Takip Edin

EKONOMİ

Faiz kararının ardından Fed Başkanı Powell: Faiz oranlarını artırmayı düşünmeyi bile düşünmüyoruz

ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell, Fed’in politika faizini yüzde 0-0.25 aralığında sabit tutmasının ardından, telekonferans …

Yayınlanma tarihi

-

ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell, Fed’in politika faizini yüzde 0-0.25 aralığında sabit tutmasının ardından, telekonferans yöntemiyle basın toplantısı düzenledi.

Salgının ABD ve dünya genelinde çok büyük sıkıntılara neden olduğunu anımsatan Jerome Powell, geleceğe yönelik büyük bir belirsizlik olduğunu, istikrarın sağlanması, toparlanmanın mümkün olduğunca güçlü olması ve kalıcı ekonomiye yönelik kalıcı zararın önlenmesi için Fed’in araçlarını kullanmakta kararlı olduğunu söyledi.

Powell, salgın ve buna karşı alınan önlemlerin ekonomik faaliyette sert düşüşe neden olduğuna ve iş kayıplarını artırdığına işaret ederek, “Harcama ve üretim göstergeleri nisan ayında azalış gösterdi ve gayri safi yurt içi hasıladaki düşüş bu çeyrekte büyük ihtimalle rekor seviyede olacak” değerlendirmesinde bulundu.

‘İşsizlik oranı tarihi yüksek seviyelerde’

İstihdamın mayıs ayında beklenmedik bir şekilde olumlu geldiğini hatırlatan Fed Başkanı Powell, ancak şubat ayından bu yana yaklaşık 20 milyon kişinin işini kaybettiğini aktardı.

Powell, işsizlik artışının özellikle düşük ücretli çalışanlar, kadınlar siyahAmerikalılar ve Hispanikler arasında daha yüksek olduğunu ifade etti.

Son haftalarda bazı göstergelerin ekonominin bazı kesimlerinde istikrara ve hatta ılımlı bir toparlanmaya işaret ettiğini belirten Jerome Powell, “Mayıs ayında görülen iyileşmeye rağmen işsizlik tarihi yüksek seviyelerde olmaya devam ediyor” diye konuştu.

Enflasyon yüzde 2 hedefinin altına düştü

Powell, özellikle salgından en çok etkilenen sektörlerde zayıf talebin tüketici fiyatlarını düşürdüğüne işaret ederek, enflasyonun yüzde 2 hedefinin altına düştüğünü dile getirdi.

Ekonomideki daralmanın boyutunun ve iyileşme hızının belirsizliğini koruduğunu belirten Fed Başkanı Powell, “Hepimiz normale dönmek istiyoruz, ancak insanların geniş kapsamlı faaliyetlere yeniden girmenin güvenli olduğundan emin olana kadar tam bir toparlanmanın gerçekleşmesi olası değil” dedi.

Powell, “Bu zorlu dönemde ekonomiyi desteklemek için tüm araçlarımızı kullanmaya kararlıyız. Mart ayında politika faizi oranını hızlıca sıfıra yakın seviyeye düşürdük. Ekonominin son sıkıntıları atlattığından ve maksimum istihdam ile fiyat istikrarı hedeflerini başaracağından emin olana kadar bu seviyede tutmayı bekliyoruz” şeklinde konuştu.

Tahvil ve menkul kıymet alımları artırılacak

Ekonomideki kredi akışını desteklemeye yönelik güçlü adımlar attıklarını anımsatan Jerome Powell, kredi akışının korunmasının ekonominin gördüğü zararın hafifletilmesi ve toparlanmanın sağlanması için zaruri olduğunu ifade etti.

Powell, marttan bu yana büyük miktarda menkul kıymet alımı yaptıklarını belirterek, bu alımların piyasa koşullarının iyileşmesine yardımcı olduğunu, hazine tahvili ve ipoteğe dayalı menkul kıymet alımlarını gelecek aylarda artıracaklarını bildirdi.

Fed’in kredi programlarına da değinen Jerome Powell, toparlanma yolunda güçlü bir şekilde ilerlendiğine emin olana kadar Fed’in imkanlarını güçlü, proaktif ve agresif bir şekilde kullanmaya devam edeceğini kaydetti.

Ekonomik toparlanma yılın ikinci yarısında başlayacak

Powell, Fed’in ekonomik tahminlerine de değinerek, “Hazirandaki ekonomik beklentilerin gösterdiği şey, bu yılın ikinici yarısında başlayan ve sıfıra yakın seviyelerdeki faiz oranlarının desteğiyle önümüzdeki birkaç yıl boyunca devam edecek ekonomik toparlanma beklentisidir” dedi.

Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Fed Başkanı Powell, faiz oranlarına ilişkin bir soruya, “Oranları artırmayı düşünmeyi bile düşünmüyoruz. Düşündüğümüz şey ekonomiyi desteklemek. Bunun biraz zaman alacağını düşünüyoruz” yanıtını verdi.

Powell, Fed ve ABD Kongresinin Kovid-19 salgınının ekonomik etkilerine karşı daha fazla adım atmasının gerekebileceğini belirterek, Kovid-19 salgınında ikinci bir dalganın ekonomik toparlanmaya zarar verebileceğini ifade etti.

Kaynak: Sputnik TR   ©SputnikTR 

EKONOMİ

Merkez Bankası faiz kararını açıkladı: Politika faizini değiştirmedi

Son dakika haberi!  Merkez Bankası’ndan sürpriz faiz kararı geldi. Piyasaların artış beklentisine karşın Merkez Bankası politika faizini yüzde …

Yayınlanma tarihi

-

Son dakika haberi! 

Merkez Bankası’ndan sürpriz faiz kararı geldi.

Piyasaların artış beklentisine karşın Merkez Bankası politika faizini yüzde 10,25’te bıraktı.

Faiz artış beklentileri 1 ile 3 puan arasında yer alırken, tahminlerin ortalaması 1,75 puan seviyesindeydi.

Merkez Bankası, geç likidite penceresi faizini ise yüzde 13,25’ten yüzde 14,75’e yükseltti.

Merkez Bankası politika faizini 2018 Eylül ayından sonra ilk kez geçen ay artırmış, yüzde 8,25’ten yüzde 10,25’e yükseltmişti.

“İKTİSADİ FAALİYETTE TOPARLANMA DEVAM EDİYOR”

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’ndan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: 

“Küresel ekonomide, ülkelerin attığı normalleşme adımlarıyla üçüncü çeyrekte kısmi toparlanma sinyalleri gözlenmekle beraber toparlanmaya ilişkin belirsizlikler devam etmektedir. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler genişleyici parasal ve mali duruşlarını sürdürmektedir. Salgın hastalığın sermaye akımları, finansal koşullar, dış ticaret ve emtia fiyatları kanalıyla oluşturmakta olduğu küresel etkiler yakından takip edilmektedir.

İktisadi faaliyetteki toparlanma devam etmektedir. Son dönemde atılan politika adımlarıyla birlikte ticari ve bireysel kredilerdeki normalleşme eğilimi belirginleşmiştir. Salgın tedbirleri kapsamında uygulanan destekleyici politikaların kademeli olarak geri alınmasıyla ithalatta öngörülen dengelenmenin başladığı görülmektedir. Mal ihracatındaki güçlü toparlanma, emtia fiyatlarının görece düşük seviyeleri ve reel kur düzeyi önümüzdeki dönemde cari işlemler dengesini destekleyecektir. 

Güçlü kredi ivmesiyle ekonomide sağlanan hızlı toparlanma ve finansal piyasalarda yaşanan gelişmeler neticesinde enflasyon öngörülenden daha yüksek bir seyir izlemiştir. Enflasyon beklentilerinin kontrol altına alınması ve enflasyon görünümüne yönelik risklerin sınırlanması amacıyla para politikası ve likidite yönetimi kapsamında atılan adımlarla finansal koşullarda belirgin bir sıkılaşma sağlanmıştır. Bu doğrultuda Kurul, politika faizinin sabit tutulmasıyla birlikte, likidite yönetimindeki esnekliğin arttırılmasına ve enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar likidite tedbirlerinin sürdürülmesine karar vermiştir.

“TEMKİNLİ DURUŞ SÜRDÜRÜLECEK”

Kurul, dezenflasyon sürecinin yeniden tesis edilmesinin, ülke risk priminin gerilemesi, uzun vadeli faizlerin aşağı gelmesi ve ekonomideki toparlanmanın güç kazanması açısından büyük önem taşıdığını değerlendirmektedir. Enflasyondaki düşüşün hedeflenen patika ile uyumlu şekilde gerçekleşmesi için para politikasındaki temkinli duruşun sürdürülmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, parasal duruş ana eğilime dair göstergeler dikkate alınarak enflasyondaki düşüşün sürekliliğini sağlayacak şekilde belirlenecektir. Merkez Bankası fiyat istikrarı ve finansal istikrar amaçları doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir.

Açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin Kurul’un geleceğe yönelik politika duruşunu değiştirmesine neden olabileceği önemle vurgulanmalıdır.”

Devamını oku

EKONOMİ

Ford ve Volkswagen’den çok önemli Türkiye kararı!

Otomotiv sektörünün lider markalarından Ford ve Volkswagen’in ortak geliştireceği ticari araçları Türkiye’de Kocaeli’de üretecekleri netlik …

Yayınlanma tarihi

-

Otomotiv sektörünün lider markalarından Ford ve Volkswagen’in ortak geliştireceği ticari araçları Türkiye’de Kocaeli’de üretecekleri netlik kazandı.

Kocaeli Sanayi Odası Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, “Yaklaşık 800 milyon euroluk dev yatırımın adresi Türkiye oldu. 110 dönüm arazi üzerinde dev tesis kurulacak. Fabrikada zemin etüdü çalışmaları başladı. İskele ile fabrika arasındaki otopark bölümünde zemin iyileştirmeleri ve fore kazıklar çakılmaya başlandı” dedi.

Pandemi nedeniyle bir süre ara verilen tesisin inşaat çalışmalarının hızlandığını anlatan Zeytinoğlu, şöyle konuştu: “İki dev şirket arasında yapılan anlaşma, Türkiye’deki en ciddi yatırımlardan biri olacak ve istihdama yüzde 20 katkı sağlayacak. Hem Kocaeli hem de Türkiye için büyük bir yatırım.” ABD’li otomobil üreticisi Ford ile Alman otomobil markası Volkswagen arasında, Ocak 2019’da ticari araçlar, elektrikli otomobiller ve otonom teknolojileri geliştirmek üzere anlaşmaya varılmıştı. Anlaşma kapsamında da iki markanın ortak platformda ticari araç geliştireceği ve bu araçların üretim yeri olarak da Türkiye’yi düşündükleri açıklanmıştı. 2022’de yollarda olması beklenen araçların üretim yeri hakkında henüz firmalar tarafından resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak iki markanın yeni araçların üretim yeri olarak Kocaeli üzerinde anlaştığı öğrenildi.

CİDDİ BİR YATIRIM

Zeytinoğlu, “Türkiye’deki en ciddi yatırımlardan biri olacak. Duyduğumuz kadarıyla bölgemizde bulunan bir otomotiv fabrikasında, başka bir markaya ait, ikinci bir ürünün üretilmesi koşulu ile uzlaşma sağlandı. Bu kapsamda, mevcut fabrika büyütülerek, diğer otomotiv markasına ait aracın üretimi yapılacak” dedi.

2.500 İLAVE İSTİHDAM SAĞLANIR

Ford fabrikasının Yeniköy’de bulunan fabrikası genişletilecek, 110 dönümlük yeni bir tesis kurulmuş olacak. Şu anda Ford fabrikasında üretilen yıllık 320 bin araç kapasitesinin de Volkswagen’in yeni ticari araçlarının üretimine başlanması ile birlikte 750 bine ulaşacağı öngörülüyor. Türk Metal Sendikası Gölcük Şübe Başkanı Mehmet Şener, “Şu anda 8.500 kişinin çalıştığı Ford fabrikasında yeni tesislerin kurulması ile birlikte ilave 2.000-2.500 arası istihdam sağlanır” dedi.

İHRACATI ARTIRIR

Pandemi döneminde Almanya’daki güçlü bir firmanın böylesine büyük bir yatırım yapacak olmasının çok önemli olduğunu vurgulayan Zeytinoğlu, “İnşallah en kısa sürede herhangi bir aksilik çıkmadan proje hayata geçer” dedi. Yapılacak yatırımın çok ciddi bir yatırım olacağını ifade eden Zeytinoğlu, “Türkiye’nin ihracatına da çok büyük destek sağlayacak. Çalışmalar başlatıldı. En kısa sürede bu yatırımı yapan firmalarımız, anlaşmayı ve yatırımın yol haritası kamuoyuyla paylaşılacaktır” diye konuştu. (Sabah)

Devamını oku

EKONOMİ

Türkiye, elektrik ihtiyacının tamamını güneşten sağlayabilir

Enerji sektörüne ithalatın önüne geçilmesi amaçlanıyor. ISOMER Isıtma Soğutma Merkezi Genel Koordinatörü İlgin Eray, “Ülkemiz elektrik üretimi …

Yayınlanma tarihi

-

Enerji sektörüne ithalatın önüne geçilmesi amaçlanıyor. ISOMER Isıtma Soğutma Merkezi Genel Koordinatörü İlgin Eray, “Ülkemiz elektrik üretimi için toplam 93 Gigawatt kurulu güce sahip. Bu rakamın içerisinde güneş ve rüzgar enerjisinin payı 15 Gigawatt. Elektrik üretimimizin sadece yüzde 15’ini yenilebilir enerji kaynaklarından sağlayabiliyoruz. Oysaki Türkiye, toplam elektrik ihtiyacının tamamını sadece güneşten bile sağlayabilecek ışınıma sahip ender ülkelerden biridir. Yapılan araştırmalarda Türkiye’nin Konsantre Güneş Enerjisi (CSP) yöntemi ile üretilebileceği yıllık enerjinin 380 milyar kilowatt saat olduğu hesaplanmıştır. Bu kapasiteyi harekete geçirerek enerji ithalatı ve ona bağlı cari açık sorunumuzu çözebiliriz” bilgilerini paylaştı.

“Üretilen elektriğin fazlası satılabiliyor”

Son yıllarda Güneş Enerji Santrali (GES) kurulum maliyetlerinin düştüğüne dikkat çeken İlgin Eray, “Özellikle fabrika, hastane, okul, depo ev otopark gibi geniş çatı alanına sahip yerlerde kurulan güneş enerji sistemleri sayesinde güneşten elektrik üretilebiliyor ve tüketim fazlası satılabiliyor. Yatırımların ortalama amortisman süreleri 5 – 6 yıl gibi makul seviyelerde olduğu için bu konuya ilgili duyan yatırımcıların sayısı da günden güne artıyor” ifadelerini kullandı.

KAYNAK: İHA

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR