Takip Edin

SAĞLIK KORONAVİRÜS

Koronavirüse karşı ön saflardaki savaşçılar: Anesteziyoloji ve Reanimasyon doktorları

İSTANBUL, (DHA)-Dünyayı sarsmaya devam eden koronavirüs (COVID-19) salgınına karşı tüm branşlardaki doktorlar gecelerini gündüzlerine katarak …

Yayınlanma tarihi

-

İSTANBUL, (DHA)-Dünyayı sarsmaya devam eden koronavirüs (COVID-19) salgınına karşı tüm branşlardaki doktorlar gecelerini gündüzlerine katarak yoğun çaba harcarken, Anesteziyoloji ve Reanimasyon uzmanları da virüse karşı savaşta ön saflarda yer alıyor. Çalışma alanlarından biri de, yoğun bakımlar olan bu branşın önde gelen isimleri de mesleklerini ve meslektaşlarını anlattı. Prof. Dr. Hatice Türe, “Koronavirüs salgını sırasında, Anesteziyoloji ve Reanimasyon uzmanlarının pes etmeden verdikleri mücadele, ‘yoğun bakım uzmanı’ olduklarını bir kez daha tescilledi. Yaşanan bu dönemin, bir milat olması gerekir. Yoğun bakımın kapısında Çok şükür, hastamız gözlerini açtı müjdesini size, biz veririz” dedi.

Koronavirse karşı Acil Tıp, Enfeksiyon Hastalıkları, Mikrobiyoloji, Göğüs Hastalıkları, Yoğun Bakım uzmanları olmak üzere; tüm branşlardaki hekimlerle birlikte, ön cephede çalışan hekim gruplarından biri olan Anesteziyoloji ve Reanimasyon uzmanlarını temsilen, Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği (TARD) Başkanı Prof. Dr. Ömer Kurtipek ve TARD Bilimsel Üst Kurul üyesi Prof. Dr. Hatice Türe branşları ile ilgili bilgiler paylaştı. İki hekim de sahada yoğun bakımların ağır yükünü sırtlayan, altı binin üzerinde Anesteziyoloji ve Reanimasyon uzmanının isimlerinin bu süreçte yeteri kadar duyulmadığını belirtti.

ABD’de yayınlanan “Anesteziyoloji Uzmanları, Koronavirüs ile Savaşta Özel Kahramanlar Olarak Selamlandı” başlıklı, bir haber sonrası, Anesteziyoloji ve Reanimasyon uzmanı Prof. Dr. Hatice Türe’nin kaleme aldığı kendi mesleğini ve meslektaşlarını anlattığı Biz Kimiz?” başlıklı yazı ilgi gördü.  Anesteziyoloji ve Reanimasyon uzmanlarının ortak hislerini kaleme alan Prof. Dr. Hatice Türe yazısında şunları paylaştı:

“Acil sezaryenle bebeğini doğuracak annenin anestezisini de biz uygularız, heyecan ve korkusunu yenmesi için elini de biz tutarız…Yoğun bakımın kapısında “Çok şükür, hastamız gözlerini açtı” müjdesini size, biz veririz…

Ameliyattan uyanabilirsem, anneme iyi olduğumu haber verin, uyanamazsam hakkını helal etsin” diye bize fısıldarsınız.  Sağ salim ameliyat olmanız için çalışır, yoğun bakımda iyileşebilmeniz için ilaçlarınızı, serumlarınızı ayarlar, nefesinizi düzenler; bu zor zamanı el ele, sizlerle ve sevdiklerinizle birlikte göğüsleriz. Kardeşinizin, ya da eşinizin, veya çocuğunuzun, anne-babanızın, hatta bizzat sizin, hayatta kalışınıza tanıklık ederiz. Ya da ne kadar uğraşırsak uğraşalım elimizden bir şey gelmemesi gibi çok ağır bir yükü sırtlarız. Bizim karşılıksız emeğimiz, sizlerin uğraşısı, yakınlarınızın ve hepimizin duası…. Hep iyileşme ile sonlansın isteriz. Uğraşıp, hayatta kalmalarına destek olduklarımızı çoğu zaman hatırlayamayabiliriz; ama gücümüzün yetmediği, kaybettiğimiz hastalarımızın acısını hiç bir zaman unutamayız…”

MÜJDELİ HABERLERİN SÖZCÜLERİ

Prof. Dr. Hatice Türe, “Koronavirüs salgını sırasında, Anesteziyoloji ve Reanimasyon uzmanlarının pes etmeden verdikleri mücadele, “yoğun bakım uzmanı” olduklarını bir kez daha tescilledi. Yaşanan bu dönemin, bir milat olması gerekir” dedi.

YOĞUN BAKIMLARDA GECE GÜNDÜZ KESİNTİSİZ HİZMET

Anesteziyoloji ve Reanimasyon uzmanlarının çalışma alanlarından birini de, yoğun bakımlar oluşturuyor. Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon bölümü sorumlusu Prof. Dr. Hatice Türe, ülkemizde yoğun bakımların kuruluşundan bu yana, Anesteziyoloji ve Reanimasyon uzmanlarının, bu alanda ağırlıklı olarak çalışan branş olduğunu paylaştı. Kesintisiz sundukları sağlık hizmetiyle ilgili görüşlerini şöyle dile getirdi:

“Herhangi bir sebeple evde ya da hastanede bilincini yitiren, durumu ağırlaşan, kalbi duran, nefes almakta zorlanan, zehirlenen, kaza geçiren, tüm vücudu ağır mikrop kapan tüm hastaları, yoğun bakımda bize teslim edersiniz. Biz, o hastalara tanı koyar, tedavi ederiz. Nefes alamayanların, nefes almasını sağlar; takip ve tedavi eder; onları hayata bağlamaya çalışırız. Diğer branşlardan doktor arkadaşlarımızla işbirliği içerisinde çalışır, onlarla sürekli bilgi ve fikir paylaşımı yapar, birbirimize destek oluruz. Geceleri, Anesteziyoloji ve Reanimasyon uzmanları olarak dönüşümlü hastanede nöbete kalırız. Bir grup Anesteziyoloji ve Reanimasyon uzmanı, sabaha kadar yoğun bakımda yatan hastalar için çalışırken; diğer grup ise, sabaha kadar süren acil ameliyatlarda anestezi verir. Bunlar yaptığımız işlere yalnızca birkaç örnektir. Anesteziyoloji ve Reanimasyon uzmanların üzerinde çalıştığı önemli konulardan bir diğeri ise ağrı tedavileridir.”

UZMANLIK YOĞUN EĞİTİM GEREKTİRİYOR

Türkiye’de altı binin üzerinde yetişmiş doktorun büyük çoğunluğunun, Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği çatısı altında birleştiğini hatırlatan Prof. Dr. Ömer Kurtipek, Anesteziyoloji ve Reanimasyon uzmanlarının, hastanelerde, ameliyathaneler, yoğun bakımlar ve ağrı klinikleri olmak üzere, üç alanda çalışma yaptıklarının bilgisini verdi.

Anesteziyoloji ve Reanimasyon uzmanı olmak için yoğun bir eğitim sürecinden geçildiğini söyleyen Prof. Dr. Ömer Kurtipek, şu bilgileri paylaştı:

“İlk önce 6 yıl süren tıp fakültesini bitirmelisiniz. Tıp fakültesi bitince, YÖK’ün merkezi sınavı olan, tıpta uzmanlık sınavına girip, Anesteziyoloji ve Reanimasyon uzmanlık alanını kazanmalısınız. Böylece üniversite hastaneleri ya da eğitim-araştırma hastanelerinde tıpta uzmanlık öğrencisi olarak, 5 yıl süreyle gece-gündüz devam eden bir eğitim almaya hak kazanırsınız. Bu 5 yıl süresince, hastanede, uzman doktorlar gözetiminde, pratik ve bilimsel bilgileri öğrenir; 3 alt başlıkta yoğun eğitim alırsınız. Ameliyathanede tüm ameliyatlarda anestezi vermeyi öğrenirsiniz. Yoğun bakımlarda hastaların tanı ve tedavisini yapmayı öğrenirsiniz. Ağrı kliniklerinde hastaların geçmeyen ağrılarının nasıl tedavi edileceğini öğrenirsiniz. Bu 5 yılın sonunda tezinizi hazırlar, uzmanlık bitirme sınavına girersiniz. Bu sınavı da geçerseniz, Anesteziyoloji ve Reanimasyon uzmanı olarak, kliniği yönetecek yeterlilikte olduğunuza dair belgenizi alarak, çalışma hayatına başlarsınız. Tüm bu eğitim ve sınavlardan sonra da, eğitimin sürekliliğine inanarak, kendi bilgilerinizi yenilemeye, okumaya, öğrenmeye sürekli devam edersiniz.”

YOĞUN BAKIMLAR YAN DAL UZMANLIK ALANI OLDU

Yoğun bakım çalışmalarıyla ilgili yapılan bir yasal değişikliğe dikkat çeken Prof. Dr. Ömer Kurtipek, şu bilgileri verdi:

“Bu yasal değişikliğe göre, yoğun bakım uzmanı olmak için 5 yıllık uzmanlık eğitimi sonrasında, artık 3 yıl daha yeni bir eğitim alma zorunluluğumuz bulunuyor. Ülkemizde bulunan yoğun bakımlarda, erişkin hastalar için mevcut yatak sayısının 24 bin, yoğun bakım yan dal uzman ve asistan sayısı ise toplam 710. Altı bin kişilik Anesteziyoloji ve Reanimasyon uzman ordusu, bu işin çoğunun üstesinden başarıyla geliyor. Ayrıca, 450 yoğun bakım uzmanının çoğu, Anesteziyoloji ve Reanimasyon kökenli hekimlerdir.”

“SESİMİZİN KARŞILIK BULACAĞINA İNANIYORUZ”

TIME dergisinin 12 Nisan 2020 tarihinde, Anesteziyoloji ve Reanimasyon uzmanlarını “kahraman” olarak tanımlayıp, ön kapağına taşıdığını belirten Prof. Dr. Hatice Türe, “Ülkemizdeki yoğun bakımların, Anesteziyoloji ve Reanimasyon uzmanları olmadan idamesinin mümkün olmadığı, pandemi döneminde bir kez daha netlik kazandı” dedi.

Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği ve üyelerinin sahada büyük emekle çalıştığını belirten Prof. Dr. Ömer Kurtipek, “Anesteziyoloji ve Reanimasyon uzmanları olarak, ülkemiz için, halkımız için her zaman olduğu gibi, çalışmaya ve görevimizi en iyi şekilde yapmaya devam edeceğiz. Salgın sırasında canla başla vermekte olduğumuz mücadele, yoğun bakımlarda çalışan binlerce Anesteziyoloji ve Reanimasyon uzmanının hakkının teslim edilme zamanının geldiğini de gösteriyor. Bu konuda sesimizin duyulacağını ümit ediyoruz.” diye konuştu.

 

SAĞLIK KORONAVİRÜS

Covid-19’dan taburcu edilenlerin yüzde 30’u yeniden hastanelik oldu

İngiltere Ulusal İstatistik Kurumu’nun, University College London ve Leicester Üniversitesi ile yürüttüğü çalışma çerçevesinde Covid-19’u …

Yayınlanma tarihi

-

İngiltere Ulusal İstatistik Kurumu’nun, University College London ve Leicester Üniversitesi ile yürüttüğü çalışma çerçevesinde Covid-19’u atlatan 47 bin 780 kişi takip edildi.

Çalışmada hastaların yaklaşık yüzde 30’unun (14 bin 140 kişi), Covid-19’u atlattıktan sonraki 140 gün içinde kardiyovasküler sorunlarda artış, solunum güçlüğü ve yüksek şeker şikayetleriyle tekrar hastaneye kaldırıldığı, bu kişilerin yüzde 12,3’ünün hayatını kaybettiği gözlendi.

Covid-19’u atlattıktan sonraki ilk 5 ayda solunum güçlüğü gelişenlerin sayısının 6 bin 85 olduğu, bunlar arasında tekrar hastaneye kaldırılma riski en yüksek grubu, yaşlılar ile Afrika-Asya kökenlilerin oluşturduğuna dikkat çekildi.

Araştırmanın bulguları henüz hakemli dergide yayınlanmazken, incelenen hastaların yaş ortalamasının 65 olduğu, 2020’nin ilk 8 ayında Covid-19 tanısıyla hastaneye kaldırıldıkları ve iyileşmelerinin ardından taburcu edildikleri belirtildi.

University College London’ın İngiltere’deki nöroloji dergisi Brain’de yayımlanan araştırması da Covid-19 ile deliryum, beyin iltihabı, felç ve sinir hasarı gibi nörolojik komplikasyonlar arasında ilişki olduğunu ortaya koymuştu.

Kaynak: NTV

Devamını oku

SAĞLIK KORONAVİRÜS

Son dakika: Koronavirüste korkutan gelişme! Kabus dinmek bilmiyor, haber geldi…

Ohio Üniversitesi’nden konuya ilişkin yapılan açıklamada, tespit edilen yeni koronavirüs türünden ilkinin ‘İngiliz’ varyantına benzemekle …

Yayınlanma tarihi

-

Ohio Üniversitesi’nden konuya ilişkin yapılan açıklamada, tespit edilen yeni koronavirüs türünden ilkinin ‘İngiliz’ varyantına benzemekle birlikte ABD’de ortaya çıkmış olabileceği, ikinci varyantın ise daha önce SARS-Cov-2’de birlikte görülmeyen üç genetik mutasyona sahip olduğu kaydedildi.

 

Bilim insanlarının yaygınlığıyla ilgili henüz yeteri kadar veriye sahip olmadığı suşlardan ilkinin yakın zamanda Ohio’da bir hastada tespit edildiği, ikinci varyantın ise 2020’nin sonları ile 2021’in başlarında Columbus şehrinde yayılmaya başladığı ifade edildi.  

Daha önce, bazı ajanslar Kovid-19 sorunuyla ilgilenen Beyaz Saray çalışma grubunun hazırladığı bir rapora dayanarak, ABD’de orijinal versiyondan bir buçuk kat daha hızlı yayılan yeni ve daha bulaşıcı bir koronavirüs türünün ortaya çıkmış olabileceğini aktarmıştı. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) bu bilgiyi yalanlamıştı.  

 

 İkinci suştaki mutasyonların virüsü daha bulaşıcı hale getirmesi ve dolayısıyla hastalığın kişiden kişiye bulaşmasını artırmasının ihtimal dahilinde olduğuna vurgu yapan bilim insanlarına göre, bu durumun aşıların etkinliğini etkileyeceğini söylemek için henüz bir neden bulunmuyor.

Aralık ortalarında yeni tip koronavirüsün (SARS-CoV-2) İngiltere’de yeni bir mutasyonunun tespit edildiği öğrenilmişti. Uzmanlar, İngiltere’de tespit edilen yeni koronavirüs mutasyonunun daha kolay bulaşabildiğini teyit etmiş ve halka yeni türe karşı daha temkinli olmaya çağırmıştı.

Koronavirüsün yeni varyantının normalden yüzde 70 daha bulaşıcı olabileceği yönündeki tahminlere rağmen, bu türün daha yüksek bir ölüm oranına veya hastalığın daha şiddetli seyrine neden olduğunu doğrulayan herhangi bir bilgi yok.

Kaynak: Haber7

Devamını oku

SAĞLIK KORONAVİRÜS

Korkulan oldu! Türkiye dahil 45 ülkeye sıçradı

Yeni tip koronavirüsün İngiltere’de mutasyona uğraması sonrası çoğu ülke Ada ile bağlantısını keserek, uçuşları askıya aldı. MUTASYONUN …

Yayınlanma tarihi

-

Yeni tip koronavirüsün İngiltere’de mutasyona uğraması sonrası çoğu ülke Ada ile bağlantısını keserek, uçuşları askıya aldı.

 

MUTASYONUN GÖRÜLDÜĞÜ ÜLKELER

Ancak mutasyona uğramış Kovid-19 virüsünün yayılması durdurulabilmiş değil. Yeni varyant şu ana kadar 45 ülkeye yayıldı:

“Türkiye, İran, ABD, Slovakya, Pakistan, İngiltere, Danimarka, Hollanda, Fransa, İtalya, İspanya, İsviçre, İsveç, Şili, Finlandiya, İrlanda, Norveç, Meksika, Rusya, Japonya, Gürcistan, Almanya, İzlanda, Malta, Belçika, Güney Kore, İzlanda, Singapur, Japonya, Tayvan, Brezilya, Avustralya, Vietnam, Hindistan, Kanada, İsrail, Yunanistan, BAE, Zambiya, Lübnan, Portekiz, Ürdün, Nijerya, Günay Afrika, Çin ve Çin’e bağlı özerk bölge Hong Kong…”

 

MUTASYON TÜRKİYE’DE

Virüsün daha hızlı yayılan bu yeni varyantı Türkiye’de de görüldü. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “İngiltere kaynaklı mutasyon sebebiyle yapılan incelemelerde bu ülkeden yurda giriş yapan 15 kişide mutasyonlu virüs tespit edilmiş ve kontrol altına alınmıştır. İngiltere’den yurda girişler geçici olarak tamamen durdurulmuştur” ifadelerini kullandı.

KAYNAK: HABER7

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR