Takip Edin

GENEL

Aşıyla ilgili önemli 3 bilgi! Bakan Koca açıkladı…

Müftüoğlu’nun bugünkü köşe yazısı şöyle;

Dün Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile uzunca bir konuşma yaptım, kafamdaki pek çok soruya da cevap …

Yayınlanma tarihi

-

Müftüoğlu’nun bugünkü köşe yazısı şöyle;

Dün Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile uzunca bir konuşma yaptım, kafamdaki pek çok soruya da cevap alma imkânı buldum.

 

 

O konuşmada “aşıdan ilaç tedavisine, yasaklardan korunma tedbirlerine, hastane ve yoğun bakım yoğunluklarından salgının geleceği”ne kadar pek çok konuda önemli bilgiler edindim. İşte o bilgiler ve detayları…

10 MİLYON DOZ AŞI GELİYOR 

 

 

SAĞLIK Bakanı Dr. Fahrettin Koca, konuşmamızda özellikle aşı konusunda etraflı bilgiler verdi. Dr. Koca’dan öğrendiğim önemli, net ve açık bilgilerden biri de şu oldu: Çinli aşı üreticisi ‘Sinovac’ ile görüşmeler tamamlanmış. Gerekli yasal süreçler bitirilip imzalar da atılmış. İlk uygulamalar için de 10 milyon doz aşı çoktan yola çıkmış.

Aşılamada önceliği salgınla savaşta ön saflarda adeta göğüs göğüse bir mücadele veren değerli ve kahraman sağlıkçılarımız alıyor. O maksimum riskli sağlık grubu aşılandıktan sonra da sıra “kronik hastalardan ve diğer risk gruplarından oluşan kişilere” gelecek. Dr. Fahrettin Koca aşılamada toplam rakamın 50 milyon doza kadar çıkabileceğini belirtti ki bu da çok önemli bir bilgi.

AŞI ÜCRETSİZ OLACAK 

DR. Koca’dan aldığım önemli bilgilerden biri de şu oldu: Aşı uygulamaları kesinlikle ücretsiz yapılacak. Vatandaştan hiçbir ücret talep edilmeyecek. Bu arada başka üreticilerin ürettiği farklı aşılar için ruhsatlandırma işlemleri de sürecek. Ruhsatlandırma tamamlanınca da o aşıların eczanelerde ücretli olarak satılmasına izin verilecek.

Bana göre anlamı şu: Sinovac’ın aşısını değil de ruhsatlı ve satışı serbest başka aşıları tercih edenler olursa onlar da parasını ödeyerek istediği aşıyı yaptırabilecek. Sağlık Bakanı “Özellikle risk grubunda olup da aşıya ulaşma imkânı olmayanların merak etmemelerini, devletin onlara aşıyı ücretsiz ulaştırma gayreti ve garantisi içinde olacağının” altını ısrarla çizdi. Önemli bir nokta da şu: Dr. Koca aşı konusunda deneyimli bilim insanlarından halkı bilgilendirme konusunda destek bekliyor.

YERLİ AŞIDAN BİR HABER VAR MI 

EVET, var! Dr. Koca, “İlk veriler memnuniyet verici” diyor ve ekliyor: “Biz de bu işi başaracağız, kendi aşımızı kendimiz üretebileceğiz. Ve muhtemelen 2021 sonrasında neticeyi almış olacağız.” Bakandan bir iyi haber daha var: “Sadece COVID-19 için değil, diğer bulaşıcı hastalıklarda kullanılan aşılar için de yoğun bir YERLİ ve MİLLİ AŞI üretimi çabası içerisindeyiz.”

İLAÇLARDAN KUŞKU DUYMAYIN 

Bilindiği gibi aşıda ulaşılan başarıya etkin bir ilaç bulmada maalesef henüz ulaşılamadı. Halen kullandığımız ilaçlar başka virüsler veya hastalıklar için geliştirilen ama yeni koronavirüs için de etkili olduğu kabul edilen “destekleyici” ilaçlar. Dr. Koca bunların en önemlilerden birinin “FAVİPİRAVİR” isimli antiviral ilaç olduğu düşüncesinde. Zaten bu nedenle de ithal fiyatı 150 dolar civarında olan bu ilacın ülkemizde de üretimi için 4 ayrı firmaya ruhsat verilmiş.

Bu sayede de maliyet neredeyse onda bire kadar düşürülmüş. Dr. Koca, “Son günlerde özellikle sosyal medyada dolaşıma giren ilaç karşıtı ya da ilaca güvensizlik yaratıcı düşüncelere halkımızın inanmaması lazım!” diyor ve ekliyor: “Biz destek ilaçları ile tedavi konusunda son derece başarılı sonuçlar alan ender ülkelerden biriyiz. Halkımız kesinlikle ücretsiz verdiğimiz destek tedavilerine güvenmeli.”

YASAKLAR NEREYE KADAR 

SAĞLIK Bakanı sohbetimizde “çok ağır yeni yasaklamaların gelmeyeceğini” de düşündüğünü ifade etti. O da pandeminin “hastanelerde değil, sahada ve vatandaşın katılımıyla çözülebileceği” fikrinde. “Özellikle maske takma, sosyal mesafeye uyma, mümkün olduğunca evde kalma, kalabalıklara zorunlu olmadıkça karışmama gibi önlemleri samimi bir şekilde uygularsak, uzun süreli sokağa çıkma yasaklarına gerek kalmayacaktır” diyor.

PANİK YOK, TEDBİR VAR 

Dr. Koca, salgının sadece bizde değil, hemen her ülkede yeni patlamalarla başlangıçtaki zirvesini zorladığını hatta geçtiğini belirtiyor. Zaten bu nedenle de son tedbirlerin devreye girdiğini ama salgında panik yaratacak düzeyde bir patlamanın olmadığının da ısrarla altını çiziyor, “Panik yok, tedbir var!” diyor.

Bakana göre meselenin esası ve kalıcı çözüm hâlâ “tedbirlere uyma” ile ilişkili. Ve yine bugün ve muhtemelen orta vadede “MASKELERİ İNDİRMEMEK” bir numaralı tedbirimiz olarak daima devrede olacak. İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’nın gündeme getirdiği “Maskeni indirme!” sloganı hep akılda tutulacak.

SON RAKAMLAR NE ANLATIYOR 

DR. Koca’ya “Hastanelerimiz yeterli mi? Yoğun bakımlarda doluluk oranımız ne durumda?” sorularını da yönelttim. Sağlık Bakanı “Çok şükür kritik bir noktada değiliz. Sağlık sistemimiz sağlık ordumuzun gayretleri ve devletimizin destekleri ile dimdik ayakta, savaşı başarı ile sürdürüyor” yanıtını verdi ve ekledi: “Bazı hastanelerde ilave yoğun bakım üniteleri oluşturma şansımız da zaten hep var. Bu nedenle korkuya, telaşa asla yer yok.”

PEKİ SONUÇ NE?

KAPIMIZA dayanan ağır kış şartlarıyla birlikte hemen her ülkede olduğu gibi bizde de günlük vaka sayıları, ağır hasta rakamları ve kaybettiğimiz canların sayısı maalesef çok arttı. Ama bilelim ki bu artış biraz da hepimizde varlığını hissettiren “rahatlamadan” daha doğrusu “gevşemeden” kaynaklandı.

Sayın Bakan benimle aynı fikirde olmasa da ben bu rahatlamada, temmuz ayında yapılan günlük vaka verileri tablosundaki değişimin ciddi ölçüde etkili olduğu kanaatindeyim. Tabloda sadece hasta sayılarının verilmesi, “asemptomatiklerin yani testi pozitif çıkıp da hastalık belirtisi göstermeyenlere tabloda yer verilmemesi” hepimizde gereksiz bir rahatlığa yol açtı.

Bence bu uygulamadan süratle vazgeçilmesi, asemptomatik yani testi pozitif çıkıp da hasta olmayanların rakamlarının da açık ve net olarak tabloda yer alması önemli bir “caydırıcı unsur” olarak işlev görecektir. Umarım ki bu değişiklik yapılsın ve herkes ayağını ona göre denk alsın.

Kaynak: Hürriyet

GENEL

Nijerya açıkları 2020’de korsanların ‘en çok gemi mürettebatı kaçırdığı bölge’ oldu

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansına (UNCTAD) göre, dünya ticaretinin miktar bazında yüzde 80, değer bazında yüzde 70’i deniz …

Yayınlanma tarihi

-

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansına (UNCTAD) göre, dünya ticaretinin miktar bazında yüzde 80, değer bazında yüzde 70’i deniz taşımacılığı yoluyla gerçekleştirilirken korsan saldırıları ciddi tehdit oluşturuyor.

Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC) verilerine göre, yalnızca Nijerya açıklarındaki korsan saldırılarının ekonomiye etkisi 818,1 milyon dolar seviyesinde bulunuyor.

Dünya Bankası raporundan derlenen bilgilere göre, gemi korsanlarının saldırılarında 2019’da “1994’ten bu yana erişilen en düşük seviye” kaydedildi.

Kaçırılan gemi sayıları 2010’da zirveye ulaştı, 2019’da ise “son 10 yılın en düşük seviyesine” geriledi.

Buna karşın, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının ekonomik etkileriyle hükümetler, korsanlıkla savaşmak için daha az kaynak ayırmak durumunda kaldı. Bu nedenle 2020’de küresel korsan saldırıları ve saldırı girişimlerinin sayısında bir önceki yıla göre yüzde 24 artış yaşandı.

Güney Amerika ve Batı Afrika, saldırılardaki artışlarda öne çıkarken Somali’de de korsan saldırıları 2017’de zirveye çıkmasının ardından önemli ölçüde azaldı.

Nijerya açıklarındaki saldırılarda artış

Uluslararası Ticaret Odasının (ICC) Uluslararası Denizcilik Bürosu (IMB) tarafından yayımlanan rapordan derlenen bilgilere göre, geçen yıl dünya genelinde gemilere yönelik 195 korsan saldırısı ve silahlı soygun olayı gerçekleşti. 2019’da ise 162 olay yaşandığı kayıtlara geçti.

Olaylarda Nijerya açıklarında ve Singapur’da belirgin artış kaydedildi.

Mürettebat kaçırma olayları en çok Nijerya açıklarında

2020’de dünya genelinde 135 personel gemilerinden kaçırıldı, söz konusu rakamın yüzde 95’inden fazlasının Nijerya açıklarında gerçekleşmesi dikkati çekti. Bu bölgede yaşanan 22 ayrı olayda 130 gemi personeli kaçırıldı ve bu, tüm zamanların en yüksek seviyesi oldu.

Nijerya açıklarındaki saldırıların yüzde 80’inden fazlası silahlı gerçekleştirildi, geçen yıl kaçırılan 3 gemi ve ateş açılan 11 gemi de bu bölgede saldırıya uğradı. Açıklardaki gemi saldırılarının yüzde 25’inde mürettebat kaçırma olayları bildirildi.

Korsan saldırılarının genelinde mürettebat, gemiden kaçırılarak tahliyeleri müzakere edilene kadar kıyıda tutuldu. 2020’de kıyıdan en uzakta mürettebat kaçırma olayı karaya 200 deniz mili mesafede gerçekleşti.

Bu nedenle IMB, “bölgedeki gemilerin güvenli demirlemede kargo operasyonlarını başlatana kadar kıyıdan en az 250 deniz mili uzakta kalması” tavsiyesinde bulunuyor.

Saldırılara en fazla maruz kalan ülkeler

Geçen yıl 45 gemiyle en fazla korsan saldırılarına maruz kalan ülke Yunanistan olurken bu ülkeyi 30 gemiyle Singapur, 18 gemiyle Almanya, 13 gemiyle Hong Kong ve 9 gemiyle Danimarka ve Birleşik Arap Emirlikleri takip etti.

Bu dönemde saldırıya uğrayan Türk gemilerinin sayısı 5 olarak kayıtlara geçti.

Saldırıların yaklaşık yüzde 50’si Nijerya, Endonezya, Singapur ve Benin’de gerçekleşti. Nijerya’da geçen yıl 35, Endonezya’da 26, Singapur’da 23 ve Benin’de 11 gemi korsan saldırısı veya saldırı girişimine uğradı.

Türk konteyner gemisinin 15 personeli kaçırıldı
Dün Nijerya açıklarındaki seyir halinde bulunan “Mozart” isimli Türk konteyner gemisi, Sao Tome’nin 100 deniz mili açığında saldırıya uğradı.
Nijerya’nın Lagos kentinden Güney Afrika’nın Cape Town kentine ilerleyen gemideki 19 kişilik mürettebattan 15’i kaçırıldı.

Kaynak: Yeni ŞAFAK

Devamını oku

GENEL

Meslekten ihraç edilip gözaltına alınan 2 hakimden biri tutuklandı

Hakimler ve Savcılar Kurulunca (HSK) meslekten ihraç edilen 9 hakim ve savcı arasında yer alan ve gözaltına alınan 2 hakimden biri tutuklandı …

Yayınlanma tarihi

-

Hakimler ve Savcılar Kurulunca (HSK) meslekten ihraç edilen 9 hakim ve savcı arasında yer alan ve gözaltına alınan 2 hakimden biri tutuklandı.

Alınan bilgiye göre, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile irtibat ve iltisaklı oldukları gerekçesiyle HSK tarafından ihraç edilen 2 tetkik hakimi, Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen F.A.E, Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanarak ceza evine gönderildi, C.E. ise adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.

Kaynak: Yeni ŞAFAK

Devamını oku

GENEL

İzmir merkezli ‘FETÖ’ operasyonunda tutuklu sayısı 111’e yükseldi

‘FETÖ’nün Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) yapılanmasına yönelik İzmir merkezli operasyonda yakalanarak adliyeye sevk edilen şüphelilerden 46’sının …

Yayınlanma tarihi

-

‘FETÖ’nün Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) yapılanmasına yönelik İzmir merkezli operasyonda yakalanarak adliyeye sevk edilen şüphelilerden 46’sının daha tutuklanmasıyla toplam tutuklu sayısı 111’e yükseldi.

İzmir Başsavcılığı’nca 60 il ve KKTC’de 19 Ocak’ta başlayan operasyonda dün iki şüphelinin yakalanmasıyla gözaltı sayısı 200’e yükseldi.

Emniyetteki işlemleri tamamlanarak önceki günlerde adliyeye sevk edilen 118 zanlının ardından bugün de 62 şüpheli sevk edildi.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğince bu zanlılardan 46’sı tutuklanırken 16’sı hakkında adli kontrol kararı verildi.

Operasyon kapsamında bugüne kadar sevk edilen toplam 180 zanlıdan 111’i tutuklandı, 69’u ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Öte yandan gözaltına alınan 200 şüpheliden 18’inin etkin pişmanlıktan faydalandığı, ikisinin de emniyetteki işlemlerinin devam ettiği belirtildi.

‘FETÖ’nün TSK yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında 19 Ocak’ta örgütün ‘mahrem imamları’yla ankesörlü ya da büfe telefonlarıyla irtibat kurdukları öne sürülen 218’i muvazzaf 238 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR