Takip Edin

GÜNDEM

İçişleri Bakanlığı’ndan ‘provokatif bir kampanya’ açıklaması

Çataklı, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, ‘son günlerde sosyal medya hesaplarından çoğunlukla içeriği ve arkasındaki hadiseler teyit …

Yayınlanma tarihi

-

Çataklı, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, ‘son günlerde sosyal medya hesaplarından çoğunlukla içeriği ve arkasındaki hadiseler teyit edilmeden, Emniyet Teşkilatını yıpratmaya yönelik video ve görseller paylaşıldığını, bu teyitsiz görüntülerin bazı basın yayın kuruluşlarınca kamuoyuna servis edildiğini‘ belirtti.

Söz konusu paylaşımların artması ve durumun giderek ‘provokatif bir kampanya’ halini alması üzerine açıklama yapılmasına gerek duyulduğunu ifade eden Çataklı, Emniyet Teşkilatının, dünyadaki emsalleri içinde gerek kapasitesi gerekse kurum kültürü itibarıyla öne çıktığını, terör, uyuşturucu, asayiş suçları başta olmak üzere vatandaşların huzur ve güvenliğini sağlamak için 7 gün 24 saat görev yapan 175 yıllık bir kurum olduğunu kaydetti.

‘Emniyet Teşkilatımız, toplum nezdinde yıpratılmaya çalışılmakta’

Emniyet mensuplarının, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde Vefa Sosyal Destek Gruplarında da görev yaptığını anımsatan Çataklı, açıklamasına şöyle devam etti:

“Ancak son dönemlerde doğruluğu ve yanlışlığı araştırılmadan gündeme getirilen bazı münferit olaylara ait birtakım video ve görseller, sosyal medya hesaplarından paylaşılmakta, buradan oluşturulan olumsuz ve yanlış algıyla teşkilatımızın tüm çalışmaları genellenmekte, bu sayede polisimiz ve Emniyet Teşkilatımız, toplum nezdinde yıpratılmaya çalışılmaktadır. Sıklıkla şahit olduğumuz bu tavır, bugün de bir başka olay üzerinden özellikle malum ‘Tele 1’ adlı televizyon kanalı tarafından ‘polis zorbalığı’ gibi çirkin ve yakışıksız ifadelerle tekrarlanmış, Polis Teşkilatımız haksız yere itham edilmiştir. Açıkça ifade etmek isteriz ki 175 yıllık gurur abidesi bir teşkilat için bu ucuz ve yakışıksız nitelendirme asla kabul edilemez.”

Kolluk birimlerinin faaliyetlerinin insan hak ve hürriyetleri açısından denetlenebilmesi amacıyla kurulan “Kolluk Gözetim Komisyonu”nun 2019’da faaliyetine başladığını hatırlatan Çataklı, Avrupa Birliği standartlarına uygun sistem sayesinde, Emniyet , Jandarma ve Sahil Güvenlik personelinin işlediği iddia edilen suçlarla veya disiplin cezası gerektiren eylem, tutum veya davranışlarıyla ilgili, idari mercilerce yapılan ya da yapılması gereken iş ve işlemlerin merkezi bir ortamda kayıt altına alındığını ve izlendiğini bildirdi.

‘2020’de 4 bin 58 disiplin işlemi kararı alınmıştır’

Çataklı, açıklamasında şu verileri paylaştı:

“Bu kapsamda Kolluk Gözetim Komisyonu’na 15 Mayıs 2020 tarihi itibarıyla ulaşan toplam 10 bin 914 ihbar ve şikayet başvurusu hakkında işlem yapılmıştır. Sosyal medyada paylaşılan bu tür münferit olaylar da komisyonumuzca değerlendirilmekte olup sorumluları hakkında gerekli işlemler yapılmaktadır. Ayrıca emniyet personelimiz ile ilgili olarak 2018’de 36 bin 828, 2019’da 41 bin 307, 2020’de 12 bin 978 muhakkik-müfettiş görevlendirilmesi yapılmıştır. Muhakkik-müfettişlerce yapılan incelemeler ve değerlendirmeler neticesinde 2018’de 14 bin 575, 2019’da 15 bin 949, 2020’de 4 bin 58 disiplin işlemi kararı alınmıştır. Bu verilerden de anlaşıldığı üzere görevle ilgili her türlü ihbar ve şikayet değerlendirilmekte, varsa olumsuzluklar, başta valilikler olmak üzere ilgili birimlerimizce kamuoyuyla da paylaşılmaktadır.”

Çataklı, iki asra yakın mazileriyle köklü iki kurum olan Emniyet ve Jandarma teşkilatının temelinde disiplinin yer aldığını ve başarılarının altında da bunun yattığını belirtti.

“330 bin 450 personeli bulunan Emniyet Teşkilatımızın, henüz doğruluğu bile tespit edilmemiş bazı görseller üzerinden kim oldukları ve maksatları tarafımızca bilinen bazı çevrelerce yıpratılıp linç edilmesine hukuk çerçevesinde mani olmak, bu köklü kurumlarımızın itibarlarını korumak ve millete hizmet etmelerinin önündeki art niyetli her türlü engeli kaldırmak, elbette ki önceliklerimiz arasındadır.” ifadelerini kullanan Çataklı, polis teşkilatına yönelik bu tarz maksatlı yıpratmalara yönelik hukuk çerçevesinde gerekli tüm adımların atılacağını bildirdi. 

Kaynak: Sputnik TR   ©SputnikTR 

GÜNDEM

Binali Yıldırım’ın PCR test sonucu negatif çıktı

Corona virüs tanısı konan AK Parti İzmir Milletvekili ve eski Başbakan Binali Yıldırım iyileşti. Yıldırım, sosyal medya paylaşımında yaptırdığı …

Yayınlanma tarihi

-

Corona virüs tanısı konan AK Parti İzmir Milletvekili ve eski Başbakan Binali Yıldırım iyileşti.

Yıldırım, sosyal medya paylaşımında yaptırdığı son PCR testinin negatif çıktığını duyurdu.

Yıldırım “Karantina sürecinde arayan, mesajlarıyla paylaşımda bulunan, dua ve desteklerini esirgemeyen herkese şükranlarımızı sunuyoruz” mesajını paylaştı.

Tedavi süreci devam eden hastalara acil şifa dileyen YIldırım “Bu zor zamanda, insanüstü bir gayret ve fedakârlıkla çalışan tüm sağlık ordumuza Allah güç, kuvvet versin” ifadesini kullandı.

Yıldırım, herkesi tedbirlere uymaya çağırdı.

Devamını oku

GÜNDEM

Aleyna Çakır’ın ölümü soruşturmasında şüpheli Ümitcan Uygun’un annesi Gülay Uygun, ölü bulundu

Aleyna Çakır olayında ‘şüpheli’ olarak kamuoyuna yansıyan Ümit Can’ın, Sosyal Hizmetler’de görevli olduğu ortaya çıkan ve Aile ve Sosyal …

Yayınlanma tarihi

-

Aleyna Çakır olayında ‘şüpheli’ olarak kamuoyuna yansıyan Ümit Can’ın, Sosyal Hizmetler’de görevli olduğu ortaya çıkan ve Aile ve Sosyal Politikalar Çalışma Bakanlığı müfettişleri tarafından hakkında soruşturma başlatılan annesi Gülay Uygun, bugün akşam saatlerinde şüpheli bir şekilde ölü bulundu.

3 Haziran’da Ankara’daki evinde ölü olarak bulunan 21 yaşındaki Aleyna Çakır’ın ailesi, kızlarının cinayete kurban gittiğini iddia ediyordu. Kızlarının öldürüldükten sonra intihar süsü verildiğini savunan aile şüpheli olarak kızlarının erkek arkadaşı Ümit Can’ı işaret ediyordu. Aleyna Çakır’ın komşuları ve arkadaşları da genç kızın sürekli şiddet gördüğünü söyleyip cinayet ihtimali üzerinde durdu.

Aleyna Çakır gibi Sosyal Hizmetler yurdunda kalan kızların Ümit Can’ın annesi tarafından yaşamına son vermeye yönlendirildiği iddiası üzerine Bakanlık soruşturma başlattı.

Bakanlık soruşturmasının ardından Ümit Can’ın annesi Gülay Uygun bugün akşam saatlerinde başına tek el silahla ateş edilmiş olarak ölü bulundu.

Henüz 21 yaşında olan Aleyna’nın evinde intihar etmiş şekilde ölü bulunmasının ardından başlatılan soruşturmada gelişmeler yaşandı. Aleyna’nın Ümit Uygun tarafından işkence gördüğü görgü tanıkları tarafından ortaya çıkarılırken Ümit’in annesiyle ilgili de çok çarpıcı iddialar ortaya atılmıştı.

Geçtiğimiz günlerde yayına bağlanan bir başka görgü tanığı Ümit Uygun’un annesiyle ilgili çarpıcı iddialarda bulundu. Ümit Uygun’un annesinin çocuk eğitmeni olduğunu söyleyen tanık, 18 yaşını doldurup yurttan ayrılan kızlara bir ev açtığını ve gece hayatında çalışmaya zorladığını iddia etti.

Ümit Uygun’un yakın arkadaşı Tayfun Kürkçü, Aleyna ve Ümit arasında yaşananları Müge Anlı’ya anlattı. Ümit’i Aleyna’ya şiddet uygularken görmediğini söyleyen Kürkçü, son dönemde aralarının çok iyi olduğunu söyledi. Kürkçü’nün “Vücudundaki morluklar Ümit’in yaptığı anlamına gelmez. Ümit ve Aleyna evlenecekti” sözleri sonrası baba Mehmet Esen fenalık geçirdi. Gözyaşları içerisinde ‘Yalan söylüyorlar’ diyerek haykıran baba, canlı yayında fenalık geçirdi. Müge Anlı, hastaneye kaldırılan Mehmet Esen’in durumunun iyi olduğunu ve tansiyonunu düşürmek için müdahalede bulunulduğunu ifade etti.

Olayın ardından canlı yayına Aleyna’nın abisi Himmet Esen bağlandı. Tayfun Kürkçü’nün Ümit Uygun’un çok samimi arkadaşı olduğunu söyleyen abi, sürekli yan yana olduklarını ve aynı karakterde olduğunu belirtti.

Kaynak: Sputnik TR

Devamını oku

GÜNDEM

Yeni başbakanımız Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yakın ilişki kurmak isteyecek

Japonya’nın sekiz yıl ile rekor süre görevde kalan başbakanı Şinzo Abe, geçen ay sağlık sorunları nedeniyle istifa etmişti. Abe’nin görevini …

Yayınlanma tarihi

-

Japonya’nın sekiz yıl ile rekor süre görevde kalan başbakanı Şinzo Abe, geçen ay sağlık sorunları nedeniyle istifa etmişti. Abe’nin görevini bırakmasının ardından, Japon parlamentosu Diet’te yapılan dünkü oylama ile, iktidardaki Liberal Demokrat Parti’nin (LDP) lideri Yoşihide Suga ülkenin 99’uncu Başbakanı seçildi.

Hürriyet Gazetesine konuşan Yamaneko Araştırma Enstitüsü Başkanı siyaset bilimci Dr. Lully Miura, kısa vadede radikal değişiklikler beklenmemesi gerektiğini kaydetse de, “Bay Suga’nın çok az dış politika deneyimi olduğu düşünüldüğünde, yeni yönetimin bu alandaki stratejilerinin orta ve uzun vadeli etkileri daha belirsiz” diye ekliyor.

“ERDOĞAN İLE YAKIN İLİŞKİLER KURAR”

Abe döneminde Tokyo-Ankara ilişkileri olumlu bir seyir izledi. Abe, başbakanlığında üç kez Türkiye’yi ziyaret ederken, Cumhurbaşkanı Erdoğan da aynı periyotta üç kez Japonya’ya gitti. Miura, Tokyo-Ankara ilişkilerine dair, “Yakın dönemde önemli bir değişiklik olacağına inanmıyorum. Başbakan Abe ve Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan yıllar içinde güvenilir bir kişisel ilişki kurmuş görünüyordu. Yeni başbakanın da benzer yakın ilişkiyi kurmak için çaba harcayacağından eminim” görüşünü dile getirdi.

ÖNCELİKLİ SORUN KORONA

Önceden Kabine Baş Sekreteri ve Hükümet Sözcüsü olarak görev yapan Suga, hafta başında LDP başkanlığına seçilmişti. Koronavirüs salgını ve daralan ekonomi, Abe’nin yolunu izleyeceği sözünü veren Suga’nın önündeki en acil sorunlar.

ERDOĞAN YENİ JAPONYA BAŞBAKANI’NI KUTLADI

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Japonya’nın yeni başbakanı Yoşihide Suga’yı tebrik mektubu ile kutladı. Mektupta şu ifadeler yer aldı: “Başbakanlık ve Liberal Demokrat Parti Başkanlığına seçilmiş olmanız dolayısıyla zat-ı alilerini milletim, hükümetim ve şahsım adına içtenlikle tebrik ediyor ve yeni görevlerinizin hayırlı olmasını diliyorum. Türkiye ile Japonya arasındaki tarihi dostluk bağlarının temelleri, bundan tam 130 yıl önce, 16 Eylül 1890’da Kushimoto’da Ertuğrul Fırkateyni Hadisesi ile atılmıştır. Zat-ı alilerinin bu önemli göreve, böyle anlamlı bir tarihte seçilmiş olması dostluk tarihimiz açısından fevkalade güzel bir tevafuk olmuştur. Bu köklü dostluğumuzu, 2013 yılında kurduğumuz stratejik ortaklık anlayışı temelinde, zat-ı alilerinin liderliğinde ve değerli katkılarıyla daha da ileri seviyelere taşımayı temenni ediyorum… Coğrafi mesafelerin ötesinde birbirine gönül komşusu olan Türk ve Japon milletlerinin, samimi ortak gayretlerimizle uluslararası topluma yön verecek katkılar sunabileceklerine tüm kalbimle inanıyorum. Bu anlayışla, ikili, bölgesel ve uluslararası konularda zat-ı aliniz ile yakın işbirliği içinde çalışmaktan memnuniyet duyacağım. Bu vesileyle, sağlık ve mutluluğunuz ile dost Japon halkının esenlik ve refahı için en kalbi dileklerimi yineliyorum.”

KAYNAK: HÜRRİYET GAZETESİ

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR