Takip Edin

POLİTİKA

Aliyev’den Türkiye açıklaması! Şartını masaya koydu

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Haber Global televizyonuna özel açıklamalarda bulundu. Aliyev, Moskova’da tarafların bir araya gelmesinin …

Yayınlanma tarihi

-

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Haber Global televizyonuna özel açıklamalarda bulundu. Aliyev, Moskova’da tarafların bir araya gelmesinin ardından Ermenistan’ın ateşkesi ihlali ve saldırılarına ilişkin detayları anlattı.

 

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in açıklamalarından satır başları;

“Biz kara propagandayla yıllardır yüzleşiyoruz, bazı ülkelerin Ermeni diasporasıyla, Azerbaycan hakkında yalan haberler yaymak hep yaptıkları bir şeydi. Azerbaycan’ın mağduriyetini dünyaya yayma konusunda bize destek veren Türk basınına teşekkür ederim.

 

Ateşkesten hemen sonra Ermenistan yine ateşkesi ihlal etmiştir. Bundan sonra Dağlık Karabağ meselesi siyasi diplomayla çözülecek. Sahada dersini alıp, diplomasiyle de alacak. Gece saatlerinde sivillere karşı dehşet veren saldırılar düzenlemiş, Gence şehrine saldırmışlardır. Bu Ermeni faşizminin tezahürüdür. Ermeni yanlılar, İslamofobi yanlıları artık bu saldırıyı gizlemeyecektir. Ermenistan devleti faşist devlettir. Azerbaycan ordusu her gün yeni zaferlere imza atıyor.

Ermenistan’ın terör mahiyetini dikkate almak lazım. Azerbaycan ordusu her gün yeni zaferlere imza atıyor.Her gün yeni bir köy işgalden kurtarılıyor. Ermenistan Başbakanı Paşinyan, psikolojik sarsıntı içinde kararlar veriyor. Ermenistan’ın özel komandoları etkisiz hale getirildi.

Hadrut’u işgal etmek için çabalıyorlar. Bu gece büyük bir grup, Hadrut’u işgal etmeye çalıştılar. Azerbaycan ordusu o grubu etkisiz hale getirdi. Ermenistan’ın bu gece verdiği kayıp, Paşinyan’ın verdiği siyasi kararların kurbanlarıdır.

“BİZ HAKLIYIZ, ERMENİSTAN HAKİKATİ DUYMAK İSTEMİYOR”

Azerbaycan hakkında yalan haberler yaymak isteyip, bizi saldırgan göstermek istediler. Ama artık internet dünyası var, bu nedenle artık yalan haberlerde bulunamıyorlar. Tarihi adalet bakımından, biz haklıyız, bizim topraklarımızda savaşıyoruz.

Biz gördük ki, Ermenistan hakikati duymak istemiyor, gerçeği çarpıtıyor. Biz tarihi adaleti kazanalım istedik ve bu gücümüz de var. Kardeş Türkiye’nin, kardeşim Erdoğan’ın açıklamaları bize manevi destek verdi.

“BİZ ÖCÜMÜZÜ SAVAŞ MEYDANINDA ALDIK”

Biz sabır gösteriyor, elbette saldırıya maruz kalmak her Azerbaycanlıyı sinirlendirir. Biz öcümüzü savaş meydanında aldık. Kalıcı ateşkesin sağlanması için, artık işgal edilmiş topraklara dönmeyecekler. Biz bu topraklara geldik, bizim ata topraklarımız, bunu ne kadar çabuk anlarlarsa, o kadar iyi olacak onlar için. Öğlen saat 12’de başlayan ateşkese biz uyduk, ama baktık ki bunu ihlal ediyorlar, biz de topraklarımızı savunmak zorunda kalıyoruz.

Çekilme gibi işaret almıyoruz, ateşkes temin edilsin peki ama bununla birlikte barışçıl yollarla çözülsün. Masada kabul edilen anlaşma bizim çıkarımıza tam uyuyor. Şehitlerin, esirlerin değiştirilmesini ilk günden beri istiyorduk ama Ermenistan buna yanaşmıyordu. Umuyorum ki, Ermenistan ateşkese uysun. Bu geceki Azerbaycan ordusunun zaferleri buna onları mecbur edecek.

“HANGİ MESELE TÜRKİYE OLMADAN ÇÖZÜLDÜ?”

Türkiye mutlaka bu sorunun çözümünde olmalıdır. Türkiye’nin bazı basın organlarında ‘Neden Türkiye Moskova’da yer almadı?’ diye yazıyor, bu sadece insani sebeplerle düzenlenmiş bir ateşkesti. Minsk grubunda bu bölgeden uzaklarda olup, hiç alakası olmayan ülkeler de var. Öyle ülkeler olmalı ki, güçleri de, tesirleri de olsun. Her 3 ülke Ermeni diasporası büyük şartlara sahip, bu ne kadar adaletli? Türkiye zaten Minsk grubunun üyesidir, o neden dahil olmasın? Batı’da birçok ülke kabul etmek istemiyor, Türkiye’nin sözü çok büyük, tam bağımsızdır. Hangi mesele Türkiye’siz çözüldü? Suriye’de, Libya’da… Türkiye bu sorunun çözülmesinde mutlaka olmalıdır, zaten var. Türkiye’nin üst düzey yetkilileriyle iletişimimiz var.

“AZERBAYCAN STATÜKOYU SAVAŞ MEYDANINDA DEĞİŞTİRDİ”

7-8 yıl önce, ABD, Rusya ve Fransa Cumhurbaşkanları ‘Statüko kabul edilmez ve değiştirilmelidir’ açıklaması yaptı, biz de alkışladık. Topraklarımızdan Ermenilerin çıkması gerektiği anlamına geliyor bu, ancak maalesef bu açıklamalar havada kaldı. Son dönemlerde biz şunu duymaya başladık: Statüko sürdürülebilir değil! Azerbaycan statükoyu savaş meydanında değiştirdi. Ermeni güçleri tepelerdeydi, biz Kuzey ve Güney’den yardık. Bizim için mesele, stratejik tepeleri almaktı. Her gün yeni bölgeleri işgalden kurtarıyoruz. Bizim için, ‘Yarın orayı alalım, öbür gün burayı alalım’ diye düşünmüyoruz. Ermenilerin yıllardır uydurduğu ‘Yenilmez ordum’ yoktur, biz bunu onlara gösterdik. Bize ‘Dur’ diyenler şunu bilmeli, biz durabiliriz ama siyasi süreç başlasın. Kan dökülmesin, barışçıl yollarla öz topraklarımızı geri almak istiyoruz.

“BÜTÜN O TOPRAKLARA ÇOCUKLARIN GÜLÜŞÜ GELECEK”

Biz kurtarılmış bölgelerde yeni evler inşa edeceğiz, bir tane bile sağlam bina yok. Faşistlerin arzusu budur zaten. Bizim bütün köyleri dağıttılar hiçbir zaman Azerbaycan halkı oralara dönemesin diye… Ama Azerbaycan halkının iradesini görmemişler. Oraya hayat dönecek, çocukların gülüşü gelecek. Bütün o toprakları cennete çevirmeliyiz. Azerbaycanlılar o topraklarda layıkıyla yaşayacak. Mültecilerimiz bilir ki, onların problemi bizim için en büyük problemdir. Devlet onların her birine her ay para verir. Onlar da her zaman bunun kıymetini bilir. Biz artık o bölgelerin gelişmesini planlayacağız. En kısa sürede oraya yerleşmelerini istiyoruz.”

KAYNAK: HABER GLOBAL

POLİTİKA

SETA’dan “Ermenistan’ın savaş suçları kayıt altına alınsın” çağrısı

Yücel Acer tarafından kaleme alınan analizde Ermenistan güçlerinin sivil yerleşim yerlerini bombalamasının, sivilleri öldürmesi ya da …

Yayınlanma tarihi

-

Yücel Acer tarafından kaleme alınan analizde Ermenistan güçlerinin sivil yerleşim yerlerini bombalamasının, sivilleri öldürmesi ya da yaralamasının savaş suçu sayılan eylemler arasında yer aldığı, hatta yaygın bir şekilde yapıldığı durumlarda insanlığa karşı suçlar niteliği kazandığı ifade edildi.

Savaş kuralları ve ihlalleri, suçluların yargılanması, Ermenistan Azerbaycan çatışmalarında Ermenistan’ın askeri faaliyetleri ve hukuki değerlendirmesi gibi konulara yer verilen analizde şunlar kaydedildi:

“Ermenistan’ın 1992-1994 yılları arasında, Karabağ ve civarındaki Azeri topraklarını işgali sırasında ne tür ihlaller gerçekleştirdiği, bağımsız uluslararası raporlarla da tespit edilmişti. Daha dramatik olan ise 27 Eylül’den bu yana, işgal altındaki Azeri topraklarında yaşanan çatışmalarda, yine Ermenistan’ın bu tür ihlallerinin ön plana çıkıyor olmasıdır. Genel bir inceleme dahi Ermenistan güçlerinin mevcut çatışmalarda birçok uluslararası insancıl hukuk kuralını ihlal ettiğini göstermektedir. Söz konusu suçları işleyenlerin yargılanabilmesi için, bu eylemlerin tespiti ve mevcut mekanizmaların ele alınması bu aşamada önem arz etmektedir.”

Analizde Ermenistan’ın Ermeni soykırımı iddialarıyla dünya ölçeğinde mağdur görüntüsü verirken diğer taraftan Ermenistan yönetimlerinin son 30 yıldır ve halen Karabağ ve çevresinde sivillere yönelik saldırılarla ön plana çıkıyor olmalarının dikkat çekici olduğu belirtildi.

Şubat 1992’de Rus ordusu tarafından desteklendiği bildirilen Karabağ Ermeni kuvvetlerinin Azeri nüfuslu Hocalı kasabasını ele geçirdikleri, çatışmalarda o güne kadarki en büyük katliamları gerçekleştirdikleri ve 500 ila 1000 arasında sivilin hayatını kaybettiği, Ermenistan, Karabağ Ermeni gruplar ve Azeri güçleri arasında Karabağ nedeniyle yaşanan çatışmalarda 25 bin civarında insanın hayatını kaybettiği, bir milyondan fazla Azerbaycan vatandaşının evlerinden ve yerleşim yerlerinden ayrılmak zorunda kaldığı veya sürüldüğü vurgulandı.

Halen devam eden bu çatışmalarda 1992-1994 yılları arasında yaşanan acı olayları hatırlatan eylemlerin cereyan ettiği, çatışmalarda Ermenistan’ın yine sivil kayıplara yol açan askeri faaliyetleriyle ön plana çıktığı belirtilen analizde “Bir silahlı çatışma yöntemi olarak, sivillere ciddi zararlar verecek düzeyde altyapı tesislerine zarar veren saldırılar düzenleyerek sivillerin temel ihtiyaçlarını karşılanmasının engellenmesi de savaş suçları arasında sayılan eylemlerdendir.” ifadelerine yer verildi.

Savaş suçu sayılan eylemlerin kimler tarafından işlendiğinin kanıtlarıyla beraber tespit edilmesinin, bu suçların faillerinin yargılanması bağlamında büyük önem arz ettiği, şüphelilerin yargılanmasına dair ulusal mekanizmaların yanı sıra siyaseten zor olsa da harekete geçirilebilecek bazı uluslararası mekanizmalar bulunduğuna dikkat çekilen analizde “Bu tür suçları işleyenlerin veya işlenmesine katılanların, devlet başkanlığı, başbakanlık ya da bakanlık dahil olmak üzere bulundukları resmi konumlar cezai sorumluluklarını ve yargılanmalarını engelleyen hususlar değildir. Yeter ki bu kişiler, yetki sahibi ulusal ya da uluslararası yargı organları önüne şahsen çıkarılabilsinler.” tespitine yer verildi.

Devamını oku

POLİTİKA

Anastasiadis’ten Ersin Tatar’a skandal ‘kutlama’ mesajı!

Prof. Dr. Ata Atun, Nikos Anastasiadis’in kutlama mesajında kullandığı cümlelerin kesinlikle kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Ata Atun …

Yayınlanma tarihi

-

Prof. Dr. Ata Atun, Nikos Anastasiadis’in kutlama mesajında kullandığı cümlelerin kesinlikle kabul edilemez olduğunu dile getirdi. 

 

Ata Atun yazısında “Rum lider Anastasiadis’in kutlama yazısında yer alan “Kıbrıslı Türk vatandaşlarım” tanımı kabul edilemezdir. Rum lider  Anastasiadis Kıbrıslı Rumların oyları ile seçilmiş bir siyasidir. Hiçbir zaman ve koşulda da KKTC vatandaşları kendisinin temsil ettiği oluşumun vatandaşları değillerdir.” ifadelerini kullandı. 

İşte Ata Atun’un o yazısı; 

 

KKTC’nin yeni seçilen Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a, Rum lider Nikos Anastasiadis’in gönderdiği kutlama mesajı kabul edilebilir bir üslupla yazılmamıştır ve politik teamüller içerisinde derhal kendisine iade edilmelidir.

Sayın Ersin Tatar, KKTC vatandaşları tarafından KKTC’nin Cumhurbaşkanı olarak seçilmiştir.

Sayın Ersin tatar, Anastasiadis’in kutlama mesajında bahsettiği şekli ile Türk Cemaatinin Lideri sıfatının da üzerinde KKTC Cumhurbaşkanı sıfatını taşımaktadır.

KRY lideri Anastasiadis, Cumhurbaşkanımıza hitaben yazdığı yazılarından kendisine “KKTC Cumhurbaşkanı” olarak hitap etmediği takdirde yazısının kabul edilemeyeceği kendisine bildirilmelidir. 

KABUL EDİLEMEZ

Rum lider Anastasiadis’in kutlama yazısında yer alan “Kıbrıslı Türk vatandaşlarım” tanımı kabul edilemezdir. Rum lider  Anastasiadis Kıbrıslı Rumların oyları ile seçilmiş bir siyasidir. Hiçbir zaman ve koşulda da KKTC vatandaşları kendisinin temsil ettiği oluşumun vatandaşları değillerdir. 

Yukarıda belirtilen hassas konular, Rum lider Anastasiadis’in KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a hitaben gönderdiği yazılarda yer almadığı sürece, bu içerikteki yazıların kabul edilmemesi gerekmektedir.

Kamu oyuna saygılarımla duyururum.

haber7

 

Devamını oku

POLİTİKA

Bülent Turan’dan Meral Akşener’e cevap

Bülent Turan yaptığı açıklamada “Sayın Akşener, ya Ümit Özdağ’ın söylediği yanlış o konuda gereğini yapacaktır ya da Ümit Özdağ’ın dediği …

Yayınlanma tarihi

-

Bülent Turan yaptığı açıklamada  “Sayın Akşener, ya Ümit Özdağ’ın söylediği yanlış o konuda gereğini yapacaktır ya da Ümit Özdağ’ın dediği doğruysa İl Başkanı hakkında gereğini yapacaktır. Sayın Akşener, devlet tecrübesiyle beraber, bu süreçte devletin, milletin beklediği adımları atmak durumundadır.” ifadelerini kullandı.

Haber7

 

 

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR