Takip Edin

KÜLTÜR SANAT

7 bin yıl önceki kültürü tanıtmak için arkeopark kuruluyor

Atatürk Üniversitesi, Aziziye Belediyesi, Müze Müdürlüğü ve Çakıltaşı Prodüksiyon’un ortaklığında başlatılan proje kapsamında, Ömertepe …

Yayınlanma tarihi

-

Atatürk Üniversitesi, Aziziye Belediyesi, Müze Müdürlüğü ve Çakıltaşı Prodüksiyon’un ortaklığında başlatılan proje kapsamında, Ömertepe Mahallesi’nde 5 ‘Karaz’ evi inşa edildi. Bölgede daha önce yapılan kazılardan elde edilen verilere göre öğrenciler, çamur, taş ve ahşap kullanarak evleri inşa etti.
Yine kazılardan elde edilen bilgiler ışığında o dönem insanlarının yaşadığı bütün koşullar evlere yerleştirilecek. Yaklaşık 7 bin yıl önce bu bölgede yaşayanların canlandırılacağı ‘arkeopark’ ile ilgili bu yılki çalışmalar ise tamamlanmaya çalışılıyor. 

Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Işıklı, “Arkeolojik kültürel miras içerisinde günümüzden yaklaşık 6 bin 500- 7 bin yıl önce bu bölgede yaşamış çok büyük bir kültürel birliktelik var. Özellikle tarım ve hayvancı toplulukların oluşturduğu, kendine has mimarisi, seramikleri, gelenekleri olan bir kültürel yapı. Biz arkeologlar bu yapıyı ‘Karaz’ kültürü olarak tanımlıyoruz. Çünkü ülkemizdeki Doğu Anadolu’da yapılan ilk kazılardan bir tanesi Erzurum ovasında ve Karaz köyünde 1942 yılında yapılıyor ve o dönemin bilim adamları buna ‘Karaz’ kültürü adı veriyorlar. ‘Karaz’ kültürü sadece Erzurum merkezli bir kültür değil. Çok büyük bir alana yayılıyor. Bir ucu Hazar Denizi, bir ucu Sivas topraklarında diğer ucu Akdeniz kıyılarına, bir ucu İran içlerine kadar uzanıyor. Böyle bir bölgede birikimleri biriktirim kuracağımız arkeopark için sentezledik” diye konuştu. 

Yaklaşık 7 bin yıl önce gelip, bu bölgeye yerleşenlerin köyler kurduğunu anlatan Prof. Dr. Işıklı, şunları söyledi: “Bu köylerin nasıl olduğunu biz arkeologlar kazılarla biliyoruz. Bu kültürü insanlara en güzel şekilde nasıl yansıtabiliriz, diye düşündük. Canlandırma alanı oluşturmaya karar verdik. Bu yöntem arkeolojide son dönemde popüler bir yöntem. Erken dönem kazıları yapan biz hocalar bir cazibe merkezi, çekim merkezi yapmak için canlandırmalara gitmek zorundayız. Bu ülkemizde birçok yerde yapıldı. Doğu’da ilk kez burada gerçekleştiriyoruz. Biz burada arkeopark, açık hava müzesi gibi bir alan yaratmak peşindeyiz. Bu alan aslında uzun soluklu bir proje biz ilk temel aşamasındayız çevre düzelmemesi peyzaj çalışmaları ve ev içindeki dekorasyonlar bittiğinde kültür, sanat, eğitim aktiviteleri için çok önemli bir merkez olacak şehrimize gelen misafirleri ağırlamak ve burada Erzurum’un farklı yüzünü göstermek için çok iyi bir alan yakalayacağız. Eğitimciler burada Erzurum’un en erken dönemini öğrencilerine anlatabilecekler. Sanatçılar sergiler, çalıştaylar yapabilecek. Bizim tarihi filmler festivali gibi çok farklı projelerimiz var. Bunları hayata geçirebilirsek burası aslında Erzurum için çok farklı kültürel bir cazibe merkezi olacak.”

Projenin ortaklarından Erzurum Müze Müdürü Hüsnü Genç ise “Bu bölge Erzurum tarihi açısından çok önemli bilgileri bünyesinden barındırmaktadır. Bu yörenin kendi insanları olan ‘Karaz’ medeniyetini yaşam kültürlerini canlandırmak istedik. Bu alanda özellikle Tunç Çağı’nda yaşamış olan Erzurum’un yerli halkının nasıl yaşadığını dışarıdan gelen ziyaretçilerimize canlı ve birebir olarak anlatma imkanımız olacak. Burada ‘Karaz’ evi, ‘Karaz’ mezarlığı yaparak projeyi başlattık. Seramik atölyesi planladık. Daha sonraki yıllarda Aziziye Belediyesi’nin destekleriyle bölgeyi arkeopark ve Erken Çağ Tunç Dönemi platosuna dönüştürmeyi planlıyoruz” dedi.
kaynak: NTV

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

KÜLTÜR SANAT

Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi’nin 50’nci durağı Osmaniye

Cumhuriyet Meydanı’nda konuşlandırılan ve 7 farklı vitrin ve dış seslerle ambiyans oluşturulan tıra, 7’den 70’e her yaştan insan yoğun ilgi …

Yayınlanma tarihi

-

Cumhuriyet Meydanı’nda konuşlandırılan ve 7 farklı vitrin ve dış seslerle ambiyans oluşturulan tıra, 7’den 70’e her yaştan insan yoğun ilgi gösterdi.

Pandemi nedeniyle vatandaşlar ateşi ölçüldükten sonra içeri alınan mobil müzenin, iki gün boyunca saat 11.00 ila 19.00 arası ziyaretçileri ağırlayacağı belirtildi.

Gaziantep’ten sonraki durakları olan Osmaniye’deki ilgi ve ziyaret sayısından duydukları memnuniyeti dile getiren Proje Koordinatörü Engin Karataş, vatandaşların Çanakkale Savaş’ını hissetlerini söyledi.

Proje Koordinatörü Engin Karataş ise, “Vitrinin içerisinde savaş eserleri, belgeseller ve görselle vitrini ile beraber dış seslerle ambiyans bütünlüğü sağlayarak bu destan halkımızın ziyaretine açılıyor. Pandemi süreci sebebiyle tüm önlemleri almış bulunmaktayız. İçeriye 10’ar kişilik gruplar halinde alıyoruz. Dezenfektan standı, ateş ölçümü ve maske kontrolü yapıyoruz ve içeride sosyal mesafe kuralı uygulanmaktadır. Şu ana kadar 49 ili gezdik toplamda 50 bini aşkın misafirimizi ağırladık” dedi.

Devamını oku

KÜLTÜR SANAT

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy: Karahantepe’de muhtemelen Göbeklitepe’den daha eski bir yerleşim merkezine ulaşacağız

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy Şanlıurfa’da bulunan Göbeklitepe’nin dünyada “sıfır noktası” olarak kabul edildiğini ve ilgi odağı …

Yayınlanma tarihi

-

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy Şanlıurfa’da bulunan Göbeklitepe’nin dünyada “sıfır noktası” olarak kabul edildiğini ve ilgi odağı haline geldiğini anlatarak, “Cumhurbaşkanımızın ‘Göbeklitepe Yılı’ ilan etmesiyle dünyada da farkındalığını iyice arttırdık. 12 bin yıllık bir tarihi var. Milattan önce 10 binli yıllara kadar gidiyor. Şimdi Şanlıurfa’ya 46 kilometre, Göbeklitepe’ye 30-35 kilometre mesafede, var. Şimdi yeni Türk kazı başkanlığında yapılıyor. Şimdi Göbeklitepe’yi gezdiyseniz bilirsiniz orada T sütunların içlerinde hayvan figürleri vardı. Karahantepe‘de ise insan figürleri var. Biz orada kazıyı başlattık bu yıl, yoğun ve hızlı bir şekilde kazı programı devam ediyor. Muhtemelen -kesin teyidini almadık bir yıllık çalışma daha var ama- daha eski bir kazı merkezine ulaşmış olacağız. Bu 12 bin yıllık, öteki çok daha eski çıkacak. Ama şuan bilimsel olarak teyit edilmesi lazım ve muhtemelen Göbeklitepe’den daha öncelikli bir yer haline gelecek. Karahantepe yeni ilgi odağımız olacak” ifadelerini kullandı.

Karahantepe ile Göbeklitepe’nin farklılıklarından bahseden Mehmet Nuri Ersoy, “İkisinin uygulama senaryosu da farklı. Yani iki çift giriş çıkış kullanmış. Bir yerden geliyor, bir yerden çıkılıyor. Demek ki büyük etkinliklerin yapıldığı bir merkez şeklinde ve 250 tane sütun keşfettik şu ana kadar. 2021 içinde bunlarla ilgili çok detaylı programlar, bilgilendirme projeleri kazı başkanımızla birlikte yapacağız. Muhtemelen de dünyada tekrar ses getiren yeni bir keşfimiz olacak diye düşünüyorum.” değerlendirmesini yaptı.
KARAHAN TEPE HAKKINDA

Şanlıurfa ili sınırları içinde Tek Tek Dağları Milli Parkı içerisinde yer alan Karahantepe’deki yapılar ilk olarak 1997 yılında yüzey araştırmaları sırasında Doç. Dr. Bahattin Çelik tarafından keşfedildi. Hürriyet’in haberine göre; neolitik döneme ait kalıntılarda geçtiğimiz yıl Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izniyle İstanbul Üniversitesi Tarih Öncesi Arkeolojisi Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Necmi Karul başkanlığında kazılara başlandı.

Karahantepe’de yapılan jeofizik ve jeoradar çalışmalarında 250’den fazla dikilitaşın varlığı tespit edildi. Hava fotoğraflarında bile arkeolojik alanın yüzeyinde dikilitaşları görmek ve saymak mümkündü.
Göbeklitepe’den daha eski olduğuna yönelik tartışmalar daha önce de vardı. Ancak bilimsel kazı ekibi bu tartışmalara çok sıcak bakmıyor. Karahantepe’nin Göbeklitepe’den eski olması ya da yeni olması onun bilimsel değerini değiştirmediğine dikkat çekiyorlar.

Bu yıl yapılan kazılarda Karahantepe’de oldukça ilginç buluntular ele geçti. Ancak Kültür ve Turizm Bakanlığı bu yılki kazılarla ilgili açıklamayı önümüzdeki günlerde yapacak.
Kazı Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul şunları söyledi; “Bakanlığımız Karahantepe kazıları ile ilgili büyük bir heyecan duyuyor. O nedenle kazı sonuçları ile ilgili bilgilendirmeyi kendilerinin yapmasını uygun buluyorum. Bu yıl insan sembolizesinin öne çıktığı çok önemli buluntular elde ettik. Heykeller, yeni yapılar keşfettik. Sayın Bakanımızın gösterdiği kısa filmdeki heykel başı oldukça ilginç. 50 cm çapındaki heykel başı ana kayaya oyulmuş. Yine etrafında ana kayaya oyulmuş yapılar tespit ettik. Etrafındaki ritüelleri ve kazıyla ilgili yeni bilgileri önümüzdeki günlerde bakanlığımızca açıklanacak.”
Kaynak: NTV

Devamını oku

KÜLTÜR SANAT

10. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nde ödüller sahiplerini buldu

Ben Masumum temasıyla yapılan festivalin ödül töreni, festivalin YouTube sayfasından çevrim içi olarak gerçekleştirildi. çFestival Direktörü …

Yayınlanma tarihi

-

Ben Masumum temasıyla yapılan festivalin ödül töreni, festivalin YouTube sayfasından çevrim içi olarak gerçekleştirildi. çFestival Direktörü Bengi Semerci törende yaptığı konuşmada, dolu dolu bir programla sinemaseverlerin karşısına çıktıklarını söyledi.

“SAĞLIK HER ŞEYDEN ÖNEMLİ”

Pandemi nedeniyle üretimin durduğunu, salonların kapandığını belirten Semerci “10. kez ödül törenimizi gerçekleştiriyoruz. Bu yıl sinema salonlarında olamadık, misafir ağırlayamadık. Pandemi koşullarının kötüleşmesi nedeniyle tedbir alınsa bile törenimizi bir solonda yapmaya cesaret edemedik. Törene katılacak olanların sağlıkları bizim için her şeyden önemli. Bu nedenle şimdi burada çevrim içi bir tören yapıyoruz ama her şeye rağmen bir festival için 10. yılı kutlamak güzel bir duygu” dedi.

Festival Başkanı Prof. Dr. Adem Sözüer ise katılımcılara teşekkür etti.
Gecede, Uluslararası Altın Terazi Uzun Metraj Film Yarışması’nda En İyi Film Ödülü’nü, Yabancı filmiyle Nader Saeivar aldı. Altın Terazi Uzun Metraj Film Yarışması’nda, Mustafa Kemal Altıner’in İnsiyak filmi Jüri Özel Ödülü’ne layık görülürken, Öğrenci Jürisi Ödülü Dünyanın Damarları filmiyle Byambasuren Davaa’ya verildi. Altın Terazi Kısa Metraj Film Yarışması’nda En İyi Film Ödülü Onur Güler’in Yara filmine verildi.

Festivalde yarışan filmler, 28 Kasım’a kadar online olarak izlenebilecek.

Kaynak: NTV

Devamını oku

ÖNE ÇIKANLAR