi.

Diğer 10 asker ise FBI tarafından saptandı. Bunlardan biri komuta kademesinden yapılan bir ihbarla biri ise gizli bir ihbarla belirlendi.

Söz konusu 12 asker yemin törenindeki görevlerinden alındı.

GÜVENLİK ÖNLEMLERİ HAD SAFHADA

Biden’ın yemin töreninde 25 bin Ulusal Muhafız başkent Washington’da görev yapacak.

Amerikan kongresinin 6 Ocak’ta Trump destekçileri tarafından basılmasının ardından Washington’da güvenlik önlemleri artırılmıştı.

Biden’ın yemin töreni hazırlıkları kapsamında Washington’da çok sayıda cadde ve sokak trafiğe kapatılırken, alınan muhtemel saldırı ihbarlarına karşılık kentte yoğun güvenlik önlemleri söz konusu.

KAYNAK: AA

Kaynak: Haber7

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR