Takip Edin

KÜLTÜR SANAT

Malcolm X Yaşamı ve Ölümü

Malcolm X’in hayatı üzerine yaptığı araştırmaları bir kitapta toplayan gazeteci Peter Goldman’ın Malcolm X: Yaşamı ve Ölümü adlı kitap Türkçe’ye …

Yayınlanma tarihi

-

Malcolm X’in hayatı üzerine yaptığı araştırmaları bir kitapta toplayan gazeteci Peter Goldman’ın Malcolm X: Yaşamı ve Ölümü adlı kitap Türkçe’ye çevrildi. Dünyada büyük merak uyandıran ve defalarca baskısı yapılan kitap Malcolm X ile ilgili bilinmeyen pek çok konunun da kapısını aralıyor.

Malcolm X…

İsmi ile davası etle tırnak gibi bir olan nadir insanlardan…
20. yüzyılın en etkili siyahî lideri…
Yaşamı kadar ölümü de konuşuldu…
Dünyanın yokuş aşağı gittiği bugünlerde ismini yine sıkça duyuyoruz…

Deneyimli gazeteci Peter Goldman’ın bu titiz çalışması, dramatik bir Malcolm X portresiyle buluşturuyor okurları. Dönemin toplumsal ve siyasal atmosferi de bu portreye eşlik ediyor. Malcolm X’in, toplumu içinde nasıl öne çıktığına ve hayatının son yılına odaklanan kitap, İslam Cemaati ve lideri Elijah Muhammed’le olan çatışmasını, aldığı ölüm tehditlerini; sonunda ise bir suikast ekibinin ellerinde can vermesini detaylandırıyor.

Peter Goldman, Malcolm X’in öldürülmesiyle ilgili tüm komplo teorilerini birer birer ele alıp gerçekliğe ışık tutuyor.

“Malcolm X’in hayatını tam ölçekli olarak ilk defa anlatan Peter Goldman’ın kitabı, gizemli liderin vazgeçilmez biyografisi olmaya devam ediyor.”

– New York Times

“Peter Goldman’ın kitabı, modern siyah yaşamla ilgilenen herkes için vazgeçilmez bir başlangıç noktası.”

– Washington Post Book World

“Başka hiçbir kitapta Malcolm X’in trajik son yıllarının bu kadar ayrıntılı ve nesnel bir açıklaması yok.”

– Library Journal

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

KÜLTÜR SANAT

Türk sinemasının hiç pes etmeyen yönetmeni Ertem Eğilmez anılıyor

Trabzon’da 18 Şubat 1929’da dünyaya gelen yapımcı ve yönetmen Ertem Eğilmez, ilk ve orta öğrenimini Konya’da tamamladı.

İstanbul Üniversitesi …

Yayınlanma tarihi

-

Trabzon’da 18 Şubat 1929’da dünyaya gelen yapımcı ve yönetmen Ertem Eğilmez, ilk ve orta öğrenimini Konya’da tamamladı. 

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi‘ni bitiren Eğilmez, 1953’te askere gidene kadar kısa bir süre bakkal dükkanı çalıştırdı.

Usta yönetmen askerliğinin ardından Arif Bolat kitabevinde çalıştı ve Refik Erduran ile 1954’te Çağlayan Yayınevi’ni kurdu. Eğilmez, aynı yıl Erduran ve Haldun Sel ile Tef adlı mizah dergisini çıkarırken, yayımladığı cep kitapları da yayın dünyasında yoğun ilgi gördü.

YAMAN KARDEŞLER’LE GAZETECİLİKTEN SİNEMAYA ADIM ATTI

“Efe” adlı şirketi kurarak 1961’de sinemaya adım atan Eğilmez, aynı yıl Yaman Gazeteci adlı filmle yapımcılığa başladı.

Eğilmez gazetecilikten sinemaya geçişini bir röportajında şu sözlerle anlatmıştı:

“Münir Özkul’la arkadaştık, ‘Bir film yapsak.’ diye prodüktör olarak işe bulaştık. Benim bir bayim vardı, hala da bayidir Babıali’de, Fazıl Ünverdi… Onun finanse ettiği bir film yaptık, bütün paraları batırdık. Ben o zamanlar yönetmenliğin ‘y’sini bilmiyordum. ‘Yaman Gazeteci’ adlı bu ilk filmimizin yönetmenini Münir seçmişti.”

Nahit Ataman ile 1964’te “Arzu Film” şirketini kuran Ertem Eğilmez’in yönetmenliğe adım atması ise Fatoş’un Fendi Tayfur’u Yendi adlı filmle oldu.

Eğilmez, Türk sinemasında komedinin temellerini oluşturan birçok filme yönetmen olarak imza atarken, 1965’te Senede Bir Gün, 1968’de Nilgün ve İngiliz Kemal, 1970’de ise Küçük Hanımefendi adlı romanları sinemaya uyarladı.

Türkan Şoray, Selda Alkor, Fatma Girik ve Hülya Koçyiğit gibi star oyuncuların yer aldığı popüler aşk filmlerini de yöneten Eğilmez, geniş izleyici kitlesinin beğenisini kazandı.

Eğilmez, 1966’da çektiği Bir Millet Uyanıyor filmiyle, 1967 Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “En İyi Tarihsel Film” ödülüne değer görüldü.

UNUTULMAZ OYUNCULARIN TÜRK SİNEMASINDA VARLIK GÖSTERMESİNE ÖNCÜLÜK ETTİ

Usta yönetmen, Münir Özkul, Adile Naşit, Kemal Sunal, İlyas Salman, Halit Akçatepe, Zeki Alasya, Metin Akpınar, Şener Şen ve Ayşen Gruda gibi oyuncuların Türk sinemasında varlık göstermesine öncülük etti.

“Arzu Film güldürüleri” olarak anılan filmlerde zaman zaman toplumsal eleştiriye yer vermesiyle dikkati çeken Eğilmez, 1973’te yaptığı Canım Kardeşim filmiyle Türk sinemasında yapmacıklıktan uzak sinemacılık anlayışını, iç yakan bir öyküyle beyaz perdeye aktardı.

Eğilmez, sanatçının görevinin soruna çözüm bulmak değil sorunun varlığına işaret etmek olduğunu belirttiği bir röportajında şunları kaydetmişti:

“Sinemacının ve sanatçının yol gösterici, ‘Bu böyle değil de ille böyle olsun, bunun çaresi budur.’ demesinin karşısındayım. Bu ukalalık, konferansçılık oluyor, sanatçılıktan kaçıyor. Binaenaleyh tespiti tercih ediyorum. Bir durum vardır, bu durumu gözler önüne sermek, çareyi araması gerekenlere bırakmak, sanatçının görevi gibi geliyor. Çıkar yol zaten tektir, çare de birdir. Kaldı ki çaktırmadan çareyi göstermesem bile çarenin tek olduğunu hissettiriyorum, daha da işime geliyor. Örneğin ‘Canım Kardeşim’de çok sevdiğim bir plan var, tesadüf sonucu yakaladığım. Kamera apartmanların TV antenlerinden, gecekondu semtindeki TV’siz kişilere döner; bunu bile iki kişinin bir küçük çocuğa TV araması meselesi gibi yaptım, konferansa doğru kaçıyorum diye de korktum. Benim için mesele derdimi anlatmaktı.”

44 FİLM YÖNETTİ, 5 SENARYO YAZDI

Eğilmez, 1975’te Rıfat Ilgaz’ın kaleme aldığı Hababam Sınıfı romanını sinemaya uyarladı. Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı filminin gördüğü büyük ilginin ardından 1976’da Hababam Sınıfı Uyanıyor, 1977’de Hababam Sınıfı Tatilde, 1981’de ise Hababam Sınıfı Güle Güle filmi ile Hababam Sınıfı adlı müzikal tiyatro oyununu izleyiciyle buluşturdu.

Yönetmen olarak Türk sinemasındaki değişimleri takip eden, bu değişimlere göre sürekli kendini yenileyen Eğilmez, 1980-1981 sezonunda Kanlı Nigar adlı müzikli oyunu sahneledi.

Eğilmez, sinemadan bir süre uzak kaldıktan sonra, 1984’te Namuslu adlı filmle geri döndü. Namuslu ve Banker Bilo filmleriyle Türkiye’nin temel sorunlarını kendi mizah anlayışıyla ele alan usta isim, son olarak 1988’de yönettiği Arabesk filmiyle gişede büyük başarı elde etti.

Meslek hayatı boyunca 44 film yöneten, 5 senaryo kaleme alan ve 97 filmin yapımcılığını üstlenen Eğilmez, 21 Eylül 1989’da İstanbul’da, 60 yaşında vefat etti.

“ONUN İÇİN PES ETMEK GİBİ BİR DAVRANIŞ HİÇBİR ZAMAN SÖZ KONUSU OLMADI”

Sinema eleştirmeni, yazar Atilla Dorsay, Rıza Kıraç ile gerçekleştirdiği “Sinemayı Yazan Adam” söyleşisinde, Kemal Sunal ve Zeki Alasya-Metin Akpınar ikilisini sevmeyi, Ertem Eğilmez ve Arzu Film ekolünden öğrendiğini ifade ederek, şunları aktarmıştı:

“Çünkü bütün bu oyuncular, özellikle 1970’li yıllar boyunca Arzu Film çatısı altında ün kazandılar. Orada Ertem Eğilmez’in kişiliğinin şemsiyesi altında daha bilinçli bir çaba oldu. Orada senaristler, oyuncular hep birlikte, bugünkü sinemamızın komedi geleneğinin bir nevi temellerini attılar. Arzu Film komedileri bugün hala beğenilen, aranan, izlenen filmlerdir ve Türk komedisine belli bir düzeyi ve zevki getirmiştir.”

“O BİR SİNEMA DAHİSİYDİ”

Usta oyuncu Şener Şen, Video Haber dergisinin Aralık 1989 tarihli 60. sayısında yayınlanan haberde, Eğilmez’in sinemayı meslek olarak seçmekle en doğru kararı verdiğine işaret ederek, şöyle konuşmuştu:

“Sinemaya aşıktı ve sinema onun her şeyi idi. Onunla çalışıp da bunu anlamamak imkansızdı. Ayrıca başarı kazanmayı kendine alışkanlık edinmiş ender insanlardan biriydi. Yaptığı her işte başarıya ulaşmıştı. Örneğin onun yayıncılık yaptığı bir dönem var. O yıllarda dünyaca meşhur Mike Hammer adlı polisiye çizgi romanın yayın haklarını almış. Ancak birkaç sayı çıkardıktan sonra Amerikalılar anlaşmadan caymış. Ertem Ağabey de oturup birkaç arkadaşıyla hikayeleri kendileri yazıp yayınlamaya başlamış. Onun için pes etmek gibi bir davranış hiçbir zaman söz konusu olmadı. ‘Arabesk’i bile hangi şartlarda çektiği herkesçe bilinir. O, filmlerinde güldürürken, ağlatmayı ve düşündürmeyi başaran bir sinema adamıydı. Bir işi yaparken çevresindeki herkesin görüşünü alır ama sonra da kendi bildiğini yapardı. Sonuçta ne derece başarılı olduğunu hep birlikte gördük. O bir sinema dahisiydi.”

Sinema tarihçisi Giovanni Scognamillo ise Türk Sinemasında Şener Şen kitabında Eğilmez’in Arabesk adlı filminden bahsederken şunları aktarmıştı:

“Eğilmez her şeyden önce kendisiyle hesaplaşır. Kendi sanatsal geçmişi, kendi sinema anlayışı ve icraatıyla yüzleşir ve yaptıklarıyla dalga geçer, bir hayat bilançosu çıkarır.”

Ertem Eğilmez’in yönettiği filmlerden bazıları şöyle:

Bir Millet Uyanıyor, Yaşlı Gözler, İngiliz Kemal, Sevemez Kimse Seni, Küçük Hanımefendi, Kalbimin Efendisi, Senede Bir Gün, Son Hıçkırık, Beyoğlu Güzeli, Sev Kardeşim, Tatlı Dillim, Oh Olsun, Yalancı Yarim, Köyden İndim Şehire, Salak Milyoner, Mavi Boncuk, Süt Kardeşler, Şabanoğlu Şaban, Gülen Gözler, Erkek Güzeli Sefil Bilo, Banker Bilo, Namuslu, Aşık Oldum, Arabesk.

Yazdığı senaryolar:

Ölmeyen Aşk, Boş Çerçeve, Mavi Boncuk, Salako, Milyarder.

Kaynak: NTV

Devamını oku

KÜLTÜR SANAT

72. Emmy Ödülleri sahiplerini buldu

Yeni Koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle izleyicilerin ve ödül adaylarının olmadığı Los Angeles’taki Staples Tiyatrosu’nda düzenlenen 72 …

Yayınlanma tarihi

-

Yeni Koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle izleyicilerin ve ödül adaylarının olmadığı Los Angeles’taki Staples Tiyatrosu’nda düzenlenen 72. Emmy Ödül Töreni video konferans şeklinde gerçekleşti.

Ödül töreninde, “En İyi Drama Dizisi” ödülüne “Succession” layık görülürken, dizideki performansıyla Jeremy Strong, “En İyi Erkek Oyuncu” (Drama) ödülünü aldı.

“En İyi Komedi Dizisi” ödülünü 7 ödüllü “Schitt’s Creek” alırken, “Watchmen” de “En İyi Mini Dizi” ödülünün sahibi oldu.

2020 Emmy Ödülü kazanan yapımlardan bazıları şöyle sıralandı:

En İyi Drama: “Succession”

En İyi Komedi: “Schitt’s Creek”

En İyi Erkek Oyuncu, Drama: Jeremy Strong, “Succession”

En İyi Kadın Oyuncu, Drama: Zendaya, “Euphoria”

En İyi Erkek Oyuncu, Komedi: Eugene Levy, “Schitt’s Creek”

En İyi Kadın Oyuncu, Komedi: Catherine O’Hara, “Schitt’s Creek”

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, Drama: Billy Crudup, “The Morning Show”

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu, Drama: Julia Garner, “Ozark”

En İyi Mini Dizi: “Watchmen”

Kaynak: Sputnik TR

Devamını oku

KÜLTÜR SANAT

57. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması filmleri belli oldu

3 Ekim’de başlayacak 57. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda yer alacak filmler belli oldu. Antalya …

Yayınlanma tarihi

-

3 Ekim‘de başlayacak 57. Antalya Altın Portakal Film Festivali‘nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması‘nda yer alacak filmler belli oldu. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in başkanlığını yaptığı festivalin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’na 47 film başvurdu.

Festival danışmanı, akademisyen ve sinema yazarı Ahmet Gürata ile sinema yazarları Sevin Okyay ve Mehmet Açar‘dan oluşan seçici kurulun değerlendirmeleri sonucunda belirlenen 12 film Antalya’da yarışacak. Fikret Reyhan’ın Çatlak, Tankut Kılınç’ın Dersaadet Apartmanı, Nesimi Yetik’in Dirlik Düzenlik, Derviş Zaim’in Flaşbellek, Orçun Benli’nin Gelincik, Erdem Tepegöz’ün Gölgeler İçinde, Azra Deniz Okyay’ın Hayaletler, Tunç Şahin’in İnsanlar İkiye Ayrılır, Atalay Taşdiken’in Kar Kırmızı, Barış Gördağ ve Yasin Çetin’in Koku, Ferit Karol’un Kumbara ve Reis Çelik’in Ölü Ekmeği adlı filmleri Altın Portakal ödülleri için heyecan yaşayacak.

Ölü Ekmeği

ULUSAL YARIŞMADA TÜRKİYE VE DÜNYA PRÖMİYERLERİ YILI

Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’na bu yıl getirilen “Türkiye’de ilk gösterim” koşulu ile yarışmaya seçilen tüm filmler Türkiye’de izleyiciyle ilk kez Antalya’da buluşacak. Yarışmadaki dokuz film ise (Çatlak, Dersaadet Apartmanı, Dirlik Düzenlik, Flaşbellek, Gelincik, İnsanlar İkiye Ayrılır, Kar Kırmızı, Koku ve Kumbara) aynı zamanda dünya prömiyerlerini Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yapacaklar.

Dersaadet Apartmanı

BELEDİYEDEN SİNEMAYA 770 BİN TL DESTEK

57. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin sinema sanatına desteği geçen yıl olduğu gibi devam ediyor. Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’na seçilen filmler, 300 bin TL tutarındaki En İyi Film Ödülü’nün yanı sıra her biri 100 bin TL değerindeki Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü ve Behlül Dal En İyi İlk Film Ödülü de dahil olmak üzere 16 kategoride yarışacaklar.

Sinema sektöründeki kadın emeğinin görünürlüğüne dikkat çekmek için geçen yıl ilk kez verilen 50 bin TL değerindeki Cahide Sonku Ödülü de bu yıl yine yarışmadaki filmlerden birinde kamera arkası ya da önü fark etmeksizin çalışmış bir kadın sinemacıya verilmeye devam edecek.

Önümüzdeki günlerde açıklanacak Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması jürisi, toplam 770 bin TL tutarındaki ödüllerin sahiplerini belirleyecek. Geçen yıl olduğu gibi Film Yönetmenleri Derneği jürisi Film-Yön En İyi Yönetmen Ödülü’nü, Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) jürisi de SİYAD En İyi Film Ödülü’nün sahibini belirleyecek.

Ödüller 10 Ekim akşamı düzenlenecek Kapanış ve Ödül Töreni’nde sahiplerini bulacak.

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR