Takip Edin

GENEL

BAE ve Suudi Arabistan için çarpıcı yorum: MİT karşı atak yaparsa altında kalabilirler

MİT’in yakaladığı ajanla ilgili şok gerçek! Aylık 20 bin lira GALERİNİN DEVAMI

Haber7 – Özel Haber …

Yayınlanma tarihi

-

MİT’in yakaladığı ajanla ilgili şok gerçek! Aylık 20 bin lira

GALERİNİN DEVAMI

Haber7 – Özel Haber

 

 

Geçtiğimiz günlerde çok önemli bir gelişme yaşandı. MİT, Birleşik Arap Emirlikleri adına casusluk yapan bir ajanı yakaladı. Ajanın Filistin asıllı Ürdün vatandaşı Ahmet el Astal olduğu belirtildi. 



 

 

2008’de BAE’ye giden, bir süre orada yaşadıktan sonra Türkiye’ye casus olarak gönderilen Astal’ın Karadeniz’in sahil kentlerinden birinde yaşadığı öğrenildi. Casusun bilgisayarında BAE’li amirleriyle irtibatını sağlayan sohbet programları bulundu. BAE’nin, casusuna Türkiye’de yeni darbe olup olmayacağını araştırma görevi verdiği de tespit edildi. 

Terör ve Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar, Ülke TV’de Mustafa Yıldız’ın sunduğu Ülke’de Bugün programında BAE’nin Türkiye’ye yönelik casusluk faaliyetlerine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Programa Kanal7 Ankara Temsilcisi Mehmet Acet ile Haber7 Genel Yayın Yönetmeni Osman Ateşli de katıldı. 

“TÜRKİYE’Yİ HEDEF SEÇTİLER”



Abdullah Ağar’ın BAE ve Suudi Arabistan’ın Türkiye’deki casusluk faaliyetlerine ilişkin yaptığı çarpıcı değerlendirmeler şöyle: 

Türkiye’de çok farklı ülkelerin çok farklı nedenlerle ajanlık faaliyetinde bulunuyor olmaları anlaşılabilir bir şey. Sonuçta devletler arası mücadelenin en önemli kısımlarından birisini bu eksen oluşturuyor. Bununla ilgili dönem dönem Milli İstihbarat Teşkilatımızın karşı koyma çerçevesinde yapmış olduğu operasyonlara tanık oluyoruz. Bunların en çok dikkat çekeni BAE ve Suudi Arabistan kökenli olanlar. Bunlar içinde dikkat çekici ve farkındalık yaratıyor.

Milli İstihbarat Teşkilatı Allah’tan son derece uyanık davrandı ve bu kabak bizim başımıza değil onların başına patladı. Gerçekten de büyük bir prestij kaybıyla karşı karşıya kaldılar. Bu yüzden düşmanlık üretmeye başladılar. Düşmanlıkları çok netleşti. 

Peki neden kaynaklanıyor? Neden böyle bir gayeleri var? Bunu anlamlandırmamız gerekiyor. Neden BAE ve Suudi Arabistan Türkiye’ye karşı düşmanca tutum içindeler ve özellikle istihbarat servisleri aracılığıyla neden Türkiye’yi hedef seçtiler? 

Benim anlayabildiğim kadarıyla şöyle temel bir gerçek var: Bunları biliyorsunuz dikta rejimleri. Adı krallık olsun, rejim olsun. Son derece baskıcı birtakım rejimler ve değişen dünya konjonktüründe bunların ayakta durmaları son derece zor. 

“İÇ SİYASİ KIRILGANLIKLAR ÜZERİNE ÇALIŞIYORLAR”

Türkiye’deki iç siyasi yapılardaki kırılganlıklar üzerine çalıştıkları görünüyor. Pek çok kişiyi elemanlama gayreti içinde olduklarını değerlendiriyorum ben. Türkiye’de casus yakalandığı zaman cezaları çok ağır, vatana ihanetle eşdeğer tutulduğu için. Yüksek paralar harcadıklarını da düşünüyorum. 

“TÜRKİYE ONLARA ZOR GELİR”

Filistinli kökenli Ürdünlüleri bu şekilde elemanlamışlar. Üçüncü ülkelerden bulmuşlar. Bir faaliyetleri var Türkiye’ye yönelik ama açıkçası Türkiye onlara zor gelir. Çünkü Türkiye’nin istihbarat yapılanması dünya konjonktürüne bakıldığı zaman CIA’in, Mossad’ın, KGB’nin yapmakta zorlandığı operasyonları çok daha kolay şekilde yapabilecek kabiliyeti üretmiş durumda Milli İstihbarat Teşkilatı. Yakın zamanda bunların örnekleri var. 

Son dönemde diğer istihbarat servisleri yapamadıkları operasyonlarda Türkiye’den yardım istiyor. Kendi adamlarını, rehineleri kurtarma operasyonlarında, Türkiye’nin özellikle en son çıkartılan kanunla birlikte operasyonel kabiliyetlerini kazanmış olması… Önceden öğrenip raporluyordu. Ama şimdi öyle yapmıyor. Bilgiyi üretiyor, inisiyatifle operasyon yapıyor. Bu çok farklı alanlarda çok farklı etkiler olarak kendisini gösterdi.

“ERMENİSTAN İÇİN ÇOK TRAVMATİK”

(Ermenistan kayıpları gizlemeye çalışıyor, bunda başarılı olabilecek mi?) Yarın savaşın harareti düşüp gerçekler ortaya çıkmaya başladığı zaman Ermenistan’ı ve Paşinyan’ı bu konuda ağır bir istikrarsızlık bekliyor. Hem sosyolojik, hem psikolojik hem de siyasi anlamda. Bu kadar kısa zaman dilimi içinde bu kadar ağır zayiat vermenin açıkçası dünyanın en güçlü ülkesi dahi böyle bir rakamı gizlemede zorlanır, ki Ermenistan küçük bir ülke. 

KAYNAK: HABER7

GENEL

NATO: Oruç Reis’in limana dönmesi gerginliğin düşürülmesine yardımcı olacaktır

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, 1-2 Aralık’ta yapılacak NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı öncesinde basın toplantısı düzenledi. Türkiye …

Yayınlanma tarihi

-

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, 1-2 Aralık’ta yapılacak NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı öncesinde basın toplantısı düzenledi.

Türkiye ile Yunanistan arasında NATO’da kurulan ayrıştırma usulleri mekanizması hakkında bir soruyu yanıtlayan Stoltenberg, Doğu Akdeniz’deki gelişmelerle ilgili endişelerinin devam ettiğini, bu nedenle çatışmayı önleme ve gerilimi düşürmeye yönelik çalışmalar yaptıklarını aktardı.

Oruç Reis araştırma gemisinin Antalya Limanı’na döndüğünü öğrendiğini belirten Stoltenberg, “Bu, gerginliği düşürmeye yardımcı olacaktır ve ayrıştırma konusunda da ilerleme sağlanmasını kolaylaştıracaktır” dedi.

‘Hem Türkiye hem Yunanistan’ın kabul edeceği yollar bulmalıyız’

Stoltenberg, Türkiye ve Yunanistan arasında kurulan mekanizmayla olayları ve kazaları önleyecek bir iletişim hattının oluşturulduğunu, iki ülkenin milli bayramlarında bazı tatbikatları iptal ettiğini hatırlatarak, şunları kaydetti:

“Bu mekanizmayı nasıl güçlendireceğimizi ve olaylarla kazaların oluşma riskini düşürmeye yönelik öneriler sundum. Hem Türkiye hem Yunanistan’ın kabul edeceği yollar bulmalıyız. Bu konu hakkında çalışmaya devam edeceğim çünkü benim için önemli olan müttefikler arasında farklılıklar olduğunda, NATO’nun bunları oturup konuşmak, anlaşmazlıkları ele almak ve doğru yönde olumlu adımlar bulmak için bir platform sunduğunu göstermek. NATO’daki ayrıştırma usulleri Türkiye ile Yunanistan arasındaki esas sorunların ele alınacağı müzakerelerin başlamasına da yol açar. Bu konuda Almanya ve bazı başka ülkeler çalışmalar yürütüyor. NATO, bu müzakerelerin parçası değil ama bu çabaları kuvvetle destekliyor.”

‘Kimse Afganistan’da gerektiğinden fazla kalmak istemiyor’

Stoltenberg, “Afganistan’a 11 Eylül terör saldırısının ardından ABD’ye destek olmak için girdik. Amacımız, ülkelerimizi hedef alan uluslararası teröristlerin Afganistan’ı tekrar bir platforma dönüştürmesini engellemekti” ifadesini kullandı.

Afganistan’ın son 20 yılda önemli ilerleme kaydettiğini belirten Stoltenberg, barış için önemli bir fırsat yakalandığını ancak durumun hassasiyetini koruduğunu söyledi.

Stoltenberg, barış süreci çerçevesinde Afganistan’daki mevcudiyetin uyarlandığını kaydederek, ABD’nin ülkedeki asker sayısını azaltma kararı aldığını ancak NATO’nun misyonunun sürdüğünü dile getirdi.

Afganistan’da halihazırda 11 bin askerin bulunduğunu, bunların yarısından fazlasının Avrupalı müttefik ve ortaklardan oluştuğunu kaydeden Stoltenberg, şöyle devam etti:

“Hiç kimse gerektiğinden fazla Afganistan’da kalmak istemiyor. Gelecek aylarda, sahadaki duruma göre mevcudiyetimizi gözden geçireceğiz. Zor bir durumla karşı karşıyayız. Ülkeden ayrıldığımızda Afganistan’ın teröristler için tekrar güvenli bölgeye dönüşme riski bulunuyor. Eğer kalırsak, uzun bir misyon ve yeniden çatışmayla karşılaşabiliriz.”

Taliban’ın saldırılarını kınayan Stoltenberg, tüm taraflara “barış anlaşması şartlarına uyma” çağrısını yineledi.

‘Rusya, askeri mevcudiyetini artırıyor’

Rusya’nın askeri yığınağını artırması iddiaları konusunda ise Stoltenberg, Moskova’nın nükleer cephanesini modernleştirdiğini ve Suriye ile Libya dahil komşu bölgelere daha fazla asker sevk ettiğini ifade etti.

Stoltenberg, “Aynı zamanda Belarus ve Dağlık Karabağ bölgelerindeki kriz nedeniyle Rusya’nın artan mevcudiyetini gözlemliyoruz” dedi.

Dışişleri bakanlarının bu çerçevede Rusya’nın artan askeri faaliyetlerini ele alacağını belirten Stoltenberg, Karadeniz bölgesinde güvenlik durumunun da görüşüleceğini kaydetti.

‘Biden, NATO’yu destekliyor’

ABD’nin seçilmiş başkanı Joe Biden’la ilişkiler hakkında bir soru üzerine Stoltenberg, seçilmiş başkanın NATO ve güvenlik konularındaki geçmişinin ilişkilere önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.

Stoltenberg, Biden, NATO’yu güçlü bir şekilde destekliyor. Kendisini gelecek sene düzenlenecek zirveye davet ettim” dedi.

NATO’nun her gün Kuzey Amerika ve Avrupa’yı aynı masa etrafında bir araya getiren önemli bir platform görevi gördüğünü ifade eden Stoltenberg, bunun daha güçlü transatlantik ilişkiler için katkı sağladığını kaydetti.

Kaynak: Sputnik TR

Devamını oku

GENEL

Washington Post’tan Türkiye analizi: Savaş alanındaki başarılar Biden için acil bir sorun

Türkiye özellikle son dönemde savunma sanayi alanıdaki başarılı adımları ile adından söz ettiren hamlelerde bulundu. İHA/SİHA’ların noktasal …

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye özellikle son dönemde savunma sanayi alanıdaki başarılı adımları ile adından söz ettiren hamlelerde bulundu. İHA/SİHA’ların noktasal hassasiyetteki operasyonları, başarılı grafiği dikkatleri üzerine çekerken savunma sanayi alanındaki kazanılan bu ivme dış basında da karşılık buluyor. Özellikle Suriye, Libya ve Karabağ’da elde edilen başarı, ABD’li Washington Post’ta yer aldı.

Gazetede İstanbul İstihbarat şefi ve Orta Doğu temsilcisi Kareem Fahim imzasıyla yayınlanan bir yazıda “Türkiye’nin savaş alanındaki başarıları, Biden yönetimi için acil bir dış politika sorunu teşkil ediyor” ifadelerine yer verildi. Yazıda ayrıca Türk İHA’larının Suriye ve Libya’da merkezi bir rol oynadığının altı çizildi.

LİBYA VE SURİYE’DE ETKİ

Türkiye’nin savaş alanındaki etkinliğine dikkat çeken Fahim, Türk İHA’larının hem Suriye hem de Libya’da etkili olduğu belirtti. Fahim “İHA’lar geçtiğimiz ayda Libya’da merkezi bir rol oynadı. Azerbaycan’ın Ermenistan’a üstün gelmesine de yardımcı oldular” ifadelerini kullandı.

KARABAĞ’DA ZAFER

Fahim, son olarak Türk SİHA’larının da verdiği destek ile kazanılan Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ’daki zaferin için “stratejik zafer” tanımlaması yaptı.

“Dağlık Karabağ’ın yaklaşık yüzde 40’ını içeren Azerbaycan’ın askeri kazanımları Türkiye’ye başka bir stratejik zafer getirdi. Azerbaycan ile Ermenistan arasında, Dağlık Karabağ topraklarında yaşanan altı haftalık ihtilaf, Türkiye’nin İHA programına yeni bir önem kazandırdı.”

BİDEN YÖNETİMİ İÇİN ACİL BİR DIŞ POLİTİKA SORUNU

İHA’ların ayrıca Suriye’de yürütülen operasyonlarda da yıkıcı bir etki bıraktığı belirtilen yazıda, yerli ve milli Türk teknolojisine dikkat çekti. Yenilikçiliğinin ve kendi kendine yeterliliğin sembolü olduğu belirtilirken bunun ulusal güveni de artırdığına değinildi. Özellikle savunma sanayi alanında atılan bu adımlar için “Türkiye’nin İHA endüstrisinin hızlı büyümesi, onu Çin ve İsrail gibi köklü insansız hava aracı üreticileri için rakip haline getirdi.” ifadeleri kullanıldı.

Fahim yazısında Türkiye’nin savaş alanında elde ettiği başarıların Joe Biden yönetimi için acil bir dış politika sorunu teşkil ettiğini belirterek “Türkiye’nin savaş alanındaki başarıları, yeni gelen Biden yönetimi için acil bir dış politika sorunu teşkil ediyor” ifadelerini kullandı.

 

KAYNAK: THE WASHİNGTON POST

Devamını oku

GENEL

Kabine toplantısı başladı! Yeni tedbirler alınacak mı?

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın geçen cuma günü, “Yeni tedbirleri almaya mecburuz ve alacağız” açıklamasının ardından bugün Beştepe’de toplanan …

Yayınlanma tarihi

-

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın geçen cuma günü, “Yeni tedbirleri almaya mecburuz ve alacağız” açıklamasının ardından bugün Beştepe’de toplanan kabinenin ana gündem maddesi koronavirüs salgınına karşı alınacak yeni önlemler ve kısıtlamalar olacak.

 

 Toplantıda Sağlık Bakanı Fahrettin Koca son 10 günlük tabloyla ilgili kapsamlı bir sunum yapacak. İllerdeki son koronavirüs tablosu ve aşı çalışmaları da değerlendirilecek.

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR