Takip Edin

POLİTİKA

ABD’den Türkiye’ye övgü! Yeni ‘İncirlik Üssü’ açıklaması!

NATO müttefikleri ABD ve Türkiye’nin, hayati güvenlik ortakları olarak uzun ve güçlü bir geçmişe sahip bulunduğunu belirten Reeker, Doğu Akdeniz …

Yayınlanma tarihi

-

NATO müttefikleri ABD ve Türkiye’nin, hayati güvenlik ortakları olarak uzun ve güçlü bir geçmişe sahip bulunduğunu belirten Reeker, Doğu Akdeniz ve bu geniş bölgeyle birlikte Türkiye-ABD ilişkisinin önemini, yaptığı son ziyaretlerde de açıkça ortaya koyan ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun, kendisini bu ziyaret için görevlendirdiğini bildirdi. 

 

 

Reeker, Türkiye’deki temasları kapsamında bugün Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ile görüştü.

ABD’li yetkili, pazartesi günü de diğer Türk yetkililerle görüşeceğini, böylelikle Pompeo’nun son ziyaretini, ikili ilişkilerdeki önemli konuları ve şu anda gündemde yer alan bölgesel sorunları gözden geçirme fırsatı bulacaklarını dile getirdi. 

 

 

“HARİKA BİR DİYALOG SÜRDÜRÜYORUZ”

Reeker, Doğu Akdeniz konusuna ilişkin, “Doğu Akdeniz’de olumlu bir ivme görüyoruz. Türkiye’nin Yunanistan ile istikşafi görüşmelere geri dönme yolunda doğru adımlar attığını düşünüyoruz. Riskleri ve gerginliği azaltmak için bunu birlikte masaya oturarak yapma fırsatı var.” dedi. 

Reeker, Türkiye ile Yunanistan arasındaki gerilime işaret edilerek, ABD Dışişleri Bakanı Pompeo’nun, geçen haftalarda Güney Kıbrıs Rum yönetimini (GKRY) ziyaret edip Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) gitmediğinin hatırlatılması üzerine, “Bölgedeki tüm dostlarımız ve ortaklarımızla, tüm müttefiklerimizle harika bir diyalog sürdürüyoruz. Diplomasinin anlamı budur. Ziyaret bunun bir yönü ancak her seyahatle aynı anda her varış noktasına gidilemez.” ifadelerini kullandı. 

Pompeo’nun, mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu ile birkaç hafta önce Dominik Cumhuriyeti’nde görüştüğünü anımsatan Reeker, “Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de gerilimi azaltma konusunda aldığı çok olumlu kararla ilgili görüşümüzü vurgulamak için Dışişleri Bakanı Pompeo adına bu konulardan bazılarını görüşmek için buradayım.” diye konuştu. 

Birleşmiş Milletler (BM) kararları doğrultusunda, GKRY’nin, Kıbrıs Türk tarafıyla eşit ortaklığa hazır olup olmadığına ilişkin görüşünün sorulmasına karşılık Reeker, şöyle dedi:

“Elbette bu yönde çağrıda bulunmayı sürdürüyoruz, taraflardan herhangi biri herhangi bir anda konuşmaya hazır olduğunda onlarla görüşmek durumundayız. Bizim de yaptığımız bu ve bunu teşvik etmeye çalışıyoruz. Pompeo, yaklaşık bir ay önce Orta Doğu ziyaretinden ABD’ye dönüşünde GKRY’yi ziyaret etme fırsatı buldu ve burada da bunun altını çizdi. Kıbrıs ile olumlu bir ilişkimiz olmasını istiyoruz. Orada uzun vadeli gerilimlerin sonunu görmek istiyoruz. Bölge için, Türkiye için, Yunanistan için iyi olan budur. Bu nedenle, bunu teşvik etmeye ve uzun vadeli sorunların bazılarının çözümünü görmeye devam edeceğiz. Ancak müzakerelere geri dönmek ve bu konuları derinlemesine konuşmak için gerilimi düşürmenin yolu diplomasidir.” 

“ERMENİSTAN VE AZERBAYCAN’A ÇAĞRIDA BULUNDUK”

Reeker, Kafkasya’da da Dağlık Karabağ üzerinden artan gerilime şahit olduklarını ve bu konuyu da ele almak istediklerini belirterek, “(AGİT) MİNSK grubunun diğer eş başkanlarıyla birlikte hem Azerbaycan hem de Ermenistan’a askeri harekatı sonlandırmak için geri adım atma ve diyalog sürecine geri dönmeleri çağrısında bulunduk.” diye konuştu. 

Ticaret, enerji kaynakları, altyapının geliştirilmesi, güvenlik ve istikrar göz önünde bulundurulduğunda, gerginliğin azaltılmasının herkesin yararına olacağı değerlendirmesinde bulunan Reeker, Türk yetkililerle yapacağı görüşmelerde bu konunun da ele alınacağını ifade etti. 

“ABD’NİN İNCİRLİK HAVA ÜSSÜ’NDEN ÇIKMA PLANI YOK”

ABD’li üst düzey yetkili Reeker, basında yer alan ABD’nin İncirlik Üssü’nden taşınacağı yönündeki iddialara da açıklık getirmek istediğini belirterek, “ABD’nin İncirlik Hava Üssü’nden çıkma planı yok. Türk müttefiklerimizin İncirlik’teki daveti üzerine onlarca yıldır son derece başarılı bir şekilde iş birliği yaptık.” diye konuştu. 

Bu konuya ilişkin basında çeşitli spekülasyonların yer aldığını bildiğini söyleyen Reeker, şunları kaydetti:

“Gerçek mesajımız, şu anda var olan çeşitli bölgesel çatışmalarla başa çıkmak için diyalog arayışıyla gerilimlerin hafifletilmesiyle ilgilidir. Daha sonra ise özellikle Kovid-19 salgını bağlamında, birlikte çalışmak ve ABD Başkanı Donald Trump ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye ile ABD arasındaki ticaret ve yatırım açısından ele aldıkları ekonomilerimizi ve gerçek fırsatları yeniden inşa etmek için nasıl birlikte hareket edebileceğimizi belirlemektir.”

KAYNAK: AA

POLİTİKA

SETA’dan “Ermenistan’ın savaş suçları kayıt altına alınsın” çağrısı

Yücel Acer tarafından kaleme alınan analizde Ermenistan güçlerinin sivil yerleşim yerlerini bombalamasının, sivilleri öldürmesi ya da …

Yayınlanma tarihi

-

Yücel Acer tarafından kaleme alınan analizde Ermenistan güçlerinin sivil yerleşim yerlerini bombalamasının, sivilleri öldürmesi ya da yaralamasının savaş suçu sayılan eylemler arasında yer aldığı, hatta yaygın bir şekilde yapıldığı durumlarda insanlığa karşı suçlar niteliği kazandığı ifade edildi.

Savaş kuralları ve ihlalleri, suçluların yargılanması, Ermenistan Azerbaycan çatışmalarında Ermenistan’ın askeri faaliyetleri ve hukuki değerlendirmesi gibi konulara yer verilen analizde şunlar kaydedildi:

“Ermenistan’ın 1992-1994 yılları arasında, Karabağ ve civarındaki Azeri topraklarını işgali sırasında ne tür ihlaller gerçekleştirdiği, bağımsız uluslararası raporlarla da tespit edilmişti. Daha dramatik olan ise 27 Eylül’den bu yana, işgal altındaki Azeri topraklarında yaşanan çatışmalarda, yine Ermenistan’ın bu tür ihlallerinin ön plana çıkıyor olmasıdır. Genel bir inceleme dahi Ermenistan güçlerinin mevcut çatışmalarda birçok uluslararası insancıl hukuk kuralını ihlal ettiğini göstermektedir. Söz konusu suçları işleyenlerin yargılanabilmesi için, bu eylemlerin tespiti ve mevcut mekanizmaların ele alınması bu aşamada önem arz etmektedir.”

Analizde Ermenistan’ın Ermeni soykırımı iddialarıyla dünya ölçeğinde mağdur görüntüsü verirken diğer taraftan Ermenistan yönetimlerinin son 30 yıldır ve halen Karabağ ve çevresinde sivillere yönelik saldırılarla ön plana çıkıyor olmalarının dikkat çekici olduğu belirtildi.

Şubat 1992’de Rus ordusu tarafından desteklendiği bildirilen Karabağ Ermeni kuvvetlerinin Azeri nüfuslu Hocalı kasabasını ele geçirdikleri, çatışmalarda o güne kadarki en büyük katliamları gerçekleştirdikleri ve 500 ila 1000 arasında sivilin hayatını kaybettiği, Ermenistan, Karabağ Ermeni gruplar ve Azeri güçleri arasında Karabağ nedeniyle yaşanan çatışmalarda 25 bin civarında insanın hayatını kaybettiği, bir milyondan fazla Azerbaycan vatandaşının evlerinden ve yerleşim yerlerinden ayrılmak zorunda kaldığı veya sürüldüğü vurgulandı.

Halen devam eden bu çatışmalarda 1992-1994 yılları arasında yaşanan acı olayları hatırlatan eylemlerin cereyan ettiği, çatışmalarda Ermenistan’ın yine sivil kayıplara yol açan askeri faaliyetleriyle ön plana çıktığı belirtilen analizde “Bir silahlı çatışma yöntemi olarak, sivillere ciddi zararlar verecek düzeyde altyapı tesislerine zarar veren saldırılar düzenleyerek sivillerin temel ihtiyaçlarını karşılanmasının engellenmesi de savaş suçları arasında sayılan eylemlerdendir.” ifadelerine yer verildi.

Savaş suçu sayılan eylemlerin kimler tarafından işlendiğinin kanıtlarıyla beraber tespit edilmesinin, bu suçların faillerinin yargılanması bağlamında büyük önem arz ettiği, şüphelilerin yargılanmasına dair ulusal mekanizmaların yanı sıra siyaseten zor olsa da harekete geçirilebilecek bazı uluslararası mekanizmalar bulunduğuna dikkat çekilen analizde “Bu tür suçları işleyenlerin veya işlenmesine katılanların, devlet başkanlığı, başbakanlık ya da bakanlık dahil olmak üzere bulundukları resmi konumlar cezai sorumluluklarını ve yargılanmalarını engelleyen hususlar değildir. Yeter ki bu kişiler, yetki sahibi ulusal ya da uluslararası yargı organları önüne şahsen çıkarılabilsinler.” tespitine yer verildi.

Devamını oku

POLİTİKA

Anastasiadis’ten Ersin Tatar’a skandal ‘kutlama’ mesajı!

Prof. Dr. Ata Atun, Nikos Anastasiadis’in kutlama mesajında kullandığı cümlelerin kesinlikle kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Ata Atun …

Yayınlanma tarihi

-

Prof. Dr. Ata Atun, Nikos Anastasiadis’in kutlama mesajında kullandığı cümlelerin kesinlikle kabul edilemez olduğunu dile getirdi. 

 

Ata Atun yazısında “Rum lider Anastasiadis’in kutlama yazısında yer alan “Kıbrıslı Türk vatandaşlarım” tanımı kabul edilemezdir. Rum lider  Anastasiadis Kıbrıslı Rumların oyları ile seçilmiş bir siyasidir. Hiçbir zaman ve koşulda da KKTC vatandaşları kendisinin temsil ettiği oluşumun vatandaşları değillerdir.” ifadelerini kullandı. 

İşte Ata Atun’un o yazısı; 

 

KKTC’nin yeni seçilen Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a, Rum lider Nikos Anastasiadis’in gönderdiği kutlama mesajı kabul edilebilir bir üslupla yazılmamıştır ve politik teamüller içerisinde derhal kendisine iade edilmelidir.

Sayın Ersin Tatar, KKTC vatandaşları tarafından KKTC’nin Cumhurbaşkanı olarak seçilmiştir.

Sayın Ersin tatar, Anastasiadis’in kutlama mesajında bahsettiği şekli ile Türk Cemaatinin Lideri sıfatının da üzerinde KKTC Cumhurbaşkanı sıfatını taşımaktadır.

KRY lideri Anastasiadis, Cumhurbaşkanımıza hitaben yazdığı yazılarından kendisine “KKTC Cumhurbaşkanı” olarak hitap etmediği takdirde yazısının kabul edilemeyeceği kendisine bildirilmelidir. 

KABUL EDİLEMEZ

Rum lider Anastasiadis’in kutlama yazısında yer alan “Kıbrıslı Türk vatandaşlarım” tanımı kabul edilemezdir. Rum lider  Anastasiadis Kıbrıslı Rumların oyları ile seçilmiş bir siyasidir. Hiçbir zaman ve koşulda da KKTC vatandaşları kendisinin temsil ettiği oluşumun vatandaşları değillerdir. 

Yukarıda belirtilen hassas konular, Rum lider Anastasiadis’in KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a hitaben gönderdiği yazılarda yer almadığı sürece, bu içerikteki yazıların kabul edilmemesi gerekmektedir.

Kamu oyuna saygılarımla duyururum.

haber7

 

Devamını oku

POLİTİKA

Bülent Turan’dan Meral Akşener’e cevap

Bülent Turan yaptığı açıklamada “Sayın Akşener, ya Ümit Özdağ’ın söylediği yanlış o konuda gereğini yapacaktır ya da Ümit Özdağ’ın dediği …

Yayınlanma tarihi

-

Bülent Turan yaptığı açıklamada  “Sayın Akşener, ya Ümit Özdağ’ın söylediği yanlış o konuda gereğini yapacaktır ya da Ümit Özdağ’ın dediği doğruysa İl Başkanı hakkında gereğini yapacaktır. Sayın Akşener, devlet tecrübesiyle beraber, bu süreçte devletin, milletin beklediği adımları atmak durumundadır.” ifadelerini kullandı.

Haber7

 

 

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR