Takip Edin

GENEL

‘Mahrem imam’ FETÖ’nün Yazıcıoğlu soruşturmasına müdahalesini anlattı!

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul’da saklandığı hücre evinde yakalanarak, Gaziantep’e getirilen ve …

Yayınlanma tarihi

-

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul’da saklandığı hücre evinde yakalanarak, Gaziantep’e getirilen ve çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanan Kamil B, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında verdiği ifadede, örgüt hakkında detaylı bilgiler verdi.

 

 Örgütle 1991 yılında tanıştığını ifade eden Kamil B, üniversite örgüt evinde kaldığını ve 1994 yılında örgütün yurdunda müdür yardımcısı görevinde bulunduğunu kaydetti.

Öğrencileri mülakat yaparak yurda kabul ettiğini belirten Kamil B, Ankara’da, yurttan ve yaklaşık 15 öğrenci evinden sorumlu olduğu sırada firari sanık Mehmet K’nin de o dönem “büyük bölge Yenimahalle sorumlu imamı” olduğunu, daha sonra onun vasıtasıyla 2005 yılında “Muş il imamı” olarak faaliyet yürüttüğünü kaydetti.

 

 Mehmet K’nin “Gaziantep bölge imamı” olmasıyla, kendisini terfi ettirdiğini ve “Gaziantep bölge avukatlar imamı” olduğunu ifade eden Kamil B, “Göreve başladıktan sonra bu yapı içerisinde kendimi Cemal olarak tanıttım.” dedi.

Kendisine Gaziantep, Adana, Mersin, Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye, Adıyaman, Elazığ, Malatya, Bingöl, Muş, Bitlis, Batman, Siirt, Diyarbakır, Şırnak, Kilis, Mardin ve Şanlıurfa illerinin bağlı olduğunu ve bu illerin sorumlularıyla belirli aralıklarla toplantı yaptığını aktaran Kamil B, bu toplantılardaki bilgileri aylık olarak Ankara’da yapılan toplantıda avukatlar yapılanmasının sözde Türkiye imamı “Yıldırım” kod adlı Muhammet Emir Y’ye aktardığını söyledi.

YAZICIOĞLU SORUŞTURMASINA ÖRGÜT MÜDAHALESİYLE İLGİLİ İTİRAFLARDA BULUNDU

Kamil B, helikopterin düşmesi sonucu BBP kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 kişinin hayatını kaybettiği olayın ardından yürütülen soruşturmalarda FETÖ’nün müdahalesiyle ilgili Elazığ avukat imamı Abdullah Ö’nün verdiği ve kendisinin de adının geçtiği ifadesiyle ilgili ise şunları kaydetti:

“Öncesinde benim bilgim olmadan, sonrasında bilgi sahibi olduğum, Muhsin Yazıcıoğlu soruşturması kapsamında örgüt içerisinde faaliyet yürüten Elazığ avukatlar imamı Abdullah Ö.’ye bağlı avukat Mustafa A.’nın helikopterin düşmesi sonrasında bir takım askerler tarafından malzemelerin sökülerek alınması nedeniyle bu askerlerin avukatlığını üstlenmesinden dolayı örgüt elebaşı Fetullah Gülen ve örgüt içerisinde sıkıntı yaşandı. Bu sıkıntıların giderilmesi için bu hususta toplantılar ve görüşmeler düzenlendi.

Bu toplantılara, Elazığ avukatlar imamı ‘Kaan’ kod adlı Abdullah Ö, Malatya ili örgütün dernekler sorumlusu Turan C, Malatya dar bölge imamı Orçun kod Halil K, Elazığ il imamı Mehmet D, avukat Mustafa A, güneydoğu büyük bölge imamı Mehmet K, örgütün Türkiye imamı Barbaros K, örgütün Türkiye avukatlar imamı Yıldırım kod adlı Muhammet Emir Y, örgütün güneydoğu savcı ve hakimler imamı Fevzi kod Feyzullah G. ve ismini bilmediğim askeri mahrem imam ile görüşmemiz oldu.”

“TALİMAT ÜST DÜZEY BİR ASKERİ MAHREM TARAFINDAN VERİLDİ”

Helikopterden cihazların sökülmesine ilişkin şüpheli askerlerin avukatlığını, örgüte bağlı avukat Mustafa A’nın yapması talimatını Turan C’nin verdiğini daha sonra öğrendiğini aktaran Kamil B, şöyle konuştu:

“Bu konuyu görüşmek üzere hemen Malatya’ya o zaman FETÖ’nün Malatya dernekler imamı olan Turan C’nin yanına gittim. Turan C’ye Yazıcıoğlu soruşturmasında adı geçen askerlerin örgütün Elazığ’daki avukatlarından Mustafa A’ya neden verildiğini, bana niye bilgi verilmediğini sordum. Çünkü ben bölgenin avukatlarından sorumlu imamıyım. Böyle önemli bir soruşturma dosyası hakkında neden bilgi verilmediğine tepki gösterdim. Turan C. de  bana hitaben ‘Bu askerlere bir avukat görevlendirilmesi talimatının üst düzey bir askeri mahrem tarafından kendisine verildiğini’ söyledi. Bu askeri mahrem imam, Turan C’ye özellikle soruşturma dosyasını tanınmayan, çok ismen ön plana çıkmamış, örgüt içerisinden bir avukata verilmesini istediğini söylemiş. Turan C. de bu askeri mahrem imama ‘Bizde böyle çok tanınmadık ön plana çıkmamış bir avukatın olmadığını, genelde örgüt avukatlarının tanındığını ve bilindiğini’ söylemiş. Ancak askeri mahrem imam bu durumun sıkıntı oluşturmadığını, Turan C’nin uygun gördüğü örgüt içerisinden bir avukatın yapabileceğini söylemiş. Turan da bunun üzerine Mustafa A’ya bu görevi vermiş.”

“ASKERLERİN ÖRGÜT İÇERİSİNDE OLDUKLARINI ANLADIM”

Turan C’ye askeri mahrem imamın talimatıyla bu davanın örgüt mensuplarına verdirmesi nedeniyle ve süreci kendisine aktarmamaları nedeniyle kızdığını ifade eden Kamil B, şöyle devam etti:

“Bu talimatı veren üst düzey askeri mahrem imam ile görüşmek istediğimi Turan’a söyledim. Turan da bu askeri mahrem imam ile irtibat kurdu, bu şahıs bir müddet sonra bizim bulunmuş olduğumuz muhtemelen Turan’ın bürosu diye hatırladığım ofise geldi. Bu şahsı ilk defa orada gördüm. örgüt yapısını bildiğimden dolayı askeri mahrem imamın devreye girerek soruşturmada adı geçen askerlere bizim örgütteki avukatlardan birini istemesinden dolayı adı geçen askerlerin FETÖ/PDY içerisinde faaliyet gösteren kimseler olduğunu anladım. Yine de böyle bir soruşturmada adı geçen askerlerin bizim avukatlarımız tarafından savunmasının doğru olmadığını, askeri mahrem imama söyledim. Kendisi de bana kendileri açısından bir sıkıntı teşkil etmeyeceğini, avukatın örgüt içerisinde faaliyet gösteriyor olmasının kendilerince bir mahsur oluşturmadığını söyledi. Benim bu askeri imam ile görüşmem 10-15 dakika sürmüştür. Daha sonra askeri mahrem imam bulunduğumuz yerden ayrıldı. Turan bana bu konunun çok büyütülmemesi gerektiğini, her şeyin şeffaf olduğunu, normal avukat müvekkil ilişkisi olduğunu, Mustafa’nın bunun para karşılığı yapan bir avukat olarak değerlendirilmesi gerektiğini, arkadaşlara anlatmamızı onların bu işi büyütmemesini sağlamamızı söyledi.”

AVUKAT-MÜVEKKİL İLİŞKİSİ OLDUĞU YALANIYLA TEPKİLERİ AZALTMAYI HEDEFLEMİŞLER

Kamil B, 2014 yılının nisan ayının son haftası Elazığ’da bu konuyu görüşmek üzere toplantı yaptıklarını belirterek, “Toplantıya ben, Turan C, Mehmet D, Halil K. katıldı. Toplantıya girmeden önce dinleme ve izlemeye karşı tedbir amaçlı cep telefonlarımızı kapatarak dışarıda bıraktık. Bu toplantıdan önce Mehmet D. çok kızgın ve tepkiliydi. Biz toplantıda işin tamamen avukat müvekkil ilişkisi olduğunu, bunun para karşılığı yapıldığını, her şeyin şeffaf olduğu yönünde açıklama yaparak tepkili çevrelerin tepkisini almak gerekir şeklinde karar aldık. Bu toplantıda ben Turan C. ile birlikte Turan’ın ofisinde askeri mahrem imamla yapmış olduğumuz görüşmeyi de toplantıda diğer arkadaşlara anlattım. Bu özel görüşme yaklaşık yarım saat 40 dakika kadar sürmüştür. Daha sonra Halil ve Turan’ı Malatya’ya bıraktıktan sonra Gaziantep’e döndüm.” bilgisini paylaştı.

Bu toplantıdan sonra ABD’ye FETÖ elebaşını ziyarete gittiklerini ifade eden Kamil B, Yazıcıoğlu konusuyla ilgili bir görüşmesinin olmadığını dile getirdi.

FETÖ ELEBAŞI KONUNUN KAPATILMASINI İSTEMİŞ

Türkiye’ye geldikten sonra ise çeşitli görüşmeler yaptığını ifade eden Kamil B, şöyle devam etti:

“Türkiye’ye geldikten hemen bir gün sonra Malatya’ya uğrayarak Halil K. ile birlikte Turan C’yi yanıma alıp Elazığ’a giderek Mehmet D. ile görüştük. Mehmet D. bana hitaben ‘İzmir’de bulunan örgütün Türkiye imamı Barbaros K. ile görüştüğünü, onun da daha sonra konuyu örgüt elebaşına ilettiğini, Fetullah Gülen’in de örgüt içinde faaliyet gösteren bir avukatın helikopter kazasında adı geçen şüpheli askerlerin dosyasını takip etmesinin örgütü çok büyük sıkıntıya sokacağını, bu duruma çok kızdığını, konunun hemen kapatılması talimatını Barbaros’a söylediğini, Barbaros’un da bu konuyu kendisine ilettiğini’ söyledi. Mehmet D. de bana bu konuyu güneydoğu bölge imamı Mehmet K. ile görüşeceğini söyledi. Ben öğrendiğim bu durumu Yıldırım kod Muhammet Emir Y’ye kakao-talk programı üzerinden aktardım.”

“BANA ‘BU İŞİ TEREYAĞINDAN KIL ÇEKER GİBİ HALLETTİK’ DEDİ”

Kamil B, daha sonra kendisinin talimatıyla Mustafa A’nın askerlerin avukatlığını bıraktığını söyledi.

Yaklaşık birkaç gün sonra Mehmet D’nin Gaziantep’e geldiğini, bölge imamı Mehmet K, hakim-savcı bölge imamı Fevzi kod adlı Feyzullah G. ile toplantı yaptıklarını anlatan Kamil B, “Mehmet D. bana Muhsin Yazıcıoğlu dosyasının kapatılması konusunun savcılıkla görüşüldüğünü ve dosyanın kapatıldığını söyledi. ‘Bu işi tereyağından kıl çeker gibi hallettik’ dedi. Bu konunun detayını Mehmet D, Mehmet K. ve Feyzullah G. bilmektedir. Daha sonra dosya kapatıldı, bu konu bir daha görüşülmedi. Daha sonra Mehmet D, Mustafa A’nın genç olduğunu, saf olduğunu, güvenilemeyeceğini, böyle bir davanın buna verilmemesi gerektiğini ve bunun ABD’ye götürülmemesi gerektiği, FETÖ elebaşı ile görüştürülmemesi gerektiğini söyledi. Mehmet K’nin de bana hitaben ‘Mehmet D. doğru söylüyor, Mustafa A. madem böyle birisi neden ABD’ye götürdünüz’ diye sitem etti. Ben de kendisine ‘Madem Mustafa A. güvenilir değil Elazığ’daki örgüte ait kurumların avukatlık vb. gibi işlerini takip ettiriyorsunuz’ diye söyledim. Sonra normal konulardan konuştuk. Mehmet D. aynı gün tekrar yanımızdan ayrılarak gitti.” şeklinde bilgi verdi.

İlerleyen süreçte 2020 yılının ilk aylarında Abdullah Ö’nün ifadesinin basına yansıması üzerine ABD’de bulunan Yıldırım kod adlı Muhammet Emir Y. ile mesajlaştığını ve kendisine Abdullah Ö’nün kim olduğunu sorduğunu belirten Kamil B, kendisinin de 2014’lü yıllarda Elazığ avukatlar imamı olduğunu söylediğini ifade etti.

Kamil B, örgütün dağılması için bildiklerini ve Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte beş kişinin hayatını kaybettiği olayla ilgili soruşturma kapsamında bildiklerini anlattığını belirterek, “Bu örgüt kesinlikle başka ülkeler tarafından ülkemizin güven ve huzur ortamını bozmak için kullanılan taşeron bir örgüttür.” ifadelerini kullandı.

OLAYLA İLGİLİ SÜREÇ

Ümraniye’de 30 Aralık’ta aynı binadaki 2 hücre evine düzenlenen operasyonda ByLock kullanıcısı örgütün sözde avukatlardan sorumlu mahrem imamı Kamil B. ve öğretmenler sorumlusu Eşref Ü. ile örgüt üyeliğinden aranan kadın gözaltına alınmıştı.

Bu arada, 25 Mart 2009’da düşen helikopterden GPS cihazlarının sökülmesiyle ilgili yargılanan eski yarbay Davut Uçum ile eski astsubay Aydın Özsıcak, FETÖ’nün darbe girişiminde Cumhurbaşkanına suikast girişiminde yer almış ve yargılandıkları davada da mahkum olmuştu.

Kaynak: Haber7

GENEL

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ‘Militan’ tepkisi: Siyaset değil beşinci kol faaliyeti

Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, parti genel merkezinden AK Parti 7. Olağan Erzincan, Erzurum il …

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, parti genel merkezinden AK Parti 7. Olağan Erzincan, Erzurum il kongrelerine canlı bağlantıyla katıldı.

Açıklamadan öne çıkan başlıklar şöyle:

18 yıllık iktidarlarımız döneminde vesayet güçlerinden devlet içinde çöreklenmiş çetelere kadar farklı odakların tehdidine maruz kaldık. Kimseyi ötekileştirmeden herkesi kucaklamaya çalıştık. İnsanlarımız devletin her kademesinde dertleriyle ilgilenen bir kadroyla karşılaştı. Gece gündüz demeden çalıştık. Yeri geldi bölücü terör örgütünü açtıkları çukurlara gömdük. 18 yılda girdiğimiz 15 seçimin tamamından alnımızın akıyla çıktık.

AK Parti’nin eşsiz başarısının sırrını öğrenmek istemeyenler aynaya bakıp kusuru kendilerinde aramak yerine hep başka yerlere baktılar. Milletle gönül bağı kurmak yerine afedersiniz Stokholm sendromu diyerek milleti aşağıladılar. Anadolu insanına makarnacı dediler, mülteci, yobaz, göbeğini kaşıyan adam dediler. ‘Benim oyumla dağdaki çobanın oyu bir mi olacak’ serzenişiyle içlerindeki kini ortalığa saçtılar. CHP Genel Başkanı’nın yaptığı gibi toplumumuzun farklı kesimlerini tehdit etmeye başladılar.

“MİLİTAN” TEPKİSİ

Bugün devletin valisine kaymakamına askerine ahlaksızca militan iftirası atıyor. Bunun adı siyaset değil siyasetsizliktir. Bunun adı tam olarak beşinci kol faaliyetidir.

CHP Genel Başkanı akla hayale gelmedik iftiralarla AK Parti’ye saldırmaktadır. Bizzat eski cumhurbaşkanı adaylarının ifadesiyle CHP bugün yalan ve iftira üretim merkezi haline dönmüş durumdadır. CHP siyasi parti kimliğini giderek kaybetmektedir. 2023 seçimleri CHP’nin rövanşist siyasetinin tasviye edildiği bir dönem olacaktır.

Her karışında bir yiğit yatan bu ülkeyi büyük bir tutkuyla seviyoruz. Türkiye’den başka vatanımız yok. Bizim rehberimiz bu kutlu davayı elden ele taşıyan ilim, hikmet ve gönül erleridir.

Biz hiç bir zaman CHP’ye göre politika belirleyen bir parti olmadık. Hep kendimizle, kendi projelerimizle yarıştık. Türk siyasetini esir alan vizyonsuzluğa rağmen her gün bu ülke için hayalleri gerçekleştirmeye gayret ettik. Ülkemizi, bölgemizi ve dünyayı daha güvenli, daha müreffeh hale nasıl getirebiliriz ona bakacağız. Muhalefeti kendi Bizans oyunlarıyla başbaşa bırakacak, asıl gündemimize odaklanacağız. Varsın onlar ahlaksız siyaseti yaparak oyalansınlar, biz enerjimizi kendi çalışmalarımızı daha ileriye taşımak için kullanacağız.

Kaynak: Yeni ŞAFAK

Devamını oku

GENEL

Son dakika: Erdoğan fahiş zamlar için çok net konuşmuştu! Düğmeye basıldı

Son günlerde birçok tüketici cep yakan pazar/market fiyatları karşısında şaşkın. Konuyla ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan çok net konuşmuş, gıda …

Yayınlanma tarihi

-

Son günlerde birçok tüketici cep yakan pazar/market fiyatları karşısında şaşkın. Konuyla ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan çok net konuşmuş, gıda fiyatlarındaki artışa kalıcı çözüm bulunmasına yönelik talimatının ardından Gıda Komitesi toplantı kararı alınmıştı. Bugün ise Ticaret Bakanlı fahiş fiyatlarla ilgili çok önemli bir açıklama yaptı. işte son dakika haberinin ayrıntıları…

Ticaret Bakanlığı 81 ilde market, pazar yeri, çarşı ve toptancı hallerinde fahiş fiyat artışlarına yönelik denetimler gerçekleştirirken, son bir haftada 1674 işletme bazında, 22 bin 535 ürün incelendi.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, başta gıda ve temel ihtiyaç maddeleri olmak üzere piyasadaki fiyat gelişmeleri yakından takip ediliyor.

Ticaret Bakanlığına iletilen vatandaş başvuruları ve resen yapılan çalışmalar neticesinde serbest piyasa ekonomisine zarar vermeden gıda ve temel ihtiyaç ürünlerinde arz-talep dengesiyle uyuşmayan fiyat artışlarının tespiti amacıyla 81 ilde bulunan market, pazar yeri, çarşı ve toptancı hallerinde Bakanlık il müdürlükleri ve Teftiş Başkanlığının katılımıyla denetimler gerçekleştirildi.

Bu kapsamda sadece son bir haftada 1674 işletme bazında 22 bin 535 ürün Bakanlıkça denetlendi. Denetleme sonucu elde edilen tespitler Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu tarafından değerlendirilecek ve firmaların savunmalarının alınmasının ardından haksız fiyat artışında bulunduğu tespit edilenler hakkında 10 bin 911 liradan 100 bin 910 liraya, stokçuluk faaliyetinde bulunduğu belirlenenlere ise 54 bin 555 liradan 545 bin 550 liraya varan idari para cezası yaptırımı uygulanacak.

495 firmaya toplam 15,5 milyon lira ceza

Öte yandan, Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda Adalet, Hazine ve Maliye, Sanayi ve Teknoloji ile Tarım ve Orman bakanlıkları, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) temsilcileriyle üretici ve tüketici örgütleri, perakende sektörü temsilcilerinden oluşan Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulunun dün gerçekleştirilen toplantısında, 120 firmaya 3 milyon 595 bin lira idari para cezası uygulanmasına karar verildi.

Kurul tarafından bugüne kadar 3 bin 386 dosya karara bağlanarak, gıda ve temel ihtiyaç maddelerinde fahiş fiyat artışı yaptığı değerlendirilen 495 firmaya toplam 15 milyon 480 bin lira idari para cezası uygulanması kararlaştırıldı.

Yapılan denetimler sonucu en çok sebze meyve ile ayçiçeği yağı, tavuk, yumurta ve un gibi temel gıda ürünlerinde fahiş fiyat artışı yapıldığı tespit edildi.

Denetimler kesintisiz devam edecekBakanlık tarafından yapılan çağrıyla birlikte, perakende sektörü, pazar yerleri, toptancı halleri, çarşı gibi satış yapılan yerlerin yanı sıra fahiş fiyat tespit edilen ürünler başta olmak üzere, 81 ilde temel tüketim mallarının üreticilerine yönelik denetimler de Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda Hazine ve Maliye, Tarım ve Orman, Sanayi ve Teknoloji bakanlıkları ile belediyelerde bulunan zabıta teşkilatının denetim ve teftiş ekiplerince bugünden itibaren serbest piyasa ekonomisine zarar vermeden gerçekleştirilecek.

Fahiş fiyat artışları ile stokçuluk eylemlerinin yakından takibi amacıyla Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda denetimler aralıksız devam edecek.

Ayrıca TESK Başkanı Bendevi Palandöken, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile önceki gün yaptığı görüşmede, son günlerde gıdada yaşanan fahiş fiyat artışlarıyla ilgili şikayetleri gündeme getirmiş, Cumhurbaşkanı Erdoğan da konuyla ilgili denetimlerin sıklaştırılmasının yanında buna ek olarak birtakım önlemlerin alınması talimatını vermişti. Erdoğan’ın talimatının ardından harekete geçen Gıda Komitesi’nin perşembe ya da cuma günü toplanarak, fahiş fiyat zamlarına karşı alınacak tedbirleri masaya yatıracağı öğrenilmişti.

81 İLDE PLANLAMA

Salgınla mücadele sürecinde talebin arttığı tarım ve gıda ürünlerinde yüksek fiyat artışlarını önlemek için alınacak tedbirleri görüşecek olan Komite’nin ucuza tüketim seferberliği kapsamında ürün bazında tedbirler alacağı belirtilmişti. Bu kapsamda ihtiyaca göre vergiler yeniden düzenlenecek, bazı ürünlerde ihracat kısıtlamasına gidilecek, kritik ürünlere alım garantisi verilecek. 81 ilde planlama yapılarak arz açığı ürünlere öncelik verilecek, stok ve piyasa takibi etkin şekilde yapılacak.

AYÇİÇEK YAĞI, BEBEK MAMASI VE YUMURTA MASADA

Gıda Komitesi toplantısında, üretim, ticaret, stoklama, dağıtım, ani fiyat dalgalanmalarına karşı alınacak tedbirler, bazı gıda ürünlerinde eksiklik yaşanmaması, maliyetleri düşürecek yapısal çözümler değerlendirilecek.

Bir önceki Gıda Komitesi toplantısında 270 ürünün yakın takibe alındığı açıklanırken, bu toplantıda da özellikle son günlerde fiyatları aşırı artış gösteren zeytinyağı, ayçiçek yağı, bebek maması ve yumurta gibi ürünler için tüketiciyi koruyacak adımların atılması bekleniyor.

İHTİYACA BAĞLI İHRACAT

Gıda ürünlerinde eksiklik yaşanmaması ve ani fiyat dalgalanmalarına karşı alınacak tedbirler de görüşülecek. Geçen yıl Kovid-19 salgını nedeniyle ihtiyacın arttığı limon, soğan, patates gibi ürünlerde ihracat izne bağlanırken, bu toplantıda da ürün bazlı ihtiyaç analizi yapılarak, hangi ürünler için ihracat izni gerektiği değerlendirilecek.

Kaynak: Milliyet

Devamını oku

GENEL

TMSF’ye aktarılan şirketler ortalama yüzde 65 büyüdü

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Muhiddin Gülal, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra FETÖ ile aidiyeti tespit edilen bir kısım …

Yayınlanma tarihi

-

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Muhiddin Gülal, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra FETÖ ile aidiyeti tespit edilen bir kısım şahıslara ait varlıkların TMSF kayyumuna aktarıldığını hatırlattı.

15 Temmuz’dan sonra TMSF’de bir eksen kayması yaşandığını dile getiren Gülal, “Bugün 38 vilayetimizde 797 şirketimiz var. 40 bin 403 çalışanımız var. Aktif olarak 70 milyar liranın üzerine çıktı bizdeki yatırım büyüklüğü. Öz kaynak olarak 30 milyar liraya yaklaştık.” dedi.

“BU ŞİRKETLER BİR MİLLİ SERVET VE BİZE MİLLETİMİZİN EMANETİDİR”

Gülal, şöyle konuştu:

“Biz devraldığımız andan itibaren dedik ki bu şirketlerde irtifa kaybı olmayacak. Bu şirketler bir milli servet ve bize milletimizin emanetidir. Bu anlayışla basiretli tüccar felsefesi içerisinde biz bu şirketlere 15 Temmuz’dan bu tarafa vaziyet ediyoruz. Bugün itibarıyla bu şirketler ortalama yüzde 65 seviyesinde büyüdüler. Geçen sene TMSF kayyumunda yönetilen Koza Altın, geçen hafta açıklanan kurumlar vergisi sıralamasında ilk 100 şirket içerisinde 13’üncü sırada yer aldı.”

“ÜLKEMİZİ BİR BADİREYE SÜRÜKLEMEK İSTEDİLER”

Törende konuşan AK Parti İzmir Milletvekili Binali Yıldırım da, yolları böldüklerini ancak ülkeyi terör örgütlerine böldürmediklerini söyledi.

15 Temmuz darbe girişimiyle Türkiye’nin bir kaosa sürüklenmeye çalışıldığını ifade eden Yıldırım, o günlerin bir film şeridi gibi kafasından geçtiğini anlattı.

FETÖ’nün kirli amaçlarını konuşmasında aktaran Yıldırım, şöyle devam etti:

“Bu terör örgütü FETÖ sadece demokrasimizi yok etmeyi, Cumhurbaşkanımızı, Başbakanı öldürmeyi ve kirli emelleri adına ülkeyi bir kaosa sürüklemeyi hedeflemedi, aynı zamanda da gayrimeşru yollarla elde ettikleri kaynaklarla ülkemizi de bir badireye sürüklemek istediler. 15 Temmuz kalkışmasından sonra bir baktık ki her alanda devletin imkanlarını kabiliyetlerini bir şekilde elde etmişler.

Üretim alanında, hizmet alanında, eğitim alanında ve aklınıza gelen bütün sektörlerde maalesef böyleydi durum. Bine yakın şirket bunlarla bağlantılı ve bu örgüte sürekli kaynak aktaran muazzam bir parasal büyüklükten bahsediyoruz. Bunların bir şekilde alınması ve bu ülkenin kaynağının bu milletin dişiyle tırnağıyla derleyip toparladığı bu imkanların heder olmaması gerekiyor.”

“RAKAMLARI GÖRÜNCE BU KARARIN NE KADAR İSABETLİ OLDUĞUNU GÖRDÜK”

FETÖ’ye ait bütün varlıkları TMSF’ye geçirdiklerini kaydeden Yıldırım, “İlk günlerde mahkemeler gayret ediyor kararlar veriyor. Kararlar birbirinden çok farklı. Bir dağınıklık bir karışıklık söz konusu. Kayyumlar atanıyor kayyumlarla ilgili yetki çerçevesi belli değil. Onların imkanları alacakları, kamu vicdanını rahatsız eden bir uygulamayla karşı karşıya kaldık.” dedi.

Bu durumu Cumhurbaşkanıyla değerlendirerek “Bu iş böyle yürümez” dediklerine dikkati çeken Yıldırım, şöyle devam etti:

“Bunu tek elden yönetmek lazım. Geçmişte bu Uzanlar hadisesindeki tecrübemize dayanarak o TMSF modelini hayata geçirdik. Bütün varlıkları TMSF’ye geçirdik. Yönetimiyle ve mali sorumluğuyla. Sonra işler daha düzene girdi. Bugün ortaya çıkan rakamları görünce bu kararın ne kadar isabetli olduğunu gördük.”

Yıldırım, çalışmalarından dolayı TMSF Başkanı ve ekibine teşekkür etti.

Törene, Erzincan Valisi Mehmet Makas, AK Parti Erzincan milletvekilleri Süleyman Karaman, Burhan Çakır, Erzincan Belediye Bekir Aksun, İl Genel Meclis Başkanı Bekir Yıldız ile kamu kurum yöneticileri ve vatandaşlar katıldı.

İmza töreninin ardından Binali Yıldırım ve TMSF Başkanı Muhiddin Gülal’a bakır tepsi hediye edildi.

Kaynak: Haber7

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR