Takip Edin

KÜLTÜR SANAT

İstanbul’da arabalı açık hava sinema keyfi

Koronavirüs tedbirleri kapsamında uzun süredir evlerinde kalan vatandaşlara moral vermek amacıyla İstanbul Kozyatağı’nda arabalı açık hava …

Yayınlanma tarihi

-

Koronavirüs tedbirleri kapsamında uzun süredir evlerinde kalan vatandaşlara moral vermek amacıyla İstanbul Kozyatağı’nda arabalı açık hava sineması etkinliği düzenlendi. Büyük ilgi gören etkinliğine 100 araç katılırken vatandaşlar, Yeşilçam’ın efsanelerinden ‘Bizim Aile’ filmini izledi.Sabancı Holding ve Carrefour Grup iştiraki CarrefourSA, koronavirüs tedbirleri kapsamında uzun süredir evlerinde kalan vatandaşlara moral vermek, hasret kaldıkları sinema özlemini gidermek için İstanbul Kozyatağı’nda marketin otoparkında arabalı açık hava sinema etkinliği gerçekleştirdi. Arabalarıyla otoparka gelen vatandaşlar, ‘Bizim Aile’ filmini izledi. Film başlamadan önce izleyicilere ayçekirdeği ve gazlı içecek ikram edildi. Film boyunca vatandaşların arabalarından inmemeleri istendi.

SOSYAL MESAFE KURALLARINA DİKKAT EDİLDİ
0 ile 20 yaş altı ve 65 yaş üzeri dışındaki müşteriler, her araçta 2 kişi olunması, araç içinde maske takılması gibi kurallar ile saat 19.30 itibarıyla arabalarıyla alana giriş yaparak yerlerini aldı. Film için süpermarketin otoparkınde 100’e yakın araba bir araya geldi. Araçlarının içinde vatandaşlar, Münir Özkul, Adile Naşit, Tarık Akan, Şener Şen, Halit Akçatepe, Ayşen Gruda, Itır Esen ve Selim Naşit gibi Türk sinemasına isimlerini altın harflerle yazdıran oyuncuların yer aldığı, aynı zamanda da marketin marka jeneriği olan ‘Bizim Aile’ filmini izledi.
“İSTANBUL’DA İLK DEFA YAPILDI”
CarrefourSA Marka ve Kurumsal İletişim Müdürü Melis Karatay Ebin, İstanbul’da ilk defa düzenledikleri etkinlik için, “Koronavirüs nedeniyle uzun süredir evlerimizdeyiz, önlemleri almaya devam ediyoruz. Ama bu süreçte evlerinde sıkılan müşterilerimiz için keyifli bir etkinlik gerçekleştirmeyi hedefledik. Araçları etkinlik alanına gelirken önlemlere çok dikkat ettik. Kontroller yapıldı, her araçta 2 kişi olmasına özen gösterdik. Çekirdek ve içecek ikramımız da oldu” dedi.
ETKİNLİĞİN DEVAMI OLACAK
Korona günlerinde hediye vermek istediklerini belirten Ebin, “Etkinlik ücretsiz, 100 lira ve üzeri alışveriş yapan müşterilerimize biletlerini teslim ettik. Yaz döneminde etkinliği devam ettirmeyi düşünüyoruz. Bizim Aile filminin bizdeki yeri çok önemli, gönüllerde yer etmiş bir film. Bu dönemde birlikteliği, bir arada olmayı, destek olmayı anlatan bir film o yüzden bu filmle başladık” diye konuştu.
SOSYAL HAYATA HASRET KALMIŞTIK
Filmi izlemeye nişanlısıyla gelen Doğan Damlı, “2 aydır sosyal hayatımız kalmadı, evden çalışıyoruz. Etkinliği çok beğendik, uzun süredir hasret kaldığımız sosyal hayata sinema ile döndük, mutluyuz. Böyle bir etkinliğe katılacağımı hayal etmezdim ama buna da şükür. Filmi daha önce izledik ama bugünlerde tekrar izlemek mutlu olmamıza vesile oluyor” ifadelerini kullandı.
SİNEMAYA GİTMEYİ ÖZLEDİK, FİLMLE ÇOCUKLUĞUMUZA DÖNDÜK
Zeynep Şenkaya ise, “Koronavirüsle hayatımız bambaşka oldu, söyleseler bu bir film derdim. 2-3 aydır bir filmin içinde yaşıyor gibiyiz. Neyse ki böyle etkinliklerle sosyal hayata tekrar adapte olmaya çalışıyoruz yoksa hiç evden çıkmıyoruz. Sinemaya gitmeyi çok özledik ve bir daha gerçek bir salonda ne zaman izleriz hiçbir fikrim yok. Filmi çok seviyorum. Bizi çocukluğumuza götürdü. Etkinlik çok güzeldi, mutluyuz” dedi.
Dilara Aydoğan da “Evlere hapsolduk tamamen içimize döndüğümüz bir süreç oldu. Sıkılmıştık o yüzden bugün çok iyi geldi. Yeniden sokağa çıkmak, arabaya binmek ve insan içine karışmak bizi çok mutlu etti. Böyle arabanın içinde film izleyeceğim hiç aklıma gelmezdi duyar duymaz çok sevindim. Çok keyifli hatta daha sık olmasını istiyorum” diye konuştu.
“ANNE VE BABAMIZ ANLATIRDI ŞİMDİ YAŞIYORUZ”
Ali Fuat Acun ise, “Böyle bir etkinliğin olacağını eşim söyleyince şaşırdım. 2 ay sonra dışarı çıkmak çok iyi geldi. Anne ve babalarımız hep anlatırdı, gençken açık hava sinemasına giderlermiş, flörtlerini dinlerdim. Şu anda bunu deneyimliyoruz, güzel geçiyor. Hem hava alıyoruz hem eskileri yad ediyoruz” şeklinde konuştu.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

KÜLTÜR SANAT

Altın Portakal sinema tırı yolculuğuna başladı

57. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin habercisi Altın Portakal Sinema Tırı, cuma akşamı yolculuğuna başladı. Muratpaşa, Kepez ve …

Yayınlanma tarihi

-

57. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin habercisi Altın Portakal Sinema Tırı, cuma akşamı yolculuğuna başladı. Muratpaşa, Kepez ve Konyaaltı ilçelerinde sinemaseverlerle buluşan Altın Portakal Sinema Tırı bu akşam Kuzular Firarda: Uzay Parkı filmiyle Serik ilçesi Çınaraltı Kent Meydanı’nda ve Maide’nin Altın Günü filmiyle Döşemealtı Kent Meydanı’nda olacak.

Altın Portakal Sinema Tırı ile 17 ilçede; yönetmenliğini Nihat Durak’ın yaptığı, usta oyuncu Çetin Tekindor’un başrolünde olduğu Babam ve Caner Özyurtlu’nun yönettiği, başrolünde Ezgi Mola’nın yer aldığı Maide’nin Altın Günü filmlerinin yanı sıra, minik sinemaseverler için de Kirpi Latte ve Büyülü Taş ile Kuzular Firarda: Uzay Parkı adlı canlandırma filmleri gösteriliyor.

4 Ekim’e kadar Akseki, Alanya, Demre, Elmalı, Finike, Gazipaşa, İbradı, Kaş, Kemer, Korkuteli, Kumluca ve Manavgat ilçelerinde devam edecek gösterimler ücretsiz izlenebilecek.

Altın Portakal Sinema Tırı yarın akşam (Pazartesi) ise Manavgat ilçesi Cumhuriyet Meydanı Altı Sanat Çarşısı’nda ve Korkuteli ilçesi Seyir Tepesi’nde “Babam” filmini sinemaseverlerle buluşturacak.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in başkanlığını yaptığı 57. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin idari direktörlüğünü Cansel Tuncer, yönetmenliğini Ahmet Boyacıoğlu, sanat yönetmenliğini Başak Emre üstleniyor.

ALTIN PORTAKAL SİNEMA TIRI 2020 FİLMLERİ

Babam
Yönetmen: Nihat Durak
Oyuncular: Çetin Tekindor, Melisa Şenolsun, Berker Güven, Erkan Kolçak Köstendil, Cezmi Baskın

Yusuf, batmakta olan fabrikasını kurtarmaya çalışırken, karısının ani ölümü ile zihinsel engelli oğlu Arif’le baş başa kalır. Engelli Oğlunu, yıllardır kabullenememiş Yusuf için, genç öğretmen Feride’nin gelişiyle her şey değişir. Atanamadığı için Yusuf’un fabrikasında çalışmaya başlayan Feride, Arif’le ilgilendikçe, Yusuf’un da Arif’e olan bakışı değişir. Yusuf’un içinde saklı olan iyi insan, Feride ve oğlu Arif’in etkisiyle gün yüzüne çıkar.

Maide’nin Altın Günü
Yönetmen: Caner Özyurtlu
Oyuncular: Ezgi Mola, Mesut Can Tomay, Hilmi Özçelik

Altın günlerinin şaşaalı ismi Maide teyze, titizliği ve marifetleri ile ünlü bir ev kadınıdır. Mahallenin en havalı altın günlerini yapmasıyla meşhur Maide’nin altın günlerinden birinde aile yadigârı gerdanlığı çalınır. Gerdanlığı bulmak için işe koyulan Maide, İstanbul dışından gelen ergen yeğeni Yağmur ile bir liste yapar. İkili, güne gelen kadınların tek tek peşine düşecek ve hırsızı bulacaktır.

Kirpi Latte ve Büyülü Taş
Yönetmen: Regine Welker, Nina Wels
Seslendirenlerr: Selay Taşdöğen, Adem Adıgüzel, Erden Tunatekin, Emin Yaraç, Özgür Varul, Rıza Karaağaçlı

Sevimli, meraklı bir o kadar da yaramaz Kirpi Prenses Latte, bitmek tükenmek bilmeyen enerjisi ve dinmeyen merakı yüzünden başına sürekli iş açıp durmaktadır. Ama günün birinde, ormanları kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya kalınca, en yakın arkadaşı sincapla birlikte büyülü bir taşı bulup, suyu ormana geri getirmek için heyecan dolu bir maceraya çıkacaktır.

Kuzular Firarda: Uzay Parkı
Yönetmen: Will Becher, Richard Phelan

Çiftlikteki tek düze hayattan sıkılan kuzuların tek eğlencesi, sahiplerini ve çoban köpeğini atlatarak yaptıkları minik yaramazlıklardır. Bir gün uzay gemisi bozulan süper güçlere sahip sevimli Lu-La çiftliğe gelir. Lu-La, kuzu Shaun’un “en iyi arkadaşı” olur. Shaun ve kuzu arkadaşlarının hedefi, dostlarını zarar görmeden kendi galaksisine, ailesinin yanına geri göndermektir. Fakat birtakım aksilikler ve tesadüfler sonucu tüm dünya gözlerini çiftliğe çevirdiği ve kötü niyetli ajanlar oraya akın ettiği için, bu pek de kolay olmayacaktır.

Kanyak: NTV

Devamını oku

KÜLTÜR SANAT

Tom Hanks: Forrest Gump’taki bazı sahnelerin masraflarını cebimden karşıladım

Geçen hafta hayatını kaybeden ABD’li yazar Winston Groom’un 1986 yılında yayımlanan romanından 1994 yılında yönetmen Robert Zemeckis tarafından …

Yayınlanma tarihi

-

Geçen hafta hayatını kaybeden ABD’li yazar Winston Groom’un 1986 yılında yayımlanan romanından 1994 yılında yönetmen Robert Zemeckis tarafından beyazperdeye uyarlanan Forrest Gump’ın yıldızı Tom Hanks, yıllar sonra filmle ilgili yeni bilgiler paylaştı.

Altı dalda Oscar ödülünü alan filmin başkarakterini canlandıran Hollywood yıldızı Hanks, In Depth With Graham Bensinger programına verdiği röportajda, filme ayrılan bütçenin bazı sahnelerin çekilmesine yetmediğini anlattı.

Ünlü koşu sahnesi de vardı

Hanks, film yapım şirketi Paramount Pictures’in bazı sahnelerin bütçesini onaylamadığından dolayı yönetmen Zemeckis’le birlikte bazı masrafları cebinden ödediğini söyledi.

Ünlü oyuncu, yapım şirketinin finanse etmediği sahneler arasında, filmin en ünlü sahnelerinden biri olan ve başkarakter Forrest’in tüm ülkeyi koştuğu sahnenin de yer aldığını belirtti.

Zemeckis’in koşu sahnesinin ne kadar önemli olduğunu bildiğini ifade eden Hanks, yönetmenle yaşadığı diyalogu şu şekilde anlattı:

“Robert Zemeckis bana dedi, ‘Koşu sahnesi X dolara mal olacak.’ Ve hiç ucuz değildi. Ben de ‘Tamam’ dedim. O da ‘Ben ile sen o miktarı aramızda bölüp ve onu tekrar geri Paramount’a vereceğiz.”

Şirketi nasıl ikna ettiklerini de anlatan Hanks, “Şirkete parayı size geri vereceğiz. Ancak biz onlara ‘kardan biraz daha fazla bizimle paylaşmak zorunda kalacaksınız’ dedik. Şirket de ‘Muhteşem, harika. Bizim için de bu şekilde daha iyi’ diyerek kabul etti” diye konuştu.

Hanks, bu durumun başka bir sahne için de olduğunu söyledi ancak hangi sahne olduğunu belirtmedi.

Dünya çapında bir milyardan üzerinde gelir elde etti

Akademi Ödüllerinde 13 dalda aday gösterilip altı ödülle törenden ayrılan film klasikler arasında yer almakta kalmadı aynı zamanda ABD’de 330.5 milyon dolar, dünya çapındaysa bir milyarın üzerinde gelir elde etti.

Filmden 65 milyon dolar kazandığı belirtilen Hanks ise En İyi Erkek Oyuncu ödülünü de aldı. Yönetmen Zemeckis de En İyi Film ödülünü aldı.

Kaynak: Sputnik TR

Devamını oku

KÜLTÜR SANAT

Türk sinemasının hiç pes etmeyen yönetmeni Ertem Eğilmez anılıyor

Trabzon’da 18 Şubat 1929’da dünyaya gelen yapımcı ve yönetmen Ertem Eğilmez, ilk ve orta öğrenimini Konya’da tamamladı.

İstanbul Üniversitesi …

Yayınlanma tarihi

-

Trabzon’da 18 Şubat 1929’da dünyaya gelen yapımcı ve yönetmen Ertem Eğilmez, ilk ve orta öğrenimini Konya’da tamamladı. 

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi‘ni bitiren Eğilmez, 1953’te askere gidene kadar kısa bir süre bakkal dükkanı çalıştırdı.

Usta yönetmen askerliğinin ardından Arif Bolat kitabevinde çalıştı ve Refik Erduran ile 1954’te Çağlayan Yayınevi’ni kurdu. Eğilmez, aynı yıl Erduran ve Haldun Sel ile Tef adlı mizah dergisini çıkarırken, yayımladığı cep kitapları da yayın dünyasında yoğun ilgi gördü.

YAMAN KARDEŞLER’LE GAZETECİLİKTEN SİNEMAYA ADIM ATTI

“Efe” adlı şirketi kurarak 1961’de sinemaya adım atan Eğilmez, aynı yıl Yaman Gazeteci adlı filmle yapımcılığa başladı.

Eğilmez gazetecilikten sinemaya geçişini bir röportajında şu sözlerle anlatmıştı:

“Münir Özkul’la arkadaştık, ‘Bir film yapsak.’ diye prodüktör olarak işe bulaştık. Benim bir bayim vardı, hala da bayidir Babıali’de, Fazıl Ünverdi… Onun finanse ettiği bir film yaptık, bütün paraları batırdık. Ben o zamanlar yönetmenliğin ‘y’sini bilmiyordum. ‘Yaman Gazeteci’ adlı bu ilk filmimizin yönetmenini Münir seçmişti.”

Nahit Ataman ile 1964’te “Arzu Film” şirketini kuran Ertem Eğilmez’in yönetmenliğe adım atması ise Fatoş’un Fendi Tayfur’u Yendi adlı filmle oldu.

Eğilmez, Türk sinemasında komedinin temellerini oluşturan birçok filme yönetmen olarak imza atarken, 1965’te Senede Bir Gün, 1968’de Nilgün ve İngiliz Kemal, 1970’de ise Küçük Hanımefendi adlı romanları sinemaya uyarladı.

Türkan Şoray, Selda Alkor, Fatma Girik ve Hülya Koçyiğit gibi star oyuncuların yer aldığı popüler aşk filmlerini de yöneten Eğilmez, geniş izleyici kitlesinin beğenisini kazandı.

Eğilmez, 1966’da çektiği Bir Millet Uyanıyor filmiyle, 1967 Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “En İyi Tarihsel Film” ödülüne değer görüldü.

UNUTULMAZ OYUNCULARIN TÜRK SİNEMASINDA VARLIK GÖSTERMESİNE ÖNCÜLÜK ETTİ

Usta yönetmen, Münir Özkul, Adile Naşit, Kemal Sunal, İlyas Salman, Halit Akçatepe, Zeki Alasya, Metin Akpınar, Şener Şen ve Ayşen Gruda gibi oyuncuların Türk sinemasında varlık göstermesine öncülük etti.

“Arzu Film güldürüleri” olarak anılan filmlerde zaman zaman toplumsal eleştiriye yer vermesiyle dikkati çeken Eğilmez, 1973’te yaptığı Canım Kardeşim filmiyle Türk sinemasında yapmacıklıktan uzak sinemacılık anlayışını, iç yakan bir öyküyle beyaz perdeye aktardı.

Eğilmez, sanatçının görevinin soruna çözüm bulmak değil sorunun varlığına işaret etmek olduğunu belirttiği bir röportajında şunları kaydetmişti:

“Sinemacının ve sanatçının yol gösterici, ‘Bu böyle değil de ille böyle olsun, bunun çaresi budur.’ demesinin karşısındayım. Bu ukalalık, konferansçılık oluyor, sanatçılıktan kaçıyor. Binaenaleyh tespiti tercih ediyorum. Bir durum vardır, bu durumu gözler önüne sermek, çareyi araması gerekenlere bırakmak, sanatçının görevi gibi geliyor. Çıkar yol zaten tektir, çare de birdir. Kaldı ki çaktırmadan çareyi göstermesem bile çarenin tek olduğunu hissettiriyorum, daha da işime geliyor. Örneğin ‘Canım Kardeşim’de çok sevdiğim bir plan var, tesadüf sonucu yakaladığım. Kamera apartmanların TV antenlerinden, gecekondu semtindeki TV’siz kişilere döner; bunu bile iki kişinin bir küçük çocuğa TV araması meselesi gibi yaptım, konferansa doğru kaçıyorum diye de korktum. Benim için mesele derdimi anlatmaktı.”

44 FİLM YÖNETTİ, 5 SENARYO YAZDI

Eğilmez, 1975’te Rıfat Ilgaz’ın kaleme aldığı Hababam Sınıfı romanını sinemaya uyarladı. Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı filminin gördüğü büyük ilginin ardından 1976’da Hababam Sınıfı Uyanıyor, 1977’de Hababam Sınıfı Tatilde, 1981’de ise Hababam Sınıfı Güle Güle filmi ile Hababam Sınıfı adlı müzikal tiyatro oyununu izleyiciyle buluşturdu.

Yönetmen olarak Türk sinemasındaki değişimleri takip eden, bu değişimlere göre sürekli kendini yenileyen Eğilmez, 1980-1981 sezonunda Kanlı Nigar adlı müzikli oyunu sahneledi.

Eğilmez, sinemadan bir süre uzak kaldıktan sonra, 1984’te Namuslu adlı filmle geri döndü. Namuslu ve Banker Bilo filmleriyle Türkiye’nin temel sorunlarını kendi mizah anlayışıyla ele alan usta isim, son olarak 1988’de yönettiği Arabesk filmiyle gişede büyük başarı elde etti.

Meslek hayatı boyunca 44 film yöneten, 5 senaryo kaleme alan ve 97 filmin yapımcılığını üstlenen Eğilmez, 21 Eylül 1989’da İstanbul’da, 60 yaşında vefat etti.

“ONUN İÇİN PES ETMEK GİBİ BİR DAVRANIŞ HİÇBİR ZAMAN SÖZ KONUSU OLMADI”

Sinema eleştirmeni, yazar Atilla Dorsay, Rıza Kıraç ile gerçekleştirdiği “Sinemayı Yazan Adam” söyleşisinde, Kemal Sunal ve Zeki Alasya-Metin Akpınar ikilisini sevmeyi, Ertem Eğilmez ve Arzu Film ekolünden öğrendiğini ifade ederek, şunları aktarmıştı:

“Çünkü bütün bu oyuncular, özellikle 1970’li yıllar boyunca Arzu Film çatısı altında ün kazandılar. Orada Ertem Eğilmez’in kişiliğinin şemsiyesi altında daha bilinçli bir çaba oldu. Orada senaristler, oyuncular hep birlikte, bugünkü sinemamızın komedi geleneğinin bir nevi temellerini attılar. Arzu Film komedileri bugün hala beğenilen, aranan, izlenen filmlerdir ve Türk komedisine belli bir düzeyi ve zevki getirmiştir.”

“O BİR SİNEMA DAHİSİYDİ”

Usta oyuncu Şener Şen, Video Haber dergisinin Aralık 1989 tarihli 60. sayısında yayınlanan haberde, Eğilmez’in sinemayı meslek olarak seçmekle en doğru kararı verdiğine işaret ederek, şöyle konuşmuştu:

“Sinemaya aşıktı ve sinema onun her şeyi idi. Onunla çalışıp da bunu anlamamak imkansızdı. Ayrıca başarı kazanmayı kendine alışkanlık edinmiş ender insanlardan biriydi. Yaptığı her işte başarıya ulaşmıştı. Örneğin onun yayıncılık yaptığı bir dönem var. O yıllarda dünyaca meşhur Mike Hammer adlı polisiye çizgi romanın yayın haklarını almış. Ancak birkaç sayı çıkardıktan sonra Amerikalılar anlaşmadan caymış. Ertem Ağabey de oturup birkaç arkadaşıyla hikayeleri kendileri yazıp yayınlamaya başlamış. Onun için pes etmek gibi bir davranış hiçbir zaman söz konusu olmadı. ‘Arabesk’i bile hangi şartlarda çektiği herkesçe bilinir. O, filmlerinde güldürürken, ağlatmayı ve düşündürmeyi başaran bir sinema adamıydı. Bir işi yaparken çevresindeki herkesin görüşünü alır ama sonra da kendi bildiğini yapardı. Sonuçta ne derece başarılı olduğunu hep birlikte gördük. O bir sinema dahisiydi.”

Sinema tarihçisi Giovanni Scognamillo ise Türk Sinemasında Şener Şen kitabında Eğilmez’in Arabesk adlı filminden bahsederken şunları aktarmıştı:

“Eğilmez her şeyden önce kendisiyle hesaplaşır. Kendi sanatsal geçmişi, kendi sinema anlayışı ve icraatıyla yüzleşir ve yaptıklarıyla dalga geçer, bir hayat bilançosu çıkarır.”

Ertem Eğilmez’in yönettiği filmlerden bazıları şöyle:

Bir Millet Uyanıyor, Yaşlı Gözler, İngiliz Kemal, Sevemez Kimse Seni, Küçük Hanımefendi, Kalbimin Efendisi, Senede Bir Gün, Son Hıçkırık, Beyoğlu Güzeli, Sev Kardeşim, Tatlı Dillim, Oh Olsun, Yalancı Yarim, Köyden İndim Şehire, Salak Milyoner, Mavi Boncuk, Süt Kardeşler, Şabanoğlu Şaban, Gülen Gözler, Erkek Güzeli Sefil Bilo, Banker Bilo, Namuslu, Aşık Oldum, Arabesk.

Yazdığı senaryolar:

Ölmeyen Aşk, Boş Çerçeve, Mavi Boncuk, Salako, Milyarder.

Kaynak: NTV

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR