Takip Edin

GENEL

AK Parti Gençlik Kolları’ndan, ‘Ayasofya’ için şükür duası

 AK Parti Ankara Gençlik Kolları, Ayasofya’nın yeniden cami olarak ibadete açılması dolayısıyla sabah namazının ardından şükür duası programı …

Yayınlanma tarihi

-

 AK Parti Ankara Gençlik Kolları, Ayasofya’nın yeniden cami olarak ibadete açılması dolayısıyla sabah namazının ardından şükür duası programı düzenledi. 

İstanbul Fatih Camisi’nde sabah namazına katılan AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Ahmet Büyükgümüş, beraberindeki gençlerle şükür duası ederek, Fatih türbesine ziyarette bulundu.

Büyükgümüş, Türkiye’nin 81 ilinde AK Parti Gençlik Kolları’nın büyük bir coşkuyla, neşeyle sabah namazına katıldığını belirterek, namazın ardından şükür duası ettiklerini söyledi.

‘100 yıla yakın bir süredir milletimizin içinde buruk bir acı’

Fatih Camisi’nde, Fatih Sultan Mehmet Hazretlerinin türbesinin önünde buluştuklarını aktaran Ahmet Büyükgümüş, “Biz de burada şükür dualarımızda bulunduk. Hakikaten 100 yıla yakın bir süredir milletimizin içinde buruk bir acı, kalbini sıkıştıran bir durumdu Ayasofya’nın müze olarak vatandaşlarımızla buluşması. Dün alınan kararla hem Danıştay ilgili dairesinin hem de buna istinaden Sayın Cumhurbaşkanımızın yayınlamış olduğu kararname ile Ayasofya yeniden asıl statüsüne, cami statüsüne geri dönmüş oldu. İnşallah 24 Temmuz’da Ayasofya ibadete açılacak ve biz tarihimizin önemli anlarından birini daha geride bırakacağız. Sayın Cumhurbaşkanımız dün büyük, muhteşem bir konuşma gerçekleştirdi. Tafsilatıyla meseleye tüm açılardan beyanlarda bulundu. Bizim açımızdan Ayasofya’nın ne denli bir egemenlik meselesi olduğu, fethin İstanbul’daki en önemli sembolü olduğunu vurguladı. Ve bundan sonra da tüm insanlık için Ayasofya’nın abidevi bir mimari eser olarak ama aynı zamanda cami fonksiyonuyla hizmet edeceğini vurguladı. Zira süreç boyunca ‘işte olmazdı, öyleydi, böyleydi’ kamuoyu çok açıklama gördü. Ama hem dünyada olup bitenler açısından, hem Türkiye’de olup bitenler açısından dün meseleye son nokta koyulmuş oldu.” diye konuştu.

Büyükgümüş, bundan sonra özellikle gençlere, her vaktinde Ayasofya’yı gereğince şenlendirebilmenin düştüğünü dile getirerek, orada ümmetin atan kalbini hissedebilmenin 24 Temmuz’dan itibaren mümkün olacağını aktardı.

Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmasının Mescid-i Aksa için bir işaret fişeği olduğunu vurgulayan Ahmet Büyükgümüş, “İnşallah 24 Temmuz’dan sonra Ayasofya’nın kapılarını ibadete açmasıyla birlikte, o caminin kubbelerinden yükselecek olan tüm manayla birlikte, hiçbir şey İslam dünyasında eskisi gibi olmayacak. Bizler başka bir anlamı, bizler başka bir manayı kuşanacağız ve inşallah geleceğe çok daha güçlü bir şekilde emin adımlarla hazırlanacağız.” ifadesini kullandı.

‘Artık abdest alarak gireceğiz’

AK Parti İl Gençlik Kolları üyeleri, Ankara’da ise Hacı Bayram Camisi’nde bir araya geldi. 

Cami çıkışında açıklama yapan AK Parti Ankara Gençlik Kolları Başkanı Burak Yıldız, Danıştayın Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal etmesiyle birlikte Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vakur duruşu sayesinde Ayasofya Camii’nin 86 yıllık esaretten kurtulduğunu söyledi.

Ayasofya’nın Fatih Sultan Mehmet Han’ın vakfiyesine uygun bir şekilde yeniden cami olarak ibadete açılacak olmasının müjdesini almanın sevincini yaşadıklarını belirten Yıldız, “Önceleri ancak bilet alarak girebildiğimiz, ecdadımızın şanlı mirası ve kayıtsız şartsız egemenlik hakkımız olan Ayasofya Camii’ne artık abdest alarak gireceğiz.” dedi.

Söz konusu kararın Türkiye Cumhuriyeti devletinin yargı ve yürütme erklerinin dahilinde aldığı bir karar olduğunu ve en az üç neslin hayallerinin gerçeğe dönüştüğünü ifade eden Burak Yıldız, şunları kaydetti:

”Bu karara karşı bir duruş sergilemek, Türkiye’nin egemenlik haklarının ihlali anlamına gelmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımız riyasetindeki Türkiye Cumhuriyeti sahip olduğu tüm hakları, milletimizin duygu ve düşünceleri, istek ve talepleri doğrultusunda sonuna kadar kullanmaya kararlıdır. Haklarını kullanmaktan ve zalime haddini bildirmekten çekinmeyen, her hal ve şart altında daima hazır, tam bağımsız ve büyük Türkiye yolunda Sayın Cumhurbaşkanımızla birlikte bu yolda yürümekten dolayı Allah’a binlerce kez şükrediyoruz.”

Açıklamanın ardından gençlik kolları üyeleri tekbir getirerek, ‘Zincirler kırıldı, Ayasofya açıldı’ sloganları attı.

Kaynak: Sputnik TR

GENEL

TBMM’de idam cezasına ilişkin 81 sayfalık rapor

Meclis Araştırma Hizmetleri Başkanlığı, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yeniden gündeme getirdiği idam cezasına ilişkin, ‘Türk Hukukunda …

Yayınlanma tarihi

-

Meclis Araştırma Hizmetleri Başkanlığı, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yeniden gündeme getirdiği idam cezasına ilişkin, ‘Türk Hukukunda Ölüm Cezası’ başlıklı 81 sayfalık bir rapor hazırladı. Raporda, ölüm cezasının Türkiye Cumhuriyeti anayasaları ve kanunlarındaki seyri incelendi.

İlk ölüm cezası 1920’de kanuna girdi

Milliyet’ten Önder Yılmaz’ın haberine göre ölüm cezasının uluslararası hukuktaki yeri, Türkiye’nin tarafı olduğu sözleşmeler bağlamında ele alındı ve idamın kaldırılma süreci incelendi.

Rapora göre Türk hukukunda ilk ölüm cezası, 29 Nisan 1920 tarihli ‘Hıyaneti Vataniye Kanunu’nda “Bilfiil hıyaneti vataniyede bulunanlar salben (asılarak) idam olunur ifadesiyle” yer buldu.

Bugüne kadar TCK’da toplam 28 idam maddesi

İlk çıkarıldığı 1 Mart 1926’dan bugüne kadar değiştirilerek gelen Türk Ceza Kanunu’nun ilk halinde 14 maddede idam cezası öngörüldü. Yıllar içinde idam cezasına ilişkin hükümler genişletilerek 28 maddeye kadar çıktı. 26 Eylül 2004’te ise 1926 tarihli TCK yürürlükten kaldırıldı.

TBMM, 1984’ten itibaren hiçbir ölüm cezasının infazını onaylamadı

Kesinleşen ölüm cezalarının yerine getirilmesine karar verme yetkisi 1924, 1961 ve 1982 anayasalarıyla TBMM’ye verildi. Özel af yetkisi de bulunan TBMM, 1984’ten itibaren hiçbir ölüm cezasının infazını onaylamadı.

Raporda idamların askeri rejim dönemleri ve siyasi saiklerle yapılması, “1984’ten sonra, mahkemelerce verilen ölüm cezalarına karşı Meclis, verilen ölüm cezalarının infaz edilmemesi yönünde bir eğilim göstermiş ve ölüm cezalarının infazına yönelik kanun çıkarılmamıştır. 1984 öncesi döneme bakıldığında da ölüm cezasının en çok, ülkede yaşanan askeri rejim dönemlerinde ve siyasi saiklerle infaz edildiği görülmektedir” ifadeleriyle anlatıldı.

TBMM’nin ilk idam onayı 21 Ekim 1920’de

TBMM’nin ölüm cezasının yerine getirilmesine ilişkin kararları ve kabul ettiği kanunlar da tek tek sıralandı. Verilere göre, TBMM ilk idam onayını 21 Ekim 1920’de verdi. Maden Bidayet Mahkemesi tarafından iki kişi hakkında onaylanan idam kararının gerekçesi, ‘Hiyaneti Vataniye’ olarak belirtildi.

TBMM’nin onayladığı idamların gerekçeleri, ‘Vatana ihanet, düşman tarafına geçme, gasp, öldürme, işkence ile öldürme, ırza geçme şeklinde’ sıralandı.

Raporda Atatürk ve Menderes maddeleri

Raporda Mustafa Kemal Atatürk’e suikast girişimi nedeniyle iki kişi hakkında 12 Ocak 1928’de onaylanan idam kararı ile İzmir’de Teğmen Kubilay’ın başının kesilerek bayrak direğine takılmasını içeren isyan girişimi nedeniyle 2 Şubat 1931’de 28 kişinin idamına ilişkin onay kararı dikkat çekti.

Adnan Menderes ve iki bakana ilişkin Yüksek Adalet Divanı’nın, ‘anayasayı ihlal’ gerekçesiyle verdiği idam kararı ve 15 Eylül 1961 tarihli Milli Birlik Komitesi onayı da raporda yer aldı. Meclis, son idam onayını 4 Ekim 1984’te İlyas Has adlı kişiye yönelik olarak ‘anayasal düzeni zorla değiştirmeye teşebbüs’ gerekçesiyle verdi.

2004’te tamamen kaldırıldı

Raporda, Türk hukukunda ölüm cezasının kaldırılma süreci de detaylarıyla anlatıldı. İdam cezasının infaz edilmemesine ilişkin ilk adım 2001’de anayasada yapılan değişiklikle atıldı. Bu düzenlemeyle ‘savaş, savaş tehdidi ve terör suçları halleri dışında ölüm cezası verilemeyeceği’ öngörüldü. Bu değişiklikten sonra, 2002’de mevzuattaki ölüm cezaları ‘müebbet ağır hapis cezasına’ çevrildi.

Ardından Türkiye, AB’ye uyum sürecinde 2003’te, 1985’te yürürlüğe girmiş olan ve ‘savaş zamanı ya da yakın savaş tehdidi’ dışında ölüm cezasını kaldıran Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine Ek Ölüm Cezasının Kaldırılmasına İlişkin 6 No’lu Protokol ile ‘Ölüm Cezasının Her Koşulda Kaldırılmasına İlişkin 13 No’lu Protokol‘ü onayladı.

2004’te 5170 sayılı Kanun ile ölüm cezası Anayasa’dan tümüyle çıkarıldı.

Kaynak: Sputnik TR

Devamını oku

GENEL

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: Kınıyorum, telin ediyorum, lanetliyorum

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Yunanistan’da yayın yapan bir gazetenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkındaki manşetine tepki …

Yayınlanma tarihi

-

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Yunanistan’da yayın yapan bir gazetenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkındaki manşetine tepki gösterdi. Kalın, “Bunu en şiddetli bir şekilde kınıyorum, telin ediyorum, lanetliyorum. Çünkü bu atılan başlığın basın özgürlüğü ile ifade hürriyeti ile uzaktan yakından bir ilgisi yok. Bu bir provokasyondur” dedi.

‘Macron’un Türkçe tweet atması sempatik bir adım’

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Türkçe tweet atmasına da değinen Kalın, “Sayın Macron’un Türkçe bir mesaj yayınlaması güzel, sempatik bir adım. Ama lafızdan çok mana önemli. Kastedilenin ne olduğu ve bunun hangi siyasi stratejik çerçeveye oturduğuna da bir bakmak gerekiyor. Benim kanaatimce Sayın Macron dünya siyasetini doğru okumuyor” ifadelerini kullandı.

 

Kaynak: Sputnik TR

Devamını oku

GENEL

FETÖ’den gözaltına alınan 131 şüpheliden 94’ü tutuklandı

İstanbul merkezli 34 ilde Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) yapılanmasına yönelik operasyonda gözaltına alınan 131 …

Yayınlanma tarihi

-

İstanbul merkezli 34 ilde Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) yapılanmasına yönelik operasyonda gözaltına alınan 131 kişiden 94’ü tutuklandı. 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, 16 Eylül’de İstanbul merkezli 34 ilde düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 2’si binbaşı, 6’sı yüzbaşı, 4’ü üsteğmen, 6’sı asteğmen, 31’i astsubay ve 82’si uzman çavuş, toplam 131 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı. 

Şüphelilerden 36’sı, emniyetteki işlemlerinin ardından serbest kaldı. 

Sağlık kontrolünden geçirilerek adliyeye sevk edilen 95 zanlıdan 94’ü tutuklanırken, 1’i de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, FETÖ’nün çeşitli yapılanmalarında yer aldıkları iddiasıyla 82’si muvazzaf, 50’si TSK’den ihraç ve emekli olmak üzere 132 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti. 

İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, şüphelilerin yakalanması için 16 Eylül’de İstanbul merkezli 34 ilde eş zamanlı operasyon düzenlemiş, 131 şüpheli gözaltına alınmıştı. 

Firari durumdaki 1 zanlının da yakalanması için çalışmaların sürdüğünü bildirildi.

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR