Takip Edin

SAĞLIK KORONAVİRÜS

Korona tarihe karışabilir! Bu kez aşı değil! Mucize…

İngiliz ilaç şirketi GlaxoSmithKline ve ortağı Vir Biotechnology, Covid-19’a karşı geliştirdikleri deneysel antikor tedavisinin ikinci aşama …

Yayınlanma tarihi

-

İngiliz ilaç şirketi GlaxoSmithKline ve ortağı Vir Biotechnology, Covid-19’a karşı geliştirdikleri deneysel antikor tedavisinin ikinci aşama insan kllinik deneylerinde olumlu sonuç verdiğini ve daha fazla katılımcıyla birlikte son aşama testlerine başlayacağını açıkladı.

GlaxoSmithKline ve Vir, Covid-19’un semptomlarının ilerlemesini durdurmayı vaat eden ilacı dünya çapında bin 500  kişi üzerinde deneyeceğini belirtti.

COVİD-19’U YENENLERİN KANLARINDA BULUNAN ANTİKORLARI KULLANIYOR

“Vir-7831” adlı ilaç, Covid-19’u yenen insanların kanında bulunan antikorların genetiği değiştirilmiş bir versiyonunu kullanıyor.  Antikor ilacının üçüncü aşama klinik deneylerde etkinliğinin ve güvenirliğinin kanıtlanması halinde yıl sonuna kadar piyayasaya sürülebileceği aktarıldı.

BİLİMSEL OLARAK ETKİSİ KANITLANAN YALNIZCA İKİ İLAÇ BULUNUYOR

Dünyada şu anda Covid-19’a karşı hiçbirinin son aşama deneyleri tamamlanmayan 200’ün üzerinde aşı geliştiriliyor. Bu aşılardam 45 tanesi ise son aşama insan deneylerine devam ediyor. Ancak, corona virüse karşı tamamen etki gösteren bir ilaç bulunmuyor. Yalnızca ABD’li ilaç şirketi Gilead tarafından üretilen remdesivir ve deksametazon adlı steroid ilacının ağır corona virüs hastalarında oksijene olan ihtiyacı azalttığı ve iyileşmeyi hızlandırdığı kanıtlandı. 

Bilim insanları, etkili bir aşı için hala yeterli zaman geçmediğini bu nedenle etkili olabilecek herhangi bir ilacıın bulunmasının hastalığı yenmek için çok önemli olduğunu düşünüyor.

Öte yandan, GlaxoSmithKline’ın ayrıca insan denemelerinde olan bir aşı adayı da bulunuyor. Sanofi ile birlikte geliştirilen aşının Aralık ayına kadar 3. aşama denemelerine geçmesi bekleniyor.

kaynak: kanal7

SAĞLIK KORONAVİRÜS

Sürü bağışıklığını savunan Great Barrington Bildirisi: 10 binden fazla bilim insanı imzaladı

Hazırlayan: Ahmet Bal / ntv.com.tr Çin’de başlayan corona virüs küresel bir salgına dönüştü. Dünya genelinde vaka sayısı 40 milyonun üzerine …

Yayınlanma tarihi

-

Hazırlayan: Ahmet Bal / ntv.com.tr

Çin’de başlayan corona virüs küresel bir salgına dönüştü. Dünya genelinde vaka sayısı 40 milyonun üzerine çıkarken 1 milyon 118 binden fazla insan hayatını kaybetti.

Sadece 16 Ekim tarihinde dünya genelinde bir günde 416 binden fazla yeni vaka tespit edildi.

Dünyanın önde gelen üniversitelerinde görev yapan üç bilim insanı ABD’nin Massachusetts eyaletinde bulunan Great Barrington kasabasında karantina önlemlerine karşı çıkan bir bildiri paylaştı.

İmzalar Amerikan Ekonomik Araştırma Enstitüsü adındaki bir düşünce kuruluşunun binasında atıldı.

Harvard Üniversitesi’nde görev yapan Dr. Martin Kulldorff, Oxford Üniversitesi’nde görev yapan Dr. Sunetra Gupta ve Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki Dr. Jay Bhattacharya bildiriyi kaleme alan isimler.

Adını imzalandığı yerden alan “The Great Barrington Declaration” toplu karantina kurallarına karşı çıkıyor. Sürü bağışıklığı stratejisinin benimsenmesini isteyen araştırmacılara göre karantinadan vazgeçilmesi gerekiyor.

Bidiriyi imzalayan bilim insanları Dr. Martin Kulldorff, Dr. Sunetra Gupta ve Dr. Jay Bhattacharya (Soldan sağa)

Karantina kurallarının sosyal düzene zarar verdiğini savunan bilim insanları “odaklı korunma” adını verdikleri bir metod öneriyor. Gençlerin daha az riskli grupta olduğu ve sosyal hayatın yeniden “normal seyrinde” devam etmesi gerektiği savunuluyor. Odaklı korunma yöntemiyle toplumun bağışıklığının az riskli gruplar arasında hızlıca artacağı belirtiliyor.

İmzacılar önerdikleri stratejinin sürü bağışlığı olmadığını savunsa da 518 kelimelik bildiride beş kez sürü bağışıklığı ifadesi kullanılıyor.

İMZA SAYISI 10 BİNİ GEÇTİ

Sürü bağışıklığı önerisiyle büyük tepki toplayan bildiriye aynı zamanda destek de fazla. Bildirinin internet sitesindeki bilgilere göre 4 Ekim tarihinden beri 10 bin 630 bilim insanı imza attı. Ayrıca 29 bin 439 sağlık çalışanı ve 536 bin “endişeli vatandaş” da imzacılar arasında yer aldı.

Amerikan basınına göre Trump yönetimi ilk günden itibaren bildiriye destek vermeye başladı. İmzacılardan Dr. Bhattacharya ve Dr. Kulldorff bildirinin hemen ardından ABD Sağlık Bakanı Alex Azar ve Trump’ın corona virüs görev gücünde yer alan Scott Atlas’la görüştü.

Bildiriye destek veren Amerikan Ekonomik Araştırma Enstitüsü bağışçıları arasında iklim değişikliğini reddeden kampanyalara destek veren Koch kardeşlerin vakıfları da bulunuyor.

DSÖ’DEN TEPKİ: BU BİR SEÇENEK DEĞİL

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, sürü bağışıklığına yönelik stratejilerin “ahlak dışı” olduğunu söyledi. Ghebreyesus, 12 Ekim’de Cenevre’de düzenlenen video konferansta konuştu. Ghebreyesus, sürü bağışıklığının bir aşılama terimi olduğunu söyledi. Toplumların geliştirlen aşılarla birlikte sürü bağışıklığına ulaşabileceğini aktardı.

DSÖ Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus

DSÖ Genel Direktörü, “Tam olarak anlayamadığımız tehlikeli bir virüsün serbestçe dolaşmasına izin vermek, basit bir şekilde ahlak dışıdır. Bu bir seçenek değildir. Ancak pek çok seçeneğimiz var. Ülkelerin bulaşmayı kontrol etmek ve hayat kurtarmak için yapabileceği ve yaptığı birçok şey var. Bu, virüsün serbestçe dolaşmasına izin vermek ile toplumlarımızı kapatmak arasında bir seçim değil.” ifadelerini kullandı.

Ghebreyesus, “Diğer bir ifadeyle sürü bağışıklığı, insanları virüse maruz bırakarak değil, virüsten korumakla sağlanır.” uyarısını yaptı.

İSVEÇ’İN STRATEJİSİ NELER ANLATIYOR?

Corona virüs salgınının ilk ortaya çıktığı günden beri sürü bağışıklığını savunan ülkeler arasında en bilineni İsveç. İngiltere yönetimi de kısa bir süreliğine sürü bağışıklığı stratejisini dillendirse de kısa sürede karantina modeline geri döndü.

Nüfusu 10 milyonu aşkın İsveç’te şimdiye kadar 103 binden fazla vaka tespit edilirken toplam can kaybı da 5 bin 918 oldu. İsveç bir milyon kişiye 585 ölümle nüfusa oranla en fazla can kaybının yaşandığı ülkeler arasında 12. sırada bulunuyor.

İsveç’teki stratejinin mimarı Anders Tegnell

İsveç’in yakın komşuları Norveç ve Finlandiya’daki tablolar ise aradaki farkı ortaya koyuyor. Nüfusu 5.5 milyon olan Finlandiya’da sadece 13 bin vaka tespit edilirken can kaybı 351 oldu. Yine 5.4 milyon insanın yaşadığı Norveç’te 16 bin vaka tespit edildi ve 278 kişi Covid-19’dan hayatını kaybetti.

Bu sayılara bakıldığında İsveç’te ölüm oranları iki yakın komşusuna göre 10 kat daha fazla.

İsveç’te tartışmalı “sürü bağışıklığı” stratejisinin mimarı Halk Sağlık Müdürlüğü Epidemiyolog Anders Tegnell kısa sürede çok fazla insanın öldüğünü kabul etti. Tegnell, “Yaşlılarımızı korumakta başarısız olduk” itirafında bulunmuştu.

Corona virüs salgınında sürü bağışıklığı stratejisini benimseyen İsveç’te ekonominin 2020 sonunda yüzde 4.5 küçülmesi bekleniyor. Ülkedeki işsizlik ise mart ayından bu yana yüzde 9’a yükseldi. Covid-19 pandemisinde en yüksek ölüm oranlarından birine sahip olan ülke hakkında, “Hiçbir şey kazanamadılar” yorumları yapıldı.

SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI NE KADAR İŞE YARIYOR?

Ancak İngiltere’deki Imperial College London’da görev yapan bir immünoloji profesörü bağışıklığın sanıldığı kadar etkili olmayabileceğini söyledi.

CNBC’ye açıklamalarda bulunan Danny Altman, “Bağışıklık oldukça kırılgan gözüküyor. Bazılarında bulunan antikorlar birkaç ay içerisinde yok olacakmış gibi duruyor. Bu sırtınızı dayayacağınız bir şey değil” dedi.

Altman, ikinci dalga halinde ilk dalgada Covid-19’a yakalananların da risk altında olabileceğine dikkat çekti.

Danny Altman, “Bu halen oldukça öldürücü bir virüs ve çok hızlı yayılıyor. İnsanların halen bu gerçekle yüzleşmeye hazır olmadığını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

kaynak: NTV

Devamını oku

SAĞLIK KORONAVİRÜS

Son dakika… Bakan Koca Koronavirüs’te kritik tabloyu paylaştı! ‘Eksiksiz devam ediyor’

Türkiye Günlük Koronavirüs Tablosu, “covid19.saglik.gov.tr” adresinden paylaşıldı. Güncel verilere göre, son 24 saatte 116 bin 103 Kovid-19 testi …

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye Günlük Koronavirüs Tablosu, “covid19.saglik.gov.tr” adresinden paylaşıldı. Güncel verilere göre, son 24 saatte 116 bin 103 Kovid-19 testi yapıldı, 1693 kişiye hastalık tanısı konuldu.

Son 24 saatte 66 kişi Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybetti, 1311 kişi iyileşti. Böylece Kovid-19 tedavisi tamamlananların sayısı 299 bin 679’a çıktı.

Toplam test sayısı 12 milyon 77 bin 773’e ulaştı. Hasta sayısı 342 bin 143, vefat sayısı 9 bin 80, ağır hasta sayısı 1408, aktif hasta sayısı 33 bin 384 oldu.

Haftalık verilere göre, bu hafta hastalarda zatürre oranı yüzde 5,9, yatak doluluk oranı yüzde 48,7, erişkin yoğun bakım doluluk oranı yüzde 65,4, ventilatör doluluk oranı yüzde 32,7, ortalama temaslı tespit süresi 7,6 saat, filyasyon oranı ise yüzde 99,4 olarak kayıtlara geçti.

“Kazanan biz olacağız”

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, toplam 12 milyondan fazla test yapıldığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Bugün tespit edilen 1693 yeni hasta var. Ağır hasta sayımız durağan seyrine devam ediyor. Filyasyon, izolasyon eksiksiz devam ediyor. Hasta sayısını tedbirlere birlikte uyarak azaltabiliriz. Kazanan biz olacağız.”

TÜRKİYE’NİN 3 GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU

Fahrettin Koca 14 Ekim’e ait kritik verileri Bilim Kurulu Toplantısı sonrası açıklamış ve kritik değerlendirmelerde bulunmuştu.

Bakan Koca 13 Ekim’e ait verileri paylaşırken, “Bugün tespit edilen 1.632 yeni hasta var. Ağır hasta sayımız 1.416. Ağır hasta sayımız durağan seyrediyor. Ağır hasta sayısını azaltmak elimizde. Tedbirlere birlikte uyarak virüsün önüne geçebiliriz. Birlikte başaracağız, güvenin. ” ifadelerini kullanmıştı. 

12 Ekim’de Türkiye’nin koronavirüs tablosu verilerini paylaşan Bakan Koca, “Bugün toplam ağır hasta sayımız 1.417. Yoğun bakım doluluk oranlarımızda bu hafta düşüş var. Hastalarda zatürre oranı da geçen haftaya göre düştü. Tedbirler birlikte ve sürekli uygulandığında sonuç veriyor. Birlikte başaracağız, güvenin” açıklamasını yapmıştı.

Devamını oku

SAĞLIK KORONAVİRÜS

Sağlık Bakanı Koca: 15’inden itibaren bütün rakamları açıklayacağız

Türkiye’de gün gün koronavirüs vaka ve ölüm tablosu! Ne kadar fark etti? GALERİNİN DEVAMI …

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye’de gün gün koronavirüs vaka ve ölüm tablosu! Ne kadar fark etti?

GALERİNİN DEVAMI

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Hürriyet gazetesi yazarı Ertuğrul Özkök’e konuştu. Koronavirüsle mücadeleye ilişkin önemli bilgiler veren Koca, aşı çalışmalarında da ‘Salı günü müjde var’ dedi. Özkök’ün bugünkü köşesine taşıdığı açıklamalardan öne çıkanlar şöyle: 

Sayın Bakan, Almanya COVID Bilim Kurulu hükümeti uyarmış. Önümüzdeki günlerde virüsün kontrolsüz bir yayılma aşamasına geçebileceğini bildirmişler. Var mı böyle bir tehlike…

“Doğrudur çok kritik bir döneme giriyoruz. Çünkü yazın dışarıdaydık tekrar evlere, kapalı mekânlara döneceğiz. İç temas çok daha fazla artacak. Yani kritik bir döneme giriyoruz.”

Bizde de aynı kritik dönem söz konusu mu?

“E tabii biz de kapalı mekânlara gireceğiz. Bu nedenle bir artış potansiyeli söz konusu. Ama şurası kesin biz daha avantajlı bir durumdayız.”

Neden biz avantajlıyız, Avrupa değil?

“Avrupa’nın olaya yaklaşımı ile bizimki arasında köklü bir fark var. Onlar pozitif olan kişinin temas ettiği insanlarla ilgili tarama yapmıyor, onu izole etmiyor. Bunu izole etmediği için, sürekli o bulaştırıcılık devam etmiş oluyor.”

Ya biz?

“Bize bir vaka geldi mi, hemen kimle temastaymış tespit ediyoruz. Semptom olsun olmasın temas ettiği o kişiyi de, ister pozitif olsun ister negatif karantinaya alıyoruz. O yüzden yayılmasını daha iyi kontrol edebiliyoruz.”

O zaman hepimizin beklediği aşıya gelelim. Bu aşı ne zaman gelecek?

Şu an dünyada faz 3 aşamasına gelmiş birçok aşı var. Tabii bu arada bizim aşı çalışmamız da epey ileri bir aşamaya geldi.

Birçok insan şöyle düşünüyor: Dünyanın en gelişmiş ülkeleri bulamamış, biz mi bulacağız aşıyı?

“Öyle düşünenlere bu salı günü bir sürprizimiz olacak.”

Ne sürprizi?

“Bu salı günü çok önemli bir gün. Çünkü o gün Türkiye’de, insan üzerine uygulanacak ilk aşının 1000 dozluk üretimi tamamlanacak.”

Tam yeri gelmişken sorayım. Dünya Sağlık Örgütü sözünü ettiğiniz raporunda ‘Rakamları uluslararası standartlara uygun bildirin’ diyor. Herkesin kanaati, Türkiye’nin mücadeleyi iyi götürdüğü şeklindeydi. Niye durup dururken vaka sayısından hasta sayısına geçtik?

“Bakın orada yanlış bir algı oluşturulmak istendi. Her ülke kendi test politikasını belirliyor. Biz de Dünya Sağlık Örgütü’ne bizim test rehberimizle, test politikamızla ilgili her bilgiyi verdik. Dedik ki: ‘Semptomlu yani hastalık bulgusu olan kişilere test yapıyoruz’. Oxford’un yayımladığı, hangi ülkenin nasıl test yaptığıyla ilgili tabloda da bu görünüyor.

Buraya kadar sorun yok. Temmuzda ne oldu da değişti?

“Temmuz ayından itibaren artık normalleşme dönemi başladı. Sınırlamalar kalktı, ülkeler arasındaki geçişler başladı. Biz de havaalanı gibi, yurtdışına gidenler gibi, cezaevinde olanlar gibi, çeşitli kesimlerde kesitsel taramalara başladık.”

Bunun vaka ve hasta kavramlarıyla ilgisini anlayamadım.

“Var. Kesitsel taramalarda semptom yok. Bundan sonra yapılan kesitsel taramaları da toplumla paylaşacağız. Semptomu olmasa da paylaşacağız.”

BU AYIN 15’İNDEN İTİBAREN BÜTÜN RAKAMLARI AÇIKLAYACAĞIZ

Sayın Bakanım bir dakika önemli bir şey söylüyorsunuz. Yanlış anlamıyorum değil mi? Vaka diyorduk, sonra hasta dedik kafalar karıştı. Şimdi bunların hepsini açıklayacağız diyorsunuz. Ne zaman başlayacaksınız bunu yapmaya? 

“Bu ayın 15’inde başlıyoruz. Ortalama 1.5-2 ayı geçmeyecek şekilde bütün toplumu kapsayacak şekilde saha taramaları yapmaya devam ediyor olacağız. Bundan sonra yapılan kesitsel taramaları semptomu olmasa da paylaşacağız. Bunu da Dünya Sağlık Örgütü’ne bildireceğiz.”

KAYNAK: HÜRRİYET GAZETESİ

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR