Takip Edin

POLİTİKA

Kılıçdaroğlu’nun ‘erken seçim’ isteğine Bahçeli’den net yanıt

Kılıçdaroğlu’nun erken seçim için çağrıda bulunmasının ardından Bahçeli partisinin grup toplantısında bu çağrıya çok sert yanıt verdi. KİM …

Yayınlanma tarihi

-

Kılıçdaroğlu’nun erken seçim için çağrıda bulunmasının ardından Bahçeli partisinin grup toplantısında bu çağrıya çok sert yanıt verdi.

KİM AKLINA GİRDİ, KİMLER NE VAADETTİ?

CHP Genel Başkaın’nın seçim istediği sipariştir, hezeyandır. Kaçış sendromu yaşayan Kılıçdaroğlu erken seçime karşı olduğunu söylüyordu. Kim aklına girdi, kimin dolduruşuna girdi. Sayın Kılıçdaroğlu, ülkemi ve milletimi canımdan aziz biliyorum. Senden ve zihniyetinden hiç hazzetmiyorum. seçime gidip ne yapacaksın, nereye ulaşacaksın, kimler ne vaadetti. Osman Kavala’ya duyduğun sempatinin altında Sorosçuların desteğini mi almak. Biz sahibinin sesini merak ediyoruz. Sayın Kılıçdaroğlu sen kim Kapalı Maraş’a yabancısın, sana bakıp bakıp üzülüyorum. Hep çalışmadığın yerden sorularla karşılaşıyorsun. Söz gümüşse sükut altındır, sus da kazan. Her şeyin vakti var, beklemesini bil. Davetsiz gelen döşeksiz oturur. Seçim derdine düşme. Bizim görüşümüz açıktır, değişmemiştir. MHP, seçimlerin zamanında yapılmasından, 2023 yılı Haziran ayında yapılmasında kararldır. Erken seçim boşuna nefes israfıdır. 2023’te adayımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır.

KILIÇDAROĞLU NE DEMİŞTİ?

Kılıçdaroğlu, “Ülke yönetilmiyor. Bu ülkenin kurtuluşu bir an önce seçime gitmektir. Bunu kime söylüyorum? Sayın Bahçeli’ye söylüyorum. Bu ülkeyi seviyorsan, çık kardeşim yarın sabah, de ki ‘Yeter artık’. Türkiye’yi seçime götür” dedi.

 

Kaynak: Haber7

POLİTİKA

Son dakika! Fahrettin Altun’dan Fransa’daki saldırı için kınama mesajı

Fahrettin Altun’un mesajı şöyle: Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın birçok kez ifade ettiği gibi, İslam terör ile anılamaz. Fransa’nın Nice …

Yayınlanma tarihi

-

Fahrettin Altun’un mesajı şöyle:

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın birçok kez ifade ettiği gibi, İslam terör ile anılamaz. Fransa’nın Nice şehrinde yapılan terör saldırısını kayıtsız şartsız kınıyoruz. Böylesi bilinçsiz bir şiddetin İslam’la da Müslümanlarla da hiçbir ilgisi yoktur.

Kaynak: milliyet

Devamını oku

POLİTİKA

BM: Yukarı Karabağ’da çatışmalar nedeniyle 130 binden fazla kişi yerinden edildi

Birleşmiş Milletler (BM), Ermenistan ve Azerbaycan arasında Yukarı Karabağ’da devam eden çatışmalarda bir ay içinde 130 binden fazla kişinin …

Yayınlanma tarihi

-

Birleşmiş Milletler (BM), Ermenistan ve Azerbaycan arasında Yukarı Karabağ’da devam eden çatışmalarda bir ay içinde 130 binden fazla kişinin yerinden edildiğini açıkladı.

BM Çocuklara Yardım Fonu’ndan (UNICEF) yapılan açıklamaya göre, Yukarı Karabağ’da yaşanan çatışmalarda 130 binden fazla kişi yerinden edildi.

76 okul, bir kreş ve bir doğum hastanesinin çatışmalarda zarar gördüğü belirtilen açıklamada, sayısız çocuğun ise günlük roket ve füze saldırıları nedeniyle psikolojik yaralara maruz kaldığına dikkat çekildi.

BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric ise günlük basın brifinginde, çok sayıda kişinin öldüğü ve yaralandığı Azerbaycan’ın Berde kenti dahil sivillerin olduğu tüm alanlara yönelik saldırıları güçlü bir şekilde kınadı.

Sivillerin bulunduğu bölgelere saldırıların kabul edilemez olduğunu belirten Dujarric, saldırılara derhal son verilmesi ve insani ateşkes çağrısında bulundu.

NTV

Devamını oku

POLİTİKA

SETA’dan “Ermenistan’ın savaş suçları kayıt altına alınsın” çağrısı

Yücel Acer tarafından kaleme alınan analizde Ermenistan güçlerinin sivil yerleşim yerlerini bombalamasının, sivilleri öldürmesi ya da …

Yayınlanma tarihi

-

Yücel Acer tarafından kaleme alınan analizde Ermenistan güçlerinin sivil yerleşim yerlerini bombalamasının, sivilleri öldürmesi ya da yaralamasının savaş suçu sayılan eylemler arasında yer aldığı, hatta yaygın bir şekilde yapıldığı durumlarda insanlığa karşı suçlar niteliği kazandığı ifade edildi.

Savaş kuralları ve ihlalleri, suçluların yargılanması, Ermenistan Azerbaycan çatışmalarında Ermenistan’ın askeri faaliyetleri ve hukuki değerlendirmesi gibi konulara yer verilen analizde şunlar kaydedildi:

“Ermenistan’ın 1992-1994 yılları arasında, Karabağ ve civarındaki Azeri topraklarını işgali sırasında ne tür ihlaller gerçekleştirdiği, bağımsız uluslararası raporlarla da tespit edilmişti. Daha dramatik olan ise 27 Eylül’den bu yana, işgal altındaki Azeri topraklarında yaşanan çatışmalarda, yine Ermenistan’ın bu tür ihlallerinin ön plana çıkıyor olmasıdır. Genel bir inceleme dahi Ermenistan güçlerinin mevcut çatışmalarda birçok uluslararası insancıl hukuk kuralını ihlal ettiğini göstermektedir. Söz konusu suçları işleyenlerin yargılanabilmesi için, bu eylemlerin tespiti ve mevcut mekanizmaların ele alınması bu aşamada önem arz etmektedir.”

Analizde Ermenistan’ın Ermeni soykırımı iddialarıyla dünya ölçeğinde mağdur görüntüsü verirken diğer taraftan Ermenistan yönetimlerinin son 30 yıldır ve halen Karabağ ve çevresinde sivillere yönelik saldırılarla ön plana çıkıyor olmalarının dikkat çekici olduğu belirtildi.

Şubat 1992’de Rus ordusu tarafından desteklendiği bildirilen Karabağ Ermeni kuvvetlerinin Azeri nüfuslu Hocalı kasabasını ele geçirdikleri, çatışmalarda o güne kadarki en büyük katliamları gerçekleştirdikleri ve 500 ila 1000 arasında sivilin hayatını kaybettiği, Ermenistan, Karabağ Ermeni gruplar ve Azeri güçleri arasında Karabağ nedeniyle yaşanan çatışmalarda 25 bin civarında insanın hayatını kaybettiği, bir milyondan fazla Azerbaycan vatandaşının evlerinden ve yerleşim yerlerinden ayrılmak zorunda kaldığı veya sürüldüğü vurgulandı.

Halen devam eden bu çatışmalarda 1992-1994 yılları arasında yaşanan acı olayları hatırlatan eylemlerin cereyan ettiği, çatışmalarda Ermenistan’ın yine sivil kayıplara yol açan askeri faaliyetleriyle ön plana çıktığı belirtilen analizde “Bir silahlı çatışma yöntemi olarak, sivillere ciddi zararlar verecek düzeyde altyapı tesislerine zarar veren saldırılar düzenleyerek sivillerin temel ihtiyaçlarını karşılanmasının engellenmesi de savaş suçları arasında sayılan eylemlerdendir.” ifadelerine yer verildi.

Savaş suçu sayılan eylemlerin kimler tarafından işlendiğinin kanıtlarıyla beraber tespit edilmesinin, bu suçların faillerinin yargılanması bağlamında büyük önem arz ettiği, şüphelilerin yargılanmasına dair ulusal mekanizmaların yanı sıra siyaseten zor olsa da harekete geçirilebilecek bazı uluslararası mekanizmalar bulunduğuna dikkat çekilen analizde “Bu tür suçları işleyenlerin veya işlenmesine katılanların, devlet başkanlığı, başbakanlık ya da bakanlık dahil olmak üzere bulundukları resmi konumlar cezai sorumluluklarını ve yargılanmalarını engelleyen hususlar değildir. Yeter ki bu kişiler, yetki sahibi ulusal ya da uluslararası yargı organları önüne şahsen çıkarılabilsinler.” tespitine yer verildi.

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR