Takip Edin

GÜNDEM

Akar: Salgınla mücadele devam ederken bir yandan da terörle mücadele kapsamındaki harekatlar sürüyor

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar başkanlığında Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Deniz …

Yayınlanma tarihi

-

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar başkanlığında Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal, Hava Kuvvetleri Komutanı Hasan Küçükakyüz ile Milli Savunma Bakan Yardımcıları Yunus Emre Karaosmanoğlu, Alpaslan Kavaklıoğlu ile Şuay Alpay’ın katıldığı dünkü toplantıda, Bakanlık faaliyetleri ele alındı.

Akar, toplantıdaki değerlendirmesinde, bir yandan yeni tip koronavirüs salgınıyla mücadele devam ederken diğer taraftan da Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) terörle mücadele kapsamındaki harekatlarının sürdüğünü belirtti.

‘Operasyonların devam etmesi bizim için çok önemli’

TSK’nin beş operasyon bölgesindeki faaliyetlerinin aynı tempoda devam ettiğini dile getiren Akar, “Bu operasyonların devam etmesi bizim için çok önemli. Aynı zamanda bu alanların, buralardaki Mehmetçiğin de hiçbir şekilde bu virüsten etkilenmemesi lazım. Bunun için olağanüstü gayret gösteriliyor. Hem arazideki uygulamaları hem de Bakanlık, Genelkurmay ve Kuvvet karargahlarında buna yönelik planlama çalışmaları çok ciddi şekilde sürdürülüyor” dedi.

Akar, teröristle mücadelenin kararlılıkla sürdüğünü belirterek, “Dün yapılan operasyonlarda çeşitli bölgelerdeki 17 terörist etkisiz hale getirildi. 1 Ocak’tan bu yana operasyon bölgelerinde etkisiz hale getirilen terörist sayısı 1359 oldu” diye konuştu.

‘Rehavete kapılma gibi bir lüksümüz yok’

Öte yandan Akar, TSK’nin koronavirüs salgınıyla mücadele konusunda ilk günden itibaren hem bireysel hem de kurumsal önleyici koruyucu tedbirleri planlayarak uygulamaya başladığını hatırlattı.  

Koronavirüsle mücadelede yerinde kal prensibinin uygulanmasının önemine değinen Akar, “Bütün işlerin asgari personelle yapılmasıyla virüsle mücadele konusunda ciddi fayda sağlıyoruz” diye konuştu. 

Alınan tedbirlerin uygulamasının şimdiye kadar büyük ciddiyet ve disiplinle gerçekleştirildiğini, bundan sonra da gerçekleştirilmeye devam edeceğini belirten Akar, virüs nedeniyle bir sivil memurun hayatını kaybettiğini hatırlattı.

Akar, şöyle konuştu:

“Geldiğimiz noktada herhangi bir gevşeme veya rehavete kapılma gibi bir lüksümüz yok. En büyük tehlikelerden biri de bu. Bu noktaya gelmemek için hassasiyetimizi sürdürmemiz lazım. Bunun yanı sıra Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan normalleşme plan ve yol haritası içinde biz de üzerimize düşenleri yaptık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Burada en önemli konu Silahlı Kuvvetlerimizin vazifesi, hudutlarımızın güvenliği, egemenliğimiz, bağımsızlığımız, karada, denizde, havada ülkemizin, milletimizin güvenliği. Bunlardan herhangi bir şekilde taviz vermeden görevlerimizi en iyi şekilde yaparken diğer taraftan da normalleşmeye katkı sağlayacağız. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları doğrultusunda bütün bakanlıklar, kurum ve kuruluşlar normalleşme konusunda yoğun bir çalışma içinde. Biz de bu takvim içinde yerimizi aldık, ona göre yapmamız gerekenler neyse bunları yapmaya devam ediyoruz.”

‘Çok dikkatli olmamız lazım’

Normalleşme süreciyle ilgili bilgi veren Hulusi Akar, “Sayın Cumhurbaşkanımızın da açıkladığı şekilde 31 Mayıs’tan itibaren terhisleri, 5 Haziran’dan itibaren celp işlemlerini, 14 Haziran’da Milli Savunma Üniversitesi sınavının ve 20 Haziran’dan itibaren bedelli askerlik için seçilen gençlerimizin Silahlı Kuvvetleri’ne kabulünü planladık. Bunları büyük bir dikkat ve hassasiyetle takip ediyoruz. Herhangi bir olumsuzluğa meydan vermeden bu sürecin sağlıklı, başarılı, etkin bir şekilde gerçekleşmesine gayret göstereceğiz” ifadelerini kullandı. 

Terhis ve celplerin önemine işaret eden Akar, şöyle konuştu:

“Özellikle celpler çok önemli. Terhis olacak Mehmetçiğin zaten sağlık kontrolü yapılıyor, koruyucu tedbirleri alındı, alınmaya devam ediliyor. Terhislerinden önce de 14 gün süreyle gözetim altında bulundurulacaklar. Ancak celp olarak ülkemizin dört bir yanından gelecek gençlerimizin Silahlı Kuvvetlere kabulünde çok dikkatli olmamız lazım. Burada Genelkurmay, Kuvvet Komutanlıklarımızın yanı sıra Askeralma Genel Müdürlüğünün (ASAL), birliklerimizin çalışmaları çok önemli. Herhangi bir şekilde gençlerimizin, şu anda görevi başında olan Silahlı Kuvvetleri mensuplarımızın sağlıklarını tehlikeye atmamak için elimizden gelen hassasiyeti gösterecek, celpleri bu şekilde kabul edeceğiz.”

Kaynak: Sputnik TR   ©SputnikTR 

GÜNDEM

MHP lideri Bahçeli’den Yusuf Eymen’in ailesine tebrik telefonu

Hakkari’den çıkan başarı hikayesinin ardından MHP lideri Devlet Bahçeli, aslen Osmaniye Toprakkale’li olan ve şark görevi için Hakkari’de bulunan …

Yayınlanma tarihi

-

Hakkari’den çıkan başarı hikayesinin ardından MHP lideri Devlet Bahçeli, aslen Osmaniye Toprakkale’li olan ve şark görevi için Hakkari’de bulunan baba Astsubay Orhan Velieceoğlu ile telefonda görüştü.

Görüşmede Yusuf Eymen ve ailesini kutlayan Bahçeli, “Bu çocuklar milli servetimizdir ve sahip çıkmak da bizim görevimizdir” diyerek, Yusuf Eymen’in eğitim hayatı boyunca maddi manevi tüm ihtiyaçlarının karşılanacağını belirtti.

Yusuf Eymen’in başarısı kadar önemli diğer hususun, anne ve babasının şark görevini gönüllü uzatmaları ve bu gururlandıran başarının devlet okulundan çıkması olduğunu belirten Bahçeli, şunları kaydetti:

“Yusuf Eymen’in başarısı kadar değerli olan başka bir hususun da şark görevi için 2 yıllığına Hakkari’ye giden astsubay bir baba ve polis memuru annenin, 4 yıldır Hakkari’de gönüllü olarak görev yapmaya devam etmeleri ve Yusuf Eymen’in bir şehidimizin adını taşıyan devlet okulunda bu başarıyı elde etmesidir. Başta Yusuf Eymen’in öğretmenleri ve okul yöneticileri olmak üzere bölgede şuurla görev yapan tüm eğitim ordumuzun fedakar mensupları öğretmenlerimize, başarıların filizlendiği ortamı tesis etmek için görevi başında olan güvenlik güçlerimize üstün başarılar diliyorum. Bu uğurda toprağa düşen tüm şehitlerimizi rahmetle anarken bu başarılarla onların da ruhlarının şad olduğuna inanıyorum.”

Kaynak: Milliyet

Devamını oku

GÜNDEM

Sınırda arbede: ABD’ye gitmeye çalışan binlerce göçmene Guatemala ordusu müdahale etti

Orta Amerika ülkesi Honduras’ın San Pedro Sula kentinden 13 Ocak’ta yola çıkan binlerce göçmen, Guatemala’nın Chiquimula şehrine bağlı Vado …

Yayınlanma tarihi

-

Orta Amerika ülkesi Honduras’ın San Pedro Sula kentinden 13 Ocak’ta yola çıkan binlerce göçmen, Guatemala’nın Chiquimula şehrine bağlı Vado Ancho kasabasında, Guatemala ordu güçleri tarafından sert müdahalelerle durduruldu.

Guatemala ordusu, kontrol noktasından geçmeye çalışan göçmenlere göz yaşartıcı gaz ve coplarla müdahalede bulundu.

ÇOK SAYIDA GÖÇMEN YARALANDI

Öte yandan, Ulusal Göç Enstitüsü (INM) tarafından yapılan yazılı açıklamada, Guatemala’ya giriş yapan göçmenlerin sayısının 9 bini geçtiğini ve olaylarda çok sayıda kişinin yaralandığını açıkladı. Ülkelerindeki şiddet, işsizlik ve yoksulluk gibi sorunlar nedeniyle daha iyi bir hayat kurmak için ABD’ye ulaşmaya çalışan binlerce kişi, seçilen Başkanı Joe Biden’ın, mevcut göçmen politikalarını değiştireceğini açıklamasının ardından Honduras’tan yola çıkmıştı. Her yıl on binlerce Orta Amerikalı göçmen, yürüyerek ABD’ye ulaşmak için bu tehlikeli yolculuğu tercih ediyor. Diğer yandan, Amerika ile Meksika hükümetleri arasında 8 Haziran 2019’da varılan “Meksika’da Kal” adlı mutabakat gereği, bu ülke üzerinden ABD’ye göç etmek isteyen üçüncü ülke vatandaşları, başvuru işlemleri sonuçlanana kadar sınır kenti Tijuana’da bekletiliyor.

Kaynak: Yeni ŞAFAK

Devamını oku

GÜNDEM

Türk profesörden kritik kısıtlama açıklaması!

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, koronavirüs aşılarının Türkiye’de sağlık çalışanlarından …

Yayınlanma tarihi

-

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, koronavirüs aşılarının Türkiye’de sağlık çalışanlarından başlanarak uygulanmasını değerlendirip, tarihteki salgınların aşı sayesinde bittiğini söyledi. Ertuğrul, “Aşı, tüm tarih boyunca belki de insanlık tarihinin bulmuş olduğu en önemli sağlık ürünüdür. Çünkü aşılar sayesinde bugüne kadar belki milyonlarca insanın, milyonlarca çocuğun yaşamı kurtuldu. Hatta dünya üzerinde bir hastalığın tamamen ortadan kalktığını aşı sayesinde söyleyebiliriz. O anlamda da aşılar bizim için çok önemli. Düşünün çocukluk çağından itibaren birçok aşıyı oluyoruz ve ömür boyunca bazılarında bir daha o hastalıkla karşılaşmıyoruz. Bu bile bizim için aşının ne kadar önemli olduğunu gösteriyor” diye konuştu.

‘RİSK GRUBU VE KRİTİK PERSONELE UYGULANMALI’

Sağlık çalışanlarına ilk aşının yapılmasının mantıklı olduğunu, bundan sonra ise riskli hastalar ile polis ve askere uygulanması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Ertuğrul, “Aslında bakanlığın açıklamış olduğu sıralama gayet mantıklı. Çünkü ilk önce sağlık çalışanları ile 65 yaş üzerinde olan ve hastalığı olan, yani risk grubunda olan kişilere vurulacak. Hemen ardından 65 yaş altında risk grubunda olanlar yine aşı olacaklar. Onun dışında kritik personel dediğimiz güvenlik güçleri, polisler, askerler ve belki onlarla kritik yerlerde çalışan personeller aşı olacaklar. Daha sonra da peyderpey diğer gruplara doğru aşı yapılması devam edecek” dedi.

‘AŞI ORANINA ULAŞIRSAK PANDEMİYİ SONLADIRABİLİRİZ’

Aşı tamamlandıktan sonra hastalığın ortadan kalkmasını beklemediğini söyleyen Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, “Ancak şunu söyleyebilirim, eğer belirli bir aşı oranına ulaşabilirsek o zaman pandemiyi sonlandırabiliriz. Yani hastalığı ortadan kaldırabiliriz ve en azından bu hastalıktan yaşam yitimlerini en aza indirgeyebiliriz. Ancak bu hastalık artık insanoğlunun bir hastalığı. Yeni bir hastalığımız var Covid- 19 diye. Bu hastalıktan duyarlı olan insanlar zaman zaman etkilenecekler. Onlar hastaneye gidecekler ya da bir doktora başvuracaklar. Biz de onları tedavi edeceğiz. Burada sadece aşı değil aynı zamanda beraberinde bu hastalığı tedavi edecek ilacın da bulunması çok önemli. Şu anda onunla ilgili çalışmalar devam ediyor. Normal bir boğaz enfeksiyonu gibi, normal bir zatürre gibi ya da herhangi bir enfeksiyon hastalığı gibi buna yönelik bir antiviral ilaç bulunması durumunda asıl biz o zaman hastalığa karşı gerçek korunmayı sağlamış olacağız” diye konuştu.

‘KISITLAMA DEVAM ETMELİ’

Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, vaka sayılarının daha da düşmesi için sokağa çıkma kısıtlamalarının devam etmesi gerektiğini ifade ederek, “Şu anda yapmış olduğumuz kısıtlamalar nedeniyle günlük açıklanan 9 bin civarında vaka sayımız var. Günlük nereden baksanız 170 civarında yaşamını yitiren insanımız var. Bunun daha da düşmesi gerekiyor, 9 bin sayısı hala çok yüksek. Yaklaşık bir yıl önce yani mart- nisan dönemindeki hasta sayılarımız, 4- 5 bin civarındaydı. Bu rakamlara biz, ‘çok fazla hasta’ diyorduk. Ama bugün her gün 9 bin hastamız oluyor. Buna bağlı olarak eğer şu anda kısıtlamaları ortadan kaldırırsak birdenbire bunun ikiye, üçe katlanması içten bile değil. O anlamda da aşı ile yeterli toplumsal bağışıklığı sağlayıp, belirli bir hasta sayısına inmediğimiz sürece kısıtlamaların mümkün olduğunca devam etmesi gerekiyor” dedi.

‘ÇİN AŞISININ ALINMASI OLUMLU’

Türkiye’de uygulanmaya başlanan Çin aşısını da değerlendiren Ertuğrul, şunları söyledi: “Çin aşısı dediğimiz SinoVac firmasının üretmiş olduğu inaktive virüs aşısı. Şu anda Covid- 19’a karşı geliştirilen 3 tür aşı var. Bir tanesi bizim de olduğumuz inaktive virüs aşısı. Bir diğeri mRNA aşısı. Bir de vektör aşısı var. AstraZeneca ve Oxford iş birliğiyle üretilen, bir de Rusya’da çalışmaları devam eden aşı. Biz inaktive virüs aşısını aldık. Bence ülkemiz açısından inaktive virüs aşısının alınmış olması aslında olumlu. Çünkü mRNA aşılarında özellikle lojistik destek çok önemli. Amerika’daki mRNA aşısında eksi 20 derecelere gereksinim var. Ve bunun ülkenin bir ucundan bir ucuna taşınabilmesi için tüm lojistik altyapının hazır olması gerekiyor. Fakat bildiğimiz kadar Türkiye ne yazık ki böyle bir altyapıya sahip değil. Bu nedenle zaten Almanya’da bu altyapıyı oluşturabilmek amacıyla aşı merkezleri kuruldu. Fakat dikkat ederseniz aşılama çalışmaları o ülkelerde çok da hızlı ilerleyemiyor. Bu inaktive virüs aşısının taşınabilmesi için ise sadece 2 ila 8 derecelik bir sıcaklığa gereksinim var. Biz buna soğuk zincir diyoruz aslında. Ve bizim altyapımız bu aşının ülkenin en ücra köşesine kadar ulaşmasını sağlayabilecek bir altyapıya sahip. Aile hekimliği merkezlerine, devlet hastanelerine, üniversite hastanelerine, hatta özel hastanelere kadar. Böyle baktığımız zaman aslında bizim açımızdan inaktive virüs aşısı çok uygun bir aşı.”

Prof. Dr. Ertuğrul, aşı ile ilgili açıklanan etkinlik oranlarının birbirlerinden fark olduğunu belirterek, “Burada da Brezilya ve Endonezya’da ve Türkiye’ye yapılan çalışmaların protokolleri birbirlerinden çok farklı. Yani bizdeki çalışma protokolünün sonuçlarına göre aşının etkinlik oranı yüzde 92,25 olarak açıklandı. Brezilya’daki raporun ayrıntılarına baktığınızda hastalığa hiç yakalanmama oranı yüzde 50’nin biraz üzerinde, hastalığı hafif geçirmekte koruma oranı yüzde 77, hastalığı ağır geçirmede koruma oranı ise neredeyse yüzde 100. Bizim için önemli olan aslında hastalığı ağır geçiren grup. Çünkü bizim sağlık sistemimize yani hastanelere yatan, yoğun bakıma giren ve yaşamını yitiren insanlar onlar. O zaman bizim temel gereksinimimiz bu insanların sayısını azaltabilmek ki olduğumuz inaktive virüs açısı da burada neredeyse yüzde 100 etkinliğe sahip. O nedenle hiçbir şüphemiz yok. İnaktive virüs aşısını herkes olmalı, özellikle risk grubundakiler mutlaka olmalı” diye konuştu.

KAYNAK: DHA

Kaynak: Haber7

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR