Takip Edin

POLİTİKA

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Aksoy’dan Fransa’da ‘PKK propagandası yapılan’ tarih kitabına tepki

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Aksoy, Fransa’da liselerde okutulmak üzere bir yayınevi tarafından hazırlandığı anlaşılan ders kitabında, Kürtlerle …

Yayınlanma tarihi

-

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Aksoy, Fransa’da liselerde okutulmak üzere bir yayınevi tarafından hazırlandığı anlaşılan ders kitabında, Kürtlerle ilgili kısımda ‘PKK terör örgütünün bölücü ideolojisi doğrultusunda ifadelere yer verildiğinin’ görüldüğünü belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Fransa’nın yürüttüğü resmi politikanın bir sonucu olan bu terör propagandasının, başkanlık saraylarında terör örgütünün sözde temsilcilerini ağırlayanlardan alınan cesaretle yapıldığı aşikardır. Fransa’nın, dış politika tercihlerini hemen her konuda Türkiye karşıtlığı üzerine inşa etmesi ve bu yapılırken, tarihi gerçekler ile hukukun çarpıtılmasına teşebbüs edilmesi endişe vericidir. Fransız makamları, Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygı çerçevesinde, bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik olarak gerçekleştirdiğimiz terörle mücadele harekatlarımızı işgal girişimi olarak nitelemişlerdi. Bu asılsız ithamların arkasında, terör devleti kurma planlarına Barış Pınarı Harekatımızla vurduğumuz darbeden kaynaklanan derin hayal kırıklığı yatmaktadır.”

Aksoy, şunları kaydetti:

“Fransa’nın Türkiye’nin ulusal güvenliğine karşı hayati bir tehdit oluşturan terör örgütüne destek olma ve PKK/YPG ile Suriyeli Kürtleri bir tutma hatasında ısrar etmesine ilişkin geçmişte yaptığımız açıklamalardaki görüşler ve uyarılar geçerliliğini korumaktadır. Muhteris siyasetçi ve yöneticilerin gelecek nesilleri nefretle zehirleyerek sorumsuzluklarını daha da derinleştirmeleri insanlık adına endişe vericidir. İdeolojik dogmaların ve siyasi menfaatlerin ders kitaplarında bu denli çarpıtılarak sunulması gelecek kuşaklar için ciddi tehlike oluşturmaktadır. Eğitim alanındaki bu yanlıştan bir an önce dönülmesi için konunun takipçisi olmayı sürdüreceğiz.”

Kaynak: Sputnik TR

POLİTİKA

HDP’li 7 milletvekiline fezleke düzenlenmesi hakkında konuşan Kalın: Kobani olaylarını unutmak mümkün değil

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Fatih’te Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nde düzenlenen Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü Tanıtım Toplantısı …

Yayınlanma tarihi

-

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Fatih’te Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nde düzenlenen Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü Tanıtım Toplantısı’na katıldı. Kalın toplantısı çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Program sonunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kalın, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Kobani olaylarının yaşandığı tarihte Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi olan 7 HDP milletvekili hakkında fezleke düzenleneceğine ilişkin soru üzerine, “Bu tabii hukuki bir süreç. Şimdi artık hukuki süreci hep birlikte takip edeceğiz. Fezleke hazırlanması da tabii onun bir meclis ayağı da var. Meclis’le ilgili olarak da yürüyecek bir süreç. Onu hep birlikte izleyeceğiz. Kobani olaylarını unutmak da mümkün değil. Bunu da akıldan çıkarmamak lazım. O dönemde çok acı olaylar da yaşandı ama şu anda bu tamamen bir hukuki süreç. Gelişmeleri izleyeceğiz” dedi.

Kaynak: Sputnik TR

Devamını oku

POLİTİKA

Selvi: Erdoğan, AB liderlerine gönderdiği mektupta ‘Türkiye ile AB ilişkilerinin canlandırılmasını istiyoruz’ dedi

Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, ‘Diplomasideki kritik görüşmelerin perde arkası’ başlığıyla yayımlanan yazısına eski Cumhurbaşkanı Süleyman …

Yayınlanma tarihi

-

Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, ‘Diplomasideki kritik görüşmelerin perde arkası’ başlığıyla yayımlanan yazısına eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel‘in “Siyasette 24 saat uzun bir süredir” şeklindeki sözünü hatırlatarak başladı.

Bu tespitin artık dış politikadaki gelişmeler için de kullanılabileceğini ifade eden Selvi, “Çünkü 24 saat önce AB’deki yaptırım girişimini, Türk-Yunan gerilimini, Macron’un Türkiye karşıtı çabalarını, Doğu Akdeniz’de yükselen tansiyonu konuşurken gündem birden değişti. Dikkat edin, iklim değişti, ‘Bahar’ oldu demiyorum. Yalancı bahar olmaması için dikkatli olmak gerektiğini belirtiyorum ama dış politikada önemli gelişmeler yaşandığının altını çizmek istiyorum” ifadesini kullandı.

Selvi, şöyle devam etti:

“Dilerim, bu süreç Türkiye’nin AB ile ilişkilerinin ivme kazanmasına yol açar. Dilerim, Türkiye ile AB arasında bir motivasyona neden olur. Çünkü uçağın rotasını AB’ye çevirmesine çok ihtiyacımız var.

Yeni bir döneme adım attığımızı dileyerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Fransa Cumhurbaşkanı Macron’la, AB Komisyonu Başkanı Von der Leyen’le, AB Konseyi Başkanı Michel’le yaptığı görüşmelerin perde arkasına ilişkin kulisleri paylaşmak istiyorum. Bu arada Erdoğan’ın, AB liderlerine yazdığı mektuptan bazı satırbaşlarını yansıtacağım.

Macron’la görüşme

Macron kaynaklı krizin zirveye çıktığı bir sırada Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Fransa Cumhurbaşkanı’nın bir telefon görüşmesi yapacağı söylenseydi aklınıza ilk olarak ne gelirdi? Ben çok sert bir görüşmenin yapılacağı konusunda bahse girerdim. Ama iyi ki girmemişim. Çünkü kaybederdim.

Erdoğan-Macron görüşmesi için ’Şu ana kadar yapılan görüşmeler içerisinde en yumuşak olanıydı. En yapıcı görüşmeydi’ denildi. Hatta daha önceki görüşmelerde iki lider zaman zaman tarihten örnekler vermek suretiyle birbirlerini iğnelerken bu kez öyle olmamış.

Yapıcı görüşme

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan’la yaşanan gerilim ve Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon kaynakların adil olarak dağıtılması konusu başta olmak üzere, Suriye’den başlayıp Libya’ya kadar uzanan hatta ayrıntılı açıklamalar yapmış. ‘Keşke açıklama yapmadan önce bizimle konuşsaydınız’ demiş. Macron da ’Birbirimizle konuşabilirdik’ karşılığını vermiş. Macron’un ’Bakanlar görüşebilirdi’ vurgusu üzerine Erdoğan, ’Dışişleri Bakanımız sizin bakanınız tarafından davet edilmişti. Bakanımız gidebilir’ diyor.

Macron’dan ‘Diyaloğu sürdürelim’ önerisi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Macron’la görüşmeye hazırlıklı olarak giriyor. Fransa Cumhurbaşkanı’na görüşmeye verdiği önemi hissettirmek için ayrıntılı açıklamalar yapıyor. Onları satır başları ile paylaşmak istiyorum.

Biz Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması, siyasi çözüm bulunması, mülteci krizi ve insani dram yaşanmaması için başından beri büyük bir çaba içindeyiz. Size de çağrı yaptık. Ama siz gelmediniz.

Libya’da olan tek NATO üyesi ülke biziz. NATO üyesi ülke olarak Libya’da bizimle olmanız gerekmez miydi? Ama siz Rusya ile birlikte hareket ettiniz.

Bu konuşmaların ardından iki lider, ’Diyaloğu sürdürelim. Açıklama yapmadan önce konuşalım’ diye mutabakata vararak görüşmeyi tamamlıyorlar. Tabii Macron sözünü ne kadar tutar, ondan emin değilim. Çünkü söz konusu Macron olunca, bir değil iki kez düşünmek lazım.

‘Komşu değil aday ülkeyiz’ çıkışı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Komisyonu Başkanı Von der Leyen’le görüşmesinde önemli bir uyarıda bulunuyor. Erdoğan, Türkiye’den ’komşu ülke’ olarak söz edilmesine tepki gösterip Von der Leyen’e ’Bizden komşu ülke olarak söz ediyorsunuz ama biz komşu değil, AB’ye tam üyelik için aday ülkeyiz. Aday ülke statümüze atıfta bulunulmasını istiyoruz’ diyor.

Von der Leyen ise Erdoğan’ın bu uyarısına karşı sessiz kalmayı tercih ediyor. Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin önünün açılması, güç konusunda işbirliği yapılması gibi pozitif önerilerde bulunuyor.

Yardım diyaloğu

Von der Leyen’le Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında Suriyeli mültecilerle ilgili yardım miktarı konusunda bir görüş ayrılığı yaşanıyor.

Erdoğan, Suriyeli mülteciler için Türkiye’nin yaptığı harcamalar hakkında bilgi veriyor. ’Ama AB’nin bize taahhüt ettiği paralar gelmiyor. Şimdiye kadar sadece 3 milyar euro geldi. Fonda ayrılan para nerede?’ diye soruyor. Von der Leyen ise ’Fondan 7 milyar euro ayırdık. AB bütçesinden çıktı. Bankadaki hesaplarda, projelere göre kullandırılacak’ karşılığını veriyor.

Michel’e ‘Kararınızı verin’ uyarısı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Başbakanı Merkel ve AB Konseyi Başkanı Michel ile üçlü bir konferans yapmıştı. O görüşmede Erdoğan’ın Michel’e Türkiye’nin AB’ye üyeliği konusunda bir uyarıda bulunduğu ortaya çıktı. Erdoğan’ın ’Bizi AB’ye üye yapmayacaksanız, verin kararınızı’  diye çıkıştığı, Michel’in ise yanıt vermekten kaçındığı öğrenildi.

Erdoğan’ın mektubu

Türkiye’ye yaptırımların ele alınacağı zirve öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AB liderlerine bir mektup gönderdiği ortaya çıktı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye’nin Doğu Akdeniz politikasını anlattığı mektubunda, ’Biz diyalogdan yanayız. Rumların ve Yunanistan’ın tek yanlı kışkırtmalarına cevap veriyoruz. Bunları bir tehdit olarak görmeyin. Türkiye ile AB ilişkilerinin yeniden canlandırılmasını ve 18 Mart mutabakatının canlandırılmasını istiyoruz’ dediği öğrenildi.”

Kaynak: Sputnik TR

Devamını oku

POLİTİKA

Fahrettin Altun: Diyaloğa bir şans verdik

İletişim Başkanlığınca Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hakkaniyet ve iş birliği vizyonu ile bunun uluslararası sisteme etkilerinin ele alındığı …

Yayınlanma tarihi

-

İletişim Başkanlığınca Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hakkaniyet ve iş birliği vizyonu ile bunun uluslararası sisteme etkilerinin ele alındığı “Uluslararası Doğu Akdeniz Konferansı” düzenlendi.

Video konferansın açılış konuşmasını yapan İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Doğu Akdeniz’deki sorunların çözümü için diyalog vurgusu yaptı. “Doğu Akdeniz’de bulunacak çözüm iki ülkeyi kucaklayacak şekilde olmalı” ifadelerini kullanan Altun, “Bazı eski sömürgeci güçler, bu bölgeyi ‘yeni imparatorluklarının doğum yeri’ olarak görüyor. Doğu Akdeniz, Türkiye için ise Mavi Vatanımızın bir parçasını teşkil ediyor” dedi.

BARIŞ HAVZASI OLMALI

Fahrettin Altun, Doğu Akdeniz meselesini ikili bir anlaşmazlığa indirgeme çabalarına rağmen bu sorunun sadece Türkiye ve Yunanistan arasında olmadığına dikkati çekerek, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararlılığı ve NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Almanya Şansölyesi Angela Merkel, AB Konseyi Başkanı Charles Michel’in yardımları ile diyalog ve diplomasiye bir şans verdik” diye konuştu.

GERİLİMİ AZALTMALIYIZ

Yunanistan ile istikşafi görüşmeleri başlatma fırsatının oluşmasından memnuniyet duyduklarını, zira diplomasinin her daim doğru yol olduğunu belirten Altun, “Atılan adım, doğru istikamette atılmıştır. Önümüzdeki dönemde D.Akdeniz’de gerilimi azaltmalı, adil ve kalıcı bir çözüm için oluşan ivmeyi birlikte korumalıyız. Bu ivmeyi artırmak için bir sonraki adımımız, Kıbrıs Türklerini içeren bir bölgesel konferans olmalıdır” dedi.

AB jeopolitik hesap yapmalı

Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran, konferanstaki konuşmasında, Türkiye’nin daima Doğu Akdeniz’de hakkaniyete dayalı bir anlayış ve diyalogdan yana olduğunu belirtti. AB ile Türkiye arasındaki iş birliğinin bölge için elzem olduğunun altını çizen Kıran, Türkiye ve Birliğin, bu iş birliğiyle güvenlik, istikrar ve bölgenin refahına katkıda bulunabileceğini kaydetti. Kıran, “AB, jeopolitik bir kar-zarar hesabı yapmalıdır. Brüksel’de önümüzdeki hafta yapılacak toplantıda (AB Lider Zirvesi’nde), pozitif diyaloğun yolunun açılmasını umuyoruz. Türkiye’nin pozisyonu oldukça açık. Türkiye, Akdeniz’e sınırı bulunan bütün ülkelerle deniz yetki alanı sınırlandırma anlaşmaları için hazırdır” dedi.

Yenişafak

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR