Takip Edin

KÜLTÜR SANAT

Kantocu müzikali Bodrum’da

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Bodrum Kaleiçi Etkinlikleri kapsamında, İzmir Devlet Tiyatrosu’nun sahneye koyduğu Haldun …

Yayınlanma tarihi

-

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Bodrum Kaleiçi Etkinlikleri kapsamında, İzmir Devlet Tiyatrosu’nun sahneye koyduğu Haldun Dormen imzalı eser, Bodrum Kalesi Kuzey Hendeği’nde izleyiciyle buluştu.

Sabri Özmener’in yönettiği, besteleri Serpil Günseli’ye ait, 1920’lerin İstanbul’unda takma adla sahneye çıkan Kantocu Verjin’in hikayesini anlatıldığı oyun ilgiyle izlendi.

Bodrum Kaleiçi Etkinlikleri, 23 Ağustos’da İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun sahneleyeceği Duşan Kovaçeviç’in yazdığı Profesyonel isimli oyunla devam edecek.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

KÜLTÜR SANAT

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy: Karahantepe’de muhtemelen Göbeklitepe’den daha eski bir yerleşim merkezine ulaşacağız

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy Şanlıurfa’da bulunan Göbeklitepe’nin dünyada “sıfır noktası” olarak kabul edildiğini ve ilgi odağı …

Yayınlanma tarihi

-

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy Şanlıurfa’da bulunan Göbeklitepe’nin dünyada “sıfır noktası” olarak kabul edildiğini ve ilgi odağı haline geldiğini anlatarak, “Cumhurbaşkanımızın ‘Göbeklitepe Yılı’ ilan etmesiyle dünyada da farkındalığını iyice arttırdık. 12 bin yıllık bir tarihi var. Milattan önce 10 binli yıllara kadar gidiyor. Şimdi Şanlıurfa’ya 46 kilometre, Göbeklitepe’ye 30-35 kilometre mesafede, var. Şimdi yeni Türk kazı başkanlığında yapılıyor. Şimdi Göbeklitepe’yi gezdiyseniz bilirsiniz orada T sütunların içlerinde hayvan figürleri vardı. Karahantepe‘de ise insan figürleri var. Biz orada kazıyı başlattık bu yıl, yoğun ve hızlı bir şekilde kazı programı devam ediyor. Muhtemelen -kesin teyidini almadık bir yıllık çalışma daha var ama- daha eski bir kazı merkezine ulaşmış olacağız. Bu 12 bin yıllık, öteki çok daha eski çıkacak. Ama şuan bilimsel olarak teyit edilmesi lazım ve muhtemelen Göbeklitepe’den daha öncelikli bir yer haline gelecek. Karahantepe yeni ilgi odağımız olacak” ifadelerini kullandı.

Karahantepe ile Göbeklitepe’nin farklılıklarından bahseden Mehmet Nuri Ersoy, “İkisinin uygulama senaryosu da farklı. Yani iki çift giriş çıkış kullanmış. Bir yerden geliyor, bir yerden çıkılıyor. Demek ki büyük etkinliklerin yapıldığı bir merkez şeklinde ve 250 tane sütun keşfettik şu ana kadar. 2021 içinde bunlarla ilgili çok detaylı programlar, bilgilendirme projeleri kazı başkanımızla birlikte yapacağız. Muhtemelen de dünyada tekrar ses getiren yeni bir keşfimiz olacak diye düşünüyorum.” değerlendirmesini yaptı.
KARAHAN TEPE HAKKINDA

Şanlıurfa ili sınırları içinde Tek Tek Dağları Milli Parkı içerisinde yer alan Karahantepe’deki yapılar ilk olarak 1997 yılında yüzey araştırmaları sırasında Doç. Dr. Bahattin Çelik tarafından keşfedildi. Hürriyet’in haberine göre; neolitik döneme ait kalıntılarda geçtiğimiz yıl Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izniyle İstanbul Üniversitesi Tarih Öncesi Arkeolojisi Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Necmi Karul başkanlığında kazılara başlandı.

Karahantepe’de yapılan jeofizik ve jeoradar çalışmalarında 250’den fazla dikilitaşın varlığı tespit edildi. Hava fotoğraflarında bile arkeolojik alanın yüzeyinde dikilitaşları görmek ve saymak mümkündü.
Göbeklitepe’den daha eski olduğuna yönelik tartışmalar daha önce de vardı. Ancak bilimsel kazı ekibi bu tartışmalara çok sıcak bakmıyor. Karahantepe’nin Göbeklitepe’den eski olması ya da yeni olması onun bilimsel değerini değiştirmediğine dikkat çekiyorlar.

Bu yıl yapılan kazılarda Karahantepe’de oldukça ilginç buluntular ele geçti. Ancak Kültür ve Turizm Bakanlığı bu yılki kazılarla ilgili açıklamayı önümüzdeki günlerde yapacak.
Kazı Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul şunları söyledi; “Bakanlığımız Karahantepe kazıları ile ilgili büyük bir heyecan duyuyor. O nedenle kazı sonuçları ile ilgili bilgilendirmeyi kendilerinin yapmasını uygun buluyorum. Bu yıl insan sembolizesinin öne çıktığı çok önemli buluntular elde ettik. Heykeller, yeni yapılar keşfettik. Sayın Bakanımızın gösterdiği kısa filmdeki heykel başı oldukça ilginç. 50 cm çapındaki heykel başı ana kayaya oyulmuş. Yine etrafında ana kayaya oyulmuş yapılar tespit ettik. Etrafındaki ritüelleri ve kazıyla ilgili yeni bilgileri önümüzdeki günlerde bakanlığımızca açıklanacak.”
Kaynak: NTV

Devamını oku

KÜLTÜR SANAT

10. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nde ödüller sahiplerini buldu

Ben Masumum temasıyla yapılan festivalin ödül töreni, festivalin YouTube sayfasından çevrim içi olarak gerçekleştirildi. çFestival Direktörü …

Yayınlanma tarihi

-

Ben Masumum temasıyla yapılan festivalin ödül töreni, festivalin YouTube sayfasından çevrim içi olarak gerçekleştirildi. çFestival Direktörü Bengi Semerci törende yaptığı konuşmada, dolu dolu bir programla sinemaseverlerin karşısına çıktıklarını söyledi.

“SAĞLIK HER ŞEYDEN ÖNEMLİ”

Pandemi nedeniyle üretimin durduğunu, salonların kapandığını belirten Semerci “10. kez ödül törenimizi gerçekleştiriyoruz. Bu yıl sinema salonlarında olamadık, misafir ağırlayamadık. Pandemi koşullarının kötüleşmesi nedeniyle tedbir alınsa bile törenimizi bir solonda yapmaya cesaret edemedik. Törene katılacak olanların sağlıkları bizim için her şeyden önemli. Bu nedenle şimdi burada çevrim içi bir tören yapıyoruz ama her şeye rağmen bir festival için 10. yılı kutlamak güzel bir duygu” dedi.

Festival Başkanı Prof. Dr. Adem Sözüer ise katılımcılara teşekkür etti.
Gecede, Uluslararası Altın Terazi Uzun Metraj Film Yarışması’nda En İyi Film Ödülü’nü, Yabancı filmiyle Nader Saeivar aldı. Altın Terazi Uzun Metraj Film Yarışması’nda, Mustafa Kemal Altıner’in İnsiyak filmi Jüri Özel Ödülü’ne layık görülürken, Öğrenci Jürisi Ödülü Dünyanın Damarları filmiyle Byambasuren Davaa’ya verildi. Altın Terazi Kısa Metraj Film Yarışması’nda En İyi Film Ödülü Onur Güler’in Yara filmine verildi.

Festivalde yarışan filmler, 28 Kasım’a kadar online olarak izlenebilecek.

Kaynak: NTV

Devamını oku

KÜLTÜR SANAT

Mahershala Ali dini inancından ötürü seks sahnelerini reddettiğini açıkladı

Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi’nin çekim sürecine değinen Mahershala Ali, dinine duyduğu saygı gereği seks sahnesinde yer almayı reddettiğini …

Yayınlanma tarihi

-

Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi’nin çekim sürecine değinen Mahershala Ali, dinine duyduğu saygı gereği seks sahnesinde yer almayı reddettiğini açıkladı.

Independent Türkçe’nin haberine göre, Oscar ödüllü oyuncu, 2008 tarihli David Fincher filminde, karakterinin hoşlandığı Queenie’yi canlandıran rol arkadaşı Taraji P. Henson’la mahrem sahnelerde rol almama koşuluyla Tizzy Weathers rolünü oynamayı kabul etmiş.

“SEKS SAHNESİ VARSA YAPAMAM”

Common’ın podcast programı Mind Power Mixtape’te konuşan oyuncu, “Eski menajerim beni aradı ve ‘Mahershala, rolü aldın’ dedi. Ben de ‘Yalnız bir şey var… Öpüştükleri bir seks sahnesi var ya… Eğer seks sahnesi varsa bunu yapamam’ dedim” diye konuştu.

1999’da Müslüman olan Ali, menajerine “Seks sahnesinde rol almam” dediğini hatırladı.

Aktör şöyle ekledi:

“Taraji ve ben öpüşmeye başladık ve kadrajdan çıktık… (Fincher’ın) biraz seksi hareketler görmeyi deneyip denemediği belli değildi, denediğinden şüpheliyim… Ama kendi adıma… 15 yıl önce o zamanlar bile, sadece dinime saygı duyulması amacıyla ‘Tamam, sadece bu noktaya kadar gidebilirim’ diyordum.”

Ali, 2017’de Ay Işığı filmindeki yardımcı rolüyle Oscar kazanan ilk Müslüman aktör olmuştu.

Din değiştirmesiyle ilgili olarak, Radio Times’a “Fiziksel deneyimimi daha huzurlu kılan bir şeyle bağlantı kurduğumu hissettim” demişti.

Fincher’ın Yurttaş Kane’in yapımıyla ilgili son filmi Mank, şu anda Netflix’te yayımlanıyor.

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR