Takip Edin

GENEL

Erdoğan: Çoklu baro yapısı üzerinde duruyoruz, teklif yarın verilecek

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi sonrası açıklamalarda bulundu. Toplantının ana gündeminin küresel salgın olduğunu söyleyen Erdoğan, “Amacımız …

Yayınlanma tarihi

-

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi sonrası açıklamalarda bulundu.

Toplantının ana gündeminin küresel salgın olduğunu söyleyen Erdoğan, “Amacımız vaka sayısını da vefat sayısını da sıfır noktasına çekebilmektir. Ülkemizi risk grubundan uzaklaştırmakta kararlıyız” diye konuştu. 

Erdoğan ayrıca, koronavirüs tedbirleri kapsamında hayata geçirilen kısa çalışma ödeneği ve işsizlik ödeneğinin 1 ay daha uzatıldığını duyurdu. 

Barolara ilişkin de konuşan Erdoğan, “Daha demokratik, daha çoğulcul bir baro yapısı oluşturmakta kararlıyız. Milletvekili arkadaşlarımız bu konuyla ilgili kanun teklifini yarın sabah veriyorlar” ifadelerini kullandı. 

Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde: 

– Toplantının ana gündemi küresel salgın ve etkileri oldu. Gündemimizdeki sağlıktan güvenliğe ekonomiden tarıma birçok konuyu görüştük. Türkiye’nin yeni yönetim sistemindeki kapsamlı bir değerlendirmeyi bir sonraki Kabine Toplantımızdan sonra milletimizle paylaşacağız. Dünyada salgınla en başarılı mücadeleyi vermiş ülkelerden biri olarak kazanımlara sıkı sıkıya sahip çıkacağız. Kazanımlarımızı korumalıyız. Tedbirden vazgeçmeyiz. 

‘Amacımız vaka ve vefat sayısını sıfır noktasına çekebilmek’

– ‘Tamam’ diye ifade ettiğimiz Temizlik, Maske ve Mesafe’den taviz vermiyoruz. Amacımız vaka sayısını da vefat sayısını da sıfıra en yakın veya sıfır noktasına çekebilmektir. Ülkemizi risk grubundan uzaklaştırmakta kararlıyız. Normalleşme takvimi çerçevesinde birkaç alan dışında tüm sektörlerde hizmet ve üretimin önünü açtık. Salgın sürecinde her kesimi verdiğimiz desteklerle ayakta tuttuk. Devletimizin tüm imkanlarını milletimizin emrine vermiş bulunuyoruz. Böylece içinden geçtiğimiz olağanüstü dönemin sıkıntılarını herkes için en aza indirmeye çalıştık. Faaliyetlerine ara veren işletmeler peyderpey yeniden çalışmaya başladı. Ekonomik faaliyetlerde adım adım Mart ayındaki seviyelere yaklaşıldığını görüyoruz. Bu vesileyle önümüzdeki günlerde devreye alacağımız bazı hususları sizlerle paylaşmak istiyorum.

Kısa çalışma ödeneği bir ay daha uzatıldı 

– Yarın 926 devlet korumasındaki gencimiz ile 274 şehit, gazi yakınımız kura ile kamu kurumlarına yerleştirilecek. Sonuçlar Aile, Çalışma Bakanlığımızın web sayfasında açıklanacaktır.  Sosyal koruma kalkanı altında hanelere 6 milyarın üzerinde yardım yaptık. Kısa çalışma ödeneğinden mevcutta yararlananların süresini bir ay daha uzatıyoruz. İş fesih sınırlaması dolayısıyla nakdi destek ücret desteği de bir ay daha devam edecektir. STK’larını hedef alan 35 milyon lira bütçeli bu çağrılar, gönüllülükten iletişime, spordan kültür ve sanat faaliyetine kadar 8 ayrı başlıkta toplanmıştır.

– Son dönemde koronavirüs salgınından en çok etkilenen ülkelerden biri de komşumuz Irak. Irak’ta yaşayan Türkmenler başta olmak üzere, Irak’a bir yardım paketini yarın yola çıkarıyoruz. Türkiye bu tavrıyla bir kez daha komşularının, dostlarının yanında olduğunu göstermiş olacaktır. Sadece bizim salgınla mücadeleyi başarıya ulaştırmamız yetmiyor. Yakın çevremizden başlayarak güçlü sosyal ekonomik ticari ilişkilerimizin olduğu ülkelerin de aynı başarıyı yakalaması gerekiyor.

– Halkımızdan tek isteğimiz kurallara uyarak bize destek olmasıdır. Gelişmiş ülkelerin en çaresiz kaldığı dönemde Türkiye yardıma muhtaç ülkelerin umudu haline geldi. 

‘Amaçları Türkiye’nin önünü kesmek’

– Türkiye potansiyeli kadar maruz kaldığı saldırıların büyüklüğüyle de maruf bir ülkedir. Özellikle de atılım dönemlerimizde bu gerçek bariz bir şekilde karşımıza çıkıyor. Milli gelirimizi trilyon dolar sınırına getirdiğimiz 2013 yılından başlayarak demokrasimize ve kalkınmamıza yapılan her saldırı aynı stratejinin bir parçasıydı. Amaç Türkiye’nin önünü kesmek, ülkemize diz çöktürmek, milletimizi bölmekti. Hamd olsun Allah’ın yardımı ve milletimizin dirayetli duruşu sayesinde bunu başaramadılar. Ama saldırmaktan da hiç vazgeçmediler. Sokakları karıştıramayınca yargı – emniyet darbesiyle devleti içeriden çökertmeyi denediler. Terör örgütlerini kullanarak doğrudan insanımızın hayatına kast ettiler. Buradan da istediklerini elde edemeyince ordu içindeki hainleri harekete geçirip darbeye kalkıştılar. Milletimiz darbe girişimini de sonuçsuz bırakınca sınırlarımıza dadandılar. Yine hüsrana uğrayınca ekonomimize tuzak kurdular. Salgın döneminde bile boş durmadılar. Halkı kışkırtmaya çalıştılar. Hamd olsun bu süreci de alnımızın akıyla geride bırakarak ülke ve millet düşmanlarına fırsat vermedik. 15 Temmuz gecesi milletimiz tarafından kurulan Cumhur İttifakı, halkımızın sesi, sağduyusu olarak tarihi görevler ifa etmiştir. Bu vesileyle MHP’ye ve özellikle genel başkan sayın Devlet Bahçeli’ye şükranlarımı sunuyorum.

– İçerideki ve dışarıdaki ortak kanaat Türkiye’nin salgın sonrası yeniden şekillenecek dünyanın yıldız ülkelerinden biri olacağı yönündedir. Ülkemizin hangi meselesini çözmek için harekete geçsek karşımızda aynı kesimleri buluyoruz. Yapıcı her eleştiriye açık olduğumuzu söylememize rağmen düşmanlık duvarıyla karşılaşıyoruz. Bırakınız adım atılmasını, tartışılmasına bile tahammül gösteremeyen konuların hepsi ülkemizin çözüm bekleyen kronik sorunlardır.  Demokrasiye aykırı, milletimizin beklentilerine aykırı uygulamaların sürmesini istemenin adı siyasette hak arayışı değildir. Sayıca az olmalarına rağmen, köşeleri tutmuş menfaatperestliklerini ideolojinin arkasına gizleyen kesimin, meydanı toplumun menfaatini hiçe sağlayanlara asla terk etmeyeceğiz. 

–  Sağlık alanındaki alt yapımızın ve GSS sistemimizin gücü tartışılmazdır. En zorlu şartlarda bile pek çok sektörde çarkları devam ettirmemiz üretim gücümüzü kanıtlamıştır.

‘Çoklu baro teklifi yarın Meclis’te’

– Meydanı kendi küçük hesapları için toplumun menfaatlerini hiçe sayan muhterislere bırakmayacağız. Meslek örgütleri, genellikle barolarla ilgili yapmayı planladığımız reformlar konusunda bunu yaşıyoruz. Barolar başta olmak üzere bunların sağlıksız yapıları, faşizan uygulamalara varan sorunlar üretebiliyor. Bu yanlışı düzeltmek için gereken adımlar atmak yürütme olarak bizim, yasama olarak Meclis’in görevidir. Bunun için çoklu baro yönetimi üzerinde duruyoruz. Daha demokratik, daha çoğulcul bir baro yapısı oluşturmakta kararlıyız. Milletvekili arkadaşlarımız bu konuyla ilgili kanun teklifini yarın sabah veriyorlar. 

– Buradan tüm milletimi Rabbimizin yasakladığı her türlü sapkınlığı sergileyenlere karşı dikkatli tavır almaya davet ediyorum. Birileri manevi değerlerimize saldırıyor. İnsanlık tarihi boyunca hep lanetlenmiş sapkınlıkları normalleştirerek özellikle genç dimağları zehirlemenin peşindeler.

– Haziran ayı verileri ekonominin toparlanma sürecinde olduğunu gösteriyor. 

Kaynak: Sputnik TR

GENEL

Erdoğan’dan asker uğurlama uyarısı: Bu görüntülere izin vermeyeceğiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi’nin İstanbul’a yakışır bir eser olmasının yanı sıra çevreye duyarlı …

Yayınlanma tarihi

-

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ErdoğanKartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi‘nin İstanbul’a yakışır bir eser olmasının yanı sıra çevreye duyarlı, depreme dayanıklı olmasını istediklerini belirterek, “Hastane bina zemininde bulunan 855 izolatörle İstanbul’un depreme en hazırlıklı, en dayanıklı tesislerinden birisi olmuştur” dedi.

Dr. Lütfi Kırdar’ın vefatının son derece trajik olduğunu anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

Yassıada mahkemelerinin acımasızlığından payını alanlardan biri de merhum Lütfi Kırdar’dır. Lütfi Kırdar, Yassıada’da birçok uyduruk davadan yargılanmıştır. Bunlardan birisi CHP’nin kışkırtmasıyla düzenlenen 28-29 Nisan öğrenci olaylarıdır. Öğrencilerin öldürüldüğü, hatta kıyma makinesine atıldığı gibi pek çok yalanın havada uçuştuğu yargılamalar sırasında Mahkeme Başkanı, Lütfi Kırdar‘ı huzuruna çağırır. Mahkeme Başkanı malum Salim Başol, merhum Kırdar’a görevi ve davayla hiçbir alakası olmayan şu soruyu sorar: ‘İstanbul’a büyük hizmetler yapmış bir kimsesiniz. Neden CHP’den istifa ederek Demokrat Parti’ye geçtiniz?’ Merhum Lütfi Kırdar, ‘Demokrat Parti…’ diyerek söze başladığı esnada birden fenalaşır ve sandalyeye oturmak için izin ister. Ancak Mahkeme Başkanı buna müsaade etmez. İğrenç iftiralar ve hakaretlere maruz kalan Lütfi Kırdar’ın kalbi bu kadar haksızlığa daha fazla dayanamaz. 17 Şubat’ta iki askerin kollarında mahkeme salonundan çıkarılırken oğlu ve yol arkadaşlarının gözleri önünde vefat eder.” 

‘Milletimiz bu insanları bağrına basmıştır’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Lütfi Kırdar’ın vefatından üç gün önce ailesine yazdığı mektubun, onun asaletini, metanetini, millet ve memleket sevdasını göstermesi bakımından çok önemli olduğunu belirterek, söz konusu mektuptan şu cümleleri aktardı: 

“Muhterem eşim, aziz oğlum inşallah hep iyisiniz. Ben de iyiyim. Şimdi bu mektubu yazdıktan sonra hazırlanarak vazifeye gideceğim. Vazife diyorum, çünkü yazdığınız gibi kabul etmek lazım. Bu da hizmetlerimizin bir hesap vermesi, hayırlısı Allah’tandır. Hakikaten vicdanen çok huzurluyum, çok rahatım. Çünkü hayatımda daima yalnız dürüst değil aynı zamanda feragatle çalıştım. Bu sıkıntılarımı kadere atfediyorum. Ne olacaksa olsun, siz üzülmeyin.”

Erdoğan, Kırdar’a ailesini tekrar görmenin, eşiyle, çocuklarıyla hasret gidermenin bir daha nasip olamadığını ifade ederek, “Cenaze merasimi, İstanbul halkının darbeye karşı sessiz bir tepkisine dönüşmüştür. 10 binlerce İstanbullu son görevlerini ifa etmek için 27 Mayıs mağduru eski valilerinin cenazesine koşmuştur. Milletimiz nasıl ki Yassıada şehitlerini kalbine gömerken, darbecileri ve hukuk dışı kararlara imza atan hakimleri asla affetmemişse, işte bu insanları da o derece gönlüne bağrına basmıştır” diye konuştu.

‘İstanbul’un depreme en hazırlıklı, en dayanıklı tesislerinden biri’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmi açılışı yapılan Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi‘nin İstanbul’un en büyük hastanelerinden biri olduğunu belirterek, 1987’de 150 yataklı bir devlet hastanesi olarak hizmete açılan hastanenin zamanla yetersiz hale geldiğini söyledi.

Ayrıca eski hastanenin depreme dayanıksız olduğunun belirlendiğini anlatan Erdoğan, İstanbul Sismik Riskin Azaltılması Projesi kapsamında eski hastanenin yıkıldığını, yerine de ileri teknolojiye sahip, yatak kapasitesi daha yüksek, altyapı bakımından güçlü bir sağlık tesisi inşa etmeye karar verdiklerini kaydetti.

Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Yeni hastanemizin İstanbul’a yakışır bir eser olmasının yanı sıra çevreye duyarlı, depreme dayanıklı olmasını özellikle istedik. 618 milyon liralık bir yatırımla 302 bin metrekare kapalı alana sahip 5 bloktan oluşan, otoparkı, konferans salonu, yeşil alanı ve diğer özellikleriyle bu muhteşem eseri ilçemize ve İstanbul’umuza kazandırdık. Hastanemiz 145’i yoğun bakım olmak üzere 1105 yatak kapasitesine sahip. Hastane bina zemininde bulunan 855 izolatörle İstanbul’un depreme en hazırlıklı, en dayanıklı tesislerinden birisi olmuştur.

Donanımıyla, altyapısıyla kendi alanının öncülerinden olan hastanemizde yıllık 3.5 milyon hastanın ayakta, 150 bin hastanın yatarak tedavi görmesini planlıyoruz. Burada kanser cerrahisi başta olmak üzere senede 100 bin ameliyat yapılmasını öngörüyoruz. Hastanemizi inşa edeceğimiz 150 yataklı onkoloji hastanesiyle daha da büyüteceğiz. Böylece yatak kapasitesini 1250’ye, poliklinik sayısını ise 250’ye çıkarmış olacağız.”

Erdoğan, Türkiye’nin salgın dönemine 40 bin yoğun bakım yatağı, 246 bin yatak kapasitesi, 1213 bilgisayarlı tomografi cihazı, 4 bin tedavi kurumu, hepsinden önemlisi 1 milyon 100 bin sağlık ordusuyla girdiğini belirterek, “Çok kısa sürede inşa ettiğimiz veya hizmete girme vaktini öne aldığımız hastanelerle sağlık altyapımızı daha da güçlendirdik. Aldığımız tedbirler ve geliştirdiğimiz yöntemler sayesinde salgını en düşük can kaybı oranıyla altlatan ülkeler arasında yer aldık” dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya genelinde yaklaşık 550 bin insanın hayatına mal olan Kovid-19 pandemisinin, sağlığın ve sağlık altyapısının önemini bir kez daha gösterdiğini vurguladı. 

“Salgına en gelişmiş ülkeler dahil çoğu devlet hazırlıksız yakalanmıştır” diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

“Fakat biz dikkat ederseniz hep bir şey söyledik; ‘Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi / Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.’ Ecdadımız Kanuni’nin bize vermiş olduğu bu ilhamla biz ne geliyorsa elimizden onu yaptık, yapmaya devam edeceğiz, çünkü sağlık bu denli önemli. Türkiye, işte bu salgın dönemine 40 bin yoğun bakım yatağı, 246 bin yatak kapasitesi, 1213 bilgisayarlı tomografi cihazı, 4 bin tedavi kurumu, hepsinden önemlisi 1 milyon 100 bin sağlık ordusuyla girmiştir. Çok kısa sürede inşa ettiğimiz veya hizmete girme vaktini öne aldığımız hastanelerle sağlık altyapımızı daha da güçlendirdik. Aldığımız tedbirler ve geliştirdiğimiz yöntemler sayesinde salgını en düşük can kaybı oranıyla altlatan ülkeler arasında yer aldık.”

Erdoğan, koronavirüs ile mücadeleye Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi’nin de çok büyük katkıları olduğunu dile getirerek, “Salgın tehdidi altındaki hiçbir vatandaşımızı hastane kapısından geri çevirmedik. Hiçbir hastanın tedavisini ihmal etmedik. İnsanların ilgisizlikten öldüğü, sağlık çalışanlarının maske dahi bulamadığı görüntülerin hiçbiri ülkemizde yaşanmadı” diye konuştu. 

Sağlık hizmetlerinden özellikle maske, tulum, ilaç, dezenfektan, gıda gibi temel ihtiyaç ürünlerine kadar hiçbir konuda yokluk çekilmediğini ifade eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Sosyal güvenlik sistemimizin kapsayıcılığı ve kuşatıcılığı sayesinde vatandaşlarımızı kimi yerlerde olduğu gibi 100 binlerce dolarlık faturalarla karşı karşıya bırakmadık. Testten teşhise, tedavi ve ilaca kadar hastalıkla mücadele için gereken her şeyi insanımıza ücretsiz sunduk. Maddi imkanı ne olursa olsun, bu zorlu süreçte 83 milyonun her bir ferdine birinci sınıf sağlık hizmeti sağladık.”

‘Sigarayı bırakın’ çağrısı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgınla beraber insani münasebetlerden iş ilişkilerine, ekonomiden ulaşıma kadar her alanda hayatı derinden etkileyen yeni bir durumun ortaya çıktığını söyledi.

Dünyanın bir sağlık krizinin ötesinde sosyal, ekonomik ve beşeri boyutları olan bir meseleyle karşı karşıya olduğuna işaret eden Erdoğan, böyle devasa bir sorunla mücadele etmenin elbette kolay olmadığını, her ne kadar aşı konusunda yürütülen çalışmalarda ilerleme sağlansa da bir süre daha hastalıkla yaşanacağının anlaşıldığını ifade etti.

Bu gerçekle yüzleşmek ve adımları buna göre atmak zorunda olunduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

“Daha önce de ifade ettiğimiz gibi salgınla mücadelenin en başarılı, en etkili yöntemi virüsü kapmamaktır. Günlük hayatımızı idame ettirirken virüsün bulaşma riskini minimuma indirmemiz gerekir. Şüphesiz bunun yolu da alışkanlıklarımızı değiştirmekten geçiyor. Biliyorsunuz bizim bir sloganımız var. O da ‘Tamam’ diyerek sloganlaştırdığımız temizlik, maske, mesafe kurallarına riayet ederek virüs bulaşma ihtimalini en aza indirmek mecburiyetindeyiz. Milletimizin bu konuda giderek daha çok bilinçlendiğini görüyoruz. Özellikle kapalı mekanlarda, iş yerlerinde, ibadethanelerde, toplu ulaşımda maske kullanımı günden güne yaygınlaşıyor. Ama şunu söyleyeyim. Bütün vatandaşlarıma diyorum ki, ‘Gelin şu sigarayı da bırakın.’ Bilin ki, bu sigara da koronanın bu noktada en önemli etkenlerinden bir tanesidir.”

‘Asker uğurlama derken arkadaşınızı zehirliyorsunuz’

Asker uğurlama törenleri ve taziyeler başta olmak üzere kimi toplu etkinliklerde istenmeyen görüntülere şahit olunduğunu aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:

“Asker uğurlama derken arkadaşınızı zehirliyorsunuz. Böyle bir yaklaşım olmaz. Bu konularda Valime de söyledim, ‘İstanbul’da kesinlikle bunlara müsaade etmeyeceksiniz. Böyle bir uğurlama olduğu anda toparlayın götürün.’ Çünkü biz bu insanları öyle kenarda, köşede yürürken, gezerken bulmadık. Bunlar bize Rabbimizin emanetidir. Genç, virüse karşı bağışıklık anlamına gelmez. Üzüntülü olmak, ihmalkar davranmayı gerektirmez. Bizim inancımızda tedbirsiz tevekkül olmaz. Rehavetin sonu ya hastalık ya da pişmanlıktır. Kontrollü bir şekilde hayatımızı normalleştirirken tedbirleri elden bırakmayacağız. Vatandaşlarımızı salgına karşı dikkatli olmaya, kurallara riayet etmeye davet ediyorum.”

Kaynak: Sputnik TR

Devamını oku

GENEL

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Enflasyonu tek haneli rakamlara düşürmekte kararlıyız

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu – Gelir İdaresi Başkanlığı Ataşehir Hizmet Binası Açılış Töreni …

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu – Gelir İdaresi Başkanlığı Ataşehir Hizmet Binası Açılış Töreni’nde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeni döneme hazırlık için vergi mekanizmalarının etkin ve hızlı işletilmesi öngörülebilirliğin temel şartıdır” dedi.

“Ülkemize yönelik çifte standartları, iki yüzlü tutumları, ön yargılı yaklaşımları hukuk devleti niteliğimizi güçlendirerek aşabiliriz” diyen Erdoğan, “Ülkemizin sadece toparlanma değil onun da ötesinde çok büyük bir sıçrama sürecinde olduğunu yavaş yavaş herkes kabul etmeye başladı” ifadelerini kullandı.

“Salgın kaynaklı bu kısa gecikme dışında ekonomi programımızı aynı kararlılıkla uygulamayı sürdürüyoruz” şeklinde konuşan Erdoğan, şunları söyledi:

“Sosyal Koruma Kalkanı olarak adlandırdığımız destek programlarıyla doğrudan milletimizin cebine aktardığımız kaynak tutarı 24 milyar lirayı geçti.

Türkiye’nin salgın sürecinden sağlıktan üretime kadar her alanda böylesine güçlü bir şekilde çıkması hemen birilerini rahatsız etti.

Ne yaparlarsa yapsınlar. Türkiye’nin demokraside ve ekonomide hedeflerine ulaşmasına engel olamayacaklar.

Firmalarımızın önemli bir kısmı salgın döneminde de üretimlerine devam ettiler. Normalleşme takviminin genişlediği haziran ayında her alanda oldukça güçlü bir canlanma yaşandı.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hem ülkemizde organize sanayi bölgesi sayısı 820’ye ulaştı hem de bu imkana sahip olmayan ilimiz kalmadı” dedi.

Erdoğan, “Enflasyonu, en kısa sürede tek haneli rakamlara düşürmekte kararlıyız” ifadelerini kullandı.

“AB’nin ekonomiden demokrasiye, şeffaflıktan altyapıya hiçbir alanda esamesi okunmayacak ülkelere kapılarını açarken Türkiye’yi dışarda bırakması bu rahatsızlığın işaretidir” diyen Erdoğan, “Tarihi tekerrür ettirmek amacıyla içeride ve dışarıda ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar, bu defa Türkiye’nin şahlanışını durduramayacaklar” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemiz yakın tarihinde görülmedik ölçüde güçlü bir bölgesel aktör haline geldi” diye konuştu.

Kaynak: Sputnik TR

Devamını oku

GENEL

Albayrak: Normalleşme döneminde Türkiye pozitif ayrışan bir ülke oldu

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, salgın döneminde yaşanan ekonomik gelişmelere yönelik açıklamalarda bulundu. İstanbul’da Gelir İdaresi …

Yayınlanma tarihi

-

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, salgın döneminde yaşanan ekonomik gelişmelere yönelik açıklamalarda bulundu. İstanbul’da Gelir İdaresi Başkanlığı Ataşehir Hizmet Binası açılışında konuşan Albayrak, “Normalleşme döneminde Türkiye pozitif ayrışan bir ülke oldu. Salının etkisi en aza indirilmiş durumda. Türkiye bu sürecin etkilerini çok daha az yaşayan ve atlatan ülkelerden bir tanesi oldu ve olmaya devam ediyor” dedi.

Albayrak, şöyle devam etti; “Özellikle reel kesim güven endekslerinde ciddi yükselişler sağladık. Büyümenin önemli göstergesi olan PMI endeksinde yükseliş 2018 yılı Şubat ayından bu yana olan en yüksek değere ulaştı. Borsa İstanbul özelinde dünyadaki borsalara kıyasla BİST Mayıs ayında tekrar 100 bin puanın üzerine çıktı ve yılbaşındaki seviyesini aşmış oldu. BİST 100 endeksinde son 11 yılın en güçlü ve en yüksek değer kazancını ortaya koydu. Sadece birkaç tanesini paylaştığım bu göstergeler Türkiye’nin pandemi döneminde ortaya koyduğu performansın, sıkıntılara rağmen, devletimizin hükümetimizin devreye aldığı tüm adımların ne kadar doğru olduğunu ortaya koyuyor.”

Ekonomik krize dair açıklamaların spekülasyon olduğunu savunan Albayrak, “Spekülatif kur saldırıları ve yaptırım süreçlerinin üstesinden geldiğimiz gibi Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde pandemi döneminde de birlik ve beraberlik içerisinde üstesinden geleceğiz. 2018 Ağustos’undan beri Türkiye’nin ekonomik krize gireceğini söyleyenler, yazıyorlar, çiziyorlar, ifade ediyorlar. Hep duyuyoruz. Böylesi bir krize maddi, manevi ve siyasi yatırım yapanlar, pandemi dönemimizdeki performansımızla hüsrana uğradı ve uğramaya devam edecek. Biz milletimizle hep kol kola omuz omuza yürüdük. Önümüzde çok uzun bir yol var. Normalleşme sürecinden hedeflerimizin üstünde çıkış yapacağız” diye konuştu.

Kaynak: Sputnik TR

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR