Takip Edin

SPOR

Fenerbahçe-Galatasaray derbisi sonrası olay sözler: Mesut Özil ve İrfan’a rağmen…

Fenerbahçe ezeli rakibi Galatasaray’ı Kadıköy’de ağırladı. Sarı Kırmızılı ekip karşılaşmadan 1-0’lık galibiyetle ayrıldı ve averajla liderliğe …

Yayınlanma tarihi

-

Fenerbahçe ezeli rakibi Galatasaray’ı Kadıköy’de ağırladı. Sarı Kırmızılı ekip karşılaşmadan 1-0’lık galibiyetle ayrıldı ve averajla liderliğe yükseldi.

Karşılaşma öncesi ligde 9 maçtır kaybetmeyen sarı-lacivertliler, bu mağlubiyetle serisini de yitirdi.

Bu sonucun ardından müsabaka öncesi rakipleri Galatasaray ve Beşiktaş’ın 3’er puan önünde olan Fenerbahçe, liderliği Galatasaray’a bıraktı.

Galatasaray’ın Fenerbahçe’yi 1-0 yendiği karşılaşmanın ardından spor yazarları derbiyi kaleme aldı. İşte o görüşler…

ATTİLA GÖKÇE: HOCA FARKI

“İki takımın toplam faul sayısı 34… Oyunun, yaklaşık her üç dakikada bir faul düdüğüyle durduğunu, ortalama her 6 dakikada bir oyuncunun da kıvranarak yere yığılıp tedavi süresinden sonra, yeniden başladığını söyleyelim.”

“Evet, akan bir oyun değildi bu… Zaman zaman ateşleniyor ama yakıcı bir aleve dönüşmüyordu. Gustavo’suz Fenerbahçe, Galatasaray’la baş etmeye çalışırken beklendiği kadar zorlanmadı. Savaşan savunmanın önünde, merkezdeki Sosa ve Ozan ikilisiyle Galatasaray’ın baskısını bozmaya çalışıyor ve bunda bir yere kadar başarılı oluyordu. Merkezde Sosa’nın verimli ve beklenenin üzerinde etkili oyununa Galatasaray, Taylan ve sıkça yardımına gelen Emre Kılınç’la karşılık verdi.”

“Topun sahibi (55/45) Galatasaray’dı. Geriden oyun kurarak, ikili mücadeleleri kazanarak hücumda üstün göründüler. Yine de bir tuhaflık vardı oyunda. Belhanda yok gibiydi. Onyekuru vardı ama esmiyordu.. Arda’nın, Emre Kılınç’ın oyuna daha çok katıldığını gördük. Başkan Cengiz’in “ebbabe” (tank) olarak nitelendirdiği yeni santrfor Muhammed Mustafa, evet, gerçekten diri fiziği ile rakipleri için zor adamdı… Ama, nedense ceza alanı içinde, yayın oralarda değil, orta alana yakın bölgelerde, kenarlarda “iyi işler” yapıyordu. İlk yarıda o böyle oynarken, sağbek Linnes’in en net gol pozisyonuyla ceza alanına girmesi dikkat çekiciydi.İlk yarıda oynayan, araştıran ve savunan takım Galatasaray’dı. Fenerbahçe yine de rakibinden daha net gol pozisyonlarına girdi. Hele Samatta’nın Muslera’nın boşalttığı kaleye değil, topu beklenmedik biçimde yüksekten dışarı atması akıl alacak şey değildi.”

“Galatasaray beklediği golü ikinci yarıda attı. Emre Kılınç’ın asistiyle yay üzerinde topla buluşan “Ebbabe”(Tank) Muhammed Mustafa, Serdar Aziz’in müdahalesine rağmen, sağ ayak içiyle Altay’ı avladı.”

“Erol Bulut, 54’te yedikleri golden, ancak 9 dakika sonra hamle yaptı. Herkesin beklediği Mesut Özil, Mert Hakan’la değişip oyuna dahil oldu. Cisse de Valencia’nın yerine oyundaydı. Mesut Özil dün duran topları kullanırken, klasından bir seçki sundu. O topların çoğunu Muslera kaptı. Maçın son yarım saati Fenerbahçe’nin bunaltıcı baskısıyla oynandı. Ama o baskıya rağmen gol vuruşu geldi mi, hayır!”

“Peki niye böyle oldu? Açıkça söyleyelim: Hoca farkı! Fatih Terim, yeni oyuncularını rahatça- baştan- sahaya sürdü. Takım halinde iyi oynadı Galatasaray. Erol Hoca, Mesut’u baştan oyuna sokabilirdi, geç kaldı. Kenardan oyunu ele alıp tutacak bir hamle yapamadı. Golsüz oyuna razı bir hali vardı. Dahası, Fenerbahçe sık sık parlayıp sönerken, Galatasaray daha dengeli ve bütüncül bir oyun sergiledi.Fatih Hoca, bu yıl uzaktan izlediği liderliği nihayet yakaladı. Vazgeçer mi? Sanmıyorum.”

ŞANSAL BÜYÜKA: AHTAPOTUN KOLLARI

“Galatasaray geçen sezon kazanarak yirmi yıllık esaretin zincirlerini kırmıştı. Bu sezon bir daha kazanarak, “O günler, o sezonlar geçti” diye bağırıp Kadıköy’de krallığını ilan etti.Galatasaray, orta alanda savunmaya dönük sigortası Gustavo’dan, hücuma dönük sigortası Pelkas’tan yoksun kadrolu Fenerbahçe önünde zaten daha şanslıydı.Galatasaray, öne geçtikten sonraki dakikaların dışında zaten topa ve oyuna egemen olan taraftı. İlginçtir, buna rağmen Fenerbahçe’nin çok önemli dört pozisyonu “ahtapotun kolları”na takıldı.”

“Muslera, sırasıyla Sosa’nın, Samatta’nın, Ozan’ın, hatta Osayi Samuel’in şutlarına mükemmel uzandı. Bu Muslera gerçekten de, “Bay haksız rekabet…” Öyle böyle değil, bir takım için bulunması kolay kolay mümkün olmayan bir kaleci…”

“Sanmayın ki, Muslera’nın önlediklerine bakıp Fenerbahçe rakibini ezdi, bastı, bitirdi. Hiç öyle bir şey olmadı. Fenerbahçe son çeyrek dışında oyunun kontrolünü eline alamadı.Şurası kesin; takım kurarken, kadro mühendisliğini iyi yapacaksınız. Galatasaray’ın yeni transferi Mustafa’yı gol dakikasına kadar hiç görmedik. Ama golde, Serdar Aziz’den sıyrılışı, Altay’ın uzanamayacağı köşeye topu bırakışı, “birinci sınıf” işçilik damgası taşıyordu. Tepeden tırnağa kaliteydi.”

“Bir de Fenerbahçe‘nin golcülerine bakın. İleride beş saniye top tutamıyorlar, topu kontrol etmeye çalışırken, daha pozisyona giremeden kaybediyorlar. Biraz Osayi Samuel… O da santrfor değil ki…”

“Mesut’u alıyorsun; Avrupa’yı, İrfan’ı alıyorsun; Türkiye’yi sallıyorsun… Ama Fenerbahçe‘ye yakışır kalitede bir santrfor almıyorsun. Mesut’u aldın, büyük iş, kabul… Peki sorarım; Mesut o altın ayaklarını hangi golcü için kullanacak? Bu konuda Fenerbahçe’nin futbol aklı sınıfta kalmıştır.Galatasaray kanatları çok da iyi kullanmasa, Onyekuru beklenen çizginin altında kalsa bile, gene de daha iyi olan taraftı. Özellikle Donk ve Marcao iyi oynadı. Taylan Antalyalı, “atom karınca” gibi… Allah nazarlardan, sakatlıklardan korusun.”

“Maçın hakemi Cüneyt Çakır’ı çok zora sokacak pozisyon olmadı. Elbette basmalar, vurmalar vardı ama kırmızıya kadar uzanacak sertlikte değildi. Bu arada Serdar Aziz ile Arda Turan’a sarı kartı çekse kimse bir şey demezdi.”

“Ancaak… Fenerbahçe’nin VAR kararıyla ve ofsayt gerekçesi ile iptal edilen golü aşırı kritikti. Bu çizgiyi yayıncı çekse kıyamet kopardı. Gene de gürültü çıkaracağını düşünüyorum. Bir de sonlarda Serdar Aziz’in Donk’a dirseği… Cüneyt Çakır bu pozisyonda bir şey görmedi.Bu maçın bir kazananı olduğu için daha kontrollü yazmalıyım. Berabere bitse, yazacağım çok daha farklı olurdu. Özellikle ilk yarıda sürekli kesilen bir oyun izledik. İki taraftan da futbolculardan biri yattı, biri kalktı. Tam faul arası bir derbi oldu.”

“Galatasaray, maçı son 20-25 dakikaya kadar iyi kontrol etti. Son çeyrekte doğal olarak baskı yedi. Galatasaray’ın en iyileri Muslera başta, Donk, Marcao ve özellikle Taylan Antalyalı’ydı. Mustafa gibi bir santrfor bulmanın ödülünü aldılar.”

“Fenerbahçe’de sahada üç santrfor vardı ama üçünü toplasanız, Galatasaray’ın bir Mustafa’sı etmezdi. Galatasaray bu galibiyetle, olgun kadrosu ile, şampiyonluğu alışkanlık haline getirmiş hocasıyla, bu sene de zirvenin en büyük adayı…”

“Fenerbahçe’nin Mesut ve İrfan gibi müthiş hamlelerine rağmen işi zor… Bu santrforlarla bu iş yürümez. Bu Galatasaray yenilgisinin bir sorumlusu varsa; o da birinci dereceden Fenerbahçe’ye layık olduğu büyük bir santrfor almayan futbol aklıdır.”

ERCAN GÜVEN: HER SENE BÖYLE!

“Kontrollü oyun, dengeli futbol, topu rakibe bırakmak” gibi ürkekçe zaman harcayarak ve adeta beraberliğe yatarak başladığı derbide, golü yiyen Fenerbahçe’yi Mesut Özil bile kurtaramadı.Bir devre düşük yoğunluklu futbolla beraberliğe razı görünüp Fenerbahçe’ye “narkoz” veren Fatih Terim stratejisi kazandı.Artık Erol Bulut ayıklayacak pirincin taşını!Adı büyük futbolu güdük başladı derbi. İki takımda da korku dağları beklemekteydi. Veya Galatasaray öyle gözükmesini istiyordu. Korkunun adı “mağlubiyetti” ve “beraberlik” hiç de fena olmazdı!”

“Çünkü Terim için yenilgi, yeni hızlanan, transferleriyle daha da güçleneceği hesaplanan takıma ciddi bir fren olurdu. Hem daha çok uzun haftalar vardı ligin bitmesine.Erol Bulut’a gelince… Beraberlikte bile lider kalacak Fenerbahçe için Mesut Özil ve İrfan Can kapının eşiğindeyken yenilmek kabusun ta kendisiydi. Çok iyi biliyordu Bulut, Kadıköy’de Galatasaray’a kaybeden hocanın ağzıyla kuş tutsa iflah etmeyeceğini. Bilmiyorsa da öğrenecektir.”

“Elbette iki takım da koca devre boş durmadı sahada ama Fenerbahçe yarım tam saat topu rakibine bırakıp savunmada kaldı, Galatasaray zorlar gibi yaptı!..Evet, kanatları kullanmaya çalışan, daha organize ve oynama arzulu gözüken Galatasaraylı futbolculardı, ancak yüzde yüzünü koymadı hiçbiri. Yine de oyunu geride kabul eden Fenerbahçe’den çok daha iyi kullandılar sahayı.”

“Fenerbahçe açısından olumlu puan Caner’in savunma yeteneklerini sergilemesiydi -ki, maça sağ kanatta başlayan Onyekuru’yu yarım saatte pes ettirip Arda ile kanat değiştirmeye zorladı – ve Sosa’nın zinde dönüşüydü. Sağ bek Sangare ilk yarı boyunca hem kanadını savundu, hem de ileri çıkıp hücuma katkı vermekte Onyekuru’yu tutmak için çakılı oynayan Caner’i aratmadı.Gustovo’nun yokluğu yara gibiydi tabi… Gustavo’suz set oynayamayan Fenerbahçe orta sahayı es geçip topu forvetle buluşturmaya uğraşsa da Fenerbahçe forvetleri top tutamadığı için ileride çoğalamadı bir türlü. Tekil hücumlarla yetindi ki, onlarda da çok kötü son vuruşları vardı Samatta’nın, Osayi’nin.”

“Maç ancak gol ile hareketlenebilirdi… O da ikinci yarının başında Galatasaray’dan geldi. Yeni transfer Mustafa Muhammed yine başarılı kurtarışlar yapan Altay’ı 54’te avladı. Çok iyi bir transfer Muhammed. Topu ineceği yeri hissedebiliyor sanki.Ve maç hareketlendi.”

“Önce Ozan’ın kaçan şutu ardından Mesut Özil ile Cisse’yi birlikte sahaya süren Erol Bulut’un maça “edilgen” bir başlangıç yapan Fenerbahçe’yi dinamik hale getirme arzusu…Hemen fark etti tabi… Fenerbahçe forveti bile daha özgüvenli oynamaya rakip ceza alanında daha kalabalık görünmeye başladı. Ozan da onlara katıldı. VAR’dan santimlerle dönen Fenerbahçe golü de bu dakikalardaydı.”

“Ardından kulübe hamleleri geldi. Bulut, Samatta’yı çıkarıp Sinan Gümüş’ü aldı. Terim ise adeta takımı baştan yaptı. Arda ile Babel’i ve Onyekuru ile Kerem’i değiştirdi. Ardından Linnes çıktı Yedlin ilk kez sahaya girdi. En sonunda Etebo ile Emre…”

“Çünkü Ozan’ı öne süren, sıfır pas hatası yapan Özil’li Fenerbahçe arkada boş alan bırakmak pahasına gol arıyor, maçın ilk yarım saatinde yatmanın acısı çıkıyordu.Dakikalar tükenmemiş, atı alan Üsküdar’ı geçmiş olmasa, berabere bile bitebilirdi derbi. Sorarlar insana, yumurta kapıya gelmeden aklın neredeydi?”

“Son söz: Pandemi kuralları tamam da terbiye kurallarını da unutmamak lazım şu tribün tenhalığında… Çünkü hiçbir hakaret kalabalıklarda eriyip gitmiyor. Karşı kaldırımdan sövmek gibi bire bir hale geliyor. “Seyircisiz maçta” tribünden küfür hakaret nasıl geliyor? Ayıptır ya! Galatasaray’ın hocası, haklı olarak isyan etti ve derbiyi başlamadan gerdi. Ne faydası oldu Fenerbahçe’ye?Yazıklar olsun sizin “sinir bozup” sinek pisliği kadar avantaj peşinde koşmanıza ey tribüne sinmiş küfürbazlar…”

OSMAN ŞENHER: GALATASARAY DAHA ÇOK İSTEDİ

“Türkiye’nin iki büyük takımının derbi buluşmasında senede iki defa kalpler duruyor. Galatasaray için kolay değil, taraftar olmasa da Kadıköy deplasmanı her zaman zordur. Fatih Terim bunları düşünerek dün gece takımını dikine, hep ileri oynattı. Pozisyonlar da buldular ama burada bütün futbolcuların ortaya koyduğu mücadele gerçekten olağanüstüydü.Fenerbahçe çok kaliteli bir takım. Tekniği yüksek çok futbolcusu var. Ama bakıyorsun Belhanda, Arda, Emre Kılınç ve Taylan, orta sahada üstünlüğü sarı-lacivertlilere hiç kaptırmadılar. İkinci bölgede kıran kırana bir mücadele oldu. Bu nedenle iki takım da fazla gol pozisyonuna giremedi.”

“Buna rağmen sarı-kırmızılıların yeni transferi Mustafa Muhammed maça ağırlığını koyan isim oldu. Gerçekten çok iyi savaşıyor. Hem kafa hem ayağıyla toplara mükemmel vuruyor. Takımına yaptığı en büyük katkı da Fenerbahçe’nin golü düşünen iki stoperi Serdar ve Szalai’yi hücuma çıkartmadı, devamlı baskı yaptı ve golünü de attı. Bu çocuk Galatasaray için mucize transfer oldu.”

“Onyekuru, maçın iyilerinden Nazım Sangare ile bilhassa ikinci yarı iyi boğuştu. Ancak sadece bir pozisyonda Altay ile çaprazda karşı karşıya kaldı ve çektiği şutta kaleci gole müsaade etmedi. Bunun haricinde rakibe baskı yapmasına rağmen fazla etkili olamadı.Marcao ile Donk sıfır hatayla oynadılar. Linnes ile Saracchi de gününde olunca, rakipten de çok fazla baskı görmeyince, rahat bir maç çıkardılar.”

“Her iki takım futbolcuları da sonuçta iyi niyetliydi, futbolu düşündüler. Ufak tefek sertlikler olsa da, bu pozisyonları fazla büyütmediler. Bilhassa Muslera ile Ozan’ın iyi niyet gösterileri, Nazım ile Onyekuru’nun centilmence rekabeti oyunu sinir harbine döndürmedi. Ama Galatasaray için deplasmanda galip gelmek, en büyük rakibini yenmek, gerçekten büyük bir şey.Hep söylüyordum, bu devre arası transferler Cim Bom’un çehresini değiştirecek diye… İşte bir tanesi Mustafa… Maça damgasını vurdu. Diğeri Onyekuru, o da skoru değiştiriyordu. Yedlin kısa süre aldı, pek bir şey anlamadık ama o da çok süratli bir sağ bek. En önemlisi, Gedson Fernandes takıma katıldığı zaman ki ben çarşamba günü, Alanya kupa maçında oynayacağını düşünüyorum, tempo olarak da kalite olarak da çok büyük katkı sağlayacak.”

“Son sözüm de Galatasaray’ın iki kaptanına… Muslera harika bir adam, çok kaliteli bir futbolcu. Dün gece yine önemli kurtarışlar yaptı. Arda Turan ise belki de son üç senenin en iyi maçını çıkardı. “Arda koşmaz, fazla mücadele etmez, takımına zarar verir” diyenlerin hepsini taca attı. Hele karşılaşmanın bitiş düdüğünün ardından döktüğü gözyaşları, maçı ne kadar yaşadığını ve buna motive olduğunu gösterdi. Bu durum, Galatasaray’ın, yönetim, Terim ve yardımcıları, futbolcular ve taraftarıyla birlikte Süper Lig’e olan motivasyonlarının yüksekliğini gözler önüne serdi.”

250 TL’ye varan hoş geldin bonusu Misli.com’da

Kaynak: Milliyet

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SPOR

Zorlu Rakip Belgeselinin Hazırlıkları Başladı

Yayınlanma tarihi

-

Yönetmen, Gençlerbirliği spor kulübü yönetim kurulu üyesi aynı zamanda da Külliyeliler Haber sitesi imtiyaz sahibi Sayın Ersin Özel sitemize verdiği demeçte dünyamızın covid19 sebebiyle zor bir dönemden geçtiğini ve bu dönemde en önemli kayıp yaşayan sektörlerin başında ise dünya futbol camiasının olduğunu belirtti.

Özel; hazırlıklarını sürdürdüğü “Zor Rakip Covid-19” isimli belgeselin, dünya futbol camiasının Cocid19 sürecini nasıl geçirdiğini, futbol kulüplerinin Covid19 isimli bu zorlu rakibi mağlup edebilmek adına neler yaptıklarını konu alacağını belirtti.

Ülkemizde ve Avrupa’da çekilecek olan belgesel filmi için bir çok Avrupa kulübüyle de çalışacaklarını belirten Özel filmde bir çok büyük kulübün yanı sıra sürpriz kulüp isimleri ve dünya futbolunun yıldız isimlerinin de yer alacağını bildirdi.

Hatta bu gün Almanya’nın Türk yöneticisi olan Fatih Spor Kulübüyle de temasa geçtiğini ve bu kulübün ve başkanını hikayesini de seyirciyle buluşturmak istediklerini belirtti.

Ersin Özel geçtiğimiz yıllarda Gençlik ve Spor bakanlığını tüm spor yatırımlarının filmlerinin yanı sıra Gençlerbirliği spor kulübünün efsanevi başkanı İlhan Cavcav’ında hayatını konu olan ve BeIN SPORTS ekranlarında sevilerek izlenen “Anadolu’nu Yaşayan Efsaneleri” filminin de yönetmenliğini yapmıştır.

Anadolu’nun Yaşayan Efsaneler: İlhan Cavcav Belgeseli (İZLE)

HABER: UMAY NAZİK

 

Devamını oku

SPOR

Real Madrid’e derbi öncesi darbe

İlk yarısı 0-0 sona eren karşılaşmada Real Sociedad, 55. dakikada ‘Portu’ lakaplı Cristian Portuges Manzanera’nın golüyle 1-0 öne geçti. Maçın 89 …

Yayınlanma tarihi

-

İlk yarısı 0-0 sona eren karşılaşmada Real Sociedad, 55. dakikada ‘Portu’ lakaplı Cristian Portuges Manzanera’nın golüyle 1-0 öne geçti. Maçın 89. dakikasında Vicinius’un golüyle skora eşitliği getiren Madrid, ligdeki 5. beraberliğini aldı.

Puanını 53’e çıkaran Real Madrid, averajla Barcelona’nın ardından 3. sırada kaldı. Real Sociedad ise 42 puanla 5’incilikteki yerini korudu.

La Liga’daki şampiyonluk yarışında 58 puanla lider durumda bulunan Atletico Madrid’in bir maç eksiği bulunuyor.

Ligin 26. haftasında 7 Mart pazar günü Madrid derbisinde Atletico Madrid ile Real Madrid karşı karşıya gelecek.

Kaynak: Haber7

Devamını oku

SPOR

İran’dan ‘yok artık’ dedirten hamle! İşte yeni taktikleri

ABD öncülüğündeki koalisyon uçakları, Irak-Suriye geçiş koridoruna yönelik hava operasyonlarını artırdı. Son dönem İran’a ait onlarca konvoy, ABD …

Yayınlanma tarihi

-

ABD öncülüğündeki koalisyon uçakları, Irak-Suriye geçiş koridoruna yönelik hava operasyonlarını artırdı. Son dönem İran’a ait onlarca konvoy, ABD ve müttefiklerinin SİHA ve savaş uçakları ile vuruldu. Tahran yönetimi ise sınırda yaşanan hava ablukasını, Şiilerin kutsal hac olarak gördüğü ve İran’dan Şam’daki Seyyide Zeynep’e yönelik ziyaretçi kafilelerine ait otobüslerle silah taşıyarak kırmaya çalışıyor.

GÜNLÜK 50-60 OTOBÜS

Şamlı gazeteci Yaşar Kemal, İran’dan Suriye’ye son dönem ziyaretçi trafiğinin olağanüstü arttığına ve günlük 50-60 civarında otobüsün Şam’a giriş yaptığını anlattı. Gazetemize konuşan Kasiyun News Haber Kanalı Genel Kooridnatörü Yaşar Kemal, “Başkent Şam’a gelen Şii hac kafileleri Hazreti Hüseyin’in başının defnedildiğine inandıkları Emevi Camii, Hazreti Ali’nin kızı Seyyide Zeynep’in türbesi ve Hazreti Hüseyin’in kızı Hazreti Rukiyye’ye ait makamı ziyaret edip hacı olduklarına inanıyorlar’’ diye konuştu.

HER BİRİ SİLAH DEPOSU

Yaşar Kemal olaya ilişkin yaptığı açıklamada şu bilgileri paylaştı: Koalisyona ait hava unsurları Irak-Suriye sınırda yaşanan her hareketliliği yakından takip ediyor. İsrail’in bölgeye yönelik saldırıları da olağanüstü arttı. İran, Suriye’deki milislere silah ve mühimmat taşımakta ciddi sıkıntılar yaşıyor. Bu problemi de içerisinde kadın ve çocuklarında yer aldığı otobüslerle yapılan hac kafileleri ile çözme yoluna gitti.

Şam’a gelen otobüsler yolcularını indirdikten sonra Şii milisler tarafından alınıp Hacira bölgesine götürülüyor. Orada kurulan büyük depolar var ve hemen her noktasına silah ve cephane yerleştirilen otobüsler burada boşaltılıp yeniden Seyyide Zeynep’e getiriliyor. Şam’a giren Şii hacılara ait otobüslerden ortalama 10 kamyon silah ve cephane çıktığını biliyoruz. 

HASTANE ALTINA TÜNEL

Şam’daki Meşfe ed-Devle (Devlet Hastanesinin) ismini değiştirip Humeyni Hastanesi yapıldı. Bu hastanenin çevresine de bazıları yer altı tünelleri şeklinde silah depoları inşa edildi. İran’dan çıkan ve Irak-Busra Şam bölgesine gelen konvoylar daha sonra el Bukemal ve Palimira hattını takip ederek Şam’a geliyor. Daha sonra da bu depolara indirilip ülke içerisindeki milislere dağıtılıyor.

ŞAM’IN GÜNEYİ GASBEDİLDİ

İran’a bağlı militanlar önceleri Mezze bölgesini ana üs olarak kullanıyorlardı. Fakat bu noktalar çok fazla saldırıya uğradığı için güçlerini merkeze dağıttılar. Sipeyne, Hacira, Kameriyye, Deraya bölgelerinde Sünnilere ait bütün ev ve arazileri el koydular. Şu an Seyyide Zeynep ve çevresine hiçbir Sünni giremez. Bölgede onlarca Şii milislere ait kontrol noktası var ve her giren çıkan detaylı taramadan geçiriliyor. Bu bölgeye rejim unsurları ve Rus askerlerin girmesine dahi izin verilmiyor. Suriye savaşında ilk günlerden itibaren Esad’a destek veren İran, gasbettiği mahallelerde hizmet veren camilere de el koydu. Tamamını Şii-Hüseyniyelere dönüştürdü. Bazılarını dinî eğitim merkezi yaptılar. Şam’da seçtikleri Sünni çocuklara burada Şii din eğitimi vererek asimile ediyorlar.

KAYNAK: TÜRKİYE GAZETESİ

Kaynak: Haber7

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR