Takip Edin

GENEL

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan maske uyarısı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Muhalefetin sürekli eleştirdiği, gereksiz dediği sağlık yatırımlarımızın kıymeti salgın döneminde çok iyi …

Yayınlanma tarihi

-

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Muhalefetin sürekli eleştirdiği, gereksiz dediği sağlık yatırımlarımızın kıymeti salgın döneminde çok iyi anlaşılmıştır. Aslında muhalefet, modern sağlık kuruluşundan ne anladığını, meşhur sahra hastanesi skandalıyla ifşa etmiştir. İstanbul’daki acil durum hastanelerimizi, Başakşehir Çam ve Sakura gibi devasa sağlık tesislerini diline dolayanlar, vatandaşlarımıza derme çatma fuar alanlarını sahra hastanesi diye yutturmaya çalıştılar” dedi.

Erdoğan, Kocaeli Üniversitesi Sağlık Tesisleri ve Araştırma Merkezleri Açılış Töreni’nde, Kocaeli Üniversitesi’nin Onkoloji Hastanesi ve Rehabilitasyon merkezi ile 3 tıp merkezinin açılışının yapılacağını dile getirdi.

Araştırma ve uygulama hastanesine ait poliklinik ve tıp eğitimi uygulama merkezinin toplam kapalı alanının 29 bin 500 metrekare olduğunu kaydeden Erdoğan, şu bilgileri verdi:

“Merkezin yatırım bedeli yaklaşık 73 milyon TL’dir. Günlük 4 bin hastaya poliklinik hizmeti verme kapasitesine sahip merkezimizde 225 poliklinik odası bulunuyor. Hizmete kazandırdığımız Semahat Aracı Onkoloji ve Palyatif Bakım Merkezi ise 10 bin 300 metrekare kapalı alana sahip önemli bir yatırımdır. Binanın Aracı ailesi tarafından üniversitemize bağışlanmasından dolayı bu merkezimize merhume Semahat Aracı’nın adı verilmiştir. 45 adet kemoterapi kabini bulunan merkezimizde günlük 110 hastaya kemoterapi tedavisi uygulanacak, gerekli hallerde bu sayı 200 hastaya kadar çıkabilecektir.”

Erdoğan, açılışı yapılan Deneysel Tıp Araştırma ve Uygulama Birimi Merkezi’nde denek hayvanları için kurulan elektrofizyoloji, kardiyoloji, davranış araştırma laboratuvarları ve ameliyathanelerle ilaç ve tıbbi deneylerde çok başarılı sonuçlar elde edileceğine inandığını belirtti.

Yatırım tutarı 17,5 milyon lira olan 10 bin 500 metrekare kapalı alana sahip Batı Kampüsü Sağlık Bilimleri Araştırma Merkezleri binasının içinden geçilen dönemde kritik önem taşıdığını dile getiren Erdoğan, tesis içerisinde tıbbi genetik ve moleküler biyoloji araştırma merkezi, PCR laboratuvarı, proteomiks laboratuvarı, klonlama laboratuvarı ve kök hücre merkezi yer aldığını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merkezin Kovid-19 salgınıyla mücadelede bölgede yürütülen PCR test hizmetlerine aktif olarak katkı sunduğunu kaydederek, toplam yatırım bedeli 147 milyon lirayı bulan sağlık tesislerinin hayırlı olmasını diledi, eserlerin inşasında emeği geçenleri tebrik etti.

“PEK ÇOK GELİŞMİŞ ÜLKENİN SAĞLIK SİSTEMLERİNİN ÇÖKTÜĞÜNE ŞAHİTLİK ETTİK”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dünya genelinde yaklaşık 750 bin kişinin hayatına mal olan corona virüs salgınının pek çok gerçeğin görülmesine sebep olduğunu belirterek, şunları söyledi:

“Bu salgın sağlık yatırımlarının önemini göstermenin yanı sıra sosyal devlet anlayışının da değerini ortaya koymuştur. Salgın döneminde pek çok gelişmiş ülkenin sağlık sistemlerinin çöktüğüne şahitlik ettik. Ekonomik güçlerine rağmen tedarik zincirini devam ettiremeyen, kamu düzenini sağlayamayan devletler gördük. Bırakın vatandaşlarına sağlık personeline dahi maske, tulum, koruyucu tıbbi malzeme temin edemeyen ülkeler oldu. Özellikle yaşlı bakımevlerinden yansıyan görüntüler bir ibret ve utanç vesikası olarak hafızalara kazınmıştır. Elbette her bir ülkenin bu yaşananlardan alacağı dersler vardır.

Türkiye olarak biz de bu süreçte sağlık sistemimizi test etme, güçlü ve zayıf yönlerimizi görme imkanı bulduk. Muhalefetin sürekli eleştirdiği, gereksiz dediği sağlık yatırımlarımızın kıymeti salgın döneminde çok iyi anlaşılmıştır. Aslında muhalefet, modern sağlık kuruluşundan ne anladığını, meşhur sahra hastanesi skandalıyla ifşa etmiştir. İstanbul’daki acil durum hastanelerimizi, Başakşehir Çam ve Sakura gibi devasa sağlık tesislerini diline dolayanlar, vatandaşlarımıza derme çatma fuar alanlarını sahra hastanesi diye yutturmaya çalıştılar. Yönettikleri mahalli idarelerde toplu taşım hizmetlerini dahi salgın şartlarına uygun olarak sunmayı beceremediler. Şov yapmaktan, karamsarlık aşılamaktan, yalan yanlış bilgilerle evham oluşturmaktan kendi asli görevlerini yapmaya fırsat bulamadılar. Tüm bunlara rağmen hamdolsun güçlü sağlık altyapımız ve tüm sağlık çalışanlarımızın fedakarlığı ile en kritik evreyi başarıyla atlattık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın sürecinde diğer pek çok yerde yaşanan can sıkıcı, utanç verici görüntülerin hiç birinin Türkiye’de yaşanmadığını söyledi.

Maddi imkanı ne olursa olsun bu zorlu süreçte 83 milyonun her bir ferdine, birinci sınıf sağlık hizmeti sağladıklarını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

“Ne vatandaşlarımız tedavi hizmetlerine erişimde ne de sağlık çalışanlarımız koruyucu sağlık malzemelerine ulaşımda hiçbir sıkıntı çekmedi. Salgın tehdidi altındaki hiçbir vatandaşımızı hastane kapısından geri çevirmedik, hiçbir hastanın tedavisini ihmal etmedik. Bilhassa şehir hastanelerimiz salgın döneminde en çok istifade ettiğimiz, en çok gurur duyduğumuz sağlık tesislerimizden biri oldu. Sadece sağlık hizmetlerini en yaygın ve en üst düzeyde vermekle kalmadık aynı zamanda yeni yatırımlarla sağlık altyapımızı tahkim ettik.”

“150 ÜLKE VE 6 KURULUŞUN DESTEK TALEBİNİ KARŞILADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşların ihtiyaçları yanında bugüne kadar 150 ülke ve 6 uluslararası kuruluşun sağlık malzemesi desteği talebini karşıladıklarını dile getirerek, “Yurt dışında bulunan 90 binden fazla vatandaşımızı kurduğumuz hava, kara ve deniz köprüleriyle ülkemize getirdik. İnşallah bundan sonra da atamız Kanuni Sultan Süleyman’ın o veciz ifadesinde buyurduğu şekilde ‘Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi’ düsturuyla çalışmayı sürdüreceğiz. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun.” diye konuştu.

“BÜTÜN BUNLAR BİZE BİR ŞEYİ İKAZ ETMELİ”

Sözlerini tamamlamadan önce başta Kocaelililer olmak üzere tüm vatandaşlara “TAMAM” diyerek sloganlaştırdıkları temizlik, maske, mesafe kurallarına riayet etmelerinin önemini hatırlatmak istediğini belirten Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

“Maalesef maskesini takmayan veya maske bulundurup da çenesinin altında barındıran vatandaşlarım var. Yanlış yapıyoruz. Bütün bunlar bize bir şeyi ikaz etmeli. Allah göstermesin. Bütün bu süreç içinde vefat edenlerin sayısını duyuyorsunuz, görüyorsunuz. Öbür tarafta hastanelerde maalesef şu anda yer alanların durumunu görüyorsunuz. Biz, bu ihmallerden çok çektik. Açık plajlar, vesaire… Lütfen bu dönem içinde bunları bırakalım ve sabırla şu dönemi atlatmaya gayret edelim. Hiçbirimizin ihmalkar davranarak ne kendimizin ne de sevdiklerimizin sağlığını riske atma lüksü yoktur. Bizim inancımızda önce tedbir, sonra tevekkül gelir. Rehavetin, duyarsızlığın, kurallara karşı kayıtsız davranmanın sonu ya pişmanlıktır ya da hastalıktır. Vatandaşlarımdan salgına karşı tedbiri elden bırakmamalarını, hayatlarını idame ettirirken muhakkak kurallara uymalarını istirham ediyorum.”

SAĞLIK ÇALIŞANLARINA TEŞEKKÜR

Açılışını yaptıkları sağlık tesislerinin Kocaeli’ye ve Kocaelililere hayırlı olmasını dileyip, eserin inşasında emeği geçenleri tebrik ederek, görev yapan sağlık personeline de başarılar dileyen Erdoğan, mart ayından beri büyük bir gayretle çalışan sağlık personeline de teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasının ardından eski TBMM Başkanı Binali Yıldırım, bazı bakanlar, Kocaeli Valisi Seddar Yavuz, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sadettin Hülagü, iş insanı İbrahim Aracı ve milletvekilleriyle kurdele keserek Kocaeli Üniversitesi Sağlık Tesisleri ve Araştırma Merkezleri’nin açılışını gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurdelayı keserken yaptığı konuşmada, “Tesislerimiz tüm Kocaeli’mize, inşallah tüm insanlığa hayırlı olsun diyoruz, şifa kaynağı olsun diyoruz ve özellikle emeği geçenleri tekrar tebrik ediyorum. Geçmişlerinize Allah’tan rahmet diliyorum. Sağolun, varolun. Başta Rektörümüz olmak üzere doktorlarımıza, hemşirelerimize, sağlık memurlarımıza da çok çok teşekkür ediyoruz.” diye konuştu.

GENEL

Skandal sözlere Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’tan sert tepki!

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, yaptığı yazılı açıklamada, Başpiskopos İeronimos’un katıldığı televizyon programında İslam ve Müslümanlarla …

Yayınlanma tarihi

-

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, yaptığı yazılı açıklamada, Başpiskopos İeronimos’un katıldığı televizyon programında İslam ve Müslümanlarla ilgili hakaret içeren ifadelerine tepki gösterdi.

Erbaş, “Yunan Başpiskoposu İeronimos’un geçtiğimiz günlerde verdiği demeçte, Yüce dinimiz İslam’ı ve Müslümanları hedef alan iftiralarla dolu mesnetsiz ifadelerini şiddetle kınıyorum. Söz konusu açıklama, toplumu kışkırtarak, insanları yüce dinimiz İslam’a karşı kin, düşmanlık ve şiddete sevk etmektedir. Bir dinin temsilcisi olanların, insanları barış, birlikte yaşama ve hoşgörü içeren mesajlarla dünya insanlarını kavga ve çatışmadan uzak, barış içerisinde insanlık ortak paydasında birlikte yaşamayı teşvik eden bir söylem üretmesi gerekirken, üstlendiği misyona yakışmayan açıklamalarda bulunmasının çok talihsiz ve kabul edilemez olduğunu ayrıca Hristiyan dünyasının bu hastalıklı bakış açısına karşı gelmesi gerektiğini de ifade etmek istiyorum. Müslümanları ötekileştirmeyi hedefleyen bu tarz söylemler, Müslümanlara karşı ırkçı bakış açısını beslemekte, canlarına ve ibadethanelerine saldırılara dönüşmektedir” dedi.

‘İSLAM BARIŞ DİNİDİR’

Erbaş, barış ve huzurun hâkim kılınması için gayret sarf etmesi gereken din adamlarının en önemli vazifesinin bir arada yaşama kültürüne katkı sağlamak olması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“İnsanlık tarihinde diğerini ötekileştirmeyen davranış, söylem ve tutumlar her zaman değerli olarak kalacak, inananların sağduyusu bu tür söylemlere karşı her zaman galip gelecektir. İnsanlığa barış̧, huzur, esenlik, merhamet, şefkat, adalet ve fazilet aşılamanın yolu çatışmak değil, birlikte yaşama ahlakını yeniden yaşanır hale getirmekten geçmektedir. İslam Medeniyeti her zaman, farklı dinlerden, kültürlerden insanları asırlar boyunca bir arada yaşamasına imkân vermiş ve herkese inancına göre yaşama hakkını sağlamış büyük bir medeniyettir. Bu vesilesiyle, bir kez daha hatırlatıyorum ki; İslam dini, insanlığın ahlak, merhamet, adalet, barış, esenlik gibi ulvi değerlerle buluşmasını amaç edinen bir barış dinidir.”

YUNAN BAŞPİSKOPOS NE DEMİŞTİ?

Yunanistan Başpiskoposu İeronimos, OPEN TV kanalında katıldığı Yunanistan’ın kurtuluş savaşı ile ilgili bir programa katıldı.

“İSLAM BİR DİN DEĞİL”

İeronimos katıldığı programda “İslam’ın bir din olmadığını” ve “Müslümanların savaş yanlısı insanlar olduğunu” söyledi.

Elinde kurtuluş savaşından kalma olduğunu söylediği  bir silah ve bazı kutsal emanetlerle kamera karşısına geçen İeronimos “İslam, onun insanları din değil, siyasi bir parti, siyasi bir arzu ve savaş insanları, yayılmacılığın insanlarıdır. İslam’ın özelliği bu. Muhammed’in öğretileri de bunu söylüyor.” ifadelerini kullanmıştı.

 

Kaynak: Haber7

Devamını oku

GENEL

Covid-19 aşısı yaptıran sağlık çalışanı sayısı 700 bini geçti

Koronavirüs Bilim Kurulunun tavsiyeleri doğrultusunda, Sağlık Bakanlığınca belirlenen “Covid-19 Aşısı Ulusal Uygulama Stratejisi”ne göre, 14 …

Yayınlanma tarihi

-

Koronavirüs Bilim Kurulunun tavsiyeleri doğrultusunda, Sağlık Bakanlığınca belirlenen “Covid-19 Aşısı Ulusal Uygulama Stratejisi”ne göre, 14 Ocak Perşembe ülke genelinde başlatılan aşılama çalışmalarına devam ediliyor. Bu kapsamda öncelikle sağlık çalışanlarının aşılanması sürdürülüyor.

Aşılamanın dördüncü gününde 700 binden fazla sağlık çalışanı Sinovac firması tarafından üretilen CoronaVac aşısının ilk dozunu oldu.

Ankara Şehir Hastanesi’ndeki 130 aşı uygulama odasında sağlık görevlileri aşılanıyor.

SAĞLIK GÖREVLİLERİ AŞI YAPTIRMAYI TAVSİYE EDİYOR

Röntgen teknisyeni Fatma Sevran, aşı uygulama sürecinin gayet iyi geçtiğini ve sadece ufak bir iğne ağrısı hissettiğini belirterek, “Covid-19 geçirmiştim. Nasıl bir sıkıntı yaşadığımı biliyorum. Aşı geldiğini duyunca sevinerek geldim.” ifadelerini kullandı.

Sevran, tekrar hastalanmamak için aşı yaptırdığını dile getiren, “Herkese de tavsiye ederim. Herhangi bir sıkıntı yok.” dedi.

Hemşire Cihan Kaya da 5 ay önce Covid-19’a yakalandığını, ilk başlarda sürecin çok sancılı geçtiğini, ateş ve diğer belirtilerin olduğunu söyledi.

Aşının tek çare olduğunu düşünüp uygulamaya katılmaya karar verdiğini anlatan Kaya, “Aşı olurken herhangi bir ağrı vesaire olmadı. Şu an için bir sıkıntı yaşamadım. Toplumsal bir sorumluluk, aşıyı olmamız gerekiyor. Başka bir çaremiz yok. Şu an için bu hastalıktan başka türlü kurtulma yolumuz yok. O yüzden aşı olmak gerekiyor.” diye konuştu.

Sağlık görevlileri aşı olmalarının ardından özçekim yaptı.

İKİNCİ DOZ UYGULAMASI, 28 GÜN SONRA YAPILACAK

Türkiye’deki yaklaşık 1 milyon 100 bin sağlık çalışanının aşılanmasının ardından yaşlı, engelli, koruma evleri gibi yerlerde kalan ve çalışanlar aşılanacak. Bu grubu 65 yaş ve üstü bireyler izleyecek.

İlk dozun uygulanmasından 28 gün sonra aşının ikinci dozu uygulanacak. MHRS ve e-Nabız hesabı üzerinden randevu kontrol edilebilecek veya değiştirilebilecek.

Kaynak: NTV

Devamını oku

GENEL

Eğitimde yeni dönem: Öğrencilerin kaderini belirleyecek taslak Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunuldu

Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu, öğrencilere 21. yüzyıl yetkinliklerinin kazandırılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı …

Yayınlanma tarihi

-

Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu, öğrencilere 21. yüzyıl yetkinliklerinin kazandırılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Politika Belgesi Taslağı’nı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sundu.

Kurulun Twitter hesabından yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunulan belgenin içeriğine ilişkin bilgi verildi.

Belgede, öğrencilere 21. yüzyılda kazandırılması gereken yetkinliklere ilişkin politika önerilerinin ortaya konulduğu ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Bu çerçevede, eğitim yaklaşımı ve ders kitaplarının yeniden ele alınması, ölçme ve değerlendirme süreçlerinin üst düzey düşünme ve ürün ortaya koyabilmeyi destekleyecek biçimde kurgulanması, öğrencilerimizin teknolojinin güvenli ve doğru kullanımı konusunda bilinçlendirilmesinin yanı sıra yazılım ve kodlama gibi beceriler edinerek teknolojinin yalnızca tüketicisi değil, aynı zamanda üreticisi olabilmelerinin sağlanması, öğretmen, öğretim elemanları ve eğitim yöneticilerinin liyakat prensibi çerçevesinde yetiştirilmesi, atanması ve mesleki gelişimlerinin sağlanması, paydaşlarla iş birliğine yönelik olarak, iş dünyasıyla yoğun etkileşim, sektörle bütünleşmiş okul modelleri, staj, öğrenci niteliklerini izleme, kurumlar arasında fiziki ve beşeri kaynakların ortak kullanımı gibi konularda yeni yaklaşımlar ve özgün uygulamaların geliştirilmesi, yetkinliklerin kazandırılması sürecinde etkin bir kalite takibi için temel eğitim ve ortaöğretim kademelerinde kalite güvence sisteminin oluşturulması gibi çeşitli hususlarda kapsamlı politika önerilerine yer verilmiştir.”

Kaynak: Yeni ŞAFAK

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR