Takip Edin

SAĞLIK KORONAVİRÜS

Aspirin kullanmak koronavirüse iyi geliyor mu? ‘Risk’ uyarısı

Maryland Tıp Fakültesi’ndeki ABD’li bilim insanları yeni bir çalışma kapsamında 412 Covid-19 hastasının dörtte birine hastaneye yatırılışlarının …

Yayınlanma tarihi

-

Maryland Tıp Fakültesi’ndeki ABD’li bilim insanları yeni bir çalışma kapsamında 412 Covid-19 hastasının dörtte birine hastaneye yatırılışlarının ilk gününden itibaren günlük 80 miligram Aspirin verdi.

 

 Anesthesia and Analgesia adlı bilimsel dergide yayımlanan çalışmanın sonuçlarına göre Aspirin verilen hastaların diğerlerine oranla yüzde 43 daha az yoğun bakıma alındığı, yüzde 40 da daha az ventilatöre ihtiyaç duyduğu belirlendi.

Bilim insanları bu çalışmadan yola çıkarak Aspirin kullanan Covid-19 hastalarının ölüm riskinin, almayanlara göre yüzde 47 azaldığını açıkladı. Peki, gerçekten aspirinin böyle bir etkisi var mı?

 

 VİRÜSE KARŞI KORUMUYOR

Hürriyet gazetesinden Fulya Soybaş’ın haberine göre aspirin corona virüsten korumuyor. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi iç hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Yaşar Küçükardalı “Virüs kaynaklı ölümlerin önemli bir sebebi de vücuttaki damarların iç yüzeyini döşeyen hücrelerin, virüsten etkilenerek görevini yapamaz hale gelmesi ve dolayısıyla kanın pıhtılaşmasıdır. Kan pıhtıları küçük damarları, ince kılcal damarları tıkayabiliri. Bu damarlar tıkandığı zaman organlar beslenemez. Kalp krizi, akciğer, solunum yetmezliği, beyinde felce varan durumlar oluşabilir. O nedenle biz tüm corona virüs hastalarına, bu pıhtılaşma riskini ortaya koymak için D- Dimer testi yapıyoruz. Bu testin sonucu yüksek çıkarsa pıhtılaşma riski fazla demektir. Eğer böyle bir risk varsa ve hasta gözümüzün önündeyse yani yatan bir hastaysa pıhtının oluşmasını ve dolayısıyla komplikasyonları engellemek için Heparin iğne tedavisine başlıyoruz” ifadelerini kullandı.

Ancak Küçükardalı, evde takip edilen hastalarda da benzer pıhtılaşma sorunu yaşanabileceği için test sonuçlarına göre günde bir kez 80-300 mg aralığında aspirin kullanılmasını önerdiklerini de belirtti.

Aspirinin corona virüse karşı koruyucu bir özelliği olmadığının altını çizen Küçükardalı, “Aspirin corona virüsten korunmak için değil, pıhtılaşmayı önlemek adına virüs pozitif hastala tarafından doktor gözetiminde alınabilir” dedi.

KONTROLSÜZ KULLANMAK BÜYÜK RİSK

Kontrolsüz Aspirin kulanımının mide, bağırsak, beyin kanamaları başta olmak üzere birçok başka rahatsızlığı tetikleyebileceğini belirten Prof. Dr. Küçükardalı, “Günümüzde hala birçok kişi kolay ulaşılabilir ve uvuz olmasından ötürü hekime danışmadan Aspirin kullanmaya devam ediyor. Bu son derece yanlış. Kulaktan dolma bilgilerle, kontrolsüz aldığınız ilaçlar sizi bambaşka bir hastalığın pençesine sürükleyebilir” dedi.

Koronavirüs Bilim Kurulu üyesi İstanbul Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz da, “Aspirinin virüse dair bir etkisi olup olmadığı henüz kanıtlanmadı. Elimizde Aspirin kullanımasını önerecek bir veri henüz yok” dedi.

Klinik çalışmalar sonuçlandıktan sonra ancak net konuşmalarının mümkün olabileceğine değinen Prof. Dr. Yavuz, “Bu tarz bilimsel çalışmalar henüz hipotez aşamasındayken, basına yansıdığında birçok kişi ‘kesin çözüm’ gibi algılayıp kafasına göre ilaç kullanmaya başlıyor. Oysa bu oldukça tehlikeli. Kendi başlarına karar verip insanların Aspirin kullanması hayatlarına bile mal olabilir” diyerek özellikle Covid-19, influenza gibi viral enfeksiyonlarda Aspirin kullanılmasının karaciğer yetmezliği, beyin şişmesi gibi birçok rahatsızlığa neden olabileceğini vurguladı.

KAYNAK: HÜRRİYET

SAĞLIK KORONAVİRÜS

Koronavirüs aşısında önemli araştırma: Erkekler daha sık aşı olabilir

Tüm dünyada 1 milyon 300 bini aşkın kişinin ölümüne yol açan yeni tip corona virüs (Covid-19) pandemisine karşı geliştirilen aşı çalışmalarında …

Yayınlanma tarihi

-

Tüm dünyada 1 milyon 300 bini aşkın kişinin ölümüne yol açan yeni tip corona virüs (Covid-19) pandemisine karşı geliştirilen aşı çalışmalarında sona gelindi. Ancak aşının bulunması kadar, aşının hastalığa karşı ne kadar bağışıklık sağlayacağı ve farklı cinsiyetler üzerindeki etkileri de büyük önem taşıyor. Fransa’da yapılan yeni bir çalışmada, Covid-19’a karşı üretilen antikorların erkeklerde ortalama iki ay içinde kadınlardan çok daha hızlı bir şekilde düştüğü ortaya konuldu. Bilim insanları, bu durum nedeniyle erkeklerin kadınlardan daha sık aşı olması gerekebileceğini belirterek, aşı üreticilerinin Covid-19’un cinsiyetler arasındaki farklı etkilerini göz önünde bulundurması gerektiğini belirtti.

ERKEKLERİN SAHİP OLDUĞU ANTİKORLAR 2 AYIN ARDINDAN HIZLA DÜŞÜYOR

Fransa’da yapılan yeni bir araştırmada, yeni tip corona virüsün kadın ve erkeklerde farklı şekilde seyrettiğine dair kanıtlara yeni bulgular eklendi. Strasbourg Üniversitesi, kuruma bağlı olan hastanelerde çalışan 308 corona virüs hastasını 6 ay boyunca değerlendirdi. Yapılan testlerde Covid-19 yenen erkek hastaların antikor seviyelerinin  2 ayın  ardından, kadın hastalara oranla önemli ölçüde azaldığını ortaya koydu.

Bununla birlikte Fransız bilim insanları, çalışmada yapılan testler kapsamında 172 günün ardından yaş ve kilo gibi faktörlerden bağımsız olarak erkeklerdeki antikor seviyesindeki düşüşün önemli bir gösterge olduğunu açıkladı. Bu nedenle,  aşıların iki cinsiyete göre farklı yaklaşımlar benimsemesi gerektiği belirtildi. 

AŞININ FARKLI CİNSİYETLER ÜZERİNDEKİ BAŞARISINI ETKİLEYEBİLİR

Üniversitenin Virology Departmanı Başkanı Doktor Samira Fafi-Kremer tarafından yapılan açıklamada, “Diğer çalışmalar, Covid-19’un erkeklerde daha şiddetli seyrettiğini ve ölüm riskinin kadınlardan iki kat daha fazla olduğunu göstermişti.  Bizim çalışmamız, hastalığın ilk aşamasında erkeklerdeki antikor seviyesinin  yükseldiğini, ancak bir süre sonra hızlıca azaldığını gösteriyor. Kadınlarda antikor tepkisi daha geç oluşsa da ilerleyen zamanlarda seviyesini istikrarlı bir şekilde korumaya devam ediyor. Bu durumun iki cinsiyetin Covid-19’a karşı bağışıklık süresinde ve aşıların koruyuculuğunda belirgin farklar yaratabileceğini düşünüyoruz” dedi.

Çalışmanın diğer yazarlarından Pasteur Enstitüsü’nden Olivier Shwartz ise konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede ayrıca hastaların antikor seviyesi ne kadar yüksekse düşüsün de o kadar hızlı gerçekleştiğini ifade etti. Shwartz, “Daha yüksek antikor seviyesine sahip olan erkeklerde, daha hızlı bir düşüş gördük. Ancak, bunun nedenini tam olarak açıklamıyoruz” dedi.

ERKEKLERİN DAHA SIK AŞI OLMASI ANLAMINA GELEBİLİR

Johns Hopkins Üniversitesi Kadın Sağlığı Departmanı’ndan Doktor Sabra Klein, aşı geliştiricilerinin, kadın ve erkeklerdeki zamanla değişen bağışıklık tepkisini karşılaştırarak ananliz etmesi gerektiğini ifade etti.

Klein,” Eğer erkeklerdeki antikor seviyesindeki düşme kadınlardan daha hızlı bir şekilde düşüyorsa, bu onların kadınlardan daha sık aralıklarla aşı olması anlamına gelebilir” dedi.

BAĞIŞIKLIKTA SADECE ANTİKORLAR ROL OYNAMIYOR

Öte yandan, corona virüsün bağışıklığının ne kadar sürdüğüne dair bilimsel kanıtlar hala oldukça yetersiz. Antikorlar, vücudun virüsle karşılaşmasının ardından beyaz kan hücreleri tarafından üretiliyor ve vücudun Covid-19 ile tekrar karşılaştığında korunmasında rol oynuyor. Ancak, uzmanlar antikorların corona virüse karşı bağışıklıktaki tek unsur olmadığını belirtiyor. Bu ayın başında yapılan antikorlardan farklı olarak, beyaz kan hücreleri tarafından üretilen T hücrelerininin enfeksiyondan 6 ay sonra bile hastalıkla savaşmaya devam ettiğini açıkladı. 

mRNA YÖNTEMİYLE GELİŞTİRİLEN AŞILAR T HÜCRELERİNİ HEDEFLİYOR

Bu nedenle Pfizer/BioNTech ve Moderna tarafından  taşıyıcı RNA(mRNA) teknolojisiyle geliştirilen ve  T hücrelerini harekete geçiren aşıların belii bir süre koruma sağlayacağı düşünülüyor.

BİONTECH’İN KURUCU ORTAĞI ŞAHİN: AŞI HER YIL TEKRAR EDİLEBİLİR

BioNTech’in koruyucu ortağı Uğur Şahin, konuya ilişkin geçen hafta Guardian’a yaptığı açıklamada,  “Şu ana kadar sadece corona virüse karşı kazanılan bağıklığın süresine ilişkin dolaylı ipuçlarımız var. Covid-19 hastaları üzerinde yapılan araştırmalar, güçlü bir T hücresi bağışıklık tepkisine sahip olanların altı ay sonra hala bu güce sahip olduğunu göstermiştir. En az bir yıl güvende olabileceğimizi hayal edebiliyorum. Ancak Covid-19 aşılarının her yıl ‘yenilenmesi gerekebileceğini göz ardı edemeyeyiz” ifadelerini kullanmıştı.

KAYNAK: NTV

Kaynak: Haber7

Devamını oku

SAĞLIK KORONAVİRÜS

Restoran Kafeler Spor salonları Kahvehaneler ve Eğlence Mekanları kapatılacak mı?

Türkiye’de Koronavirüs salgının yeniden artış göstermesi yeniden kısıtlama tedbirleri alınacak mı sorularını akıllara gelmesine neden oldu …

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye’de Koronavirüs salgının yeniden artış göstermesi yeniden kısıtlama tedbirleri alınacak mı sorularını akıllara gelmesine neden oldu. Konuya ilişkin ise geçtiğimiz akşam Sağlık Bakanı Fahrettin Koca hastalığın yayılmasını önleyici somut tedbirlerin hayata geçirilmesinin tavsiye edilmesi yönünde karar alındığını açıkladı. Peki Restoran, kafeler, kahvehaneler, spor salonları ve eğlence mekânları kapatılacak mı? İşte merak edile soruya ilişkin detaylar…

 

 

RESTORANLAR, KAFELER, LOKANTALAR, SPOR SALONLARI VE EĞLENCE MEKÂNLARI KAPATITLACAK MI? 

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca artan Koronavirüs vaka sayısına ilişkin yeni somut tedbir kararlarının tavsiye edilmesine ilişkin açıklamada bulundu. Cumhurbaşkanlığı başkanlığında Bilim Kurulu ile yapılacak Kabine toplantısı sonrası ise tüm detaylara yer verilecek ve gerekli açıklamalar yapılacak. Kabine toplantısı sonrası alınacak kararların detaylarına haberimizden ulaşabilirsiniz.

TEDBİR KARARINA İLİŞKİN SAĞLIK BAKANI FAHRETTİN KOCA TARAFINDAN YAPILAN AÇIKLAMA

Sağlık Bakanı Koca’nın açıklaması;

 “Dünya 11 aydır yeni tip koronavirüs salgınıyla mücadele ediyor. Salgın, küresel ölçekte yayılmaya ve can almaya devam ediyor. Bugün itibariyle dünya genelinde 55 milyon vaka tespit edildi, 1 milyon 400 bine yakın can kaybı yaşandı.

Bu süreçte hiçbir ülkenin bu virüsten bağışık kalması mümkün olmadı. Ülkemizde Mart-Mayıs ayları arasında yaşanan ilk dalganın ardından vaka sayılarını kontrol altına almayı başardık. Ancak son aylarda, tüm dünyadakine benzer bir seyirle, vaka ve ölüm sayılarında önemli artışlara şahit oluyoruz. Bugün birçok ülke kapanma tedbirleri dahil toplumsal hareketleri kısıtlamalarına yeniden başvurmaya başladı.

Son dönemde sürekli dile getirdiğimiz üzere, tüm Türkiye’de genel bir artış eğilimi mevcut. Ancak İstanbul başta olmak üzere ülkemizin genelinde daha ciddi seyrediyor. Bir çok ilimizdeki artış, sağlık kuruluşlarımız üzerindeki baskının da artmasına sebep oluyor. Bilim Kurulunda artış hızının yüksek seyrettiği illerimizin üzerinde özel olarak durduk.

Hastane kapasitelerimize, sağlık çalışanlarımızın koşullarına, uyguladığımız tedavi protokollerine, dünyadaki yeni tedavi seçeneklerine, aşı ve ilaç çalışmalarına yönelik detaylı değerlendirmelerimizi yaptık.

Kış aylarının gelişi nedeniyle insanlar daha yoğun kapalı alanlarda bulunuyor. Vaka artışında birincil etkenin insan hareketliliği ve toplu mekanlarda bulunma olduğuna dikkat çekilerek alınması gereken kısıtlayıcı tedbirler tüm detaylarıyla masaya yatırıldı. Hastalığın yayılmasını önleyici somut tedbirlerin hayata geçirilmesinin tavsiye edilmesi yönünde karar alındı.

Salgınla mücadelede yalnızca kamu kurumlarının çabası yeterli olmaz. Yerel yönetimlerin, sivil toplum kuruluşlarının, medyamızın, kanaat önderlerinin ve birer birer her vatandaşımızın sağduyusuna ve katkısına ihtiyacımız var. Unutmayalım, koronavirüs alacağımız tedbirlerden güçlü değildir.”

Kaynak: Haber7

Devamını oku

SAĞLIK KORONAVİRÜS

Koronavirüs aşısında bir kritik gelişme daha

İngiliz The Sun gazetesine konuşan Andrew Pollard, Noel’e kadar milyonlarca koronavirüs aşısının hazır olmasını beklediklerini duyurdu. Ekibi …

Yayınlanma tarihi

-

İngiliz The Sun gazetesine konuşan Andrew Pollard, Noel’e kadar milyonlarca koronavirüs aşısının hazır olmasını beklediklerini duyurdu. Ekibi tarafından çıkarılan iş için ise “rekor hızla” gerçekleştirilen bir “mucize” tanımını kullandı.

Oxford Aşı Grubu Direktörü Prof. Pollard, “Bu yılın sonuna kadar etkililiğini gösterebileceğimiz konusunda iyimserim. Tüm yıl boyunca usanmadan çalıştık, çalışıyoruz ve önümüzdeki aylarda sonucu görmek için sabırsızlanıyoruz” dedi.

Oxford’da küçük bir akademik ekip olduklarını vurgulayan Pollard, “Rekor hızda geniş çaplı denemeler gerçekleştirebilmemiz bir mucize. Ortağımız AZ, aşıyı kar amacı gütmeden dağıtacak” ifadelerini kullandı.

Oxford Üniversitesi ile Astra Zeneca’nın geliştirdiği aşının fiyatının doz başına 2.23 sterlin olacağı tahmin ediliyor.

HÜRRİYET 

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR