Takip Edin

GÜNDEM

Bodrum’da sahile ‘beyaz kum’ diye mermer tozu dökmeye çalışan otele 345 bin lira ceza

Bodrum’un Yalıkavak ve Gündoğan’da sahile Maldivler’in sahillerinde bulunan beyaz kum görüntüsünü vermek isteyen 2 otele Çevre İl Müdürlüğü ile …

Yayınlanma tarihi

-

Bodrum’un Yalıkavak ve Gündoğan’da sahile Maldivler’in sahillerinde bulunan beyaz kum görüntüsünü vermek isteyen 2 otele Çevre İl Müdürlüğü ile Bodrum Belediyesi Çevre Kontrol Koruma Müdürlüğü tarafından baskın yapıldı.

Otel çalışanlarının mermer tozunu sahile sererken suçüstü yakalanmasının üzerine, iki otele de para cezası kesildi. 

Yalıkavak Mahallesi’nde bulunan otele Çevre ve şehircilik müdürlüğü tarafından 310 bin lira, Bodrum Belediyesi ise 35 bin lira ceza kesiti. Diğer otel için ise soruşturma başlatıldığı öğrenildi.

‘Her türlü müdahaleyi yapmaktan geri kalmayacağız’

Bodrum Belediye Başkan Ahmet Aras, “Çevre Müdürlüğümüz söz konusu girişim nedeniyle 310 bin lira ceza kesti. Biz de imara aykırı uygulamadan dolayı 35 bin lira ceza uyguladık ve işlemi durdurduk” dedi.

Benzer bir olayın Gündoğan Kızılburun’da yaşandığını belirten Aras, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Ekiplerimiz gittiler tespitlerini yaptılar ve Çevre İl Müdürlüğü ile koordineli bir şekilde denetim ve kontrol faaliyetlerini sürdürüyorlar. Orada da gereken işlem yapılacaktır. Bu duyumları aldığımızda, her türlü müdahaleyi yapmaktan geri kalmayacağız.”

‘Hiçbir canlının yaşamasına imkan vermeyen bir kum’

Aras, mermer ocağından çıkan kumun Gündoğan sahiline dökülmeye kalkışıldığını ifade ederek “Yatağan ve Milas bölgesinden gelen kumlar mermer ocaklarının tozları olarak biliniyor. Mermer ocaklarından çıkan kum bu son gittiğimiz yerdeki kumlar ve tamamen deniz dibini beton gibi, deniz suyuna girdiği zaman tamamen kaplayan ve orada hiçbir canlının yaşamasına imkan vermeyen bir kum. Aynı zamanda insan sağlığına da zararlı olduğunu uzmanlar söylüyor. Biz buna rağmen numuneleri aldık ve tahlile gönderdik” dedi.

‘Kum firması mermer ocağı çıktı’

Bodrum Kent Konseyi Başkan Arif Yılmaz ise “Muğla’dan Yatağan’a gelirken yan taraftaki tabelalara bakarsanız plaj kumu satılır tabelaları görürsünüz. Ben rastladım ve araştırdım, takip ettim mermer ocağı çıktı. Yalıkavak’daki firma bilgilerini kontrol ettiğinizde asıl işinin çok ciddi şekilde mermer üreten firma olduğu ortaya çıkıyor. Bu konuda aldığımız duyumlarda mermer tozu diye ama kurumsal ciddiyetten ötürü mutlaka analiz sonuçlarını bekliyoruz. Tüm bulgular bizi mermer tozuna götürüyor. Biz bunun böyle olduğunu biliyoruz. Bilimsel ispatlarla da bu konuyu teyit edip üniversite de üzerinde çalışmamız gerekecek” dedi.

Kaynak: Sputnik TR   ©SputnikTR 

GÜNDEM

Binali Yıldırım’ın PCR test sonucu negatif çıktı

Corona virüs tanısı konan AK Parti İzmir Milletvekili ve eski Başbakan Binali Yıldırım iyileşti. Yıldırım, sosyal medya paylaşımında yaptırdığı …

Yayınlanma tarihi

-

Corona virüs tanısı konan AK Parti İzmir Milletvekili ve eski Başbakan Binali Yıldırım iyileşti.

Yıldırım, sosyal medya paylaşımında yaptırdığı son PCR testinin negatif çıktığını duyurdu.

Yıldırım “Karantina sürecinde arayan, mesajlarıyla paylaşımda bulunan, dua ve desteklerini esirgemeyen herkese şükranlarımızı sunuyoruz” mesajını paylaştı.

Tedavi süreci devam eden hastalara acil şifa dileyen YIldırım “Bu zor zamanda, insanüstü bir gayret ve fedakârlıkla çalışan tüm sağlık ordumuza Allah güç, kuvvet versin” ifadesini kullandı.

Yıldırım, herkesi tedbirlere uymaya çağırdı.

Devamını oku

GÜNDEM

Aleyna Çakır’ın ölümü soruşturmasında şüpheli Ümitcan Uygun’un annesi Gülay Uygun, ölü bulundu

Aleyna Çakır olayında ‘şüpheli’ olarak kamuoyuna yansıyan Ümit Can’ın, Sosyal Hizmetler’de görevli olduğu ortaya çıkan ve Aile ve Sosyal …

Yayınlanma tarihi

-

Aleyna Çakır olayında ‘şüpheli’ olarak kamuoyuna yansıyan Ümit Can’ın, Sosyal Hizmetler’de görevli olduğu ortaya çıkan ve Aile ve Sosyal Politikalar Çalışma Bakanlığı müfettişleri tarafından hakkında soruşturma başlatılan annesi Gülay Uygun, bugün akşam saatlerinde şüpheli bir şekilde ölü bulundu.

3 Haziran’da Ankara’daki evinde ölü olarak bulunan 21 yaşındaki Aleyna Çakır’ın ailesi, kızlarının cinayete kurban gittiğini iddia ediyordu. Kızlarının öldürüldükten sonra intihar süsü verildiğini savunan aile şüpheli olarak kızlarının erkek arkadaşı Ümit Can’ı işaret ediyordu. Aleyna Çakır’ın komşuları ve arkadaşları da genç kızın sürekli şiddet gördüğünü söyleyip cinayet ihtimali üzerinde durdu.

Aleyna Çakır gibi Sosyal Hizmetler yurdunda kalan kızların Ümit Can’ın annesi tarafından yaşamına son vermeye yönlendirildiği iddiası üzerine Bakanlık soruşturma başlattı.

Bakanlık soruşturmasının ardından Ümit Can’ın annesi Gülay Uygun bugün akşam saatlerinde başına tek el silahla ateş edilmiş olarak ölü bulundu.

Henüz 21 yaşında olan Aleyna’nın evinde intihar etmiş şekilde ölü bulunmasının ardından başlatılan soruşturmada gelişmeler yaşandı. Aleyna’nın Ümit Uygun tarafından işkence gördüğü görgü tanıkları tarafından ortaya çıkarılırken Ümit’in annesiyle ilgili de çok çarpıcı iddialar ortaya atılmıştı.

Geçtiğimiz günlerde yayına bağlanan bir başka görgü tanığı Ümit Uygun’un annesiyle ilgili çarpıcı iddialarda bulundu. Ümit Uygun’un annesinin çocuk eğitmeni olduğunu söyleyen tanık, 18 yaşını doldurup yurttan ayrılan kızlara bir ev açtığını ve gece hayatında çalışmaya zorladığını iddia etti.

Ümit Uygun’un yakın arkadaşı Tayfun Kürkçü, Aleyna ve Ümit arasında yaşananları Müge Anlı’ya anlattı. Ümit’i Aleyna’ya şiddet uygularken görmediğini söyleyen Kürkçü, son dönemde aralarının çok iyi olduğunu söyledi. Kürkçü’nün “Vücudundaki morluklar Ümit’in yaptığı anlamına gelmez. Ümit ve Aleyna evlenecekti” sözleri sonrası baba Mehmet Esen fenalık geçirdi. Gözyaşları içerisinde ‘Yalan söylüyorlar’ diyerek haykıran baba, canlı yayında fenalık geçirdi. Müge Anlı, hastaneye kaldırılan Mehmet Esen’in durumunun iyi olduğunu ve tansiyonunu düşürmek için müdahalede bulunulduğunu ifade etti.

Olayın ardından canlı yayına Aleyna’nın abisi Himmet Esen bağlandı. Tayfun Kürkçü’nün Ümit Uygun’un çok samimi arkadaşı olduğunu söyleyen abi, sürekli yan yana olduklarını ve aynı karakterde olduğunu belirtti.

Kaynak: Sputnik TR

Devamını oku

GÜNDEM

Yeni başbakanımız Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yakın ilişki kurmak isteyecek

Japonya’nın sekiz yıl ile rekor süre görevde kalan başbakanı Şinzo Abe, geçen ay sağlık sorunları nedeniyle istifa etmişti. Abe’nin görevini …

Yayınlanma tarihi

-

Japonya’nın sekiz yıl ile rekor süre görevde kalan başbakanı Şinzo Abe, geçen ay sağlık sorunları nedeniyle istifa etmişti. Abe’nin görevini bırakmasının ardından, Japon parlamentosu Diet’te yapılan dünkü oylama ile, iktidardaki Liberal Demokrat Parti’nin (LDP) lideri Yoşihide Suga ülkenin 99’uncu Başbakanı seçildi.

Hürriyet Gazetesine konuşan Yamaneko Araştırma Enstitüsü Başkanı siyaset bilimci Dr. Lully Miura, kısa vadede radikal değişiklikler beklenmemesi gerektiğini kaydetse de, “Bay Suga’nın çok az dış politika deneyimi olduğu düşünüldüğünde, yeni yönetimin bu alandaki stratejilerinin orta ve uzun vadeli etkileri daha belirsiz” diye ekliyor.

“ERDOĞAN İLE YAKIN İLİŞKİLER KURAR”

Abe döneminde Tokyo-Ankara ilişkileri olumlu bir seyir izledi. Abe, başbakanlığında üç kez Türkiye’yi ziyaret ederken, Cumhurbaşkanı Erdoğan da aynı periyotta üç kez Japonya’ya gitti. Miura, Tokyo-Ankara ilişkilerine dair, “Yakın dönemde önemli bir değişiklik olacağına inanmıyorum. Başbakan Abe ve Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan yıllar içinde güvenilir bir kişisel ilişki kurmuş görünüyordu. Yeni başbakanın da benzer yakın ilişkiyi kurmak için çaba harcayacağından eminim” görüşünü dile getirdi.

ÖNCELİKLİ SORUN KORONA

Önceden Kabine Baş Sekreteri ve Hükümet Sözcüsü olarak görev yapan Suga, hafta başında LDP başkanlığına seçilmişti. Koronavirüs salgını ve daralan ekonomi, Abe’nin yolunu izleyeceği sözünü veren Suga’nın önündeki en acil sorunlar.

ERDOĞAN YENİ JAPONYA BAŞBAKANI’NI KUTLADI

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Japonya’nın yeni başbakanı Yoşihide Suga’yı tebrik mektubu ile kutladı. Mektupta şu ifadeler yer aldı: “Başbakanlık ve Liberal Demokrat Parti Başkanlığına seçilmiş olmanız dolayısıyla zat-ı alilerini milletim, hükümetim ve şahsım adına içtenlikle tebrik ediyor ve yeni görevlerinizin hayırlı olmasını diliyorum. Türkiye ile Japonya arasındaki tarihi dostluk bağlarının temelleri, bundan tam 130 yıl önce, 16 Eylül 1890’da Kushimoto’da Ertuğrul Fırkateyni Hadisesi ile atılmıştır. Zat-ı alilerinin bu önemli göreve, böyle anlamlı bir tarihte seçilmiş olması dostluk tarihimiz açısından fevkalade güzel bir tevafuk olmuştur. Bu köklü dostluğumuzu, 2013 yılında kurduğumuz stratejik ortaklık anlayışı temelinde, zat-ı alilerinin liderliğinde ve değerli katkılarıyla daha da ileri seviyelere taşımayı temenni ediyorum… Coğrafi mesafelerin ötesinde birbirine gönül komşusu olan Türk ve Japon milletlerinin, samimi ortak gayretlerimizle uluslararası topluma yön verecek katkılar sunabileceklerine tüm kalbimle inanıyorum. Bu anlayışla, ikili, bölgesel ve uluslararası konularda zat-ı aliniz ile yakın işbirliği içinde çalışmaktan memnuniyet duyacağım. Bu vesileyle, sağlık ve mutluluğunuz ile dost Japon halkının esenlik ve refahı için en kalbi dileklerimi yineliyorum.”

KAYNAK: HÜRRİYET GAZETESİ

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR