Takip Edin

SAĞLIK KORONAVİRÜS

Baş dönmesinin sebebi vitamin eksikliği olabilir

Hastaların ‘dönme hissi’ olarak tarif ettiği vertigonun bir nedeni de vitamin eksikliği. Yapılan son araştırmalara dikkat çeken Kulak Burun Boğaz …

Yayınlanma tarihi

-

Hastaların ‘dönme hissi’ olarak tarif ettiği vertigonun bir nedeni de vitamin eksikliği. Yapılan son araştırmalara dikkat çeken Kulak Burun Boğaz Hastalıkları ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Arzu Tatlıpınar, “Demir eksikliği anemisi, B12 ve D vitamini eksikliği vertigoya neden oluyor” dedi.Vertigo nedenleri arasında en fazla Benign pozisyonel paroksismal vertigo olarak bilinen iç kulak hastalığı sayılıyor. Halk arasında ‘kristallerin oynaması’ olarak bilinen hastalık, toplumun yüzde 10’unu etkiliyor. 65 yaş üstü kişilerde daha fazla görülen vertigonun bu yaş grubunun yüzde 30’unu etkilediğini ifade eden Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Arzu Tatlıpınar, hastalık hakkında önemli bilgiler verdi. 

İç kulaktaki kristallerin bulunduğu yerden ayrılmasıyla bir dakikadan kısa süren dönme hissi olduğunu ve bunun yatakta sağa ve sola dönüşlerle tetiklendiğini ifade eden Prof. Dr. Arzu Tatlıpınar, “Buna bazen bulantı ve kusma eşlik eder. Bu hastalığın 65 yaş sonrası daha fazla görülme sebebi iç kulakta yer alan ve halk arasında kristaller adı verilen kalsiyum karbonat kristallerinin yaşla birlikte dejenere olmasıdır’’ diye konuştu.

Vertigonun menopoz dönemindeki kadınlarda erkeklere oranla 3 kat fazla görüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Tatlıpınar, “Bunun sebebi bu dönemde östrojen düzeyinin ve hastaların kemik yoğunluğunun azalmasıdır. D vitamini seviyelerindeki düşmeler de etkili olur. D vitamini kalsiyum ve kemik metabolizmasında önemli bir role sahiptir. Kristaller olarak ifade edilen maddelerin oluşumunda D vitamini önemli bir rol oynar. Bunların bulundukları yerden yarım daire kanallarına düşmesi D vitamini eksikliği ile kolaylaşabilir. Bazı dahili hastalıklar da vertigoya neden oluyor. Bunların arasında tansiyon yükseklikleri, tiroit problemleri yer alabildiği gibi demir eksikliği anemisi, B12 vitamini eksikliği vardır” uyarısında bulundu.

Vertigonun darbe ve kazayla bağlantısı olabileceğini söyleyen Prof. Dr. Tatlıpınar, şöyle devam etti:

“Bu olaylar kristallerin yerinden oynamasını kolaylaştırır. O nedenle hastalara muhakkak herhangi bir travma geçirdi mi, başını bir yere çarptı mı diye sormamızda fayda var. Bunun dışında vertigo yapan sebepler arasında inme de yer alır. Hastada bir baş dönmesi buna eşlik eden bir bulantı ve kusma varsa mutlak suretle kulak, burun, boğaz doktoruna gitmeli. Hastalara manevralarla, bazı işitme ve denge testleri, kan tahlilleriyle tanı konulabilmektedir. Tanı sonrası tedavi uygulanır. Kişilerin eğer baş dönmesi varsa çaresiz olduklarını düşünmesinler. Mutlak suretle bir kulak burun ve boğaz hekimine gitsinler. Tanısı konulduktan sonra hastaları tedavi edebilmek mümkün. Bazı hastalarımızı hiç ilaç tedavisi vermeden sadece manevra ile tedavi edebiliriz.”

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SAĞLIK KORONAVİRÜS

Alman virologdan koronavirüs açıklaması: Bu kış zorlu geçecek

Alman hükümetine Kovid-19 salgınıyla ilgili danışmanlık yapan Berlin Charite Hastanesi Viroloji Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Christian Drosten’e …

Yayınlanma tarihi

-

Alman hükümetine Kovid-19 salgınıyla ilgili danışmanlık yapan Berlin Charite Hastanesi Viroloji Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Christian Drosten’e göre koronavirüs salgınında aşı bulunsa da uzun bir süre daha maske takmak zorunda kalacağız. Dünyada ilk SARS-CoV-2 test kitini geliştiren ünlü virolog Drosten, Deutsche Welle’ye yaptığı açıklamada, “Küresel tahminler yapmak çok zor. Avrupa’da birbirinden farklı zor durumlar söz konusu. Kolay bir kış olmayacak. Gelecek yıl aşıya sahip olacağız. Halkın belirli kesimlerinin aşılanmasının gelecek yılın sonuna kadar süreceğini tahmin ediyorum. Maskelerden bu kadar çabuk kurtulamayacağız” dedi.

Aşılama başlasa bile halkın çoğunun maske takmak zorunda kalacağını vurgulayan Drosten, Almanya gibi çok az enfeksiyonun olduğu ülkelerde bağışıklık kazananların sayısının sınırlı olacağını söyledi. Afrika’da hastalığın genç nüfusa sahip olması nedeniyle daha az şiddetli seyrettiğine işaret eden Drosten, şunları söyledi:

“Hindistan için şu anda çok endişeliyim. Hindistan büyük bir nüfus yoğunluğuna sahip. Virüs orada yayılıyor. Kontrolsüz diyemem ama neredeyse öyle. Sonra, tabii ki Güney Amerika. Şu anda küçük bir bilmece olan Afrika kıtası. Ama aynı zamanda kuzey yarımküre de söz konusu. Kış geliyor ve aralarında Avrupa’nın da olduğu virüs üzerinde çok az kontrol sağlayabilmiş bölgeler korona vakalarıyla sonbahara giriyor. Avrupa‘da da olmak üzere, çok yakında daha sıkı önlemler alması gerektiğine inandığım ülkeler mevcut. Avrupa ülkeleri arasında nüfus yapısı ve diğer parametreler açısından çok az fark olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle Fransa, İngiltere, İspanya gibi diğer ülkelere bakmalıyız. Orada gördüğümüz şey, ekonomi için katlanılabilir ama gerekli olan tepkileri çok erken vermezsek Almanya’da da benzer durumları yaşayacak olmamız. Şu anda uyguladığımız ve hiçbir şekilde eleştirilecek bir tarafı olmayan önlemleri değiştirmek için doğru noktayı bulmak zor bir iş. Konseptleri yaygın virüs bulaşmasını önlemek ve bir aşının kullanılmasını beklemek olan dünyanın diğer bölgelerinde 2021’in sonuna kadar maske takılacağından yola çıkabiliriz. Doğru tahminler yapmak imkansız, ancak gelecek yıl maske taktığımız bir yıl olacak.”

‘Günlük vaka sayısı 50 bine çıkacak’

İngiltere’de hükümetin sağlık danışmanı Prof. Chris Whitty ülkede koronavirüs vaka sayısının her 7 günde ikiye katlandığını söyledi. Whitty, yeni kısıtlamaların getirilmemesi halinde ekim ortasında günlük vaka sayısının 50 bine çıkacağını, kasım ortasında günlük can kaybının 200’e yükseleceğini belirtti. Vaka sayılarının bölgesel farklılıklar göstermekle birlikte her yaş grubunda arttığını Whitty, bunun test sayısının artmasıyla ilgisi bulunmadığını vurguladı. Ülkede, pazar günü bir günde tespit edilen yeni vaka sayısı 3899’du.

‘Sürü bağışıklığı virüsün yayılmasını önlemeyecek’

Salgının başında sürü bağışıklığını benimseyen bir politika izleyen İngiltere’de nüfusun yüzde 8’inin Kovid-19’a karşı antikor geliştirdiğini, Londra’da ise bu oranın yüzde 17 olduğunu açıklayan Whitty, bu oranların virüsün yayılmasını önlemeyeceğine dikkat çekti. Hükümetin bilim danışmanı Patrick Vallance ise Kovid-19 nedeniyle hastanede tedavi görenlerin sayısının eylül ayı başından beri sürekli artış gösterdiğini kaydetti. Sonbahar ve kış döneminde salgının daha da artacağının beklendiğini vurgulayan Vallance, durumun ciddiyetinin herkes tarafından anlaşılması gerektiğini vurguladı. Gripten yılda ortalama 7000 kişinin öldüğünü belirten Vallance, koronavirüsten ölüm sayısının çok daha yüksek olduğunu söyledi. Vallance, İngiltere’de Kovid-19 bulaşanların sayısının toplam 70 bin civarında olduğunu ve günlük vaka sayısının 6000’lerde seyrettiğinin tahmin edildiğini ifade etti.

‘Mini karantina’

Başbakanlık konutunda dün Prof. Whitty, Maliye Bakanı Rishi Sunak ve Sağlık Bakanı Matt Hancock ile bir araya gelen Başbakan Boris Johnson’ın ‘iki haftalık mini bir karantina” önerisini değerlendirdiği belirtiliyor.

Hükümet ülke çapında kısıtlamalardan ziyade bölgesel önlemler üzerinde duruyor.

Ülkenin kuzeyindeki Lancashire, Merseyside, Midlands ve West Yorkshire bölgelerinde vaka sayılarının artması nedeniyle önlemler geçen hafta artırıldı.

Kaynak: Sputnik TR

Devamını oku

SAĞLIK KORONAVİRÜS

DSÖ: Dünyadaki Kovid-19 vakalarının yüzde 14’ü sağlık çalışanlarında tespit edildi

Ghebreyesus, “Dünya Hasta Güvenliği Günü” dolayısıyla düzenlenen etkinliğe video konferans yöntemiyle katıldı.  Hastaları güvende tutmanın …

Yayınlanma tarihi

-

Ghebreyesus, “Dünya Hasta Güvenliği Günü” dolayısıyla düzenlenen etkinliğe video konferans yöntemiyle katıldı. 

Hastaları güvende tutmanın anahtarlarından birinin de sağlık çalışanlarını güvende tutmak olduğunu vurgulayan Ghebreyesus, Kovid-19 salgınının herkese sağlık çalışanlarının, yaşamları kurtarmada oynadığı hayati rolü bir kez daha hatırlattığını ifade etti. 

Ghebreyesus, “Hepimizin sağlık çalışanlarına muazzam bir borcu var. Sadece hastalara baktıkları için değil ama görev gereği kendi hayatlarını riske attıkları için de.” dedi.

Küresel olarak, DSÖ’ye bildirilen Kovid-19 vakalarının yüzde 14’ünün sağlık çalışanları arasında tespit edildiğini aktaran Ghebreyesus, bazı ülkelerde bu oranın yüzde 35’e kadar çıktığını kaydetti. Bu konudaki verilerin sınırlı olduğunu dile getiren Ghebreyesus, sağlık çalışanlarının Kovid-19’a işyerlerinde veya toplum içinde enfekte olup olmadığını bilmenin zor olduğunu söyledi.

Ghebreyesus, sağlık çalışanlarının sadece Kovid-19 riski altında olmadıklarını, ayrıca her gün “stres, tükenmişlik, damgalanma, ayrımcılık ve hatta şiddet”e maruz kaldığı uyarısında bulundu.

DSÖ Genel Direktörü, sağlık çalışanlarına “güvenli çalışma koşulları oluşturmanın, eğitmenin, hak ettikleri ücret ve saygıyı vermenin” her zamankinden daha önemli olduğunu sözlerine ekledi.

 

Kaynak: Sputnik TR

Devamını oku

SAĞLIK KORONAVİRÜS

17 Eylül 2020 corona virüs tablosu: 66 can kaybı, bin 648 vaka

Günlük corona virüs tablosu… Türkiye’de son 24 saatte 109 bin 985 Covid-19 testi yapıldı, 1648 kişiye hastalık tanısı konuldu.
Son 24 saate …

Yayınlanma tarihi

-

Günlük corona virüs tablosu…

Türkiye’de son 24 saatte 109 bin 985 Covid-19 testi yapıldı, 1648 kişiye hastalık tanısı konuldu.

Son 24 saate 66 kişi Covid-19 nedeniyle hayatını kaybetti, ağır hasta sayısı 1372 oldu. 1143 kişinin Kovid-19 tedavisinin tamamlanmasıyla iyileşenlerin sayısı 263 bin 745’e yükseldi.

Corona virüs salgınına dair her şey ntv.com.tr’de

GÜN GÜN CORONA VİRÜS BELİRTİLERİ

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR