Takip Edin

GENEL

AK Parti’den Biden’ın sözlerine tepki: Haddini bil, burnunu sokma

Kurtulmuş, gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.  Doğu Akdeniz’de müzakerelere devam edeceklerini ve geri adım atmayacaklarını, bunun …

Yayınlanma tarihi

-

Kurtulmuş, gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. 

Doğu Akdeniz’de müzakerelere devam edeceklerini ve geri adım atmayacaklarını, bunun Türkiye açısından bir egemenlik meselesi olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, “Uluslarası sularda Türkiye kendi egemenliğini tescillemiş, sınırlarını belirlemiş ve uluslararası hukukla da bunları tayin etmiştir. Şimdi başkaları bunu değiştirmek için çeşitli varyasyonlar yapabilirler ama Türkiye müzakere masasını açık tutarak, görüşmeleri açık tutarak ama Oruç Reis’te olduğu gibi Yavuz gemisinde olduğu gibi biz orada fiili olarak çalışmalarımıza devam edeceğiz. Kimsenin müdahalesine müsaade etmeyeceğiz, bunları çok net söylüyoruz” dedi.

Yunanistan’ın Avrupa Birliği’nden destek bulmaya çalıştığını aktaran Kurtulmuş, “Baktığınız zaman Avrupa Birliği resmi anlamda Yunanistan tezlerinin arkasında tam manasıyla durmuyor ama bir taraftan da Avrupa içerisindeki bir siyaset, özellikle Fransızların yönlendirdiği bir siyaset anlayışı Yunanistan’a da bir şekilde destek çıkmaya çalışıyor. Kurumsal olarak Avrupa Birliği de Türkiye’nin kararlılığını görmüştür, Amerika Birleşik Devletleri de görmüştür, Rusya da görmüştür” ifadelerini kullandı.

‘Türkiye doğru yerde durmaktadır’

Kurtulmuş, Libya’yı bugün içinde bulunduğu duruma Hafter ve arkasındaki karanlık güçlerin düşürdüğüne dikkati çekerek, şöyle konuştu:

“Hafter’i destekleyen, bir takım paralı lejyonerler ile diğer güçler ve onun arkasındaki bazı Körfez ülkeleridir. Baktığınız zaman BM’nin ve uluslararası camianın meşru bir hükümeti desteklemek ortada iken, bunu desteklemek gerekirken, bunu desteklemeyip o hükümeti ortadan kaldırmak ve Libya halkına hayatı zindan etmek isteyen bir darbeciyi destekleyenler, herhalde Libya’daki sorunun kaynağı bunlardır. Yani kaynak sadece Hafter’in kendisi değildir. Dolayısıyla Türkiye doğru yerde durmaktadır, Libya halkının yanında durmaktadır.”

İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasında imzalanan normalleşme anlaşmasına ilişkin de konuşan Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“Burada İslam coğrafyasının yek vücut durması lazım ama maalesef insanın içi kan ağlıyor. Diyelim ki soğuk savaş zamanında ister Amerikan yanlısı ister Rus yanlısı olsun, İslam ülkelerinin her birisinin dış politikasının bir numaralı maddesi Filistin meselesiydi. Maalesef bugün birçoğu için Filistin meselesi çok arkalara gitmiş hatta Birleşik Arap Emirlikleri gibi bazıları için Filistin meselesi, satılık bir pazarlık unsuru haline dönüştürülmüştür. Birleşik Arap Emirliklerinin Filistin davasını açıktan satışı anlamına gelen bu anlaşmayı şiddetle kınıyoruz. Bu bir açık ihanettir, Arap halklarına ihanettir, Filistin halkına ihanettir, Müslüman ümmete ihanettir hatta dünya barışına ihanettir. Bundan sonra sırada bazı bölge ülkelerinin de olduğunu biliyoruz, görüyoruz. Bunların maalesef İsrail’in yeni planlarının bir parçası olduğundan da hiç şüphemiz yok.”

Kurtulmuş, 1948 Filistin İslami Hareketi’nin kuzey kanadının lideri Şeyh Raid Salah’ın cezaevine girmesine ilişkin, “Hem İsrai’in bu yeni dönemdeki baskılarını artıracak olmasının önemli bir işaretidir hem de aynı zamanda güle oynaya, şarkılarla, türkülerle ve tekbirlerle cezaevine yüzlerce kişi eşliğinde uğurlanan yaşlı bir Filistinli liderin varlığı ise Filistin davasının haklılığını ortaya koyan çok açık bir göstergedir” değerlendirmesinde bulundu.

‘Akıl, izan ve siyasal ahlak dışıdır’

Kurtulmuş, ABD Başkan Adayı Joe Biden’ın açıklamalarını da yorumladı. Biden’a yönelik eleştirilerde bulunan Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“Adam açık bir şekilde diyor ki aynı 12 Eylül darbesini yapan mantığın bir itirafı. ‘Nasıl bizim çocuklar darbe yaptı’ diyorlardı. Yani ‘Evet’ diyor, ‘Biz Erdoğan’ı indireceğiz ama bunu’ diyor ‘Demokratik yollarla yapacağız’. Yaptığı gafı anlıyor konuşmasının içerisinde. Yani sen kimsin ya? Haddini bil, unutma sen şu anda ABD’nin yarışan adaylarından birisisin, başkanı olsan ne yazar. Bu milletin, aziz milletin en çok değer verdiği şey kendi bağımsızlığıdır ve kendi egemenliğidir. Bu ülkede milletin kimi iktidara getireceğine sadece ve sadece millet helal oylarıyla karar verir. Bir takım yan yollarla, darbelerle, darbe benzeri yollarla, algı operasyonlarıyla, ‘Efendim muhalefeti, sivil toplumu, şunu ve bunu biz bir araya getirelim de iktidarı değiştirelim’ demenin ne kadar büyük hüsran olduğunu daha yakın geçmişte gördük.

Gezi Parkı eylemlerinin, 17-25 Aralık’ın ve 15 Temmuz darbe teşebbüsünün arkasında zaten bir takım destekler yok muydu? Bu desteklere rağmen bu millet ‘Ya Allah Bismillah’ diyerek egemenliğine ve bağımsızlığına sonuna kadar sahip çıktı. Demokrasisine sonuna kadar sahip çıktı. Bu gerçekten anlaşılamaz bir şey. Türkiye ile ilişkiler noktasında bu kadar büyük hem de yakın dönemde bu kadar büyük tecrübeler edinmiş olan bir ülkede devlet başkanlığına soyunan bir adamın bu sözleri söylemiş olması akıl, izan ve siyasal ahlak dışıdır.”

‘Türkiye’nin siyasetine burnunu sokma’

Joe Biden’ın Türkiye’den gelen tepkiler üzerine ders çıkarması gerektiğini belirten Kurtulmuş, “Bu sözler duyulduğu andan itibaren gösterilen bütün tepkileri son derece olumlu ve yerinde bulduğumu ifade etmek istiyorum. Çok üst perdeden herkesin bu tepkilerini sürdürmeye devam etmesi lazım ki mesele berraklığıyla ortaya çıksın. Sen haddini bil, Amerika’da siyaset yapıyorsan yap. Amerika’da kimin nerede seçileceğine biz bir şey diyor muyuz? Sen git seçimine, kazanıyorsan kazan, kazanmıyorsan kazanma ama Türkiye’nin siyasetine burnunu sokma” ifadelerini kullandı.

‘Biz sonuna kadar karşı çıkardık’

ABD Başkan Adayı Joe Biden’ın açıklamalarına yönelik muhalefetin sözlerine ilişkin de Kurtulmuş, şu açıklamaları yaptı:

“Muhalefetteki arkadaşlara tavsiyem şu, böyle bütün milletin tamamını ilgilendiren meselelerde ‘ama-fakat, şöyle ki ve böyle ki’ diyerek şerh düşerek bir açıklama yapmasınlar. Bu yaptıkları açıklamaların ağırlığını ortadan kaldırıyor, söyledikleri sözlerin de millete bir tesiri kalmıyor. Ortada açık bir mesele var; ne zaman söylenmiş olursa olsun, niye şimdi gündeme geliyor olursa olsun bunları hiç tartışmadan bu söze karşı bir tavır alacak mıyız, almayacak mıyız? Tabii ki alacağız. Yani eğer CHP iktidarda olsaydı, böyle bir şey söz konusu değil ya ama böyle bir şey olsaydı biz sonuna kadar karşı çıkardık.”

‘Aile toplumların kök hücresidir’

Ailenin toplumların kök hücresi olduğunu belirten Kurtulmuş, vücuttaki kök hücrelerde bulunan hastalıklı hücrelerin iyileşmesinin mümkün olduğu gibi ailenin de sağlam tutularak toplumdaki diğer eksikliklerin telafisinin sağlanabileceğini anımsattı.

Kurtulmuş, ailenin mutlaka kadın ve çocuk meselesiyle birlikte ele alınması gerektiğinin altını çizerek, şunları söyledi:

“Hem kadın haklarını geliştirmek hem kadının her türlü şiddetten ve suistimalden korumasını temin etmek. Aynı şekilde çocuk haklarını korumak, çocuk suistimalinin önlenmesi için her türlü çabayı ortaya koymamız lazım. Bütün bunların ortaya çıkmasında da çok sağlam aile yapısının koruyucu, sigorta mahiyetinde özelliği olduğunun altını çizmek gerekiyor. Özellikle önümüzdeki dönemde bu aile meselesine çok büyük bir vurgu yapılması gerektiğini düşünüyoruz.”

Ailenin diri tutulmasını gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, “Özellikle son dönemlerin yalnızlaşan, bireyselleşen, çaresiz hale gelen ve kalabalıkların içerisinde neredeyse kimsesiz kalan insanın güçlü bir şekilde hayatına devam etmesini sağlayabilmenin kilit rolü ailenin üzerindedir. Aileyi her türlü kötülüklerden korumak vazifemizdir, aile hayatını ortadan kaldıracak, aileyi lüzumsuz, değersiz ve geçersiz hale getirecek her türlü sinsi fikirlere, akımlara ve ideolojilere karşı uyanık olmak mecburiyetindeyiz.” şeklinde konuştu. 

Kaynak: Sputnik TR

GENEL

İşte FETÖ-PKK ortaklığı

Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı’nca FETÖ’nün Balıkesir Polis Meslek Yüksek Okulu mahrem yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında …

Yayınlanma tarihi

-

Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı’nca FETÖ’nün Balıkesir Polis Meslek Yüksek Okulu mahrem yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, Polis Okulu öğrencilerine 2010-2014 yılları arasında mahrem imamlık yapan 13 şüpheli tespit edildi. Yaklaşık 2 ay süren teknik takibin ardından 11 Eylül’de operasyon düğmesine basıldı. Operasyonda gözaltına alınan şüphelilerden Muhammet E. ile ilgili önemli ayrıntılara ulaşıldı. İstanbul Silivri’deki evinde gözaltına alınan şüpheliye ait hard diskin kardeşinde olduğu tespiti üzerine harekete geçen polis, söz konusu hard diski imha edilmeden ele geçirdi. Balıkesir Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince incelenen 1 terabaytlık hard diskten PKK arşivi çıktı.

 

 

PKK VİDEOLARI ÇIKTI

Alınan bilgiye göre, hard diskin içerisinde PKK ve Suriye uzantısı YPG ile örgütün kadın yapılanması YPJ’ye ait organizasyon ve toplantılara ait olduğu anlaşılan çok sayıda video ve örgüt üyelerinin fotoğrafları yer aldığı tespit edildi. Ayrıca aynı hard disk içerisinde Türkiye’nin Kürtleri katlettiği iftiralarını içeren İngilizce hazırlanmış kara propaganda videolarının da bulunduğu belirlendi.

 

 

GİZLİ ÇEKİM ROKET YAPIMI VİDEOSU

Yine söz konusu hard disk içerisinde Jandarma Genel Komutanlığı’na ait hizmete özel olarak hazırlanmış roket yapımı, bakımı ve kullanımına ilişkin belge ve bilgilerin akıllı telefon ile gizli olarak çekilmiş videolarının da yer aldığı ortaya çıkarıldı. Söz konusu bilgi ve belgelerin askeri birim dışına çıkarılması, kopyalanması, yayılması ve başkalarına verilmesi yasak olduğu öğrenildi.

CASUSLUKTAN TUTUKLANDI

Söz konusu tespitlerin ardından şüpheli Muhammet E., FETÖ üyeliğinin yanı sıra PKK terör örgütü üyeliği ve askeri ve siyasi casusluk suçlarından da sorgulandı. Şüpheli, ifadesinin alınmasının ardından Balıkesir 1. Sulh Ceza Hakimliği’nce “Terör örgütüne üye olma, Askeri ve siyasi casusluk” suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Yenişafak

Devamını oku

GENEL

MGK kararları korkuttu: Yunanistan’da adalar telaşı

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında yayınlanan yazılı açıklama, Atina’da endişe …

Yayınlanma tarihi

-

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sonrasında yayınlanan yazılı açıklama, Atina’da endişe yarattı. 1-2 Ekim’deki AB zirvesinden hemen sonra başlamaları beklenen istikşafi görüşmeler öncesi, MGK açıklamasında “Gayri askeri statüdeki adaların silahlandırılması başta olmak üzere uluslararası hukuka ve anlaşmalara aykırı hareket eden ülkeler aklıselime davet edilmiştir” ifadesi, Yunan medyasında “Türklerin, adaların silahsızlandırılması konusunu görüşme masasına getirecekleri kesinleşti” şeklinde değerlendirildi. Türkiye’nin bu konunun görüşülmesinde ısrar etmesi halinde, istikşafi görüşmelerde ilerleme sağlanmasının imkânsız olduğu öne sürüldü.

 

 

‘TÜRKİYE ISRAR EDERSE’

Atina Üniversitesi öğretim üyesi Kostas Lavdas, “Türkiye çeşitli konuları gündeme getiriyor. Bunlar anlaşmazlık konusu değil, Türkiye’nin talepleridir. Adaların silahlandırılması, Yunanistan’ın egemenliğini ilgilendirir. Türkiye ısrar ederse, Yunanistan istikşafi görüşmelerden çok az bir fayda sağlayabilecektir” dedi.

 

 

‘ANKARA’NIN GÜÇLÜ KOZU’

Yeni Demokrasi milletvekili ve uluslararası ilişkiler uzmanı Angelos Sirigos ise “Türkiye, uluslararası hukuk açısından Yunanistan’a karşı en güçlü kozu saydığı adaların silahsızlandırılmasını gündeme getiriyor. Bu şekilde de Yunanistan’a, uluslararası hukuku uygulamayan tarafın kendisi olduğunu göstermek istiyor” diye konuştu. Atina, Ankara ile diyalogun sadece Ege ve Doğu Akdeniz’de deniz yetki sınırlarının belirlenmesi ile sınırlı olacağını, 1923 Lozan ve 1947 Paris Anlaşmaları gereğince silahsız olmaları gereken adaları ise “Türkiye’den gördüğü tehdide karşı meşru müdafaa hakkı çerçevesinde” silahlandırdığını iddia ediyor.

ORDUDA TEYAKKUZ BİTTİ

‘Oruç Reis’ gemisinin Akdeniz’e açılması nedeniyle Yunan Silahlı Kuvvetleri’nde başlatılan teyakkuz durumu dün sona erdi. Donanma Komutanı Stefanos Limberis, kriz süresince Ege ve Doğu Akdeniz’de seyreden savaş gemilerinin mürettebatına çektiği telgrafta “Gemilerimiz üslerine döndüler. Mürettebat, iki ay gerçek bir savaşa çok yakın şartlarda yaşadı. Şimdi dinlenin” dedi. Yunan askerlerinin izni kaldırılmıştı.

MİÇOTAKİS’TEN DİYALOG DAVETİ

Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis koronavirüs salgını nedeniyle internet üzerinden yapılan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda video mesaj aracılığıyla yaptığı konuşmada, Türkiye ile gerilen ilişkilerin çözümü için diyalog vurgusu yaparak bir ortaklık kurulabilmesini umut ettiğini söyledi. Miçotakis konuşmasında, “Görüşelim, konuşalım ve iki taraf için de kabul edilebilir bir çözüm bulalım. Diplomasiye bir şans verelim. Hâlâ anlaşamıyorsak, Lahey’deki uluslararası mahkemenin bilgeliğine güvenmeliyiz” sözlerini kullandı. İki ülke arasında duyurulan istikşafi görüşmelerin başlaması kararının, “doğru yönde atılmış bir adım olduğunu” belirten Miçotakis, “Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM’nin gerçekten bir umut ışığı ve küresel iş birliğinin kalesi olduğuna inanıyorsa, onu bu değerlere uygun hareket etmeye çağırıyorum” dedi.

HÜRRİYET

Devamını oku

GENEL

Ukrayna’da askeri uçak düştü: 22 ölü

Ukrayna İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Ukrayna’nın Harkiv iline bağlı Çuguyiv ilçesinde AN-26 tipi askeri uçağın düştüğü ve alev …

Yayınlanma tarihi

-

Ukrayna İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Ukrayna’nın Harkiv iline bağlı Çuguyiv ilçesinde AN-26 tipi askeri uçağın düştüğü ve alev aldığı duyuruldu.

Kaza sırasında uçakta 23 askeri öğrenci ve 5 mürettebatın bulunduğu, yerel saatle 21.45 itibarıyla kazada 22 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR