Takip Edin

POLİTİKA

Beş yıldır göç krizini çözemeyen AB üyesi ülkelere Avrupa Komisyonu’ndan yeni göç ve iltica planı

Avrupa Birliği’ni (AB) en derinden bölen meselelerin başında gelen göç konusunda Avrupa Komisyonu yeni bir plan sundu. Planın ana hatları şöyle …

Yayınlanma tarihi

-

Avrupa Birliği’ni (AB) en derinden bölen meselelerin başında gelen göç konusunda Avrupa Komisyonu yeni bir plan sundu. Planın ana hatları şöyle:

* Komisyon her yıl birliğe geleceklerin sayısıyla ilgili tahminlere dayanarak her üye ülkenin ekonomisi ve nüfusunun büyüklüğüne göre ne kadar sığınmacı alması gerektiğine dair projeksiyon yayımlayacak.

* AB üyesi devletler, ne kadar sığınmacı ve göçmene evsahipliği yapmaya veya ne kadarını kaynak ülkelerine geri göndermeye gönüllü olduklarını beyan edecek.

* Aynı zamanda Yunanistan, İspanya, İtalya, Malta gibi güneyden giriş yapılan ülkerele yardım teklif edebilecekler.

* Bu beyanlar güney ülkelerinden giriş yapanların sayısının en az 70’ini kapsamazsa, ‘kritik toplu düzeltme mekanizmasını’ devreye sokacak olan Komisyon, üye devletlere geri dönüş yapacak ve her birine evsahipliği yapmayla ilgili ‘adil paylaşım’ kotalarının yüzde 50’sine kadar yeni gelenlerden devredebilecek. 

* Bir AB ülkesi sığınma başvurusu kabul edilmeyen birini geri göndermeyi taahhüt eder ama bu kişi 8 ay sonra hala Avrupa’da olursa, ülke onu geri almak zorunda olacak, bu sırada topraklarından geri gönderme çabalarını devam ettirebilecek.

* Komisyon, AB bütçesinden üye devletlere her yeniden yerleştirilen yetişkin için 10 bin ve her yeniden yerleştirilen eşlikçisiz (ebeveynsiz) çocuk için 12 bin euro ödemeye devam edecek.

*  Bir AB üyesi devlet yükümlülüklerini yerine getirmezde, Komisyon ona karşı birliğin yasalarını ihlalden yasal süreç başlatacak. Ancak ağır para cezası öngören sürecin yıllar alması bekleniyor. 

* Düzensiz göçün Ortadoğu ve Afrika’dan Avrupa’ya milyonların aktığı 2015/16’daki düzeye yükselmesi halinde, Komisyon kriz mekanizması önerecek. Bu mekanizmada, üye devletler bir dayanışma biçimi olarak kapasite geliştirme teklif edemeyecek, yeni gelenleri yeniden yerleştirmekle veya geri dönüşlerini sağlamakla yükümlü olacak.

Gönüllü işbirliği ve esnek destek temelinde

Üyeler arasındaki adil sorumluluk paylaşımı ve dayanışmaya dayanan yeni plan, gönüllü işbirliği ve esnek destek temelinde yürüyecek. İşlemlerin hızlandırılması ve daha verimli hale getirilmesini sağlayacak. Ancak üye ülkelerin birine veya birkaçına yönelik göç baskısının artması halinde daha sıkı katkıların yapılması istenecek. 

AB, Türkiye ile çalışmayı sürdürmek istiyor

Yeni sistemde AB’nin üçüncü ülkelerle duruma özel ve her iki tarafın çıkarını gözetecek ortaklıklar kurması amaçlanıyor. Bu yolla insan kaçakçılığı gibi ortak zorlukların giderilmesi, geri kabul anlaşmalarının ve düzenlemelerinin etkin uygulaması için yasal yolların geliştirilmesi hedefleniyor. AB üyelerinin geri kabul konusunda üçüncü ülkelerle iş birliğinin desteklenmesi konusunda tam bir birlik içinde hareket etmesinin altı çiziliyor.

Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Margaritis Schinas, bu yeni önerinin sadece AB için değil, Türkiye gibi üçüncü taraflar için de önemli olduğunu söyledi.

AA’nın aktardığına göre, Schinas, “Türkiye ile birlikte çalışmaya devam edebiliriz. Şunu unutmamalıyız. Türkiye milyonlarca Suriyeliye ev sahipliği yapıyor. Bu takdire şayan bir şey” dedi.

‘AB Geri Dönüş Koordinatörü’ makamı oluşturulacak

Yeni sistemin işlerliğini artırmak için ‘AB Geri Dönüş Koordinatörü’ makamı oluşturulacak ve her ülke bu yapı içinde çalışmak üzere kendi ulusal temsilcisini atayacak.

Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi, Komisyonun önerisini inceleyecek ve uzlaşma sağlanırsa gerekli yasal düzenlemeleri çıkaracak. AB Komisyonu, bu sürecin yıl sonuna kadar tamamlanmasını istiyor.

Kaynak: Sputnik TR

POLİTİKA

SETA’dan “Ermenistan’ın savaş suçları kayıt altına alınsın” çağrısı

Yücel Acer tarafından kaleme alınan analizde Ermenistan güçlerinin sivil yerleşim yerlerini bombalamasının, sivilleri öldürmesi ya da …

Yayınlanma tarihi

-

Yücel Acer tarafından kaleme alınan analizde Ermenistan güçlerinin sivil yerleşim yerlerini bombalamasının, sivilleri öldürmesi ya da yaralamasının savaş suçu sayılan eylemler arasında yer aldığı, hatta yaygın bir şekilde yapıldığı durumlarda insanlığa karşı suçlar niteliği kazandığı ifade edildi.

Savaş kuralları ve ihlalleri, suçluların yargılanması, Ermenistan Azerbaycan çatışmalarında Ermenistan’ın askeri faaliyetleri ve hukuki değerlendirmesi gibi konulara yer verilen analizde şunlar kaydedildi:

“Ermenistan’ın 1992-1994 yılları arasında, Karabağ ve civarındaki Azeri topraklarını işgali sırasında ne tür ihlaller gerçekleştirdiği, bağımsız uluslararası raporlarla da tespit edilmişti. Daha dramatik olan ise 27 Eylül’den bu yana, işgal altındaki Azeri topraklarında yaşanan çatışmalarda, yine Ermenistan’ın bu tür ihlallerinin ön plana çıkıyor olmasıdır. Genel bir inceleme dahi Ermenistan güçlerinin mevcut çatışmalarda birçok uluslararası insancıl hukuk kuralını ihlal ettiğini göstermektedir. Söz konusu suçları işleyenlerin yargılanabilmesi için, bu eylemlerin tespiti ve mevcut mekanizmaların ele alınması bu aşamada önem arz etmektedir.”

Analizde Ermenistan’ın Ermeni soykırımı iddialarıyla dünya ölçeğinde mağdur görüntüsü verirken diğer taraftan Ermenistan yönetimlerinin son 30 yıldır ve halen Karabağ ve çevresinde sivillere yönelik saldırılarla ön plana çıkıyor olmalarının dikkat çekici olduğu belirtildi.

Şubat 1992’de Rus ordusu tarafından desteklendiği bildirilen Karabağ Ermeni kuvvetlerinin Azeri nüfuslu Hocalı kasabasını ele geçirdikleri, çatışmalarda o güne kadarki en büyük katliamları gerçekleştirdikleri ve 500 ila 1000 arasında sivilin hayatını kaybettiği, Ermenistan, Karabağ Ermeni gruplar ve Azeri güçleri arasında Karabağ nedeniyle yaşanan çatışmalarda 25 bin civarında insanın hayatını kaybettiği, bir milyondan fazla Azerbaycan vatandaşının evlerinden ve yerleşim yerlerinden ayrılmak zorunda kaldığı veya sürüldüğü vurgulandı.

Halen devam eden bu çatışmalarda 1992-1994 yılları arasında yaşanan acı olayları hatırlatan eylemlerin cereyan ettiği, çatışmalarda Ermenistan’ın yine sivil kayıplara yol açan askeri faaliyetleriyle ön plana çıktığı belirtilen analizde “Bir silahlı çatışma yöntemi olarak, sivillere ciddi zararlar verecek düzeyde altyapı tesislerine zarar veren saldırılar düzenleyerek sivillerin temel ihtiyaçlarını karşılanmasının engellenmesi de savaş suçları arasında sayılan eylemlerdendir.” ifadelerine yer verildi.

Savaş suçu sayılan eylemlerin kimler tarafından işlendiğinin kanıtlarıyla beraber tespit edilmesinin, bu suçların faillerinin yargılanması bağlamında büyük önem arz ettiği, şüphelilerin yargılanmasına dair ulusal mekanizmaların yanı sıra siyaseten zor olsa da harekete geçirilebilecek bazı uluslararası mekanizmalar bulunduğuna dikkat çekilen analizde “Bu tür suçları işleyenlerin veya işlenmesine katılanların, devlet başkanlığı, başbakanlık ya da bakanlık dahil olmak üzere bulundukları resmi konumlar cezai sorumluluklarını ve yargılanmalarını engelleyen hususlar değildir. Yeter ki bu kişiler, yetki sahibi ulusal ya da uluslararası yargı organları önüne şahsen çıkarılabilsinler.” tespitine yer verildi.

Devamını oku

POLİTİKA

Anastasiadis’ten Ersin Tatar’a skandal ‘kutlama’ mesajı!

Prof. Dr. Ata Atun, Nikos Anastasiadis’in kutlama mesajında kullandığı cümlelerin kesinlikle kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Ata Atun …

Yayınlanma tarihi

-

Prof. Dr. Ata Atun, Nikos Anastasiadis’in kutlama mesajında kullandığı cümlelerin kesinlikle kabul edilemez olduğunu dile getirdi. 

 

Ata Atun yazısında “Rum lider Anastasiadis’in kutlama yazısında yer alan “Kıbrıslı Türk vatandaşlarım” tanımı kabul edilemezdir. Rum lider  Anastasiadis Kıbrıslı Rumların oyları ile seçilmiş bir siyasidir. Hiçbir zaman ve koşulda da KKTC vatandaşları kendisinin temsil ettiği oluşumun vatandaşları değillerdir.” ifadelerini kullandı. 

İşte Ata Atun’un o yazısı; 

 

KKTC’nin yeni seçilen Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a, Rum lider Nikos Anastasiadis’in gönderdiği kutlama mesajı kabul edilebilir bir üslupla yazılmamıştır ve politik teamüller içerisinde derhal kendisine iade edilmelidir.

Sayın Ersin Tatar, KKTC vatandaşları tarafından KKTC’nin Cumhurbaşkanı olarak seçilmiştir.

Sayın Ersin tatar, Anastasiadis’in kutlama mesajında bahsettiği şekli ile Türk Cemaatinin Lideri sıfatının da üzerinde KKTC Cumhurbaşkanı sıfatını taşımaktadır.

KRY lideri Anastasiadis, Cumhurbaşkanımıza hitaben yazdığı yazılarından kendisine “KKTC Cumhurbaşkanı” olarak hitap etmediği takdirde yazısının kabul edilemeyeceği kendisine bildirilmelidir. 

KABUL EDİLEMEZ

Rum lider Anastasiadis’in kutlama yazısında yer alan “Kıbrıslı Türk vatandaşlarım” tanımı kabul edilemezdir. Rum lider  Anastasiadis Kıbrıslı Rumların oyları ile seçilmiş bir siyasidir. Hiçbir zaman ve koşulda da KKTC vatandaşları kendisinin temsil ettiği oluşumun vatandaşları değillerdir. 

Yukarıda belirtilen hassas konular, Rum lider Anastasiadis’in KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a hitaben gönderdiği yazılarda yer almadığı sürece, bu içerikteki yazıların kabul edilmemesi gerekmektedir.

Kamu oyuna saygılarımla duyururum.

haber7

 

Devamını oku

POLİTİKA

Bülent Turan’dan Meral Akşener’e cevap

Bülent Turan yaptığı açıklamada “Sayın Akşener, ya Ümit Özdağ’ın söylediği yanlış o konuda gereğini yapacaktır ya da Ümit Özdağ’ın dediği …

Yayınlanma tarihi

-

Bülent Turan yaptığı açıklamada  “Sayın Akşener, ya Ümit Özdağ’ın söylediği yanlış o konuda gereğini yapacaktır ya da Ümit Özdağ’ın dediği doğruysa İl Başkanı hakkında gereğini yapacaktır. Sayın Akşener, devlet tecrübesiyle beraber, bu süreçte devletin, milletin beklediği adımları atmak durumundadır.” ifadelerini kullandı.

Haber7

 

 

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR