Takip Edin

SAĞLIK KORONAVİRÜS

Geçmeyen hıçkırığı hafife almayın

Bir türlü geçmeyen inatçı hıçkırığın nedenlerinin araştırılması gerektiğini anlatan Doç. Dr. Bülent Yaşar, “Merkezi sinir sistemi tümörleri, inme …

Yayınlanma tarihi

-

Bir türlü geçmeyen inatçı hıçkırığın nedenlerinin araştırılması gerektiğini anlatan Doç. Dr. Bülent Yaşar, “Merkezi sinir sistemi tümörleri, inme, Parkinson, kafa travması, menenjit, göğüs boşluğunu tutan kanserler, büyümüş lenf bezleri; koroner yetersizlik, yemek borusu tümörleri ve reflü geçmeyen hıçkırığın olası nedenleri arasında sayılabilir” dedi. 

 

Çamlıca Medipol Üniversitesi Hastanesi Gastroenteroloji Bölümünden Doç. Dr. Bülent Yaşar, hemen herkeste görülen hıçkırık semptomunun altında ciddi hastalıkların olabileceğini belirterek önemli uyarılarda bulundu. Doç. Dr. Yaşar, 48 saatten uzun süren hıçkırıklarında olabileceğine değinerek, “Hıçkırık, göğüs ile karın boşluklarını ayıran diyafram kasının tekrarlayan, kontrolsüz kasılmaları sonucu oluşan ve uzun sürdüğünde yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen bir semptomdur. Genellikle birkaç dakika içinde sonlanmasına rağmen bazen 48 saatten uzun sürer ki, inatçı hıçkırık adını alır” diye konuştu.

Kısa ve uzun süreli olmak üzere hıçkırıkların 2’ye ayrıldığını belirten Doç. Dr. Yaşar, nedenlerini şöyle açıkladı:

“Hızlı ve çok yeme, alkol, baharat ve soda tüketimi, çok soğuk ve sıcak yeme, hava yutma (sakız çiğneme sonucu), stres gibi faktörler kısa süreli hıçkırıkların en sık rastlanılan nedenleridir. Hıçkırığın uzun sürmesi durumundu ise gastroenteroloji, nöroloji, göğüs hastalıkları ve kardiyoloji gibi farklı bilim dallarını ilgilendirebilen iltihap, tümör, travma ve enfeksiyon gibi sorunlar akla gelmeli. Merkezi sinir sistemi tümörleri, inme, Parkinson, kafa travması, menenjit, multiple skleroz; göğüs boşluğunu tutan kanserler, büyümüş lenf bezleri; koroner yetersizlik, yemek borusu tümörleri, reflü ve helikobakter pylori enfeksiyonu hıçkırığın olası nedenleri arasında sayılabilir. Sadece hastalıklar değil, bazen ilaçlar ve kemoterapötiklerde hıçkırığı başlatabilir; psikiyatri ve Parkinson tedavilerinde kullanılan ilaçlar, kortizon ve morfin bu grupta sıralanabilir. Yemek borusu ve ac’lere yapılan müdahaleler (bronkoskopi, stent takılması gibi), genel anestezi ve cerrahi sonrasında da inatçı hıçkırık oluşabilir.”

Doç. Dr. Yaşar, hıçkırık tedavisinde geleneksel yaklaşımların hala etkili olabileceğini işaret ederek “Kese kâğıdı içine soluma, nefesini tutma, soğuk su içme, ıkınma, limon ve toz şeker yemek, küçük dili kaşık yardımıyla yukarı kaldırma, dizleri göğüs kafesine yaklaştırmak ve bu pozisyonda bir süre kalmak göz küresine ve karotise (boyun damarı) masaj yapmak yardımcı olabilir. Semptomun uzun sürmesi veya tekrarlaması durumunda mutlaka hekime başvurmak gerekir” ifadelerini kullandı.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SAĞLIK KORONAVİRÜS

Son dakika… Koronavirüs’te kötü tablo sürüyor! Bakan Koca son durumu paylaştı ve uyardı

Bakan Koca’nın Twitter’dan yaptığı paylaşım şöyle:
Bugün tespit edilen 2.319 hastamız var. Ağır hasta sayısı 1.916’ya ulaştı. Salgının mevcut …

Yayınlanma tarihi

-

Bakan Koca’nın Twitter’dan yaptığı paylaşım şöyle:

Bugün tespit edilen 2.319 hastamız var. Ağır hasta sayısı 1.916’ya ulaştı. Salgının mevcut durumu bizi hayatımızı yavaşlatmaya zorluyor. Teması üçte birine indirmek zorundayız. Birlikte mücadele edecek ve virüsü yeneceğiz. Güç verin, destek olun


TÜRKİYE’NİN 3 GÜNLÜK KORONA VİRÜS TABLOSU

Bakan Koca 28 Ekim’e dair verileri, Bilim Kurulu toplantısının ardından canlı yayında açıklamış İstanbul’daki vaka sayısına dikkat çekmişti. Koca ülkedeki vaka sayısının yüzde 40’ın İstanbul’da olduğunun altını çizmişti.

Bakan Koca 27 Ekim verilerine dair, “Bugün tespit edilen 2.209 yeni hastamız var. Ağır hasta sayımız 1.827’ye yükseldi. Ağır hasta ve aktif hasta sayısı düşmeden başarılı olamayız. Mücadele birlikteliği tedbirleri istisnasız uygulamaktan geçiyor. Salgına karşı organize olalım. ” ifadelerini kullanmıştı.

26 Ekim’de Koca, “Bugün tespit edilen 2.198 yeni hasta var. Ağır ve aktif hasta sayısı artmaya devam ediyor. Salgının bölgesel tırmanışını durdurmak için birlikte mücadele etmek zorundayız. Tedbirden daha güçlü bir silahımız bugün için yok. Salgına karşı organize olalım.” açıklamasını yapmıştı.

Devamını oku

SAĞLIK KORONAVİRÜS

Koronavirüs aşısında müjde: Tarih verildi

Kurduğu vakıfla aşı çalışmalarına büyük destek veren ABD’li mültimilyarder teknoloji devi Bill Gates, sandığımızdan daha erken Kovid-19 aşısına …

Yayınlanma tarihi

-

Kurduğu vakıfla aşı çalışmalarına büyük destek veren ABD’li mültimilyarder teknoloji devi Bill Gates, sandığımızdan daha erken Kovid-19 aşısına kavuşabileceğimizi söyledi. 

Kovid-19 aşısı geliştirme süresini mümkün olduğunca kısaltabilmek amacıyla aşıyla uğraşan çeşitli ilaç devlerine Bill & Melinda Gates Vakfı üzerinden milyarlarca dolarakıtan Microsoft kurucusu, 2021’in başında aşının elimizde olabileceğini duyurdu.

GELECEK YILIN BAŞINA HAZIR

Yahoo Finans’ın düzenlediği ‘All Markets Summit’ panelinde Genel Yayın Yönetmeni Andy Serwer’a konuşan Gates, her şey yolunda giderse, Batı’da geliştirilen ve üçüncü aşama klinik denemeleri yapan altılıdan iki ya da üçünün gelecek yılın başında hazır olacağını belirtti.

EN ŞANSLISI PFİZER

ABD merkezli ilaç devi Pfizer’in çok deneyimli bir aşı şirketi olduğunu ve çalışmalarını çok iyi tasarımladığını, dolayısıyla ipi ilk göğüsleyecekler arasında olma şansının yüksek olduğunu dile getiren Gates, Britanya merkezli ilaç devi AstraZeneca’nın yanısıraJohnson & Johnson, Novavax, Moderna ve Sanofi’yi de gelecek yılın başında aşıyı çıkarabilecek şirketler olarak sıraladı. 

“MÜKEMMEL OLMAYABİLİR”

Oxford Üniversitesi ile birlikte aşı geliştirme çalışması yürüten AstraZeneca’nın denemelerine katılan gönüllülerden birinin öldüğünün hatırlatılması üzerinedenemelerin normal gidişatı içinde bunun şaşırtıcı olmadığını söyleyen Gates, şu uyarıyıyaptı:

“İlk altı içinden iki-üçü onaylansa bile sizin hasta olmanızı ve başkalarına bulaştırmanızı durdurmak açısından etkililiği mükemmel olmayabilir.”

NÜFUSUN YÜZDE 70’İNE AŞILAMA

Yeterince Kovid-19 aşısı tedarik edilirse 2021’in sonuna doğru şimdi olduğumuzdan daha iyi durumda bulunacağımızı, ama hala normale geri dönmemiş olacağımızı öngören Gates “Vaka sayısını gerçekten düşürmek için o zamana dek nüfusun yüzde 70’ini aşılamamız lazım, ama bu hastalık dünyanın herhangi bir yerinde varolduğu müddetçe yeniden bulaşma ihtimali her zaman olacaktır” dedi. 

KOMPLO TEORİLERİ

Ama kendisinin ve ABD’nin bir numaralı halk sağlığı yetkilisi Dr. Anthony Fauci’nin malzeme yapıldığı aşı karşıtı komplo teorileri gündemde oldukça geniş çaplı aşılamanın zor bir iş olabileceğini sözlerine ekledi. 

Haber7

Devamını oku

SAĞLIK KORONAVİRÜS

Kapalı alanda 4 dakikada bulaşıyor

Tüm dünyayı etkisi alan Kovid-19 bulaşı riski açık ve kapalı ortamda geçirilen süreye göre değişkenlik gösteriyor. Açık alanlar mesafeye uyum …

Yayınlanma tarihi

-

Tüm dünyayı etkisi alan Kovid-19 bulaşı riski açık ve kapalı ortamda geçirilen süreye göre değişkenlik gösteriyor. Açık alanlar mesafeye uyum sağlanabilmesi açısından avantaj sağlarken aynı zamanda güneş ışığının ultraviyole etkisiyle virüsün bulaşması zorlaşıyor. Bu nedenle güneş ışığı ve dış ortam sıcaklığında karşıdaki kişiden virüsü kapma ihtimali ile iç havanın kuru olduğu kapalı ortamda kapma ihtimali arasında fark bulunuyor. Havaların soğumaya başlamasının ardından hem kapalı alanda kalma süresinin hem de kişi sayısının artması, virüsün yayılmasının kolaylaştığı ortama işaret ediyor. Açık alanda, karşıdaki kişinin maskeli olması durumunda virüs riski bulunmuyor ve maske takılmaması halinde bu kez sosyal mesafeyi korumak ön plana çıkıyor. Kapalı alanda maske takılması durumunda da virüs riski bulunmuyor ancak yüzün açık hale getirilmesi ve maskesiz kalınan sürenin 1-2 dakikanın üzerine çıkması halinde tehlike başlıyor. Son değerlendirmelere göre kapalı alanda kişilerin 15 dakika maskesiz kalması risk yaratıyor. Virüsün, konuşmayan iki kişinin yürürken birbirinin yanından geçip gitmesi halinde bulaşması ise mümkün değil. Açık alanda yaklaşık 10, kapalı alanda ise 4 dakika karşılıklı konuşma, sosyal mesafe 1 metre bile olsa koronavirüste bulaşı riski oluşturuyor.

MASKEDE GEVŞEME OLMASI RİSK

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ateş Kara mevsim dönüşümlerinin yaşandığı dönemlerin riskli olduğunu belirterek kuru ve soğuk hava ile hafif nemli ve ılık havanın virüs açısından “avantaj” yarattığına dikkati çekti. “Kapalı ortama giriyoruz. Maskede biraz gevşeme olduğu anda virüs kafasını kaldırabiliyor. Avrupa bunu bizden erken yaşıyor. Türkiye için de böyle bir riskin olabileceğini söylememiz mümkün. Bu dönemde maske ve mesafeye çok ciddi anlamda uyum sağlamamız gerekiyor” ifadelerini kullanan Prof. Dr. Kara, koronavirüsün önüne engel konulması gerektiğini, bunun da en kolay şeklinin “maske” olduğunu vurguladı. Ankara, İstanbul, İzmir ve Antalya gibi büyük şehirlerde maske uyumunun iyi olduğunu, diğer illerde sıkıntı yaşandığını belirten Kara şöyle devam etti: “Maske uyumu etkili olduğu anda virüs sayıları çok hızla azalıyor. Bütün dünyada böyle. Amerika’da uyumun olduğu bölgelerde bu rakamlar düşük gidiyor ama öbür taraflarda bugüne kadarki en yüksek rakamları görüyorlar. Aynı şey Avrupa için de geçerli. Bu şekilde bunu bizim sağlamamız lazım. Buradaki özellik, kişi olarak, birey olarak biz bunu sağlarsak, o zaman Türkiye bu işin üstesinden gelebiliyor. Bu daha önce oldu.”

YENİŞAFAK

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR